akıbet ile cümle
akıbet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Çünkü onlar hakkı ve akıbeti düşünmeyen anlayışsız bir kavimdirler.Your two hundred men would defeat their two thousand; the unbelievers have no understanding.
Bak işte uyarılanların akıbeti nasıl oldu.Consider the fate of those who (rejected) Our warnings!
Uyarılanların akıbetine dikkat et.Consider the fate of those who (rejected) Our warnings!
Seni biz rızıklandırırız. Güzel akibet takva sahiplerinindir.It is We who provide for you, and the best end is that of righteousness.
Eski Yugoslavya'daki savaşlarda 40.000'den fazla insanın akıbeti bilinmezler listesine kaydedildi.More than 40,000 people went missing after the wars in the former Yugoslavia.
Kozarac'ta, yüzlerce Boşnak Sırpların elinde can verdi ve binlercesinin akıbeti bilinmiyor.In Kozarac, hundreds of Bosniaks died at the hands of Serbs, and thousands remain unaccounted for.
Kıymetli heykelciğin savaş sonrası akıbeti ise daha da kötü oldu.The precious statuette's post-war life was even more dramatic.
Fakat binlerce insanın akıbeti bilinmiyor ve öldüklerine inanılıyor.But thousands of others are still unaccounted for and are believed dead.
Mungiu: Altın Palmiye almasaydı akibetinin farklı olacağı açık.Mungiu: It is obvious that without Palme d'Or, its fate would have been different.
Eski Yugoslavya'dan kalmış, Mihayloviç'in akıbetinin ne olduğuna dair hiçbir resmi belge bulunmuyor.No official documents exist from the former Yugoslavia about how Mihailovic met his end.
Sınırdışı edilen kurbanların akibeti ise bilinmiyor.The fate of the deported victims is unknown.
Ayrıca tüm kayıpların akibetlerinin belirlenmesi için kayıp kişiler sorununu da ele alıyoruz.Also, we've opened the issue of missing persons in order to [determine] the fate of all.
Ivanoviç, görüşülecek ilk konunun kayıp ve kaçırılan kişilerin akıbeti olacağını belirtti.He said the first topic to be discussed should be the fate of missing and kidnapped people.
Kaçıranların akıbetiAbductor trials
10. ayette ise işkencecilerin akıbetinden bahsedilmektedir:Then it mentioned the fate of torturers in verses 8 to 10:
Geri dönmeyen yolcuların çoğunun akıbeti doğrulanmadı.The fate of most of the unreturned passengers has not been confirmed.
Dedi ki: Bu âkıbeti düşünmekle mümkün olur.Ungläubig antworte er: „Das ist unmöglich.
Arkasından, Philadelphia limanına bağlı, Kaptan O'Brien'in Dauphin'i de aynı akıbete uğradı.Später wurde auch das Schiff Dauphin des Kapitäns O'Brien aus Philadelphia geentert.
Ankara'da bulunanlar da aynı akıbete düştüler.In Ankara kam es ebenfalls zu Krawallen.
Bu çocuğun akıbeti bilinmemektedir.Er ist befriedigt, dass der Junge ihn nicht versteht.
O yüzden Cudana kesik başa gider ve kayıp oğlunun akıbetini sorar.Sie beginnt an Gott zu glauben und möchte weiteren Kontakt mit dem Retter ihres Kindes.
Bir yıl sonra Byzantion'daki Pers garnizonu da aynı akıbete uğradı.Zugleich sollte das byzantinische Amt des Tribunen bald verschwinden.
David'in akıbeti bilinmemekle birlikte, 11 Aralık 1811'de Norfolk'da öldüğünü gösteren bazı deliller vardır.Bien qu'on ignore le sort de David, il est plus que probable qu'il soit mort à Norfolk le 11 décembre 1811.
Akıbeti bilinmiyır.Même inconsciemment.
İkinci keşif grubunun akıbeti de ilkinden farklı olmadı.L'uniforme des sous-officiers du 2e éclaireurs ne diffère pas beaucoup de celui de la troupe.
Akıbeti bilinmemektedir ancak büyük ihtimal yaşamaktadır.De quoi, on ne sait pas trop, mais l'espoir fait vivre.
İsakios ise oğlunun akıbetine çok üzülüp oğlunun ölümünden sonra fazla yaşamadı.Pendant ce temps, l'ourse est inconsolable après la mort de son petit.
