Ana içeriğe geç
Sözlük

akın akın ile cümle

akın akın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Oluşan lav akıntısı nedeniyle 35 ev yıkıldı.Op het hoogtepunt reden er door de ondergrondse 35 tramlijnen.
Irminger Akıntısı, İzlanda'nın güneybatı kıyısından batıya uzanan Kuzey Atlantik Okyanusu akıntısıdır.De Irmingerstroom is een Oceaanstroom in de Noordelijke Atlantische Oceaan ten zuidoosten van IJsland.
İklim; Gulf Stream'in etkisi altındaki Kuzey Atlantik Akıntıları tarafından etkilenmektedir.Het klimaat wordt gematigd door de Noord-Atlantische stroom, het noordelijke vervolg van de Golfstroom.
Gulf Stream akıntıları sayesinde şehir yıl boyunca ılık kalır.De warme Golfstroom zorgt ervoor dat het water rondom het eiland het gehele jaar ijsvrij blijft.
Ancak aradan geçen 10 yılın ardından bir gün Tusken Akıncıları tarafından kaçırıldı.Een aantal jaren later wordt een van de ontvoerde jongens heelhuids teruggevonden.
Ayrıca Bizans bölgelerine yapılan akınlardan alınan ganimetler de önemli gelir kaynağıydı.Ook het bezit van de goudertsen uit Wales was een motief.
Bunun nedeni Gulf Stream okyanus akıntılarıdır.Dit komt door de golfstroom.
Yüzey akıntısı ise ters yönde ve daha az tuzlu sudur.Het zeewater wordt in afgesloten en ondiepe zoutpannen gepompt.
Dönem dönem Sasani’ler bölgeye akınlar yapmış ancak hakimiyet sağlayamamışlardır.De Zuidelijken moesten terrein prijsgeven maar gaven de pas niet vrij.
Ertesi yıl 780 yılındaki akına halife Mehdi şahsen komuta etmeye karar verdi.In de tweede helft van april nam Johnston persoonlijk het bevel op zich.
Takımda Can Akın dışında tüm oyuncuların sözleşmesi sona erdi.De slagbeurt van het team is voorbij wanneer iedereen uit het team aan slag is geweest.
Balık akıntıya karşı yüzer.De vis zwemt stroomopwaarts.
Bin Atlının Akınları.Pierścień Tysiąca Jezior.
Kişi adları: Akın Sinan Dağdelen (d.Od tego zwyczaju wzięła się ich nazwa – Płaczące Anioły.
Tüm bu akıntı, tek bir formül içine hapsedilerek ifade edilemez.Mam nadzieję że nie zostaniemy wszyscy wrzuceni do jednego worka.
Sokrat konuşmaya başlayınca Hicabi'nin Akıncı olduğunu söyler.Legenda mówi, że gdy Shirahime płacze, pada śnieg.
Xenon Isısı, Xenonlar'ın akıntısı.Gwiazdozbiór Xenon – planeta zamieszkana przez Xenonsów.
Dünyanın çeşitli yerlerinden insanlar buraya akın eder.Patrząc na rozmaite świata tego sprawy.
Kubilay Han, Japonya’ya ve Vietnam’a yaptığı akınlarda başarılı olamadı.Nie powiodły się plany Kubilaja mające na celu podbicie Japonii i Jawy.
Programın açılışını Evrim Akın yapmıştır.Rozpoczął się aktywny rozwój projektu.
Afrika'nın güneyinde soğuk Benguela Akıntısı'nın geçtiği kıyılara endemiktir.Wzdłuż wybrzeża płynie zimny Prąd Benguelski.
İlkbaharda kuzey bölgeleri kuş akınlarına uğrar.Latem na północ przylatują ptaki wodne.
Birçok değerli kumandan ve akıncı beyi öldü.Wielu dowódców i powstańców zginęło.
Fakat bu akınlardan birinde, muhtemelen MÖ 497 ya da 496 yılında Traklar tarafından öldürüldü.W trakcie tych walk i sporów Sancho I został prawdopodobnie otruty w 966 lub 967 r.
Bölgeden soğuk Kamçatka okyanus akıntısı geçmektedir.Przez morze przepływa zimny Prąd Wschodniogrenlandzki.
Buna karşılık Estonyalılar da İsveç ve Danimarka topraklarına zaman zaman askeri talan akınları yapmışlardı.Ze swej strony, Estończycy podejmowali najazdy przeciwko Danii i Szwecji.
Akınspor, Acar İdman Yurdu, Demirçelikspor, İstiklalspor ve Pınarspor birleşerek kurucu olmuşlardır.Składa się on z wydłużonych: warg (górnej i dolnej), żuwaczki, podgębia oraz szczęk I pary.
Akıncılar, Avrupa'da korku uyandıran gözüpek savaşçılardı.Jako znakomici żeglarze i wojownicy, budzili postrach w ówczesnej Europie.
