‹‹Gad akıncıların saldırısına uğrayacak, Ama onların topuklarına saldıracak.迦 得 必 被 敵 軍 追 逼 、 他 卻 要 追 逼 他 們 的 腳 跟
‹‹Gad akıncıların saldırısına uğrayacak, Ama onların topuklarına saldıracak.迦得 必被 敵軍 追逼 、 他 卻要 追逼 他 們 的 腳跟
Galapagos'u bu kadar kurak yapan Humboldt akıntısı gücünü kaybeder ve kuzeyden gelen ılık suların önünü açarזרם 'המבולד' הקר ,הגורם ליובש בגאלאפאגוס ,מתיר את אחיזתו ומפנה את הדרך למים חמים .יותר מהצפון
Galapagos'u bu kadar kurak yapan Humboldt akıntısı gücünü kaybeder ve kuzeyden gelen ılık suların önünü açarتيار هامبولت البارد ذلك الذي يجعل غالاباغوس جافة جدا، يحلّ قبضته ويفسح المجال للماء الدافيء من الشمال
Galapagos'u saran bu akıntılar aynı zamanda Pasifik'in karşı kıyısından da canlıları bu kıyılara getirmektedirProudy, jež se sbíhají kolem Galapág, sem rovněž přivádí tvory z opačných konců Pacifiku.
Galapagos'u saran bu akıntılar aynı zamanda Pasifik'in karşı kıyısından da canlıları bu kıyılara getirmektedirΤα συγκλίνοντα ρεύματα που περικλείουν τα Γκαλαπάγκος... έφεραν πλάσματα απ'τις απέναντι ακτές του Ειρηνικού.
Galapagos'u saran bu akıntılar aynı zamanda Pasifik'in karşı kıyısından da canlıları bu kıyılara getirmektedirБлагодаря сильным течениям в этом районе появилось много морских обитателей из разных регионов Тихого океана.
Galapagos'u saran bu akıntılar aynı zamanda Pasifik'in karşı kıyısından da canlıları bu kıyılara getirmektedirמפגש הזרמים העוטף את הגאלאפאגוס הביא גם יצורים מהקצה השני .של האוקיאנוס השקט לחופים אלה
Galapagos'u saran bu akıntılar aynı zamanda Pasifik'in karşı kıyısından da canlıları bu kıyılara getirmektedirالتيارات المتلاقية التي تطوق غالاباغوس جلبت أيضا مخلوقات إلى هذه الشواطئ من النهايات المعاكسة للمحيط الهادي
Gazeteciler bu güç akın eğilimindedir.Os Jornalistas têm uma tendência para confluir para aqueles que estão no poder.
Gazeteciler bu güç akın eğilimindedir.Δημοσιογράφοι τείνουν να συρρέουν σ ' αυτά.
Gemiyi kullanan adam ya kötü bir denizci ya da akıntı kuzey yönünde daha hızlı. .Ha un cattivo navigatore o l'acqua scorre piu' velocemente magari verso l'alto.
Gemiyi kullanan adam ya kötü bir denizci ya da akıntı kuzey yönünde daha hızlı. .그는 나쁜 항해사이거나 급류를 타서 아마도 위 쪽으로 더 빨리 올라겠습니다.
Gemiyi kullanan adam ya kötü bir denizci ya da akıntı kuzey yönünde daha hızlı. .Може би е лош навигатор или водата се движи бързо надолу по течението
Gulf akıntısından faydalanarak Avrupa'ya yüzüyorlar.Bekerülnek a Golf-áramlatba. Egészen Európáig elmennek.
Gulf akıntısından faydalanarak Avrupa'ya yüzüyorlar.Chúng bơi vào dòng nước ở vùng Vịnh. Chúng đi tới khắp châu Âu.
Gulf akıntısından faydalanarak Avrupa'ya yüzüyorlar.Dia menuju Arus Teluk. Dan pergi ke Eropa.
Gulf akıntısından faydalanarak Avrupa'ya yüzüyorlar.Dostanou se do Golfského proudu a plavou až do Evropy.
Gulf akıntısından faydalanarak Avrupa'ya yüzüyorlar.Dostanú sa do Golfského prúdu a plávajú až do Európy.
