ak ile cümle
ak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
O, onunla tartışmayacak kadar akıllıdır.She knows better than to argue with him.
O, ona basit bir akşam yemeği yaptı.She made him a simple dinner.
O, akşam yemeğinden önce ona ev ödevini yaptırır.She makes him do his homework before dinner.
O, yarın bu zamanda onunla birlikte akşam yemeği yiyor olacak.She'll be having dinner with him at this time tomorrow.
O ondan daha akıllı.She's smarter than him.
Akira teniste iyidir.Akira is good at tennis.
Köpeğime her akşam iki fincan köpek maması yediririm.I feed my dog two cups of dog food every evening.
Akşam yemeğini yemeden hemen önce köpeğimi beslerim.I feed my dog just before I eat dinner.
Benim veteriner bana köpeğimi akşam beslememi söyledi.My vet told me to feed my dog in the evening.
Ben köpeklerimi her zaman akşam erken saatlerde besledim.I've always fed my dogs in the early evening.
Onun aklı yeni fikri kabul etmezdi.Her mind would not accept that new idea.
Sanırım akşam yemeği pişirmeye başlamamın zamanıdır.I think it's time for me to start cooking dinner.
Akşam yemeği için en sevdiğiniz şey nedir?What's your favorite thing to have for supper?
Pazartesi akşamı en sevdiğin TV gösterimi hangisi?What's your favorite TV show on Monday evening?
Favori aksiyon filmin nedir?What's your favorite action movie?
Her şey akıp gidiyor, hiçbir şey ayakta kalmıyor henüz.Everything flows, nothing stands still.
Favori aktör ve aktristiniz kimdir?Who's your favorite actor or actress?
Favori Amerikalı aktörün kim?Who's your favorite American actor?
Gözde çocuk aktörün kimdir?Who's your favorite child actor?
Favori Hollywood aktörün kimdir?Who's your favorite Hollywood actor?
Zamanınızı akıllıca harcayın ve her zaman yeterli zamana sahip olursunuz.Spend your time wisely and you'll always have enough of it.
Toplum, mahkumlar tarafından işletilen bir akıl hastanesidir.Society is an insane asylum run by the inmates.
Aktris rolünü öğreniyor.The actress is learning her part.
Son zamanlarda aklımda çok şey vardı.I've had a lot on my mind lately.
Geçen birkaç gündür aklımda çok şey var.I've had a lot on my mind these past few days.
Bugün Tom aklında çok şey var gibi görünüyordu.It looked like Tom had a lot on his mind today.
Her zaman aklımda çok şey olduğu için uykuya dalma sorunu yaşıyorum.I have trouble falling asleep because I always have a lot on my mind.
Aklımda çok şey olduğunda bazen yemek yemeyi unuturum.When I have a lot on my mind, sometimes I forget to eat.
Tom'un açıkça aklında bir sürü şey vardı.Tom clearly had a lot on his mind.
Görünüşe göre, Tom'un aklında çok şey vardı, bu yüzden onu yalnız bıraktım.Apparently, Tom had a lot on his mind, so I just left him alone.
Eşim Lidia güzel, akıllı bir bayandır.My wife Lidia is a beautiful, clever woman.
Oh, bu çocuk akşam yemeği yemeden uyumaya gitti.Oh, that kid went to sleep without eating supper.
Tüm akşamı birlikte dans etmek için harcadık.We spent all evening dancing together.
Ben normal olarak yaklaşık akşam saat sekizde işten yerinden çıkarım.I normally get off work at about 8 o'clock in the evening.
Akıllı insanlar hiçlikten nasıl para kazanılacağını bilirler.Clever people know how to make money out of nothing.
Bu kuralları akılda tutun.Keep these rules in mind.
Çok akıllı gibi görünüyorsun.It looks like you're pretty clever.
Gözyaşı akıtmamak için çabaladı.She tried not to shed a tear.
Hayatta bir şey elde etmek istiyorsanız, akıntıya karşı yüzmelisiniz.If you want to get something in life, you should go against the flow.
Her akşam, bir bülbül bizim için şarkı söyledi.Each evening, a nightingale sang for us.
O akıllı bir erkek çocuğuna benzemiyor.He doesn't look like an intelligent boy.
Akşam yemeği şimdiye kadar muhtemelen hazırdır.Dinner is probably ready by now.
Bugün üniforma giymenin akıllıca olduğunu düşünüyor musunuz?Do you think it's wise to wear your uniform today?
Akşam yemeğini benimle yemeyi düşündün mü?Have you given any thought to having dinner with me?
Akşam yemeğinden hemen önce şekerleme yememeni sana kaç kez söylemek zorundayım.How many times do I have to tell you not to eat candy just before dinner?
E-posta adreslerimi bir metin dosyasına nasıl aktaracağımı bulamıyorum.I can't figure out how to export my email addresses to a text file.
MP3 dosyalarımı iPodumdan bilgisayarıma nasıl aktaracağımı anlayamıyorum.I can't figure out how to transfer MP3 files from my iPod back to my computer.
MP3 dosyaları iPOD'uma nasıl aktaracağımı anlayamıyorum.I can't figure out how to transfer MP3 files to my iPod.
Dün akşam akşam yemeği yemedim.I didn't eat dinner last night.
Dün akşam yemek yemedim.I didn't eat dinner last night.
Bir yerli gibi konuşmama gerek yok, ben sadece akıcı olarak konuşabilmeyi istiyorum.I don't need to sound like a native speaker, I just want to be able to speak fluently.
Akıcı olarak konuşan çok arkadaşım var fakat hâlâ yerliler gibi ses çıkaramıyorlar.I have many friends who speak fluently, but still don't sound like native speakers.
Evleneceğim kadın olduğun konusunda aklımda hiç şüphem yok.I have no doubt in my mind you are the woman I'm going to marry.
Evleneceğim kadının sen olacağına dair aklımda hiç bir şüphe yok.I have no doubt in my mind you are the woman I'm going to marry.
Dün gece akşam yemeği için biftek yediğini duydum.I heard that you ate steak for dinner last night.
Aklımı kaybettiğimi düşünüyorum.I think I'm losing my mind.
Ben çok iyi bir aktör değilim.I'm not much of an actor.
Eğer süpermarkete gitmezsem bu akşam yiyecek herhangi bir şey hazırlayamayacağım.If I don't go to the supermarket, I won't be able to prepare anything to eat this evening.
Annemizin yemek artıklarıyla akşam yemeği yapmaktan başka seçeneği yoktu.Our mother had no choice but to make dinner with leftovers.
Her akşam yemeği birlikte yedik.We ate dinner together every night.