Akşam yemeğini zaten bitirdim.I have already finished dinner.
Sabah dokuzdan akşam beşe kadar görevdeyim.I'm on duty from 9:00 a.m. to 5:00 p.m.
Bugün akşam yemeği pişirmek zorundayım.I have to cook dinner today.
Bu akşam partine geleceğim.I will come to your party this evening.
Bu akşam partinize geleceğim.I will come to your party this evening.
Bu akşam orada olmaya niyetim var.I mean to be there this evening.
Bu akşam yemeğe davetliyim.I am invited to dinner this evening.
Bu akşam televizyonda beyzbol seyretmek istiyorum.I want to see baseball on television this evening.
Bu akşam televizyon izleyeceğim.I am going to watch TV this evening.
Bu akşam başlıyorum.I am starting this evening.
Tokyo'dan Osaka'ya bu akşam gideceğim.I'll leave Tokyo for Osaka tonight.
Ben dün akşam altıda TV izledim.I watched TV at six last night.
Dün akşam akşam yemeğini pişirdim.I cooked supper last night.
Bazen akşam yemeği pişiririm.I sometimes cook dinner.
Akşam yemeğini saat yedide yiyeceğim.I will eat supper at seven.
Oğluma akşam yemeğini pişirttim.I got my son to cook supper.
Akşam yemeğine davetini reddettim.I declined his invitation to dinner.
Onun tarafından akşam yemeğine davet edildim.I was invited to dinner by her.
Bu akşam onun buraya gelmesini istedim.I wanted her to come here this evening.
Genellikle akşam yemeğinden önce televizyon izlerim.I usually watch television before supper.
Akşam yemeğinden sonra annemin bulaşıkları yıkamasına yardım edeceğim.I'll help my mother wash the dishes after supper.
Her akşam İngilizce çalışmaya alışkınım.I am accustomed to studying English every evening.
Her akşam evdeyim.I am at home every evening.
Arkadaşlarımı akşam yemeğine davet ettim.I invited my friends to dinner.
Jane'i akşam yemeğine davet ettim.I invited Jane to dinner.
Akşam yemeğine davet edildim.I was invited to dinner.
Akşam yemeğinden sonra İngilizce çalışırım.I study English after dinner.
Akşam yemeğinden önce gitar çalarım.I play the guitar before dinner.
Akşam yemeğinden önce işi yapmayı bitirdim.I finished doing the work before supper.
Akşam yemeğinden sonra iki saat İngilizce çalıştım.I studied English for two hours after dinner.
Akşam yemeğinden sonra televizyon izlerim.I watch television after supper.
Akşam yemeğinden sonra gitar çalarım.I play the guitar after dinner.
Ben akşam yemeğinden sonra piyano çalarım.I play the piano after supper.
Akşam yemeğinden sonra ev ödevimi yaptım.After dinner, I did my homework.
Akşam yemeğinden sonra radyo dinlerim.I listen to the radio after dinner.
Akşam yemeğinden önce yürümeye özen gösteririm.I make a point of taking a walk before supper.
Akşam yemeğinden önce çalıştım.I studied before supper.
Akşam yemeğini yedi çeyrekte yiyorum.I have my supper at a quarter past seven.
Akşam televizyon izlerim.I watch television in the evening.
Benim için akşam yemeğini bekletmeyin.Don't wait dinner for me.
Beni akşam yemeğine davet etmeniz büyük incelik.It is very kind of you to invite me to dinner.
Akşam yemeğinden sonra şogi oynamak bizim için iyi bir düşünce.It is a good idea for us to play shogi after dinner.
Akşam yemeği için bize katılmaz mısın?Won't you join us for dinner?
Biz hoş bir akşam geçirdik.We had a pleasant evening.
Biz akşam yemeğini yedide yeriz.We have dinner at seven.
Akşam yemeği yemek için neredeyse zamanımız yoktu.We hardly had time to eat our dinner.
Cumartesi akşamları sinemaya giderdik.We used to go to the movies on Saturday evening.
Biz her akşam 6:00'da akşam yemeğini yeriz.We have supper at six every evening.
Biz her akşam televizyon seyrederiz.We watch television every evening.
Biz akşam yemeğine davet edildik.We are invited to dinner.
Biz akşam yemeğinden sonra şarkı söyledik, dansettik ve sohbet ettik.We sang, danced and chatted after dinner.
Gerçek onun o akşam geç uyumasıdır.The fact is that he slept late that morning.
Patron bize sabahtan akşama kadar çalışmamızı emretti.The boss ordered us to work from morning till night.
Bana yardım edersen seni akşam yemeğine davet ederim.I'll treat you to dinner if you help me.
Hafta sonunda bizimle akşam yemeği yemek ister misin?Would you like to have supper with us on the weekend?
Saat ona kadar akşam yemeğini hazırlayabilirim.I can have dinner ready by 10 o'clock.
Çok ödevim olmasına rağmen bu akşam saat dokuzda televizyon seyrediyor olacağım.I will be watching TV at nine o'clock tonight in spite of much homework.
Yardımı karşılığında onu akşam yemeğine çıkardım.I took him out to dinner in return for his help.
Patronum beni akşam yemeğine davet etti.My boss invited me to dinner.
O, yemeği ısraf etmek istemediği için akşam yemeğini bitirdi.He finished his dinner because he didn't like to waste food.