ak ile cümle

ak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
O Bob'tan daha akıllı ve daha dikkatli.He is wiser and more careful than Bob.
O oldukça akıllı bir adamdır.He is quite a clever man.
O, geldi ve bizimle birlikte akşam yemeği yedi.He came and had dinner with us.
Cumartesi akşamları genelde dışarıda yer.He often eats out on Saturday nights.
O, akşam yemeği için sık sık balık yer.He often eats fish for dinner.
O sıkı çalıştı; aksi halde sınavda başarısız olurdu.He worked hard; otherwise he would have failed in the examination.
O, tek başına akşam yemeği yedi.He had dinner by himself.
O, İngilizceyi bir Amerikalı kadar akıcı bir şekilde konuşur.He speaks English as fluently as if he were an American.
Aklında bir şey var gibi görünüyor.He seems to have something on his mind.
O aktif bir kişidir.He is an active person.
O aktif bir çocuktur.He is an active boy.
O iyi görünümlü ve akıllıdır.He is good-looking and smart.
Onun aklı başında değil.He is not all there.
Bütün parasını at yarışına harcamayacak kadar akıllı.He knows better than to spend all his money on horse racing.
Göğsünde akut bir ağrı hissetti.He felt an acute pain in his chest.
Acıdan aklını kaybetti.He's out of his mind with pain.
Sana ödünç para vermeyecek kadar aklı başında.He knows better than to lend you money.
O,ağabeyinden daha az akıllıdır.He is less clever than his elder brother.
Evlilikten dolayı onunla akrabadır.He is related to her by marriage.
O, evlilik vasıtasıyla benimle akrabadır.He is related to me by marriage.
Onun akıllı olması onun dürüst olduğu anlamına gelmez.Just because he's wise doesn't mean that he's honest.
O bilgeden daha akıllı.He is more clever than wise.
O, akıllı bir çocuğa benziyor.He looks like a clever boy.
O akıllıca davrandı.He has acted wisely.
O, eskisi gibi aktif bir kişi değil.He is not the active person he used to be.
O,şimdi daha yaşlı ve daha akıllıdır.He is older and wiser now.
O, bütün akşam burada olacak.He will be here all evening.
O, bu akşam yorgun görünüyor.He looks tired this evening.
O bu akşam gelecek mi?Will he come this evening?
O bu akşam Narita'dan Hawaii'ye hareket ediyor.He is leaving Narita for Hawaii this evening.
Son otobüsün akşam 10:50'de kalktığını söyledi.He said that the last bus leaves at 10:50 p.m.
Dün akşam ofiste çalışıyordu.He was working at the office yesterday evening.
Hayatımda karşılaştığım ilk aktördü.He was the first actor I had met in my life.
O, akşam yemeği için faturayı ödememe izin vermedi.He didn't allow me to pay the bill for the dinner.
O benimle akraba değil.He is no relation to me.
O benim yaşayan tek akrabamdır.He is my only living relative.
O beni akşam yemeğine davet etti.He invited me to dinner.
Bazen bizim için akşam yemeği yapar.He sometimes makes dinner for us.
O, tek başına akşam yemeğini hazırladı.He prepared supper by himself.
O, kesinlikle akıllıdır.He certainly is smart.
O gençken çok popüler bir aktörmüş gibi görünmektedir.He seems to have been a very popular actor when he was young.
O, bir aktris ile evlendi.He married an actress.
O sürekli aktif.He is always on the move.
Patronuyla döğüşmeyecek kadar akıllı.He knows better than to fight with his boss.
Bütün akşam şakalarıyla bizi eğlendirdi.He entertained us with jokes all evening.
O, akşam yemeğindeydi.He was at dinner.
Teklifi kabul etmenin akıllıca olduğunu düşünüyordu.He deemed it wise to accept the offer.
Anne babasının arzusunun aksine şarkıcı oldu.He became a singer against his parents wishes.
O, akrabalarıyla birlikte kalıyor.He is staying with his relatives.
O, akrabaları ile aynı fikirde değil.He disagrees with his relatives.
O akıllı değil.He's not all there.
O gerçeği anlattı, aksi halde o cezalandırıldı.He told the truth, otherwise he would have been punished.
O, tüm bilgisini oğluna aktardı.He has transferred all his knowledge to his son.
O aklı başında davranmıyor.He doesn't have his feet on the ground.
O Çincede akıcıdır.He is fluent in Chinese.
Sabahtan akşama kadar çalışmaya devam etti.He carried on working from morning till night.
Sabahtan akşama kadar çiftlikte çalışıyor.He works on the farm from morning till night.
Sabahtan akşama kadar şikayet etmekten başka bir şey yapmaz.He does nothing but complain from morning till night.
Sabahtan akşama kadar çalıştı.He worked from morning till evening.
Akıntıya karşı yüzmeye çalıştı.He tried to swim against the tide.

İlgili Sayfalar