akımı ile cümle
akımı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
İspanyol Neoklasizm Akımının en önemli yazarıdır.É o mais importante autor dramático da escola neoclássica espanhola.
Böylece eser gerçekçilik akımına daha da yaklaştı.Por isso vamos usar uma representação mais próxima da realidade.
Günümüzde bu metot Scientology adında bir din akımına dönüşmüştür.Finalmente ela se tornou uma sé metropolita sob Diógenes.
1980 sonrası ise dönemin akımı olan video için çekilen pek çok filmde rol almıştır.E aqui estamos nós, centena de anos depois, filmando um vídeo musical em seu túmulo.
Renal kan akımını ve glomerüler filtrasyon hızını azaltır.Rim: diminui fluxo sanguíneo e taxa de filtração glomerular.
Güneye akan sular, Brezilya akımını oluşturan batı sınırını oluşturur.O verdadeiro sentido de brasilidade é a Marcha para o Oeste.
Favista akımından Matisse ve Raoul Dufy'den örnekler var.Da corrente fovista, há exemplares de Matisse e Raoul Dufy.
L'atelier collectif expérimental adlı sanat akımını kurdu.Hij richtte er l’atelier collectif expérimental op.
Bu, dünyanın tüm nehirlerinin toplam akımının yaklaşık 100 katıdır.Dit is 100 keer de stroom van alle rivieren van de wereld.
Müslüman Punklar genellikle Straight Edge akımına dahildirler.Een X op de handen staat meestal voor straight edge.
Gelecekçilik akımını benimsedi.Hij was aangesloten bij AV Toekomst.
Bu harekete "Elektrik Akımı" denir.Men noemde dat een 'Running Power'.
3 Eylül - İsveç'te motorlu araç trafiği akımı soldan sağa geçti.Op 3 september 1967 schakelde Zweden over van het links rijden naar het rechts rijden.
Amerikan realizm akımında eserler verdiği kabul edilir.Zijn werk wordt gerekend tot het Amerikaans realisme.
Alternatif akımın gerilimi bilindiği gibi transformatörlerle arttırılabilir veya azaltılabilir.Met behulp van een transformator kan wisselspanning omhoog of omlaag getransformeerd worden.
Kendisi Burlesque akımına adamıştı.Zij rekende zich zelf bij de Burghers.
Fırtına ve Coşku akımının merkezi, Straβburg, Göttingen ve Main kıyısındaki Frankfurt şehri olmuştur.De Sturm und Drang-beweging krijgt al snel voet aan de grond in Straatsburg, Göttingen en Frankfurt am Main.
Bu akımı benimseyenler ağır zulme uğruyorlardı.Het waren echter de (land)arbeiders die het meest te lijden hadden.
Elektriksel ışıma, elektrik akımı tarafından uyarılan ışık yayılımıdır.Elektrisch licht is licht dat door elektriciteit opgewekt wordt.
Onun takipçileri ve kendisinin oluşturduğu siyasi akımın adı da bu adla anıldı.Door diegenen die hem en zijn roversbende kenden, werd hij ook met dergelijke woorden omschreven.
Böylece eser gerçekçilik akımına daha da yaklaştı.Deze laatste versie komt wat dichter bij de waarheid.
Bu yapıtlar, genelde izlenimci akımın etkisindedir.Deze werken zijn veelal impressionistisch van stijl.
Hurûfi akımı bir sıra eylemle başkentteki sosyal barışa aksi etkiler yapmıştı.De Haagse Dierentuin kreeg zo onbedoeld een extra sociaal nut voor de Haagse samenleving.
Bu sebepten elektromanyetik için temel birim elektrik yükü değil, elektrik akımıdır.Daardoor is waterstof geen energiebron, maar een energiedrager.
Keşif, ilham ve sezgi bu felsefi akımın temel unsurlarıdır.Plaats, snelheid en versnelling zijn de basisbegrippen in de kinematica.
Bu sayede daha iyi bir hava akımı sağlanır ve tuvalet kokusu azalır.Usprawnia to przepływ powietrza i ogranicza nieprzyjemny zapach toalety.
Bu akımı benimseyenler ağır zulme uğruyorlardı.Są to jednostki, które przyciągnęło jakieś (często przypadkowe) wydarzenie.
Naturalizm akımının temsilcisidir.Był przedstawicielem naturalizmu.
Bu Noether teoremi ile her tür simetri için bir birleşik muhafaza akımı var olduğunu belirtmiştir.Zgodnie z twierdzeniem Noether dla każdej symetrii istnieje prawo zachowania jakiejś wielkości.
Albümün çıkışı, grubun popülaritesini yurtdışına taşıyan Kore Akımının yükselmesi ile aynı döneme rastladı.Album był zbliżony brzmieniowo do popularnej wówczas za granicą grupy The Police.
