Son akın Part komutanı Osaces'in ölümüyle ve Part birlikleri dağılmasıyla sonuçlandı.A última incursão resultou na morte do comandante parta Osaces e separou as tropas partianas.
Kişi adları: Akın Sinan Dağdelen (d.Ela, juntamente com Nammu, modelaram o homem em argila.
Akindelee, Nijerya millî basketbol takımının da bir parçası oldu.O acarajé faz parte do café da manhã nigeriano.
Bu akınlarda 25 - 31 Temmuz arasında 32 nakliye gemisi batırıldı, dokuz gemiye ise hasar verildi.Entre 25 e 31 de julho, 32 navios e balsas foram afundados no rio.
Semliki nehri gölden ayrılan tek su akıntısıdır.Este é o único rio natural que flui para fora de um lago.
Daha sonra tüm umutları tükenen Diko kendini akıntıya bıraktı ve yaşamına son verdi.Erisictão terminou comendo a si mesmo, pondo fim assim a seu tormento.
Humboldt Akıntısı, Güney Amerika'nın batı kıyısında bir soğuk su akıntısı.Corrente de Humboldt, corrente fria do Pacífico ao longo da América do Sul.
Bin Atlının Akınları.Debita perto dos 1000 cavalos.
Sayısal imzalar, doğum günü akınına duyarlı olabilmektedirler.Assinaturas digitais podem ser suscetíveis a um ataque do aniversário.
Atsız da Buhara'ya pek başarı kazanamayan bir akın yaptı.Um idiota bobalhão que não poderia fazer qualquer coisa direito.
2009 yılında Habertürk TV'de "Filiz Akın'la Hafta Sonu Sohbetleri" programını sundu.Em 2009 apresentou "Filiz Akın'a Hafta Sonu Sohbetleri" pela corrente Habertürk TV.
Sivas'ın Akıncılar ilçesinde «Madımak Festivali» düzenlenir.Os católicos orientais, por exemplo, celebram a festa como "Dormição".
Kışların ılık geçmesi Gulf Stream sıcak su akıntısının etkisi ile olur.No inverno a água é aquecida, causa da Corrente do Golfo.
Parçalı ya da bütün olarak akar ve buz akıntıları oluştururlar.Estes deslizam sobre ou sob outros, gerando blocos de gelo à deriva.
Fas'ı Portekiz akınlarından kurtardı, Avusturya'nın saray içine dönük oyunlarını etkisiz hale getirdi.O time encerrou as atividades no GP de Portugal, deixando de participar dos GPs do Japão e da Austrália.
Lebriz Anne Akın Saatçi ....Dançarina Cara Bisiak...
1452 yılında Özbekler'i yenilgiye uğratarak akınlarını durdurdu.Contudo, em 1452, decidiram dividir o seus domínios.
Guyana Akıntısı.A ocupação da Guiné.
Akinnuoye-Agbaje Niçiren Budistidir ve Soka Gakkai Uluslararası Budist derneğinin bir üyesidir.Sheik é praticante de budismo Nichiren e membro da associação internacional budista Soka Gakkai.
Bunun için yine Hiung-nu idaresine girmiş saydılar, bundan sonra büyük bir akında bulunmadılar."Então, ele puxou a sua mão, dirigindo-se ao próximo e não disse mais nenhuma palavra."
İstediği izni alan Egrek şölenler verip eğlenir sonra da akına çıkar.Doa a quem doer, Tomas quer mais é se divertir.
99 - 100 ^ a b c d Akıncı, s.1/100 sec. modo b.
Abdurrahman Gazi bundan sonra İznik üzerine akınlarda bulundu.Unindo-se depois para formar uma única veia(- Veia testicular).
Kitaplarını okudukları yazarları akademisyenleri görmek isteyen vatandaşlar buraya akın ederler.Esteja atento aos livros que o público vem lendo.
Yumurta akının iyotlaşması ise başarılı sonuç vermiştir.No mesmo momento em que o gato recuperou sua saúde a greve deu uma virada positiva.
Buna karşılık Estonyalılar da İsveç ve Danimarka topraklarına zaman zaman askeri talan akınları yapmışlardı.Os Estonianos, por sua vez, fizeram incursões na Dinamarca e na Suécia.
Ayrıca Akıncılar ve Sipahiler Türktür.Comerciantes e baleeiros também passaram pela ilhas.
Bu yavrular akıntıdan derin sulara taşınırlar ve orada plankton'dan beslenirler.Estes peixes habitam rios de curso lento, permanecendo junto ao fundo onde se alimentam sobretudo de plancton.
Akının amacı güç gösterisi ve Bulgarların önerdiği barışın durumunu güçlendirmekti.O raide foi demonstração de poder, e dessa posição de poder os búlgaros pediram a paz.
