İkinci olarak, iklim koşulları Kuzey Denizi’nden tuz oranı yüksek akıntılar getirmiştir.For det andet betød de klimatiske forhold, at vand med højt saltindhold kom ind fra Nordsøen.
İkinci olarak, iklim koşulları Kuzey Denizi’nden tuz oranı yüksek akıntılar getirmiştir.In der Folgezeit wurden die Fischpopulationen immer größer.
İkinci olarak, iklim koşulları Kuzey Denizi’nden tuz oranı yüksek akıntılar getirmiştir.Po druhé, klimatické podmienky spôsobili vstupy veľmi slanej vody zo Severného mora.
İkinci olarak, iklim koşulları Kuzey Denizi’nden tuz oranı yüksek akıntılar getirmiştir.Segundo, as condições climáticas
İkinci olarak, iklim koşulları Kuzey Denizi’nden tuz oranı yüksek akıntılar getirmiştir.Za druhé, klimatické podmínky přinesly vysoce slanou vodu ze Severního moře.
‹‹İsrail halkına deyin ki, ‹Adamın erkeklik organında akıntı varsa, akıntı kirlidir.Govorita sinovom Izraelovim in jim recita: Če ima mož sluzotok iz mesa svojega, nečist je zaradi toka svojega.
‹‹İsrail halkına deyin ki, ‹Adamın erkeklik organında akıntı varsa, akıntı kirlidir.Hãy truyền cho dân Y-sơ-ra-ên rằng : Phàm người nam nào thân mình bị bịnh bạch trược , thì vì cớ đó bị ô_uế ;
‹‹İsrail halkına deyin ki, ‹Adamın erkeklik organında akıntı varsa, akıntı kirlidir.Hãy truyền cho dân Y-sơ-ra-ên rằng: Phàm người nam nào thân mình bị bịnh bạch trược, thì vì cớ đó bị ô uế;
‹‹İsrail halkına deyin ki, ‹Adamın erkeklik organında akıntı varsa, akıntı kirlidir.Hovorte synom Izraelovým a poviete im: Keby ktorýkoľvek muž tiekol zo svojho tela, nečistý je svojím tokom.
‹‹İsrail halkına deyin ki, ‹Adamın erkeklik organında akıntı varsa, akıntı kirlidir.Iedere man die aan een geslachtsziekte lijdt, is onrein.
‹‹İsrail halkına deyin ki, ‹Adamın erkeklik organında akıntı varsa, akıntı kirlidir.이스라엘 자손에게 고하여 이르라 누구든지 몸에 유출병이 있으면 그 유출병을 인하여 부정한 자라
‹‹İsrail halkına deyin ki, ‹Adamın erkeklik organında akıntı varsa, akıntı kirlidir.Mluvte synům Izraelským a rcete jim: Když by který muž trpěl tok semene z těla svého, nečistý bude.
‹‹İsrail halkına deyin ki, ‹Adamın erkeklik organında akıntı varsa, akıntı kirlidir.Parlez aux enfants d`Israël, et dites-leur: Tout homme qui a une gonorrhée est par là même impur.
‹‹İsrail halkına deyin ki, ‹Adamın erkeklik organında akıntı varsa, akıntı kirlidir.Talen till Israels barn och sägen till dem:
‹‹İsrail halkına deyin ki, ‹Adamın erkeklik organında akıntı varsa, akıntı kirlidir.Tal til Israeliterne og sig til dem: Når en Mand får Flåd fra sin Blusel, da er dette hans Flåd urent.
‹‹İsrail halkına deyin ki, ‹Adamın erkeklik organında akıntı varsa, akıntı kirlidir.untuk bangsa Israel. Apabila seorang laki-laki mengeluarkan lelehan karena sakit kelamin, lelehan itu najis
‹‹İsrail halkına deyin ki, ‹Adamın erkeklik organında akıntı varsa, akıntı kirlidir.דברו אל בני ישראל ואמרתם אלהם איש איש כי יהיה זב מבשרו זובו טמא הוא׃
‹‹İsrail halkına deyin ki, ‹Adamın erkeklik organında akıntı varsa, akıntı kirlidir.كلما بني اسرائيل وقولا لهم. كل رجل يكون له سيل من لحمه فسيله نجس.