1960'larda Students for a Democratic Society ve Vietnam Savaşı karşıtı akımın içinde yer almıştır.W latach 60. aktywista organizacji Students for a Democratic Society oraz ruchu antywojennego.
Bu düşünce akımının babası olarak John Locke gösterilmektedir.Prekursorem takiego sposobu myślenia był John Locke.
Gazların aksine, plazmalar elektrik akımını iletirler.Jak plastyki przewodzą prąd elektryczny?
Manyetik akımın SI birim sistemindeki karşılığı olan weber Wb, onun anısına, Alman fizikçinin adını taşır.Na jego cześć jednostkę strumienia magnetycznego w układzie SI nazwano weberem.
Modernizm akımının temsilcilerinden biri olmuştur.Był uznawany za przedstawiciela modernizmu.
Üç yıl sonra, gerçekçi sanatçıların Peredvijniki (Gezginler) akımı, Akademizm'e karşı başkaldırdı.Trzy lata później pieriedwiżnicy zbuntowali się przeciwko akademizmowi.
Pablo Picasso ile Kübizm akımını başlatmıştır.Pablo Picasso zapoczątkowuje kubizm.
Romanda romantizm akımının etkisi görünür.Wczesne dzieła wykazują wpływ romantyzmu.
Preromantikler denen bir grup Romantik, 19. Yüzyılda bu akimi bicimlendirmeye calistilar.Niektórzy kompozytorzy romantyczni XIX wieku stosowali ten instrument w utworach symfonicznych.
Bu tür çözeltiler elektrik akımını iletmezler.Łączniki takie nie są zabezpieczeniami elektrycznymi.
Elektrik akımı birimi Amper onun adına ithafen verilmiştir.Od jego nazwiska jednostkę natężenia prądu elektrycznego nazwano amper.
Bu akımın dünyadaki en büyük temsilcisi İngiltere'deki Sosyalist İşçi Partisi (SWP)dir.Główny trzon międzynarodówki tworzy Socjalistyczna Partia Robotnicza (SWP) w Wielkiej Brytanii.
1752 - Benjamin Franklin, uçurtma deneyi ile yıldırımın elektrik akımı olduğunu ispatladı.1752 – Benjamin Franklin udowodnił, że piorun jest zjawiskiem elektrycznym.
Akarsularda akımın en yüksek olduğu ay Mart, en az olduğu ay da Ağustos'tur.Największe opady występują w drugiej połowie lata, najmniejsze w lutym–marcu.
Müslüman Punklar genellikle Straight Edge akımına dahildirler.Zazwyczaj utwory tego gatunku nawiązują do muzyki IDM.
Bu sanat akımının özünde Sanat toplum içindir anlayışı vardır.Czy ten artykuł sprawia, że rozumiemy życie społeczne?
Genellikle tek bir tel kullanılır ve geri dönüş akımı parça boyunca akmaktadır. ^ "Solaris Urbino".Z powodu zwężenia pudła Alpino ma zupełnie inny układ siedzeń. Osobny artykuł: Solaris Urbino.
Hisarcılar akımının kurucusu.Poradnik dla ekonomistów.
Kendisi Alman Edebiyat akımı Grup 47 üyesidir.Han ingick i den tyska litterära sammanslutningen Gruppe 47.
Akımın adının da bu bakış açısından geldiği sanılmaktadır.Naturligtvis kommer du att tro att det var därifrån jag fick mitt namn.
3 Eylül - İsveç'te motorlu araç trafiği akımı soldan sağa geçti.3 september 1967: Sverige går över till högertrafik.
Tina ve Bette aralarındaki çekimin akımına kapılırlar.Tina och Bette hittar tillbaka till varandra.
Sir John Leslie bir hava akımının soğutma etkisinin kendi hızıyla yükseldiğini 1804'te gözlemledi.Den skotske fysikern John Leslie observerad 1804 att kyleffekten av en luftström ökar med vindens hastighet.
Nu metal akımının başlangıcı ise, şüphesiz Korn'un demo kaydıyla olmuştur.I dag är bollarna för real tennis tillverkade med en kärna av kork.
Bu, dünyanın tüm nehirlerinin toplam akımının yaklaşık 100 katıdır.Dess massa är mer än alla Europas floder tillsammans.
J-Rock, genel anlayış olarak Visual kei akımına dahildir.Det bästa är kanske att kalla det J-Visual rock.
Gorgoroth ve Mayhem'le birlikte black metal akımının önemli gruplarından olmuşlardır.Darkthrone och Mayhem skapade några av black metals viktigaste alster.
Navier-Stokes denklemleri çözmesi çok zor olan akışkan akımını kapsayan denklemlerdir.Under vilka omständigheter har Navier-Stokes ekvationer lösningar?
Bu düşünce akımının babası olarak John Locke gösterilmektedir.Dessa rättighetsidéer har sitt upphov hos John Locke.
Aynı dönemde, Roma Barok akımı ortaya çıkmaktadır.I samma ögonblick dyker fröken Kron upp.