Ana içeriğe geç
Sözlük

akı ile cümle

akı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom çok akıllı.Tom is very smart.
Tom akıllı.Tom is smart.
Tom çok akıllı bir çocuktur.Tom is a very smart boy.
Tom Fransızcayı adam akıllı konuşmayı bilmez.Tom doesn't know how to speak French properly.
Tom Mary'den borç istemeyecek kadar akıllı olmalı.Tom should know better than to ask Mary for a loan.
Tom Mary'den ödünç para istemeyecek kadar akıllı.Tom knows better than to lend Mary money.
Tom Mary ile döğüşmeyecek kadar akıllı.Tom knows better than to fight with Mary.
Tom Mary ile tartışmayacak kadar akıllıdır.Tom knows better than to argue with Mary.
Tom Mary ile tartışmayacak kadar akıllıydı.Tom knew better than to argue with Mary.
Tom Mary'nin akıllı bir karar verdiğini düşünmüyor.Tom doesn't think that Mary made a wise decision.
Tom Mary'nin konuştuğu kadar akıcı şekilde Fransızca konuşamıyor.Tom doesn't speak French as fluently as Mary does.
Tom Mary'nin ondan daha akıllıca davranacağını beklemiyordu.Tom didn't expect that Mary would outsmart him.
Tom'un köpeği onun yastığına salya akıttı.Tom's dog slobbered on his pillow.
Tom Mary'nin çok akıcı şekilde Fransızca konuştuğunu bilmiyordu.Tom didn't know Mary spoke French so fluently.
Tom kesinlikle akıllı görünüyor.Tom certainly looks intelligent.
Tom kesinlikle akıllı.Tom certainly is smart.
Tom Fransızcayı akıcı şekilde konuşabilir.Tom can speak French fluently.
Belki bir aylık zaman içerisinde akıcı şekilde konuşabileceğim.Maybe I'll be able to speak fluently in a month's time.
Su ve yağ iki farklı tipteki akışkandırlar.Water and oil are two different types of fluid.
O akılda kalıcı bir şarkı.It's a catchy song.
Su ve yağ akışkandır.Water and oil are fluids.
Tom akıcı şekilde Fransızca konuşur.Tom speaks French fluently.
Tom Fransızcada akıcıdır.Tom is fluent in French.
Tom Fransızcayı akıcı bir şekilde konuşuyor.Tom is fluent in French.
Akıcı bir şekilde Portekizce konuşurum.I speak Portuguese fluently.
Kan akışı genellikle sabit ve süreklidir.The blood stream is usually constant and continuous.
Bir mendil al, burnun akıyor.Take a tissue, your nose is running.
Ben bu şarkıyı çok akılda kalıcı olarak buldum.I've always found this song to be so haunting.
İki yıl sonra, o çoktan akıcı Almanca konuşuyordu.After two years, she already spoke fluent German.
Yaşlı insanlar genellikle çok akıllıdır.Old people are usually very wise.
Anne ve babalar genellikle çok akıllıdırlar.Parents are usually very wise.
Çok akıllısın!You are so smart!
Çok akıllısınız!You are so smart!
İngilizceyi akıcı olarak konuşuyor musun?Do you speak English fluently?
Nehir sakin bir şekilde akıyor.The river flows calmly.
Malazgirt Savaşı, Anadolu tarihinin akışını değiştirdi.Battle of Manzikert changed the course of the history of Anatolia.
O, çok akıllı, bu yüzden herkes onu seviyor.He's very smart, so everybody likes him.
O, teklifi kabul etmenin akıllıca olacağını düşündü.He thought it would be wise to accept the offer.
Karım için bir akıllı telefon aldım.I bought a smartphone for my wife.
Jack başka herhangi birinden daha akıllıdır.Jack is a lot wiser than anybody else.
O, Mary'den daha akıllı fakat onun kadar güzel değil.She's smarter than Mary, but not as beautiful.
O, Mary'den daha akıllı ama Mary kadar güzel değil.She's smarter than Mary, but not as beautiful as Mary.
Japonya'da büyümüş olmasına rağmen İngilizce'yi akıcı bir şekilde konuşuyor.Although she grew up in Japan, she still speaks fluent English.
Tom'un annesi akıllı bir kadındı.Tom's mother was a wise woman.
Akıllı insanlar bile bazen dalgındır.Even smart people are sometimes absent-minded.
Yaşlı insanlar her zaman gençlerden daha akıllı değildir.Old people aren't always wiser than young people.
Hey? Ne kadar da akıllı biri!Hey! What a smart person!
O göründüğünden çok daha akıllıdır.She's a lot smarter than she looks.
O, çok akıllı bir annedir.She's a very wise mother.
Şu çocuk çok akıllıdır.That boy is very smart.
O hep akıntıyla yüzer.He always swims with the current.
Tom Mary'nin akıl hocası.Tom is Mary's mentor.
O genç ama çok akıllıdır.He's young, but he's very wise.
O akıllıca yatırım yaparak bir servet biriktirmiş.She accumulated a fortune by investing wisely.
Boş vaktimi akıllıca geçirmek istiyorum.I want to spend my free time wisely.
Kızın akıcı biçimde dört dil konuşma yeteneği beni etkiledi.The girl's ability to speak four languages fluently impressed me.
Tom birçok akıllıca kararlar aldı.Tom made a lot of smart decisions.
O akıcı konuşur.He speaks fluently.
Akıl hastası mısınız?Are you mentally ill?
Zhao Meiling çok akıllıdır.Zhao Meiling is very smart.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
akı ile cümle - Sayfa 6 - akı kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App