Ve bu akım da derin denizaltı akımı "Cromwell"ガラパゴス周辺で海面へ浮上をします
Ve bu akımdan ışık bile kaçamazdı.Dan bahkan cahaya sekalipun tidak bisa menghindar dari aliran ini.
Ve bu akımdan ışık bile kaçamazdı.Dokonce ani světlo by nedokázalo tomuto proudu uniknout.
Ve bu akımdan ışık bile kaçamazdı.E mesmo a luz não conseguiria escapar desta corrente.
Ve bu akımdan ışık bile kaçamazdı.En zelfs licht zou niet uit deze vloedgolf kunnen ontsnappen.
Ve bu akımdan ışık bile kaçamazdı.E persino la luce non sarebbe sfuggita a questa corrente.
Ve bu akımdan ışık bile kaçamazdı.És még a fény sem tudna kiszökni egy ilyen áramlatból.
Ve bu akımdan ışık bile kaçamazdı.Et même la lumière ne pourrait pas échapper à ce courant.
Ve bu akımdan ışık bile kaçamazdı.빛조차도 이 흐름에서 벗어나지 못하게 되고,
Ve bu akımdan ışık bile kaçamazdı.Nawet światło by jej nie uciekło.
Ve bu akımdan ışık bile kaçamazdı.Nici lumina n-ar scăpa acestui torent.
Ve bu akımdan ışık bile kaçamazdı.Selbst Licht würde diesem Strom nicht entrinnen.
Ve bu akımdan ışık bile kaçamazdı.Và ngay cả ánh sáng cũng không thoát khoải dòng chảy này.
Ve bu akımdan ışık bile kaçamazdı.Y ni la luz podría escapar de esta corriente.
Ve bu akımdan ışık bile kaçamazdı.Και ούτε το φως δεν θα μπορούσε να ξεφύγει από αυτή τη ροή.
Ve bu akımdan ışık bile kaçamazdı.И даже свет не может избежать этого "утекания".
Ve bu akımdan ışık bile kaçamazdı.И дори светлината не би могла да избяга този поток.
Ve bu akımdan ışık bile kaçamazdı.І навіть світло не може уникнути цього потоку.
Ve bu akımdan ışık bile kaçamazdı.אפילו אור לא יוכל לברוח מהסחף הזה.
Ve bu akımdan ışık bile kaçamazdı.و لن يستطيع الضوء نفسه الفرار.
Ve bu akımdan ışık bile kaçamazdı.光も他のあらゆるものと同様
Ve bu akım, elektrik akımı, evinizin içinde olduğu gibi, elektronlar tarafından taşınır.Dieser Stromfluss, elektrischer Strom, wird von Elektronen übertragen, genau wie z.B. in Ihrem Haus.
Ve bu akım, elektrik akımı, evinizin içinde olduğu gibi, elektronlar tarafından taşınır.Een stroom van elektronen, net als in jullie huis enzovoort.
Ve bu akım, elektrik akımı, evinizin içinde olduğu gibi, elektronlar tarafından taşınır.그리고 그 전류는 여러분의 집이나 다른 곳에서와 마찬가지로 전자에 의에 옮겨집니다.
Ve bu akım, elektrik akımı, evinizin içinde olduğu gibi, elektronlar tarafından taşınır.Quella corrente elettrica è trasportata da elettroni, proprio come avviene nelle vostre case.
Ve bu akım, elektrik akımı, evinizin içinde olduğu gibi, elektronlar tarafından taşınır.Și acest curent, curent electric, este transportat prin electroni, la fel ca în casa dvs. și așa mai departe.
Ve bu akım, elektrik akımı, evinizin içinde olduğu gibi, elektronlar tarafından taşınır.И този ток, електрически ток, се пренася от електроните, също както в дома ви, и така нататък.
Ve bu akım, elektrik akımı, evinizin içinde olduğu gibi, elektronlar tarafından taşınır.И этот поток, электрический ток, переносится электронами, точно так же, как у вас дома, ну и всё такое.
Ve bu akım, elektrik akımı, evinizin içinde olduğu gibi, elektronlar tarafından taşınır.І цей струм, електричний струм, переноситься електронами, так само, як у вас удома, і тому подібне.
Ve bu akım, elektrik akımı, evinizin içinde olduğu gibi, elektronlar tarafından taşınır.והזרם הזה, זרם חשמלי, נישא על ידי אלקטרונים, בדיוק כמו אצלכם בבית.
Ve bu akım, elektrik akımı, evinizin içinde olduğu gibi, elektronlar tarafından taşınır.هذا التيار الكهربائي ، تحمله الالكترونات ، تماما كما في بيتك ، وهلم جرا.
Ve bu akım, elektrik akımı, evinizin içinde olduğu gibi, elektronlar tarafından taşınır.電子によって運ばれます。 実際にゲート電極に電圧をかけると、流れる電流が増え、
Ve bu da bir İngiliz hava dağıtıcısı. Yumuşakça hareket edip odadaki hava akımını sağlıyor.A toto je anglický vrbový vzduchový rozprašovač, který se polehoučku pohybuje jako proud vzduchu po místnosti.
Ve bu da bir İngiliz hava dağıtıcısı. Yumuşakça hareket edip odadaki hava akımını sağlıyor.En dit is een Engelse wilgen lucht zuivering. en die verplaatst zachtjes de luchtstroom door de ruimte.
Ve bu da bir İngiliz hava dağıtıcısı. Yumuşakça hareket edip odadaki hava akımını sağlıyor.Y esto es un difusor de aire hecho de sauce inglés. que mueve suavemente esa corriente de aire por el salón.
