Sabah erkenden bütün halk O'nu tapınakta dinlemek için O'na akın ediyordu.Og hele Folket kom årle til ham i Helligdommen for at høre ham.
Sabah erkenden bütün halk O'nu tapınakta dinlemek için O'na akın ediyordu.Setiap pagi semua orang datang ke Rumah Tuhan untuk mendengar Yesus mengajar
Sabah erkenden bütün halk O'nu tapınakta dinlemek için O'na akın ediyordu.Şi tot norodul venea dis de dimineaţă la El în Templu, ca să -L asculte.
Sabah erkenden bütün halk O'nu tapınakta dinlemek için O'na akın ediyordu.Und alles Volk machte sich früh auf zu ihm, im Tempel ihn zu hören.
Sabah erkenden bütün halk O'nu tapınakta dinlemek için O'na akın ediyordu.Vừa tảng sáng, cả dân sự đến cùng Ngài trong đền thờ, đặng nghe Ngài dạy.
Sabah erkenden bütün halk O'nu tapınakta dinlemek için O'na akın ediyordu.Vừa tảng_sáng , cả dân_sự đến_cùng Ngài trong đền thờ , đặng nghe Ngài dạy .
Sabah erkenden bütün halk O'nu tapınakta dinlemek için O'na akın ediyordu.Y todo el pueblo venía a él desde temprano para oírle en el templo
Sabah erkenden bütün halk O'nu tapınakta dinlemek için O'na akın ediyordu.και πας ο λαος απο του ορθρου συνηρχετο προς αυτον εν τω ιερω δια να ακουη αυτον.
Sabah erkenden bütün halk O'nu tapınakta dinlemek için O'na akın ediyordu.И весь народ с утра приходил к Нему в храм слушать Его.
Sabah erkenden bütün halk O'nu tapınakta dinlemek için O'na akın ediyordu.И всичките люде подраняваха при Него в храма да Го слушат.
Sabah erkenden bütün halk O'nu tapınakta dinlemek için O'na akın ediyordu.Усї ж люде сходились рало до Него в церкву слухати Його.
Sabah erkenden bütün halk O'nu tapınakta dinlemek için O'na akın ediyordu.וכל העם השכימו לבוא אליו במקדש לשמע אותו׃
Sabah erkenden bütün halk O'nu tapınakta dinlemek için O'na akın ediyordu.وكان كل الشعب يبكرون اليه في الهيكل ليسمعوه
Sabah erkenden bütün halk O'nu tapınakta dinlemek için O'na akın ediyordu.眾 百 姓 清 早 上 聖 殿 、 到 耶 穌 那 裡 、 要 聽 他 講 道
Sabah erkenden bütün halk O'nu tapınakta dinlemek için O'na akın ediyordu.眾百姓 清早 上 聖殿 、 到 耶穌那裡 、 要聽 他 講道
San Francisco'ya akın ettiler. Acımasız ve insancıl olmayan bir hareket olduğunu söylemek için.Para dizer que prejudicaria o movimento e que era desumano.
San Francisco'ya akın ettiler.이들에 대해 반대 증언을 했습니다.
San Francisco'ya akın ettiler.letěli do San Franciska, aby svědčili proti nim.
San Francisco'ya akın ettiler.לומר שזה ייפגע בתנועה ושזה לא מוסרי.
San Francisco'ya akın ettiler.ليشهدوا ضضهم
San Francisco'ya akın ettiler.「それは運動全体を傷つけ、また非人道的だ」と
Şehirlere akın etmelerinin nedeni de bu.C'est pourquoi ils migrent vers les villes.
Şehirlere akın etmelerinin nedeni de bu.Dat is waarom ze naar de steden migreren.
Şehirlere akın etmelerinin nedeni de bu.De aceea ei migrează spre oraşe.
Şehirlere akın etmelerinin nedeni de bu.Deshalb übersiedeln sie in Städte.
Şehirlere akın etmelerinin nedeni de bu.Dlatego przeprowadzają się do miast.
Şehirlere akın etmelerinin nedeni de bu.Es por eso que ellos migran a las ciudades.
Şehirlere akın etmelerinin nedeni de bu.이런 이유로 이들은 도시로 이주합니다.
Şehirlere akın etmelerinin nedeni de bu.Proto ta migrace do měst.
Şehirlere akın etmelerinin nedeni de bu.Затова те мигрират към градовете.
Şehirlere akın etmelerinin nedeni de bu.Поэтому они переезжают в города.
Şehirlere akın etmelerinin nedeni de bu.זו הסיבה שהם מהגרים לערים.
Şehirlere akın etmelerinin nedeni de bu.لهذا فهم يهاجروا الى المدن
Şehirlere akın etmelerinin nedeni de bu.このために 今年の6月 私たちは種族として 51%以上の住む場所が 都市や-
Sıcak olan körfez akıntısı, yukarda soğuk olan da Maine Körfezi akıntısı.Az a meleg folt a Golf-áramlat, a hideg pedig a Maine-áramlat.
