Batıdan gelen her akın onları kolayca aşabildi.Marchando hacia el oeste llegaron a las mismas.
Denizin güney suları Kuzey Atlantik Akıntıları'ndan dolayı yıl boyunca buzlardan arınık durumdadır.Permanecen libres de los hielos todo el año debido a las corrientes del Atlántico norte.
Böylece, hem kendi çocuklarını, hem de akıncı köyün gençlerini engellerlermiş.Sus hijos, y los hijos de sus hijos corrieron la misma suerte.
Sayısal imzalar, doğum günü akınına duyarlı olabilmektedirler.Las firmas digitales pueden ser susceptibles de un ataque de cumpleaños.
"Çağlayan Parkı'nda - Ayşemden Akın".Si no, sal de mi coche.»
Yine de akıntı ve rüzgar için iki yanlarda denize demir atılmıştır.Al mismo tiempo, se erigieron dos bóvedas en la nave y sobre el altar.
Ama Akıncı dirilip Sokrat'ın planını yine etkisiz hale getirmiştir.La partida imprevista agravó de nuevo el estado mental de Sofía.
Başka bir teori ise Musaşi'nin geliş saatini akıntıya göre ayarlamış olmasıdır.Una teoría dice que Musashi ajustó la hora de su llegada para que coincida con el cambio de la marea.
Bunun için yine Hiung-nu idaresine girmiş saydılar, bundan sonra büyük bir akında bulunmadılar."Provenían de Castilla La Vieja, y no tuvieron descendencia.
Şimşek, Şimşekler'in akıntısı.El cristal y la vía de la luz.
Ganymede’nin manyetik alanı, eş-döner plazma akıntısını kendi manyetosferine göre çevirir.El campo magnético de Ganímedes desvía el plasma en co-rotación alrededor de la magnetosfera de Ganímedes.
1962 yılında Ezdiber olan adı Akıncılar olarak değiştirildi.En 1922, el Almirantazgo quiso que se transformara en portaaviones.
Osmanlı akıncıları tarafından da yaygın olarak kullanılmıştır.También son usadas por los radioaficionados.
Bu nedenle ülkeye her yerden ciddi bir mülteci akını olmuştur.Esto origina grandes peregrinaciones de todas partes del país.
Kendisine karşı akarsu akışını çeker ve kıyıya karşı akıntı püskürtmez.Tendrás que abrirte paso a través, evitando el impacto mortal contra ellos.
Kış musonları etkisini gösterdiği sırada kuzey akıntılarını da tersine döndürür.Durante el monzón de invierno, de todas maneras, las corrientes del norte cambian de dirección.
Xenon Isısı, Xenonlar'ın akıntısı.Es la secuela de Xenon.
Bas gitarda Ziya Karabey, davulda ise Cengiz Akıncı yer almıştır.Tomas Meabe, una puñalada luminosa en la sombra.
Besim, Akın (1975).Zañartu, Sady (1975).
Komşu şehirlere akın yapıp aldı.Vamos a conquistar las ciudades.
Bu yüzden kaleyi Zenit'te Kamil Čontofalský'ye, millî takımda da İgor Akinfeyev'e kaptırdı.Debido a esto perdió la titularidad en el Zenit en favor de su compañero Kamil Čontofalský.
Ayrıca Osmanlı Akıncılarıda Karamanoğlu Torunlarıdır.Las kábilas infantiles, naturalmente, también tienen sus propios sultanes.
2005: Senden Yanayım - Akın Ok, Artvizyon Müzik.2005: VENUE - Pro Tools para sonido en vivo/directo.
Akinnuoye-Agbaje Islington, Londra'da doğdu.Browne nació en Islington, Londres.
Orta Çağda savaş Forlorn hope AkıncılarDartmouth BASIC Tiempo compartido creators
Gulf Stream akıntıları sayesinde şehir yıl boyunca ılık kalır.Debido a su ubicación montañosa la ciudad es muy fría en todo el año.
Daha sonra İskoçlar'ın akınları ile ada alınmıştır.De crucero por las islas escocesas.
Pierre Radvanyi: Akıntıya Karşı Durmak.Pierre Grimal: ibídem.
Şiddetli El Niño olaylarında, Humboldt akıntısının ekosistemi karışıklığa uğrar.Nelle annate di El Niño piuttosto severe, l'ecosistema della corrente di Humboldt viene distrutto.
