akşamı ile cümle

akşamı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
27 Şubat 1933 akşamı Reichstag’ta bir yangın çıktı.През нощта на 27 февруари 1933 г. е запален Райхстага в Берлин.
O günün akşamı Helsinki'deki bir hastanede hayatını kaybetti.Тя умира в същия ден в къщата си в Хауърт.
Salı gün akşamı damat evinde köylü gecesi düzenlenirdi.На Бъдни вечер в селото има коледари.
Binanın demir aksamı eridi.Спокойствието в дома на Железния е нарушено.
Kına gününün akşamı her iki taraf için de büyük düğün gecesidir.Системата на гласуване по време на четвъртата вечер е обща и за двете категории.
Olayların birinci günü akşamı Bakanlar Kurulu 60 günlük bir sıkıyönetim ilan etti.На първия ден, след вечерята всички участници слушали 40-минутна скучна лекция.
Ben bu akşamı hatırlayacağım.Аз ще помня тази вечер.
Gelecek pazartesi akşamı bizim için çocuk bakabileceğini umuyordum.Надявах се, че следващият понеделник вечер ще можеш да гледаш детето ни.
Tom benim gelecek pazartesi akşamı onun için bir doğum günü partisi vermemi istiyor.Следващият понеделник вечер Том иска да организирам парти за рождения му ден.
20 Aralık akşamı dönüşüyle, durum daha da gerginleşmişti.Po njegovom povratku iz Irana, 20. prosinca, situacija postaje još zategnutija.
27 Şubat 1933 akşamı Reichstag’ta bir yangın çıktı.Dana 27. veljače 1933. došlo je do izbijanja požara unutar zgrade Reichstaga.
Cumartesi akşamı kına yakılır.Danas se u ulica u Subotici zove po njemu.
Düğünler, Cuma gününden başlayıp, Pazar günü akşamına kadar devam eder.Šabat počinje petkom uvečer, a traje do subote uvečer.
Program her çarşamba ve cumartesi akşamı yayınlanmıştır.Emitira se subotom navečer i srijedom prijepodne.
Cumartesi ibadeti, cuma akşamı güneşin batmasıyla başlar, cumartesi akşamı güneşin batışından sonra sona erer.Židovski sabat počinje zalaskom sunca u petak i traje do zalaska sunca u subotu.
Cumartesi ibadeti, cuma akşamı güneşin batmasıyla başlar, cumartesi akşamı güneşin batışından sonra sona erer.Začína sa v piatok tesne pred západom slnka a končí v sobotu po západe slnka.
Eğlenceli, güzel bir yaz akşamıydı.Bola nedeľa, krásny slnečný deň.
20 Aralık akşamı dönüşüyle, durum daha da gerginleşmişti.Po krvavých zrážkach, ktoré sa odohrali v priebehu 20. februára sa situácia mierne upokojila.
Grebbe Hattı, üç gün boyunca şiddetli bir savaş sonrasında 13 Mayıs akşamı düştü.Po iba troch dňoch lezenia dosiahli 15 mája v silnej búrke vrchol.
Binanın demir aksamı eridi.Materiál železobetón rýchlo prenikol do stavebníctva.
Yakın çatışmalar akşamın geç saatlerine kadar sürdü.Boje však trvali do neskorej noci.
19 Aralık 1915 akşamı son asker de cepheden ayrıldı.13. septembra je zadnji vojak zapustil mesto.
Cumartesi ibadeti, cuma akşamı güneşin batmasıyla başlar, cumartesi akşamı güneşin batışından sonra sona erer.Versko obeleževanje šabata se prične v petek ob sončnem zahodu in konča ob sobotnem zahodu sonca.
31 Ekim akşamı Birüssebi İngilizlerin eline geçmişti.Enaintridesetega oktobra 1944. leta je padla v roke Nemcem.
Kanalda her cuma akşamı bilgi içerikli yayınlar yapılır.Na sporedu je ob torkih tudi tedenska informativna oddaja Preverjeno!.
Mini Ekskavatörün yürüyüş aksamını barındırır.Velika pritezalka primika kolčni sklep.
Yumurtlama akşamın geç saatlerinde veya gece 1-2 gibi başlar.Šventė prasideda 10-11 val. Trunka 1-2 valandas.
Cumartesi akşamı kına gecesi yaparlar.Rodoma kiekvieną šeštadienį vėlai vakare.