Gulf akıntısından faydalanarak Avrupa'ya yüzüyorlar.Entran en la corriente del Golfo. Se van hasta Europa.
Gulf akıntısından faydalanarak Avrupa'ya yüzüyorlar.Entrano nella corrente del Golfo e arrivano fino in Europa.
Gulf akıntısından faydalanarak Avrupa'ya yüzüyorlar.Golf-virrassa aina Eurooppaan asti.
Gulf akıntısından faydalanarak Avrupa'ya yüzüyorlar.Ils empruntent le Gulf Stream et vont jusqu'en Europe.
Gulf akıntısından faydalanarak Avrupa'ya yüzüyorlar.Intră în curenţii din Golf. Se duc până în Europa.
Gulf akıntısından faydalanarak Avrupa'ya yüzüyorlar.이들은 멕시코 만의 해류를 타고 헤엄쳐서 유럽으로 갑니다.
Gulf akıntısından faydalanarak Avrupa'ya yüzüyorlar.Sie geraten in den Golfstrom und gehen den ganzen Weg nach Europa.
Gulf akıntısından faydalanarak Avrupa'ya yüzüyorlar.Zbierają się w Zatoce, potem mkną do Europy.
Gulf akıntısından faydalanarak Avrupa'ya yüzüyorlar.Ze komen in de Golfstroom terecht. Ze gaan tot in Europa.
Gulf akıntısından faydalanarak Avrupa'ya yüzüyorlar.Влизат по течението на залива (гълфстрийм) и стигат чак до Европа.
Gulf akıntısından faydalanarak Avrupa'ya yüzüyorlar.Он становится в течение залива. Он проходит все расстояние до Европы.
Gulf akıntısından faydalanarak Avrupa'ya yüzüyorlar.הם נכנסים לזרם המפרץ (הגולף) ומגיעים עד אירופה.
Gulf akıntısından faydalanarak Avrupa'ya yüzüyorlar.وتاتي عبر التيار الذي يصب في الخليج من اوروبا
Gulf akıntısından faydalanarak Avrupa'ya yüzüyorlar.嚟到墨西哥灣,跟住去歐洲
(gülüşmeler) "ve hiç akıntınız oluyor mu?"(nevetés) vagy "Észrevett valamiféle folyást?"
Gürültülü bir ofisteyseniz, bir kulaklık takın ve kuş sesleri, su akıntısı sesleri dinleyin.אם אתם עובדים במשרד רועש, הרכיבו זוג אוזניות והשמיעו שירת ציפורים או קול גשם קל,
Hafif AkıntıAjelehtivaa
Hafif AkıntıAlacsonyan fújó
Hafif AkıntıBaixa Velocidade
Hafif AkıntıDesplazamiento lento
Hafif AkıntıFaible dérive
Hafif AkıntıLaag opwaaiende
Hafif AkıntıLåga drivande
Hafif AkıntıLavtdrivende
Hafif AkıntıLehce vanoucí
Hafif AkıntıNiedrig ziehend
Hafif AkıntıNisko dryfujące
Hafif AkıntıNízke kolísajúce
Hafif AkıntıNizko drsenje
Hafif AkıntıUșor schimbător
Hafif AkıntıVaganti lentamente
Hafif AkıntıΧαμηλό ρεύμα
Hafif AkıntıБавна промяна
Hafif AkıntıПовільно дрейфуючий
Hafif AkıntıСнежные или песчаные заносы
Hafif Akıntıמרפף בגובה נמוך
Hafif Akıntıمنخفض الإنجراف
Hafif Akıntı低く吹き上げられたblowing
İdeal olmayan renk, bunu kırmızı renkte yapayım ki gerçekten uygun olsun. Bu üçgene akın.Lad os farve den rød, så det er tydeligt, at det er den trekant, vi skal kigge på.
İkinci olarak, iklim koşulları Kuzey Denizi’nden tuz oranı yüksek akıntılar getirmiştir.De TAC overschrijdt de aanbevolen grens met meer dan 100 % in sommige recente jaren.
İkinci olarak, iklim koşulları Kuzey Denizi’nden tuz oranı yüksek akıntılar getirmiştir.Drugič, zaradi podnebnih pogojev je iz Severnega morja pritekala zelo slana voda.