Ana içeriğe geç
Sözlük

akşam ile cümle

akşam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Akşam yemeğinden sonra arabamda kasabanın etrafında kısa bir gezinti yaptık.After dinner, we took a spin around town in my car.
Akşam yemeğinden sonra sahilde yürüyelim.Let's walk on the beach after dinner.
Akşam yemeğinden sonra kumsalda yürüyelim.Let's walk on the beach after dinner.
Akşam yemeğinden önce bir içki almak ister misiniz?Would you like to have a drink before dinner?
Akşam yemeğinizi fırında bıraktım.I have left you your dinner in the oven.
Bundan önce akşam yemeği yiyebiliriz, değil mi?We could eat supper before it, couldn't we?
Akşam yemeğinde iyi zaman geçirdin mi?Did you have a good time at the dinner?
O bütün akşam sürdü.It took all evening.
Gazete röportajına göre, dün akşam bir uçak kazası vardı.According to newspaper reports, there was an airplane accident last evening.
Kütüphane sabah dokuzdan akşam sekize kadar açıktır.The library is open from 9 a.m. to 8 p.m.
O gemi bu akşam San Fransisco'ya varıyor.The ship is arriving in San Francisco this evening.
Seçimin sonuçları akşam gazetesinde görünecek.The results of the election will appear in the evening paper.
Akşam yemeği muhtemelen hazır, bu yüzden acele eve gitsek iyi olur.Dinner is probably ready, so we had better hurry home.
Eve ilk varan akşam yemeğini pişirmeye başlar.Whoever gets home first starts cooking the supper.
Tipik bir İngiliz akşam yemeği nedir?What is a typical British dinner?
Hava tahmini bu akşam kar yağacağını söylüyor.The weather forecast says that it's going to snow this evening.
Bu dükkan sabah 9'dan akşam 6'ya kadar açık.This shop is open from 9am to 6pm.
Cumartesi akşamı danslarımız var.We have dances on Saturday evening.
Burada akşamleyin genellikle serin bir esinti vardır.There is usually a cool breeze here in the evening.
Birlikte yedikleri o akşam yemeği lezzetliydi.That dinner they had together was delicious.
Akşamdan kalmalığım var.I have a hangover.
Pazar akşamı gelebilir misin?Can you come on Sunday evening?
Kedi akşam yemeği için balık aldığında sevinçten heyecanlandı.My cat is thrilled with joy when she gets fish for dinner.
Bu akşam kar yağabilir.It may snow in the evening.
Gelecek Cumartesi bir akşam yemeği verilecek.A dinner will be given next Saturday.
O geldiğinde, akşam yemeği yiyorduk.When he came, we were having dinner.
Onun bu akşam yediği akşam yemeğinin o akşam yemeğine göre kalitesi düşük.The dinner he ate this evening was inferior in quality to that dinner.
Onun öldüğü akşam fırtınalıydı.The evening he died was stormy.
O, akşam yemeği için ödeme yapacağını söyledi.He said he would pay for the dinner.
Bir zamanlar bir akşam yemeği partisinde onunla aynı masaya oturdum.I once sat at the same table with him at a dinner party.
Masraflar ona ait olmak üzere iyi bir akşam yemeği yedim.I had a good dinner at his expense.
O iki saat içinde dönecek. Bu arada akşam yemeği hazırlayalım.He'll be back in two hours. In the meantime, let's prepare dinner.
O, üç akşam yemeği ısmarladı.He ordered three dinners.
O her zaman sabahtan akşama kadar çalışıyor.He is always working from morning till night.
O, akşam yemeğinin her lokmasını yedi.He ate every bit of his dinner.
O, Jane'i akşam yemeğine çıkardı.He took Jane out for dinner.
O akşamki randevuyu sabırsızlıkla bekliyordu.He was looking forward to that evening's date.
O, akşam yemeği partisi ile ilgili bir dakikalık açıklama verdi.He gave a minute description of the dinner party.
O, kendine yarım yamalak bir akşam yemeği pişirebildi.He was able to cook himself dinner, after a fashion.
O, geldi ve bizimle birlikte akşam yemeği yedi.He came and had dinner with us.
Cumartesi akşamları genelde dışarıda yer.He often eats out on Saturday nights.
O, akşam yemeği için sık sık balık yer.He often eats fish for dinner.
O, tek başına akşam yemeği yedi.He had dinner by himself.
O, bütün akşam burada olacak.He will be here all evening.
O, bu akşam yorgun görünüyor.He looks tired this evening.
O bu akşam gelecek mi?Will he come this evening?
O bu akşam Narita'dan Hawaii'ye hareket ediyor.He is leaving Narita for Hawaii this evening.
Son otobüsün akşam 10:50'de kalktığını söyledi.He said that the last bus leaves at 10:50 p.m.
Dün akşam ofiste çalışıyordu.He was working at the office yesterday evening.
O, akşam yemeği için faturayı ödememe izin vermedi.He didn't allow me to pay the bill for the dinner.
O beni akşam yemeğine davet etti.He invited me to dinner.
Bazen bizim için akşam yemeği yapar.He sometimes makes dinner for us.
O, tek başına akşam yemeğini hazırladı.He prepared supper by himself.
Bütün akşam şakalarıyla bizi eğlendirdi.He entertained us with jokes all evening.
O, akşam yemeğindeydi.He was at dinner.
Sabahtan akşama kadar çalışmaya devam etti.He carried on working from morning till night.
Sabahtan akşama kadar çiftlikte çalışıyor.He works on the farm from morning till night.
Sabahtan akşama kadar şikayet etmekten başka bir şey yapmaz.He does nothing but complain from morning till night.
Sabahtan akşama kadar çalıştı.He worked from morning till evening.
Akşam yemeği partisinde ona karısı tarafından eşlik edildi.He was accompanied by his wife at the dinner party.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod