Çok akıllıca bir şey yaptılar ve "Okuyabiliyor musun" diye sordular.وكان الطفل ما زال هناك. فعملوا شيئاً ذكياً جداً سألوا الطفل "هل تستطيع القراءة؟" اجاب الطفل "لا"
Çok akıllıca bir şey yaptılar ve "Okuyabiliyor musun" diye sordular.「字が読めるかい」と聞いたら 「よめないよ」とその子は答えました 「ちょっとまってよ
Çok akıllıca hareket ettiklerini, paralarına bir yılda %31 getiri sağlayabileceklerini düşünüyorlardı.Myslel si, že byl génius. Půjčil tyhle peníza a dostával úrok 31%.
Daniel Babilin bilgelerini öldürmeye giden kralın muhafız birliği komutanı Aryokla bilgece, akıllıca konuştu.왕의 시위대 장관 아리옥이 바벨론 박사들을 죽이러 나가매 다니엘이 명철하고 슬기로운 말로
Daniel Babilin bilgelerini öldürmeye giden kralın muhafız birliği komutanı Aryokla bilgece, akıllıca konuştu.באדין דניאל התיב עטא וטעם לאריוך רב טבחיא די מלכא די נפק לקטלה לחכימי בבל׃
Daniel Babilin bilgelerini öldürmeye giden kralın muhafız birliği komutanı Aryokla bilgece, akıllıca konuştu.حينئذ اجاب دانيال بحكمة وعقل لأريوخ رئيس شرط الملك الذي خرج ليقتل حكماء بابل.
Daniel Babilin bilgelerini öldürmeye giden kralın muhafız birliği komutanı Aryokla bilgece, akıllıca konuştu.王 的 護 衛 長 亞 略 出 來 、 要 殺 巴 比 倫 的 哲 士 、 但 以 理 就 用 婉 言 回 答 他
Daniel Babilin bilgelerini öldürmeye giden kralın muhafız birliği komutanı Aryokla bilgece, akıllıca konuştu.王 的 護衛長亞 略 出來 、 要 殺 巴比倫 的 哲士 、 但以理 就 用 婉言 回答 他
Dolayısıyla bu da akıllıca, ama zayıf.Așa că sunt inteligenți, dar săraci.
Dolayısıyla bu da akıllıca, ama zayıf.Dus ze zijn slim, maar arm.
Dolayısıyla bu da akıllıca, ama zayıf.Ils sont donc intelligents, mais pauvres.
Dolayısıyla bu da akıllıca, ama zayıf.이런 사람들은 약지만 안됬습니다.
Dolayısıyla bu da akıllıca, ama zayıf.Oni so pametni, vendar revni.
Dolayısıyla bu da akıllıca, ama zayıf.Por lo que son inteligentes, pero pobres.
Dolayısıyla bu da akıllıca, ama zayıf.Qundi sono intelligenti, ma scarsi.
Dolayısıyla bu da akıllıca, ama zayıf.Så de er kloge, men fattige.
Dolayısıyla bu da akıllıca, ama zayıf.Sie sind also schlau, aber arm.
Dolayısıyla bu da akıllıca, ama zayıf.Thành ra họ cũng thông minh nhưng vẫn nghèo.
Dolayısıyla bu da akıllıca, ama zayıf.Więc są sprytni, ale biedni.
Dolayısıyla bu da akıllıca, ama zayıf.Έτσι είναι έξυπνοι, αλλά κακοί.
Dolayısıyla bu da akıllıca, ama zayıf.Они остаются умными, но бедными.
Dolayısıyla bu da akıllıca, ama zayıf.Так, вони розумні, але бідні.
Dolayısıyla bu da akıllıca, ama zayıf.Те са умни, но бедни.
Dolayısıyla bu da akıllıca, ama zayıf.אז הם חכמים, אבל עניים.
Dolayısıyla bu da akıllıca, ama zayıf.إنّهم أذكياء، لكن فقراء.
Dolayısıyla bu da akıllıca, ama zayıf.(笑)
Domuzlara yedirmek çok daha akıllıca.C'est bien mieux de la donner aux cochons.
Domuzlara yedirmek çok daha akıllıca.Det är mycket bättre att ge det till grisar.
Domuzlara yedirmek çok daha akıllıca.E mult mai bine să le dăm porcilor.
Domuzlara yedirmek çok daha akıllıca.Es ist viel besser, ihn an Schweine zu verfüttern.