Albümün akıbeti henüz bilinmiyor.El nombre del álbum aún se desconoce.
III. Murşili'nin akıbeti konusunda başka bir bilgi yoktur.C., no se conocen más noticias sobre Licinio Craso.
Akıbeti bilinmemektedir.Pensar sin certezas.
2 sayılık yer kaplayan ve Jackpot'un akıbetini açıklayan bir annual sayısıdır.La Tabla Anual resulta de la suma de ambos torneos Apertura y Clausura.
Bu çocuğun akıbeti bilinmemektedir.El bebé está inconsciente.
Sun kurtulurken hala dizideki bundan sonraki akıbeti açıklanmamıştır.Lo que ocurre con Ben después de su regreso a la Tierra no queda aclarado.
Bu olay, savaşın akıbetini de etkiler.Tanto che anche l'aria risente di questa intensa battaglia.
Bu çocuğun akıbeti bilinmemektedir.Il fato di questa bambina è sconosciuto.
Akıbeti belirsizdir.Sembrate disorientati.
David'in akıbeti bilinmemekle birlikte, 11 Aralık 1811'de Norfolk'da öldüğünü gösteren bazı deliller vardır.Его дальнейшая судьба неизвестна, есть свидетельства, что он умер в Норфолке 11 декабря 1811 года.
Akıbeti bilinmemektedir ancak büyük ihtimal yaşamaktadır.Продолжительность жизни неизвестна, но, вероятно, намного больше, чем у человека.
Kılıcın akıbeti konusunda da çeşitli rivayetler bulunmaktadır.Существует и другой взгляд на вручение мечей.
Akıbeti bilinmemektedir.Душу познать невозможно.
İsakios ise oğlunun akıbetine çok üzülüp oğlunun ölümünden sonra fazla yaşamadı.Старый граф после этого прожил недолго и до самой смерти не верил в гибель младшего сына.
İmparator Konstantinos'un akıbeti meçhuldür.Происхождение императора Константина.
Dedi ki: Bu âkıbeti düşünmekle mümkün olur.فقال النبي:" ولعل هذا عرق نزعه".
Bu çocuğun akıbeti bilinmemektedir.الأم شجاعة لا تعلم بذلك.
Clodia Pulchra akıbeti bilinmez.É errado acreditar cegamente.
Bu çocuğun akıbeti bilinmemektedir.O corpo do garoto ficou totalmente irreconhecível.
İkinci keşif grubunun akıbeti de ilkinden farklı olmadı.E para o início na primeira divisão, não foi diferente.
İmparator Konstantinos'un akıbeti meçhuldür.Hierbij werd het leven van keizer Constantijn centraal gesteld.
Akıbeti belirsizdir.De betekenis is onzeker.
Oğullarını fena akıbet beklemekteydi.Zijn ouders waren daar misnoegd over.
Ancak Albert Wesker'ın akîbeti bilinmez.Dokładne pochodzenie Alberta von Oer nie jest znane.
Emeviler ve Abbasiler döneminde (641-868) Mısırlı Yahudilerin akıbetleriyle ilgili çok az bilgi mevcuttur.Niewiele wiadomo na temat losów Żydów w Egipcie za panowania dynastii Umajjadów oraz Abbasydów (641-868).
O yüzden Cudana kesik başa gider ve kayıp oğlunun akıbetini sorar.Później jednak zmartwychwstają i pokonują syna nieprawości.
Kazada 12 si mürettabat olmak üzere toplam 239 kişinin akıbeti henüz belirlenmedi.Według rządu malezyjskiego żadna z 239 osób znajdujących się na pokładzie maszyny nie przeżyła katastrofy.
Akıbeti belirsizdir.Pochodzenie niejasne.
Romulus Augustus'un bundan sonraki akıbeti bilinmemektedir.Romulus Augustulus senare liv är i stort sett okänt.
Akıbeti belirsizdir.Betydelsen är oklar.
1340 yılından sonraki akıbeti hakkında hiçbir bilgi yoktur. ^ Demir, Yrd.Inga underarter finns listade. ^ Gand., 1913 In: Bull.
Akıbeti bilinmemektedir ancak büyük ihtimal yaşamaktadır.Påverkan på människan är okänd, men troligtvis mycket stor.
Diğer kardeş Theodoros'un akıbeti belirsizdir.Vem Theodoricus var, är okänt.
İlgili Sayfalar