ak ile cümle

ak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Ne yaparsan yap bunu akıllıca yap ve sonunu unutma.Whatever you do, do it wisely, and don't forget about the end.
Sabahtan akşama kadar sınavlarım var.I have exams from dawn till dusk.
Harbinde, birçok kişi akşam yemeği yemek için beni evlerine davet ediyor.In Harbin, many people invite me to their homes to have dinner.
Endonezce'yi henüz akıcı konuşamıyorum.I can't speak fluent Indonesian yet.
Onu hâlâ aklımdan çıkaramıyorum.I still can't get her out of my head.
Tek başına on kişilik akşam yemeği pişiremezsen, Lucy sana yardımcı olabilir.Lucy might be able to help you, if you can't cook dinner for ten people alone.
Çıkıştaki akış hızı, çıkış kapakçığının etrafındaki basınç farkıyla orantılıdır.The exit flowrate is proportional to the pressure difference around the exit valve.
Aklı başında hiç kimse gece şu ormanda yürümez.No one in their right mind would walk in those woods at night.
Milan'da akrabalarım var.I have relatives in Milan.
Milano'da akrabalarım var.I have relatives in Milan.
Akşamları, onlar tiyatroya giderdi.In the evening, they would go to the theater.
Akşam yemeği için Van Buren'in evine gittiler.They went to Van Buren's house for dinner.
Birçok akarsu üzerinde köprü inşa etmek zorundaydılar.They had to build bridges over the many streams.
O çok akıllı bir avukat ve politikacıdır.He was a very smart lawyer and politician.
Lincoln iyi bir siyasetçi ve akıllı bir avukattı.Lincoln was a good politician and a smart lawyer.
Adams, akıllı bir adamdı.Adams was an intelligent man.
İki adam akraba değildi.The two men were not related.
Onun aklı zekiliğini kaybetmiştir.His mind had lost its sharpness.
Andrew politikada aktif oldu.Andrew became active in politics.
Jackson akşam yemeğinde olmayı kabul etti.Jackson agreed to be at the dinner.
Biddle son derece akıllı bir adamdı.Biddle was an extremely intelligent man.
General Erwin Rommel cesur ve akıllıydı.General Erwin Rommel was brave and smart.
Doğru akıl bir yerde kalmayan akıldır.The right mind is the mind that does not remain in one place.
Karışık akıl, bir şeyi aşırı düşünen, bir yerde pıhtılaşan akıldır.The confused mind is the mind that, thinking something over, congeals in one place.
Ölmen gerektiğini aklında tut.Keep in mind that you must die.
Piyano çalan kızın adı Akiko'dur.The girl playing the piano is named Akiko.
Zaman zaman çıkalım ve birlikte akşam yemeği yiyelim.Let's go out and eat dinner together from time to time.
Onun aksanı onun söylediğini anlamamı zorlaştırıyor.His accent makes it hard for me to believe what he's saying.
Aklımı kaybetmedim, onu eBay'da sattım.I did not lose my mind, I sold it on eBay.
Sakin bir kış akşamıydı.It was a calm winter evening.
Bay Kinoshita gözlüklerini dün akşam ofiste bıraktı.Mr Kinoshita left his glasses behind in the office yesterday evening.
O Kabuki aktörü genç insanlar arasında çok iyi bilinir.That Kabuki actor is very well known amongst young people.
Akşam yemeği için bana bir İspanyol omleti yapabilir misin?Can you make me a Spanish omelette for dinner please?
Akrobat olmak neredeyse her çocuğun tutkusudur.To be an acrobat is the ambition of almost every boy.
Onu büyük bir şarkıcı yapan Caruso'nun büyük akciğer gücü idi.It was the great lung-power of Caruso that made him a great singer.
İngilizceyi akıcı şekilde konuşabilmeyi istiyorum.I want to be able to speak English fluently.
Ben akşam yemeğinden önce çoğunlukla TV izlerim.I often watch TV before dinner.
Bu akşam telefon etmez.He won't call this evening.
O, kit'in çok akıllı bir parçasıdır.It's a very clever piece of kit.
Çok kısa bir uyarı veya açıklama akıllı bir kişi için yeterlidir.A very brief warning or explanation is enough for an intelligent person.
Mutsuz bir akıllı olmaktansa mutlu bir aptal olmak daha iyidir.Better to be a happy fool than an unhappy sage.
Akşam yemeğinden sonra televizyon izleyebilirsin.You can watch television after dinner.
O kişinin aksanı benim için tutarsızThat person's accent is incoherent to me.
Sağlık ve akıl, hayatın iki nimetidir.Health and intellect are the two blessings of life.
Genellikle sabah kahve, akşam çay içerim.In the morning I usually drink coffee, in the evening I drink tea.
O akşam yemeği hazırlıyor.She is making dinner.
Juan'ın kız kardeşi Susan çok akıllı.Susan, Juan's sister, is very intelligent.
Sağ dizime biraz anti inflamatuar krem akıtıyorum.I'm pouring some anti-inflammatory cream on my right knee.
Bu akşam bir adam bana telefon etti.A man telephoned me this evening.
Aktivistler en son Brezilya'nın uzak, ormanlık bir köşesinde görüldüler.The activists were last seen in a remote, forested corner of Brazil.
Akşam yemeği yiyoruz.We are having dinner.
Biz akşam yemeği yiyoruz.We are having dinner.
O kadın her akşam kiliseye gider.That woman goes to church every evening.
Biz bu akşam onunla görüşeceğiz.We are going to meet him tonight.
O, ona hangi kitapları okuyacağı konusunda akıl verdi.She advised him on what books to read.
O ona nerede yaşadığını sordu fakat o söylemeyecek kadar çok akıllıydı.She asked him where he lived, but he was too smart to tell her.
O,onun için özel bir akşam yemeği pişirdi.She cooked a special dinner for him.
Onun isteklerinin aksine o onu yakarak kül etti.She cremated him against his wishes.
O, onunla evlilik yoluyla akrabadır.She is related to him by marriage.
Ona böyle bir hikaye anlatmayacak kadar akıllı idi.She knew better than to tell him such a story.

İlgili Sayfalar