Domuzlara yedirmek çok daha akıllıca.Je teda oveľa lepšie kŕmiť ním prasatá.
Domuzlara yedirmek çok daha akıllıca.줄일 수 있습니다. 돼지들에게 주는게 훨씬 좋다는거죠.
Domuzlara yedirmek çok daha akıllıca.Lepiej już karmić nimi świnie.
Domuzlara yedirmek çok daha akıllıca.Sería mucho mejor dárselo a los cerdos.
Domuzlara yedirmek çok daha akıllıca.Είναι πολύ καλύτερα να ταΐζουμε με αυτό τα γουρούνια.
Domuzlara yedirmek çok daha akıllıca.Лучше уж скармливать их свиньям.
Domuzlara yedirmek çok daha akıllıca.Много по-добре е да го даваме на прасетата.
Domuzlara yedirmek çok daha akıllıca.לטון של פסולת מזון. מוטב להאכיל בה חזירים.
Domuzlara yedirmek çok daha akıllıca.لكل طن من مخلفات الطعام. إن هذا أفضل بكثير من اطعامها للخنازير.
Domuzlara yedirmek çok daha akıllıca.第二次世界大戦中には きちんとやっていました(笑)
Dünya Kaynaklarının Akıllıca YönetimiA Föld erőforrásaival való intelligens gazdálkodás
Dünya Kaynaklarının Akıllıca YönetimiDas intelligente Management der Ressourcen der Erde
Dünya Kaynaklarının Akıllıca YönetimiDen intelligenta förvaltningen av Jordens resurser
Dünya Kaynaklarının Akıllıca YönetimiHet intelligent beheren van de aardse bronnen
Dünya Kaynaklarının Akıllıca YönetimiInteligentne Zarządzanie Ziemskimi Zasobami
Dünya Kaynaklarının Akıllıca YönetimiInteligentní správa zdrojů Země
Dünya Kaynaklarının Akıllıca YönetimiLA GESTIONE INTELLIGENTE DELLE RISORSE TERRESTRI
Dünya Kaynaklarının Akıllıca YönetimiMaapallon resurssien älykäs hallinointi
Dünya Kaynaklarının Akıllıca YönetimiManagementul inteligent al resurselor Pământului
Dünya Kaynaklarının Akıllıca YönetimiRazumno vodenje Zemeljskih virov
Dünya Kaynaklarının Akıllıca YönetimiΗ Έξυπνη Διαχείρηση των Πόρων της Γης
Dünya Kaynaklarının Akıllıca YönetimiИнтелигентно управление на земните ресурси
Dünya Kaynaklarının Akıllıca YönetimiРазумное управление ресурсами Земли
Dünya Kaynaklarının Akıllıca Yönetimiالإدارة الذكية لموارد الكرة الأرضية
Durdu ve "Ama bana ihanet edersen," o "Ben doğrudan yapmak yerine getirmemeleri halinde," dedi. akıllıca Mr."De ha elárul engem", mondta, "ha nem tedd, amit direkt Önnek -" Elhallgatott, megérintette Mr.
Durdu ve "Ama bana ihanet edersen," o "Ben doğrudan yapmak yerine getirmemeleri halinde," dedi. akıllıca Mr.그는 일시 중지 - "하지만 당신이 날 배신한다면,"그는 "당신이 내가 당신을 직접적으로하지 않을 경우"고 말했다
Durdu ve "Ama bana ihanet edersen," o "Ben doğrudan yapmak yerine getirmemeleri halinde," dedi. akıllıca Mr."Toda, če me izda," je rekel, "če ne storite, kot sem si neposredno -" se je ustavil, in potrkal rame G.
Durdu ve "Ama bana ihanet edersen," o "Ben doğrudan yapmak yerine getirmemeleri halinde," dedi. akıllıca Mr.واضاف "لكن اذا كنت تخون لي" ، قال : "إذا فشلت في القيام به كما قلت لك مباشرة -- واضاف" انه توقف و
Durdu ve "Ama bana ihanet edersen," o "Ben doğrudan yapmak yerine getirmemeleri halinde," dedi. akıllıca Mr.スマート氏はマーベルの肩を叩く。氏はマーベルは、AT恐怖の悲鳴を与えた
Eğer hedef yok edilirse tekrar tırman, art brülörü akıllıca kullan ve sonraki hedefini seç.Je-li cíl zničen, vystoupejte zpět nahoru pomocí přídavného spalování a začněte hledat další cíl.