Ve bu evrimimizin-- bir kaç yüz-bin-yıl, 150 000 yıllık-- ikinci büyük akımı oldu.그것은 두번째로 거대한 -- 20만년 간의, 또는 15만년 간의 -- 우리 인류 진화의 흐름이었습니다.
Ve bu evrimimizin-- bir kaç yüz-bin-yıl, 150 000 yıllık-- ikinci büyük akımı oldu.A to byl druhý velký -- několik stovek tisíc let, 150 000 let starý -- proud evoluce.
Ve bu evrimimizin-- bir kaç yüz-bin-yıl, 150 000 yıllık-- ikinci büyük akımı oldu.Ce fut le deuxième grand -- 200 000 ans, 150 000 ans -- courant de notre évolution.
Ve bu evrimimizin-- bir kaç yüz-bin-yıl, 150 000 yıllık-- ikinci büyük akımı oldu.Dan itu telah menjadi gelombang besar kedua -- beberapa ratus ribu tahun, 150.000 tahun -- aliran evolusi.
Ve bu evrimimizin-- bir kaç yüz-bin-yıl, 150 000 yıllık-- ikinci büyük akımı oldu.Dat is de tweede grote, een paar honderdduizend jaar durende, stroom van onze evolutie.
Ve bu evrimimizin-- bir kaç yüz-bin-yıl, 150 000 yıllık-- ikinci büyük akımı oldu.E essa foi a segunda — há 100 000 ou 150 000 anos — grande corrente na nossa evolução.
Ve bu evrimimizin-- bir kaç yüz-bin-yıl, 150 000 yıllık-- ikinci büyük akımı oldu.E questa fu la seconda grande - 200 mila, 150 mila anni fa - corrente della nostra evoluzione.
Ve bu evrimimizin-- bir kaç yüz-bin-yıl, 150 000 yıllık-- ikinci büyük akımı oldu.És ez volt a második, nagy pár százezer, illetve 150.000 éves áramlata evolúciónknak.
Ve bu evrimimizin-- bir kaç yüz-bin-yıl, 150 000 yıllık-- ikinci büyük akımı oldu.I to był drugi wielki, kilkuset tysięczny, 150,000-letni... przepływ naszej ewolucji.
Ve bu evrimimizin-- bir kaç yüz-bin-yıl, 150 000 yıllık-- ikinci büyük akımı oldu.Și acela a fost al doilea mare -- de două sute de mii, 150.000 de ani -- flux al evoluției noastre.
Ve bu evrimimizin-- bir kaç yüz-bin-yıl, 150 000 yıllık-- ikinci büyük akımı oldu.Und das war der zweite große - etwa 150.000 - 200.000 Jahre andauernde - Evolutionszyklus.
Ve bu evrimimizin-- bir kaç yüz-bin-yıl, 150 000 yıllık-- ikinci büyük akımı oldu.Y ese ha sido el segundo gran flujo -hace un par de cientos de milenios, 150 000 años- de nuestra evolución.
Ve bu evrimimizin-- bir kaç yüz-bin-yıl, 150 000 yıllık-- ikinci büyük akımı oldu.Και αυτό υπήρξε το δεύτερο μεγάλο -- περίπου εκατό με εκατόν πενήντα χιλιάδες έτη -- εξελικτικό μας ρεύμα.
Ve bu evrimimizin-- bir kaç yüz-bin-yıl, 150 000 yıllık-- ikinci büyük akımı oldu.И това бил вторият голям -- преди няколко стотин хиляди години, 150 000 години -- поток на нашата еволюция.
Ve bu evrimimizin-- bir kaç yüz-bin-yıl, 150 000 yıllık-- ikinci büyük akımı oldu.И это был второй большой - почти двести тысяч лет, 150 000-летний период нашей эволюции.
Ve bu evrimimizin-- bir kaç yüz-bin-yıl, 150 000 yıllık-- ikinci büyük akımı oldu.וזה היה הגל הגדול השני -- לפני כ-100,000, 150,000 שנה -- של רצף האבולוציה שלנו.
Ve bu evrimimizin-- bir kaç yüz-bin-yıl, 150 000 yıllık-- ikinci büyük akımı oldu.وذلك قد كان التيار العظيم الثاني -- بضع مئات آلاف السنين، 150 ألف سنة -- من التطور.
Ve bu evrimimizin-- bir kaç yüz-bin-yıl, 150 000 yıllık-- ikinci büyük akımı oldu.第二の大きな波で 15万~20万年前のことです 環境を変えることで
Ve dolayısıyla, bu konuda 2 farklı akım göreceğiz diye düşünüyorum.¿Cómo podemos avanzar en esta revolución, dado nuestro nivel de producción, el estado de nuestra ciencia y
Ve dolayısıyla, bu konuda 2 farklı akım göreceğiz diye düşünüyorum.걸 말하는게 아니죠. (웃음)
Ve dolayısıyla, bu konuda 2 farklı akım göreceğiz diye düşünüyorum.Podľa môjho názoru sa v tejto súvislosti staneme svedkami dvoch tendencií.
Ve dolayısıyla, bu konuda 2 farklı akım göreceğiz diye düşünüyorum.(Râsete)
Ve dolayısıyla, bu konuda 2 farklı akım göreceğiz diye düşünüyorum.Ryssland, Kina, Pakistan, Iran.
Ve dolayısıyla, bu konuda 2 farklı akım göreceğiz diye düşünüyorum.(Смех)
Ve dolayısıyla, bu konuda 2 farklı akım göreceğiz diye düşünüyorum.בתור המחסל מ"שליחות קטלנית". (צחוק)