Sıcak olan körfez akıntısı, yukarda soğuk olan da Maine Körfezi akıntısı.Ciepły obszar to Golfsztrom, tamten zimny obszar to Zatoka Maine.
Sıcak olan körfez akıntısı, yukarda soğuk olan da Maine Körfezi akıntısı.Das Warme ist der Golfstrom, das Kalte dort oben der Golf von Maine.
Sıcak olan körfez akıntısı, yukarda soğuk olan da Maine Körfezi akıntısı.Het warme deel is de Golfstroom, het koude de Golf van Maine.
Sıcak olan körfez akıntısı, yukarda soğuk olan da Maine Körfezi akıntısı.따뜻한 지역은 멕시코 만류입니다 여기 차가운 곳은 메인 만입니다
Sıcak olan körfez akıntısı, yukarda soğuk olan da Maine Körfezi akıntısı.La zona calda è la Corrente del Golfo, quella fredda corrisponde al Golfo del Maine.
Sıcak olan körfez akıntısı, yukarda soğuk olan da Maine Körfezi akıntısı.Le tiède c'est le Gulf Stream, le froid là haut dans le Golfe du Maine.
Sıcak olan körfez akıntısı, yukarda soğuk olan da Maine Körfezi akıntısı.Lo caliente es la Corriente del Golfo, lo frío allá arriba es el Golfo de Maine.
Sıcak olan körfez akıntısı, yukarda soğuk olan da Maine Körfezi akıntısı.Partea caldă este Gulf Stream, partea rece de sus este golful Maine.
Sıcak olan körfez akıntısı, yukarda soğuk olan da Maine Körfezi akıntısı.Теплое течение — это Гольфстрим. холодное, вот здесь, это пролив Мэн.
Sıcak olan körfez akıntısı, yukarda soğuk olan da Maine Körfezi akıntısı.Топлият е Гълфстрийм, студеният е в Залива на Мейн.
Sıcak olan körfez akıntısı, yukarda soğuk olan da Maine Körfezi akıntısı.האדום זהו "זרם המפרץ" הכחול זה מפרץ מיין
Sıcak olan körfez akıntısı, yukarda soğuk olan da Maine Körfezi akıntısı.الدافئ هو جلف ستريم البارد هناك في خليج ماين
Sıcak olan körfez akıntısı, yukarda soğuk olan da Maine Körfezi akıntısı.上の寒い方がメイン湾です マグロはそこに行きたがります ニシンの群れでも探すのでしょう
Sıcak ve soğuk okyanus akıntılarının kesiştiği bu bölge inanılmaz çaşitlilikte bir sualtı hayatı yaratırAceastă întrepătrundere de curenţi calzi şi reci, generează o extraordinară diversitate de viaţă marină.
Sıcak ve soğuk okyanus akıntılarının kesiştiği bu bölge inanılmaz çaşitlilikte bir sualtı hayatı yaratırTato souhra teplých a studených proudů vytváří mimořádnou rozmanitost mořského života.
Sıcak ve soğuk okyanus akıntılarının kesiştiği bu bölge inanılmaz çaşitlilikte bir sualtı hayatı yaratırΑυτή η εναλλαγή θερμών και κρύων ρευμάτων... ...γεννά μια εκπληκτική πληθώρα θαλάσσιας ζωής.
Sıcak ve soğuk okyanus akıntılarının kesiştiği bu bölge inanılmaz çaşitlilikte bir sualtı hayatı yaratırההשפעה ההדדית של ,הזרמים החמים והקרים יוצרת מגוון צורות בלתי רגיל .של חיים ימיים
Sıcak ve soğuk okyanus akıntılarının kesiştiği bu bölge inanılmaz çaşitlilikte bir sualtı hayatı yaratırهذا التفاعل من التيارات الدافئة والباردة يولّد تنويع إستثنائي من الحياة البحرية
Soğuk su akıntıları onların burada,ekvatorda hayatta kalmasını mümkün kılarApele reci de aici le permit să supravieţuiască la Ecuator.
Soğuk su akıntıları onların burada,ekvatorda hayatta kalmasını mümkün kılarVùng nước lạnh ở đây cho phép chúng sống sót ngay trên Xích đạo.
Soğuk su akıntıları onların burada,ekvatorda hayatta kalmasını mümkün kılarZdejší chladné vody jim umožňují přežití na rovníku.
Soğuk su akıntıları onların burada,ekvatorda hayatta kalmasını mümkün kılarΤα κρύα νερά τους επιτρέπουν να επιζήσουν στον Ισημερινό.
Soğuk su akıntıları onların burada,ekvatorda hayatta kalmasını mümkün kılarХолодные океанические течения позволяют им жить вблизи экватора.
Soğuk su akıntıları onların burada,ekvatorda hayatta kalmasını mümkün kılarהמים הקרים כאן מאפשרים .להם לשרוד באזור קו-המשווה
Soğuk su akıntıları onların burada,ekvatorda hayatta kalmasını mümkün kılarتسمح المياه الباردة لهم هنا للبقاء على خط الإستواء