Yarın bu vakitte onunla akşam yemeği yiyor olacak.He will be having dinner with her at this time tomorrow.
Akşamleyin o genellikle evdedir.He is generally at home in the evening.
Akşam gazetesine göz attı.He looked through the evening paper.
Akşam yemeğinden sonra yatmaya gitti.He went to bed after supper.
Akşam yemeğinde bir şişe bira içer.He drinks a bottle of beer at dinner.
O büyük bir akşam yemeği yedi. O aç olmalı.He ate a huge supper. He must have been hungry.
O akşam yemeğinden sonra yürüyüşe çıkma alışkanlığındaydı.He was in the habit of taking a walk after supper.
Akşam yemeğinden sonra bir dedektif hikayesi okuyarak kendini eğlendirdi.He amused himself by reading a detective story after supper.
Akşam yemeğinden sonra o sık sık dedektif hikayeleri okurdu.He would often read detective stories after supper.
Akşam yemeğinden sonra televizyon izler.He watches television after dinner.
Akşam yemeğinden sonra odasına çekildi.He retired to his own room after supper.
Akşam yemeğinden önce ev ödevini yaptırdı.He had his homework done before supper.
O akşam yemeğinden önce çalışmayı ihmal etmez.He makes a point of studying before supper.
O akşam yemeğinden önce çalışmayı ilke edinir.He makes a point of studying before supper.
O akşam yemeğinden önce çalışamaya özen gösterir.He makes a point of studying before supper.
Akşam eve geç geldi.He came home late in the evening.
Onların verdiği akşam yemeği kötü pişirilmişti.The dinner they served was badly cooked.
Onlar altıda varırlar ve sonra hep birlikte akşam yemeği yeriz.They will arrive at six, and then we will all have dinner.
Onlar sabahtan akşama kadar çalışmaya devam etti.They carried on working from morning till night.
Oshin'e sabahtan akşama kadar iş yaptırdılar.They made Oshin work from morning till night.
Dü akşam yemekte bizi ağırladılar.They entertained us at dinner last night.
Bizi akşam yemeğinde ağırladılar.They entertained us at dinner.
Onlar akşam yemeği yiyorlar.They are having dinner.
Onlar yeni cumhurbaşkanı için bir akşam yemeği düzenlediler.They held a dinner for the new president.
Sabahtan akşama kadar çok çalıştılar.They worked hard from morning till night.
Sabahtan akşama kadar onu çalıştırdılar.They made him work from morning till night.
Akşam yemeğinde bir şişe kırmızı şarap içtiler.They drank a bottle of red wine at dinner.
O, akşamı sıkıcı ve ilgi çekmeyen, kısaca, bir zaman kaybı buldu.She found the evening boring and uninteresting, in short, a waste of time.
Onun doğum günü partisi yarın akşam verilecek.Her birthday party will be given next evening.
Annesi akşam yemeğini pişirmekle meşguldü.Her mother was busy cooking the dinner.
O misafirleri için akşam yemeği hazırlamakla çok meşguldü.She was very busy preparing dinner for her guests.
O zaman akşam yemeğini pişiriyordu.She was cooking dinner at that time.
O şimdi akşam yemeği yiyor.She is having dinner now.
O kendine yarım yamalak akşam yemeği pişirebildi.She was able to cook herself dinner, after a fashion.
O şimdi akşam yemeği hazırlamakla meşgul.She is busy preparing supper now.
Bize lezzetli bir akşam yemeği pişirdi.She cooked us a delicious dinner.
O, hepimiz için güzel bir akşam yemeği yaptı.She made a beautiful dinner for all of us.
O bizi akşam yemeğine davet etti.She asked us to dinner.
O akşam yemeği için faturayı ödememde ısrar etti.She insisted on my paying the bill for the dinner.
O, beni akşam yemeğine davet etti.She invited me to dinner.
O bizim için iyi bir akşam yemeği temin etti.She provided a good dinner for us.
O, akşam yemeğini yedi.She ate her dinner.
O, öğle ve akşam yemeği için günde üç dolar harcar.She spends three dollars a day for lunch and dinner.
O, sabahtan akşama kadar çalıştı.She worked from morning till night.
Arkadaşlarını akşam yemeğine davet etti.She invited her friends to dinner.
Akşam yemeğine geç kalacak.She will be late for dinner.
Akşam yemeği için hazırlanmalı.She's got to get ready for dinner.
O, ev ödevini akşam yemeğinden önce yapmaya alışkındır.She is accustomed to doing her homework before dinner.
O, akşam yemeği pişirmekle meşgul.She is busy cooking dinner.
Akşam yemeğinden hemen sonra ödevini yapmaya başladı.She started doing her homework right after dinner.
O, akşam yemeğinden sonra masadan ayrıldı.She left the table after dinner.
Akşam yemeğinden sonra Japonca çalıştı.She studied Japanese after dinner.
Akşam yemeğinden sonra onun uykusu geldi.She became drowsy after supper.
Akşam yemeğinden önce her zaman piyano çalışır.She always practices the piano before dinner.
O, akşam yemeğinden önce yürüyüş yapmayı bir alışkanlık edindi.She made it a habit to take a walk before dinner.
Akşam yemeği için soğuk çorbayı ısıttı.She heated up the cold soup for supper.
Onlar beni akşam yemeğine davet etti.They invited me to dinner.
Babam bu akşam televizyona çıkacak.My father is to appear on TV tonight.
Babam genelde bira içer ama bu akşam şarap içti.My father usually drinks beer, but this evening he drank wine.
Babam genellikle akşam yemeğinden sonra televizyon izler.My father usually watches television after dinner.