‹‹İsrail halkına deyin ki, ‹Adamın erkeklik organında akıntı varsa, akıntı kirlidir.你 們 曉 諭 以 色 列 人 說 、 人 若 身 患 漏 症 、 他 因 這 漏 症 就 不 潔 淨 了
‹‹İsrail halkına deyin ki, ‹Adamın erkeklik organında akıntı varsa, akıntı kirlidir.你 們曉諭 以色列人 說 、 人 若 身患 漏症 、 他 因 這漏症 就 不 潔淨了
İsraillilerle savaşmak üzere öbür kentlerden akın akın Givaya geldiler.Ampak sinovi Benjaminovi se zbero iz svojih mest pri Gibei, da bi šli v boj zoper sinove Izraelove.
İsraillilerle savaşmak üzere öbür kentlerden akın akın Givaya geldiler.Beniamiţii au ieşit din cetăţile lor, şi s'au strîns la Ghibea, ca să lupte împotriva copiilor lui Israel.
İsraillilerle savaşmak üzere öbür kentlerden akın akın Givaya geldiler.bèn ra khỏi thành họ , và nhóm hiệp tại Ghi-bê - a đặng giao_chiến cùng_dân Y-sơ-ra-ên .
İsraillilerle savaşmak üzere öbür kentlerden akın akın Givaya geldiler.bèn ra khỏi thành họ, và nhóm hiệp tại Ghi-bê-a đặng giao chiến cùng dân Y-sơ-ra-ên.
İsraillilerle savaşmak üzere öbür kentlerden akın akın Givaya geldiler.Hanem egybegyûltek a Benjámin fiai a városokból Gibeába, hogy kimenjenek harczolni az Izráel fiaival.
İsraillilerle savaşmak üzere öbür kentlerden akın akın Givaya geldiler.I figli di Beniamino uscirono dalle loro città e si radunarono a Gàbaa per combattere contro gli Israeliti
İsraillilerle savaşmak üzere öbür kentlerden akın akın Givaya geldiler.도리어 각 성읍에서 기브아에 모이고 나가서 이스라엘 자손과 싸우고자 하니
İsraillilerle savaşmak üzere öbür kentlerden akın akın Givaya geldiler.Les Benjamites sortirent de leurs villes, et s`assemblèrent à Guibea, pour combattre les enfants d`Israël.
İsraillilerle savaşmak üzere öbür kentlerden akın akın Givaya geldiler.lež synovia Benjaminovi sa shromaždili z miest do Gibee, aby vyšli do boja proti synom Izraelovým.
İsraillilerle savaşmak üzere öbür kentlerden akın akın Givaya geldiler.Niin benjaminilaiset kokoontuivat kaupungeistaan Gibeaan lähteäksensä sotaan israelilaisia vastaan.
İsraillilerle savaşmak üzere öbür kentlerden akın akın Givaya geldiler.Nýbrž shromáždili se synové Beniamin z měst svých do Gabaa, aby vytáhli k boji proti synům Izraelským.
İsraillilerle savaşmak üzere öbür kentlerden akın akın Givaya geldiler.Og Benjaminiterne stævnede sammen fra deres Byer til Gibea for at drage i Kamp mod Israelitterne.
İsraillilerle savaşmak üzere öbür kentlerden akın akın Givaya geldiler.Og Benjamins barn kom sammen til Gibea fra alle sine byer for å dra i krig mot Israels barn.
İsraillilerle savaşmak üzere öbür kentlerden akın akın Givaya geldiler.Owszem zgromadzili się synowie Benjaminowi z miast swoich do Gabaa, aby walczyli przeciw synom Izraelskim.
İsraillilerle savaşmak üzere öbür kentlerden akın akın Givaya geldiler.pelo contrário, das suas cidades se ajuntaram em Gibeá, para saírem a pelejar contra os filhos de Israel:
İsraillilerle savaşmak üzere öbür kentlerden akın akın Givaya geldiler.sondern versammelten sich aus den Städten gen Gibea, auszuziehen in den Streit wider die Kinder Israel.
İsraillilerle savaşmak üzere öbür kentlerden akın akın Givaya geldiler.а собрались сыны Вениаминовы из городов в Гиву, чтобы пойти войною против сынов Израилевых.
İsraillilerle savaşmak üzere öbür kentlerden akın akın Givaya geldiler.и вениаминците се събраха от градовете си на Гавая, за да излязат на бой против израилтяните.