Ama Akıncı dirilip Sokrat'ın planını yine etkisiz hale getirmiştir.A partida repentina de Palermo agravou novamente o estado mental de Sofia.
Süleymaniye Köyü 19 yüzyılda değişik yörelerden insanların akınlarıyla kurulmuş bir köydür.Kapan é uma cidade formada no Século XIX da fusão de várias aldeias.
Komşu şehirlere akın yapıp aldı.A multidão seguiu-o a pé, vinda das cidades vizinhas.
Sert akıntıya bakılacak olursa, oraya kendiliğinden gelmesi olanaksızdı.Sem ele o Cara Vermelha não chegaria nem perto de onde já chegou.
Akın: En küçük erkek karakterdir.De forma exagerada, ele é o personagem mais humano.
“Akıncılar”, 1960.O desequilibrista, 1960.
Bu akınlar esnasında şehre büyük ölçüde zarar verilmiş.Durante a guerra, a cidade ficou bastante danificada.
İlk sezonun kazananı Azra Akın oldu.Ele foi o vencedor da primeira temporada.
Su akıntısına karşı yüzebilirler.Desenvolveu a navegação fluvial.
Ganymede’nin manyetik alanı, eş-döner plazma akıntısını kendi manyetosferine göre çevirir.O campo magnético de Ganímedes desvia o plasma em corrotação em torno da sua magnetosfera.
Akinnuoye-Agbaje Islington, Londra'da doğdu.Eglinton nasceu em Islington, Londres.
Abbasiler döneminde biten bu akınlar, Avrupayı İslam tehdidinden kurtarmıştı.De início, os países ibéricos fizeram frente ao corso europeu porque tinham espiões espalhados pela Europa.
Borçlanma, sermaye akınına yol açmış, bu da ülke kaynaklarının kurutulmasına neden olmuştur.Actualmente, a fonte encontra-se num processo de restauro, o que obrigou à deslocação dos leões.
Bu hava akınları çok az etkili oldu, büyük ölçüde psikolojik etki yarattı.As manifestações espirituais voltaram, o que o deixou muito mal psicologicamente.
Bu akıntılı suda yüzmek çok risklidir.É muito arriscado nadar nessa corrente de água.
Bunlar kendisinden uzağa akıntıyı zorlarlar.Daarin zullen zij voor eeuwig vertoeven.
Şükrü Sunay Akın (d.Hij bedankte echter voor de eer.
Bununla yetinmeyip Arnavutluk'a kadar uzanan bir akın da yapmışlardı.Zij werden echter niet gevraagd; de eer ging naar a-ha.
Ayrıca Afganistan'dan gelen mülteci akını nedeniyle Afgan nüfus da bölgede yaşamaktadır.Vanwege de burgeroorlogen in Afghanistan wonen in het gebied ook veel Afghaanse vluchtelingen.
Daha sonra İskoçlar'ın akınları ile ada alınmıştır.Hierop volgde de opmars van de Schotten.
10 numara ile oynayan Didem Akın bu dönem aralığında en çok sayı atan oyunculardan biri oldu.Deze met rugnummer 10 spelende linksbenige aanvaller was een van de meest productieve topscorers ooit.
İki ya da daha fazla gün sonra burun akıntısı ve öksürük gibi diğer semptomlar belirir.Binnen twee of meer dagen komen daar symptomen bij zoals een loopneus en hoesten.
Akınlardan sonra ise İsfahan'a kadar geri çekildiler.Onverrichterzake keerden zij terug naar Escharen.
Agulhas, Madagaskar'la Afrika arasındaki Mozambik Akıntısınca da beslenir.De Mozambiquestroom, tussen Madagaskar en Afrika, voedt de Agulhasstroom.
Akın'ın ayrıca biraz şairliği de vardır.In de Poëmata staat ook een smaaldicht.
"Gulf Stream" sıcak su akıntısı iklim üzerinde etkilidir.De warme Golfstroom doet zijn invloed gelden op het lokale klimaat.
Guyana Akıntısı.Bocht van Guinea.
Bir sonraki sabah yenilenen hava akınlarında 339.Nová Ves nad Lužnicí telt 339 inwoners.
O sıralar Amerikalı yerleşimcilerin yanı sıra İspanyollarda bu bölgeye akın etmeye başlamıştı.Geleidelijk begonnen ook Amerikaanse kolonisten tot het gebied door te dringen.
Romalı general Stilicho Rhaetia'da Vandallar'a karşı bir akın başlattı.De Romeinse generaal Stilicho voerde uitgebreid campagne tegen de opstandige Vandalen.
Bu akınlar Guernica'nın büyük bölümünü yok etti.Deze burgeroorlog vernietigde een groot deel van Ulthuan.