ak ile cümle

ak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Hazır aklıma gelmişken, gerçekten bir cep telefonuna ihtiyacım var.Come to think of it, I really need a cellphone.
Eğer o, İngilizcede akıcı ise, onu çalıştıracağım.If he's fluent in English, I'll hire him.
Akiko'nun Fransa'da pek çok arkadaşı var.Akiko has several friends in France.
Bu akşam senin çocuğuna ben bakacağım.I will look after your child this evening.
Dere göle akar.The stream flows into the pond.
O çok akıllı.She is very clever.
Sadece onun iyi olması onun akıllı olduğu anlamına gelmez.Just because he's good, doesn't mean he's wise.
O ondan daha akıllıdır.He's smarter than her.
O bir aktris gibi giyinmişti.She was dressed like an actress.
O, akıllı bir çocuktur.He is a smart boy.
Onun doğum günü partisi yarın akşam düzenlenilecek.Her birthday party will be held tomorrow evening.
Onun doğum günü partisi yarın akşam olacak.Her birthday party will be tomorrow evening.
Bill, bu akşam beni ara.Bill, give me a call this evening.
Elektro bir gitar akustik bir gitar gibi ses vermez.An electric guitar doesn't sound the same as an acoustic one.
Bayan Klein 80 yaşın üzerinde, ama hâlâ çok aktif.Mrs Klein is over 80, but she's still very active.
O, Japoncada akıcıdır.He's fluent in Japanese.
Akşama doğru yağmur yağmaya başladı.It came on to rain toward evening.
Bazı değerli taşlar akuamarin, ametist, zümrüt, kuvars ve yakuttur.Rare gems include aquamarine, amethyst, emerald, quartz and ruby.
Bu akşam nereye gidiyoruz?Where are we going tonight?
Bu akşam onunla buluşmayı umuyorum.I hope that I will meet her this evening.
Onun adı aklımdan çıktı.Her name slipped my mind.
Onun adı aklımdan kaydı.Her name slipped my mind.
Garip aksanı yüzünden okuldaki diğer çocuklar onunla dalga geçti.The other kids at school made fun of him because of his strange accent.
Akiko randevularını unutacak kadar meşgul.Akiko is busy enough to forget her appointments.
Onun Amerikalı kadar akıcı bir biçimde İngilizce konuştuğunu duydum.I heard her speaking English as fluently as an American.
O benim annem değil aksine benim en büyük ablam.She is not my mother but rather my oldest sister.
Akran baskısına boyun eğme.Don't give in to peer pressure.
Bazı arkadaşlar beni akşam yemeğine davet etti.Some friends invited me to dinner.
Akıl temiz ise kader iyidir.If mind is clean, fate is good.
Köpek akıllıdır.The dog is smart.
Nerenin aksanıyla konuştuğunu kestiremedim.I can't quite place his accent.
Bu akşam için planın var mı?Do you have plans for tonight?
Akşam yemeğine davet edildiğime sevindim.I'm glad to have been invited to dinner.
Mucizeler meydana gelir, sadece biz olayların akışı içerisinde onların farkına varmayız.Miracles do exist, but we just don't notice them in the flow of events.
O denize Akdeniz denir.That sea is called the Mediterranean Sea.
Akşamleyin köpeğimle bir yürüyüş yaparım.I take a walk with my dog in the evening.
Akşam yemeği ne zaman?What time is supper?
Arkadaşlarım beni akşam yemeğine davet etti.My friends invited me to supper.
Onun bir aktris olmak istemesinin büyük bir yalan olduğunu anladım.I understood that it was a great lie that she wanted to become an actress.
Bu benim aklımdan geçmemişti.It hadn't crossed my mind.
Bu benim aklıma gelmedi.It hadn't crossed my mind.
Bir gün hayatın gözlerinin önünde hızla akıp gidecektir. Emin ol, izlemeye değer.One day your life will flash before your eyes. Make sure it's worth watching.
O bir aksama olmadan gitti.It went without a hitch.
O, hayatında akut ağrıdan çekiyor.He's suffering from acute pain in his life.
İyi bir şarap menüleri olsa bile, burada akşam yemeği yemek istemeyeceğim.Even if they have a good wine menu, I will not want to dine here.
Akşamleyin bir bardak şarap meşgul bir günden sonra gevşememe yardımcı oluyor.A glass of wine in the evening helps me to unwind after a busy day.
Onlar birbirlerine akrabalar.They're related to each other.
Yazar düşüncesini onu akademik araştırma ile destekleyerek belirtiyor.The author states his opinion supporting it with academic research.
Yaşamaktan akıl almaz derecede bıktım.I'm incredibly sick of living.
Aklını bir kenara koy ve alışverişe git.Put away your brain and go shopping.
Turna, köpeğin aksine, uçmayı hiç hayal etmemiş.The crane, unlike the dog, has never dreamed of flying.
Annesi akşam yemeği pişirmekle meşguldü.Her mother was busy cooking dinner.
Sesini alçaltabilir misin lütfen? Çok fena akşamdan kalmayım.Could you lower your voice please? I'm really hung over.
Kız kardeşinin aksine, o, ebeveynlerinin ona verdiği dini inancı korudu.Unlike his sister, he has retained the religious faith his parents brought him up in.
Bugün akşam yemeği için balığımız var.We have fish for dinner today.
Onun bütün aksiliklerine rağmen, o iyimser olmaya devam etmektedir.Despite all his setbacks, he remains an optimist.
Lütfen akıllıca seçin.Please choose wisely.
Akşam yemeğine oturmak üzereyiz.We are about to sit down to dinner.
Aktivistler yoksul ülkelerdeki hastalığı önlemeye çalışırlar.Activists try to prevent disease in poor countries.
Brad Pitt bir aktördür.Brad Pitt is an actor.

İlgili Sayfalar