ak ile cümle

ak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bir filmde aktör olmak ister misin?Do you want to be an actor in a movie?
Genellikle akşam yemeğinden sonra tatlı yerim.I usually have dessert after dinner.
Bir yetenek ajansı aktörleri temsil eder.A talent agency represents actors.
Akvaryum balığı canlı.The goldfish is alive.
Akşam yemeğinden sonra, gitarını yanında getir ve biz şarkı söyleyeceğiz.After dinner, bring your guitar along and we'll sing.
Tom Akdenizin eski medeniyetlerinin öğrenimini görüyor.Tom is studying the ancient civilizations of the Mediterranean.
Tom bir kadınlar-sadece akşam yemeği tarafından men edildi.Tom was barred from a women-only dinner.
Akşam yemeğine bir şey getirmemizi ister misiniz?Would you like us to bring anything to the dinner?
Tom ilk akşam yemeğini yaktı.Tom burned his first dinner.
Sigara içmek akciğer kanserinin en önemli nedenidir.Smoking is the major cause of lung cancer.
Onlar akademik şampiyonlardır.They're academic champions.
Akşam beşten önce bu raporu düzeltebilir misin?Can you correct this report before 5:00 p.m.?
Birçok insan akupunkturun hastalıkları iyileştirebileceğine inanır.Many people believe acupuncture can cure diseases.
Onlar büyük bir öğle yemeği ve küçük bir akşam yemeği yer.They have a big lunch and a small dinner.
Aktörün yönetici ile bir anlaşmazlığı vardı.The actor had a dispute with his director.
Mary akşam yemeğini bitiremedi.Mary could not finish her dinner.
Çocuk son derece akıllıydı.The child was exceptionally intelligent.
Biz akşamı gülüp fıkra anlatarak geçirdik.We spent the evening laughing and telling jokes.
Aktörün performansının eleştirisi adildi.The criticism of the actor's performance was just.
Tom yaklaşık akşam altıda binayı terk etti.Tom left the building at about 6 p.m.
Telefon çaldığında ben akşam yemeğimin ortasındaydım.I was in the middle of my dinner when the phone rang.
Akıllı insanlar hatalarından ders alır.Smart people learn from their mistakes.
Hasarlı borudan su akıyordu.Water was coming out of the damaged pipe.
Bu akşam tiyatroya gitmek ister misiniz?Would you like to go to the theater this evening?
Bir kömür madeninde yıllarca çalışmaktan hastanın akciğer dokusu hasar gördü.The patient's lung tissue was damaged from years of working in a coal mine.
Nihayet akşama doğru yağmur durdu.It finally stopped raining towards evening.
Nehir köprünün altından akar.The river flows under the bridge.
Yirmi kişi için akşam yemeği pişirmeye istekli değilim.I'm not willing to cook dinner for twenty people.
Güneş kışın akşam 4'te batar.The sun goes down by 4 p.m. in the winter.
Tanıdığın en akıllı insan kim?Who is the wisest person you know?
Akıllıca bir karar verdin.You made a wise decision.
Tom arkadaşlarla dışarı gitmektense ders çalışmanın daha akıllıca olacağını karar verdi.Tom decided it would be wiser to study than to go out with friends.
Yaşlı insanlar genellikle daha akıllıdır.Older men are usually very wise.
Akşam yemeğinde ne var?What's for dinner?
Ne zaman akşam yemeği yersin?When do you eat dinner?
Kimle akşam yemeği yiyorsun?With whom are you eating dinner?
Akşam yemeğine gitmek ister misin?Would you like to go to dinner?
Çok güzelsin. Bu akşam ne yapıyorsun?You are so beautiful. What are you doing this evening?
Ne kadar hatırlamaya çalışsam da adresi aklıma gelmiyor.I can't remember her address no matter how much I try.
Akşam saat 10'da yatarım.I go to bed at 10 p.m.
Onlar gerçekten akıllı.They really are wise.
Ben Naomi'nin yaptığı kadar akıcı İngilizce konuşmam.I don't speak English as fluidly as Naomi does.
İşte onların genellikle akşam yemeği yedikleri yer.Here's where they usually have dinner.
Hiç aklım ermiyor.It is all Greek to me.
Ortalama ayıdan daha akıllıyım.I'm smarter than the average bear.
Rousseau çılgın ama etkiliydi; Hume aklı başında ama hiç bir takipçisi yoktu.Rousseau was mad but influential; Hume was sane but had no followers.
Batıl inanç güçsüz akılların dinidir.Superstition is the religion of feeble minds.
Açık televizyonla, derslerini nasıl aklında tutabilirsin?With the T.V. on, how can you keep your mind on your studies?
Ben akşamleyin arkadaşlarla sık sık dışarı çıkarım.I often go out with friends in the evening.
Geçmiş ve gelecek yok; her şey sonsuz bir şimdikilikte akıyor.There is not past, no future; everything flows in an eternal present.
Mary kız kardeşi kadar aktif değil.Mary isn't as active as her sister.
Mary kızkardeşinden daha aktiftir.Mary is less active than her sister.
Akıl sağlığı ile delilik arasındaki ince çizgi daha incelmiştir.The thin line between sanity and madness has gotten finer.
Bir arkadaşım Emily Dickinson ile uzaktan akraba.A friend of mine is distantly related to Emily Dickinson.
Eğlenirken zaman akıp gider.Time flies when you're having fun.
O, dün akşamki partide ortaya çıkmadı.He didn't show up at the party yesterday evening.
Bu akşam yemekte benimle olmak ister misin?Would you like to have dinner with me tonight?
O bir aktris gibi giyindi.She dressed like an actress.
O akıcı şekilde İngilizce konuşur.She speaks English fluently.
Senin İngilizcenin akıcılığı şaşırtıcı.The fluency of your English is amazing.

İlgili Sayfalar