20 Aralık akşamı dönüşüyle, durum daha da gerginleşmişti.Kui 22. detsembril 1918 langes Tartu, muutusid Viljandis meeleolud ärevateks.
27 Şubat 1933 akşamı Reichstag’ta bir yangın çıktı.27. veebruaril 1933 süüdati Reichstag põlema.
Yakın çatışmalar akşamın geç saatlerine kadar sürdü.Sellised koosviibimised lõppesid pahatihti hilisööl.
Cumartesi akşamı kına yakılır.Keskmine küünal süüdatakse jõululaupäeval.
Yürüyen aksamı bazen büyük sorunlar çıkartıyordu.Lepatriinud võtavad mõnikord ette hulgirändeid.
Noel akşamı şirkette bir kutlama yapılır.Praegu on seltsi organiseeritud suurem koosviibimine jõulupidu.
1938 yılında ise çalışmalar aksamış ve ağırlaşmıştır.1938. aastal kuulutati suur ja töökas talupere kulakuteks.
Cuma akşamı eğlence daha küçük boyutludur.Kriitiline aeg oli reede hommikupoolik.
Çarşamba akşamı veya cumartesi kına gecesidir.Igal kolmapäeval ja laupäeval.
Katliam 17 Ekim 1850 akşamı başladı.Meeleavaldus algas 18. märtsi hommikul.
10 unun akşamında, bana telefon edip şöyle dediler...10-ike estéjén felhívtak és azt mondták:
10 unun akşamında, bana telefon edip şöyle dediler...Am Abend des 10. riefen sie mich an und sagten...
10 unun akşamında, bana telefon edip şöyle dediler...La sera del 10 mi chiamarono e dissero:
10 unun akşamında, bana telefon edip şöyle dediler...No dia 10, à noite, telefonaram-me e disseram...
10 unun akşamında, bana telefon edip şöyle dediler...On the evening of the 10th, they phoned me and said...
10 unun akşamında, bana telefon edip şöyle dediler...Pada malam tanggal 10 mereka menelponku dan berkata...
10 unun akşamında, bana telefon edip şöyle dediler...På kvällen den 10, ringde de mig och sade:
10 unun akşamında, bana telefon edip şöyle dediler...Večer o desiatej mi zavolali a povedali:
10 unun akşamında, bana telefon edip şöyle dediler...Wieczorem 10-tego, dostałem telefon, powiedziano mi,
10 unun akşamında, bana telefon edip şöyle dediler...Στο βράδυ στις 10 του μήνα, μου τηλεφώνησαν και μου είπαν...
10 unun akşamında, bana telefon edip şöyle dediler...Вечером 10-го мне позвонили и сказали
10 unun akşamında, bana telefon edip şöyle dediler..."Вечерта на 10 април ми се обадиха и казаха:
10 unun akşamında, bana telefon edip şöyle dediler...בערב ה-10 בחודש הם התקשרו אלי ואמרו
10 unun akşamında, bana telefon edip şöyle dediler...行進はミラフローレス宮殿に向かって行き死亡が発生すると
14. doğum günümün akşamında, bu masa bana verildi ve Çin yemeği yedik.저의 14번째 생일날 저녁에, 이 책상을 받았고, 우리는 중국 음식을 먹었습니다.
14. doğum günümün akşamında, bu masa bana verildi ve Çin yemeği yedik.A 14. szülinapom estéjén kaptam meg ezt az asztalt, és kínait ettünk.
14. doğum günümün akşamında, bu masa bana verildi ve Çin yemeği yedik.Am Abend meines 14. Geburtstags bekam ich diesen Tisch und wir aßen Chinesisch.
14. doğum günümün akşamında, bu masa bana verildi ve Çin yemeği yedik.Au soir de mon 14e anniversaire, on m'avait donné cette table et nous mangions chinois.
14. doğum günümün akşamında, bu masa bana verildi ve Çin yemeği yedik.În seara aniversării mele de 14 ani, am primit acest cadou şi am avut mâncare chinezească.
14. doğum günümün akşamında, bu masa bana verildi ve Çin yemeği yedik.La sera del mio 14esimo compleanno, mi regalarono quel tavolo e mangiammo cinese.
14. doğum günümün akşamında, bu masa bana verildi ve Çin yemeği yedik.La tarde de mi cumpleaños 14, me dieron esta mesa, y comimos comida china.
14. doğum günümün akşamında, bu masa bana verildi ve Çin yemeği yedik.Na noite do meu 14º aniversário, recebi o estirador. Comemos comida chinesa.

İlgili Sayfalar