Okyanus akıntıları genel olarak musonlar tarafınndan kontrol edilir.Le correnti oceaniche sono controllate principalmente dai monsoni.
Sayısal imzalar, doğum günü akınına duyarlı olabilmektedirler.Le firme digitali possono essere vulnerabili ad un attacco del compleanno.
Ama Akıncı dirilip Sokrat'ın planını yine etkisiz hale getirmiştir.La partenza improvvisa aggravò di nuovo lo stato mentale di Sofia.
Sene içinde uzun süre aynı alanda görünen akıntıdır.Ciò accade quando si è da troppo tempo nello stesso livello.
Akının sonunda iki Britanyalı uçağı İtalyan uçaksavarlarının ateşi sonucu düşürülmüştür.Alla fine delle diverse ondate, furono sette gli aerei italiani abbattuti.
Mehmet Akıncı.Monte Okmok ad Est.
Ağırlıklı olarak yazları Rus ve Alman turist akınına uğramaktadır.Il turismo sta acquistando sempre più importanza, grazie all'arrivo sull'isola di turisti russi e finlandesi.
Pierre Radvanyi: Akıntıya Karşı Durmak.Con Laura Pausini: Prima che esci.
Çoğu kent bu akınlar sonucunda yakılıp yıkıldı.La maggior parte di loro rifiutò e venne arsa sul rogo.
Akıncının Aşkı (Love Of Akinci) Dizinin aşk temalarından.Possiede la Digipietra dell'Amore (愛情の紋章 Aijou no Monshō).
Aynı hızlı akın tekniği anakarada da uygulandı.Anche in questo caso si è usato il metodo della velocità radiale.
Akın: Delilin var mı?Manca un indizio: ci sarà?
Fırtına Meksika Körfezi'ndeki Gulf Stream akıntısının ılık suları üzerinde şiddetini arttırmıştır.La temperatura è influenzata dalle calde acque del vicino Golfo del Messico.
Tommaso d'Aquino, Akinolu Thomas'un İtalyancası, İtalyan filozof ve teolojist.Canonizzazione di Tommaso d'Aquino, filosofo scolastico, teologo e Dottore della Chiesa.
Yüzey akıntısı ise ters yönde ve daha az tuzlu sudur.Le acque della baia sono basse ed hanno una salinità più bassa di quella degli oceani.
Akın: En küçük erkek karakterdir.Alec: È il principale personaggio maschile.
Kış musonları etkisini gösterdiği sırada kuzey akıntılarını da tersine döndürür.Durante il monsone d'inverno, però, le correnti del nord sono rovesciate.
Sonra Barlaam'ın davası Gregorios Akindinos tarafından devam ettirilmiştir.Da allora in poi, la causa di Barlaam venne ripresa da Gregorio Acindino.
7. yüzyıl - İslam Akınları sonucu Belkıs/Zeugma terk edilir.Parte 2.a Giorno di Pasqua — Gelosia — Catastrofe.
Çok sayıdaki fakir insanın şehir içine akın etmesine yol açıldı.Un nutrito gruppo di persone venne destinato alla pulizia della città.
Dördüncü ve beşinci akınlar çift motorlu Alman uçakları tarafından yapıldı.Il terzo e quarto tempo sono fatti segnare dai due piloti della Williams.
Orta Çağda savaş Forlorn hope AkıncılarCrisi Finale Nemici Nemici di Flash
1892) 1937 - Akın Çakmakçı, Türk bürokrat (ö.1877 circa - La maschera giapponese, collezione privata.
Kısa ve Acısız(Kurz und schmerzlos), yönetmenliğini Fatih Akın'ın yaptığı 1998 yapımı film.Kurz und schmerzlos (trad. lett. Rapido e indolore) è un film del 1998 scritto e diretto da Fatih Akın.
Akıntı çok güçlü değil.Течение не очень сильное.
Akıntı çok hızlı değil.Течение не очень быстрое.
Her kış aralıksız burun akıntım olur.Зимой у меня постоянно насморк.
Şükrü Sunay Akın (d.Благодарный (значения)
Didem Akın (d.Teil A (нем.).
Batıdan gelen her akın onları kolayca aşabildi.От него местность плавно поднималась к западу.
Gece akın ettik (ve) Bulçu’ya tan atarken vardık’.С наступлением ночи шауни отступили и вернулись на другой берег Огайо.