İsraillilerle savaşmak üzere öbür kentlerden akın akın Givaya geldiler.ויאספו בני בנימן מן הערים הגבעתה לצאת למלחמה עם בני ישראל׃
İsraillilerle savaşmak üzere öbür kentlerden akın akın Givaya geldiler.فاجتمع بنو بنيامين من المدن الى جبعة لكي يخرجوا لمحاربة بني اسرائيل.
İsraillilerle savaşmak üzere öbür kentlerden akın akın Givaya geldiler.便 雅 憫 人 從 他 們 的 各 城 裡 出 來 、 聚 集 到 了 基 比 亞 、 要 與 以 色 列 人 打 仗
İsraillilerle savaşmak üzere öbür kentlerden akın akın Givaya geldiler.便 雅憫人從 他 們 的 各 城裡 出來 、 聚集 到 了 基比亞 、 要與 以色列人 打仗
Japonya'ya doğru giden Kuroşiyo akıntısına kapılıp oralarda yaşamaya başladı.4ヶ月後には 三陸はるか沖合に移動しました
Japonya'ya doğru giden Kuroşiyo akıntısına kapılıp oralarda yaşamaya başladı.쿠로시오 해류로 가서 먹이사냥을 하다가
Japonya'ya doğru giden Kuroşiyo akıntısına kapılıp oralarda yaşamaya başladı.Nach einem Monat kam der Fisch in die Kuroshio-Strömung vor Japan und suchte nach Futter.
Japonya'ya doğru giden Kuroşiyo akıntısına kapılıp oralarda yaşamaya başladı.סוג של נכנסה לזרם קורושיו ליד יפן ורעתה שם.
Japonya'ya doğru giden Kuroşiyo akıntısına kapılıp oralarda yaşamaya başladı.نوع من دخلت الحالي Kuroshio الخروج من اليابان، وجابوا هناك.
Kanada'dan Körfez Akıntısı'na kadar.동부 낙엽수림 전체를 비옥하게 만들었습니다.
Kanada'dan Körfez Akıntısı'na kadar.מקנדה ועד מפרץ מקסיקו.
Kanada'dan Körfez Akıntısı'na kadar.ومن كندا نزولا حتى الخليج.
Kanada'dan Körfez Akıntısı'na kadar.ほんの数十年で生息数が 50億からゼロになったのです
Karanlık alanlar, lav akıntılarıdır.Zonele închise sunt scurgeri de lavă.
Kim akıntısı olan adamın bedenine dokunursa giysilerini yıkayacak, yıkanacak, akşama kadar kirli sayılacaktır.Ai đụng đến mình người bịnh bạch trược , phải giặt quần_áo mình , tắm trong nước , và bị ô_uế đến chiều_tối .
Kim akıntısı olan adamın bedenine dokunursa giysilerini yıkayacak, yıkanacak, akşama kadar kirli sayılacaktır.Ai đụng đến mình người bịnh bạch trược, phải giặt quần áo mình, tắm trong nước, và bị ô uế đến chiều tối.
Kim akıntısı olan adamın bedenine dokunursa giysilerini yıkayacak, yıkanacak, akşama kadar kirli sayılacaktır.A ten, kto by sa dotkol tela tečúceho, operie svoje rúcho, umyje sa vodou a bude nečistý až do večera.
Kim akıntısı olan adamın bedenine dokunursa giysilerini yıkayacak, yıkanacak, akşama kadar kirli sayılacaktır.Celui qui touchera sa chair lavera ses vêtements, se lavera dans l`eau, et sera impur jusqu`au soir.
Kim akıntısı olan adamın bedenine dokunursa giysilerini yıkayacak, yıkanacak, akşama kadar kirli sayılacaktır.Cine se va atinge de trupul lui, să-şi spele hainele, să se scalde în apă, şi va fi necurat pînă seara.
Kim akıntısı olan adamın bedenine dokunursa giysilerini yıkayacak, yıkanacak, akşama kadar kirli sayılacaktır.den, der rører ved en. der lider af Flåd, skal tvætte sine Klæder og bade sig i Vand og være uren til Aften.
Kim akıntısı olan adamın bedenine dokunursa giysilerini yıkayacak, yıkanacak, akşama kadar kirli sayılacaktır.Hetzelfde geldt voor allen die hem aanraken.
Kim akıntısı olan adamın bedenine dokunursa giysilerini yıkayacak, yıkanacak, akşama kadar kirli sayılacaktır.유출병 있는 자의 몸에 접촉하는 자는 옷을 빨고 물로 몸을 씻을 것이며 저녁까지 부정하리라