Aynı dönemde köşe yazarı ve muhabir olarak Akın (1945-46, Mersin), Son Posta (1949-50) gazetelerinde çalıştı.Mieszkał tam do końca życia, pracując najpierw jako dziennikarz i zagraniczny korespondent (1949-1953).
Şehir özellikle yaz döneminde çok fazla sayıda günü birlik İngiliz turist akınına uğramaktadır.W weekendy, a szczególnie w wakacje, miejscowość ta przeżywa najazd turystów.
Pierre Radvanyi: Akıntıya Karşı Durmak.Peter Ward: Kres ewolucji.
Akıncılarda sipahilerle beraber sağ ve sol kolları tutuyordu.W lewej dłoni trzyma pozostałe pędzle i paletę.
Halen mülteci akınları sürmektedir.Dalej ciągną się zawaliska.
Lavlar akıntı türlerine göre farklılık gösterebilir.Bariery wędrówkowe mogą być różne w zależności od gatunku.
2005) 5 Ağustos - Akın Çakmakçı, Türk bürokrat (ö.5 lipca 2005—...: Kniaża Szczasływe (ukr.
Sahlleri fazla kayalık değildir, zaman zaman akıntı olsa da yüzmek için kullanılabilir.Nie boją się wody – w razie potrzeby potrafią pływać.
Bu albümün menajerliğini, Türk asıllı İranlı menajer Halil Akın yapmıştır.Gościnnie w utworze wystąpił holenderski raper Mr.
Ancak azap ve akıncılar ile bölgeden savaşa katılan kuvvetlerin sayısı günümüzde de bilinmemektedir.Los wielu ówczesnych działaczy i zawodników jest do dziś nieznany.
En iyi istiridyeler akıntılı sularda yetişir.Optymalny rozwój osiąga w wypłycających się zatokach jezior.
Yüzey akıntısı ise ters yönde ve daha az tuzlu sudur.Wody powierzchniowe są słabiej zasolone od wód głębinowych.
Uğranan her limanda binlerce insan büyük donanmayı görmek için limana akın etmiştir.Tysiące ludzi zebrało się na nabrzeżach, aby obserwować wyjście okrętu w morze.
Hasta yatağından İran içlerine akıncılar gönderdi.Z Egiptu sprowadził rzemieślników.
Gözleri parlak olmalı, akıntı olmamalı, iç göz kapakları pembe olmalıdır.Broda nie powinna zakrywać oczu, które są brązowe.
Gece akın ettik (ve) Bulçu’ya tan atarken vardık’.Andra kvällar doppar vi inte (brödet), men ikväll doppar vi två gånger?"
Romalı general Stilicho Rhaetia'da Vandallar'a karşı bir akın başlattı.Den romerske generalen Stilicho inleder ett omfattande fälttåg mot vandalerna i Rhaetia.
Batıdan gelen her akın onları kolayca aşabildi.De kom från alla trakter i Västern.
Akinnuoye-Agbaje Islington, Londra'da doğdu.Akinfenwa föddes i Islington, London.
Bu hava akınında iki nakliye gemisi daha batmıştır.På mindre än två minuter sjönk fartyget.
Akın, 119 sayı yayınlandıktan sonra kapatıldı.Säg, är din lampa redo 119.
Soğuk Doğu Grönland Akıntısı Danimarka Boğazı'ndan geçer ve buzdağları kuzey Atlas Okyanusu'na taşırır.Den kalla Östra Grönlandsströmmen passerar sundet och för med sig isberg till Nordatlanten.
Körfez Akıntısı'nın en temel etkisi, Avrupa'nın kuzeybatısının ısınmasını sağlamasıdır.Härigenom får denna ström den största betydelse för norra Europas klimat.
Bu gölden ise dışarıya akıntı yoktur.Denna flod existerar inte över huvud taget.
Akıntı bilimi - Deniz akıntılarını inceleme konusu edinen bilim dalı.Logistik – Läran om effektiva materialflöden.
Sayısal imzalar, doğum günü akınına duyarlı olabilmektedirler.Digitala signaturer kan vara föremål för en födelsedagsattack.
Yüzen buzlar okyanus akıntıları ve rüzgarlar ile taşınır.Dessa öar rör sig med vind och ström.
En iyi istiridyeler akıntılı sularda yetişir.Bäst lämpad att fiska med i strömmande vatten.
Sert akıntıya bakılacak olursa, oraya kendiliğinden gelmesi olanaksızdı.Hade han vetat att Tor var så stark hade han aldrig blivit insläppt.
Kapalı bir havzada bulunduğundan dışarıya akıntısı yoktur.Om den är noll finns inga energikällor.
Denizin güney suları Kuzey Atlantik Akıntıları'ndan dolayı yıl boyunca buzlardan arınık durumdadır.Hamnen hålls isfri året runt tack vare de varma strömmarna från Nordatlanten.
Akın: Delilin var mı?Чи є у вас дача?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod