Ana içeriğe geç
Sözlük

akı ile cümle

akı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Akıl temiz ise kader iyidir.If mind is clean, fate is good.
Köpek akıllıdır.The dog is smart.
Mucizeler meydana gelir, sadece biz olayların akışı içerisinde onların farkına varmayız.Miracles do exist, but we just don't notice them in the flow of events.
Bir gün hayatın gözlerinin önünde hızla akıp gidecektir. Emin ol, izlemeye değer.One day your life will flash before your eyes. Make sure it's worth watching.
Yaşamaktan akıl almaz derecede bıktım.I'm incredibly sick of living.
Lütfen akıllıca seçin.Please choose wisely.
Çocuk son derece akıllıydı.The child was exceptionally intelligent.
Akıllı insanlar hatalarından ders alır.Smart people learn from their mistakes.
Hasarlı borudan su akıyordu.Water was coming out of the damaged pipe.
Tanıdığın en akıllı insan kim?Who is the wisest person you know?
Akıllıca bir karar verdin.You made a wise decision.
Tom arkadaşlarla dışarı gitmektense ders çalışmanın daha akıllıca olacağını karar verdi.Tom decided it would be wiser to study than to go out with friends.
Yaşlı insanlar genellikle daha akıllıdır.Older men are usually very wise.
Onlar gerçekten akıllı.They really are wise.
Ben Naomi'nin yaptığı kadar akıcı İngilizce konuşmam.I don't speak English as fluidly as Naomi does.
Ortalama ayıdan daha akıllıyım.I'm smarter than the average bear.
Batıl inanç güçsüz akılların dinidir.Superstition is the religion of feeble minds.
Geçmiş ve gelecek yok; her şey sonsuz bir şimdikilikte akıyor.There is not past, no future; everything flows in an eternal present.
Akıl sağlığı ile delilik arasındaki ince çizgi daha incelmiştir.The thin line between sanity and madness has gotten finer.
Eğlenirken zaman akıp gider.Time flies when you're having fun.
O akıcı şekilde İngilizce konuşur.She speaks English fluently.
Senin İngilizcenin akıcılığı şaşırtıcı.The fluency of your English is amazing.
Ne yaparsan yap bunu akıllıca yap ve sonunu unutma.Whatever you do, do it wisely, and don't forget about the end.
Endonezce'yi henüz akıcı konuşamıyorum.I can't speak fluent Indonesian yet.
Çıkıştaki akış hızı, çıkış kapakçığının etrafındaki basınç farkıyla orantılıdır.The exit flowrate is proportional to the pressure difference around the exit valve.
O çok akıllı bir avukat ve politikacıdır.He was a very smart lawyer and politician.
Lincoln iyi bir siyasetçi ve akıllı bir avukattı.Lincoln was a good politician and a smart lawyer.
Adams, akıllı bir adamdı.Adams was an intelligent man.
Biddle son derece akıllı bir adamdı.Biddle was an extremely intelligent man.
General Erwin Rommel cesur ve akıllıydı.General Erwin Rommel was brave and smart.
Doğru akıl bir yerde kalmayan akıldır.The right mind is the mind that does not remain in one place.
Karışık akıl, bir şeyi aşırı düşünen, bir yerde pıhtılaşan akıldır.The confused mind is the mind that, thinking something over, congeals in one place.
İngilizceyi akıcı şekilde konuşabilmeyi istiyorum.I want to be able to speak English fluently.
O, kit'in çok akıllı bir parçasıdır.It's a very clever piece of kit.
Çok kısa bir uyarı veya açıklama akıllı bir kişi için yeterlidir.A very brief warning or explanation is enough for an intelligent person.
Mutsuz bir akıllı olmaktansa mutlu bir aptal olmak daha iyidir.Better to be a happy fool than an unhappy sage.
Sağlık ve akıl, hayatın iki nimetidir.Health and intellect are the two blessings of life.
Juan'ın kız kardeşi Susan çok akıllı.Susan, Juan's sister, is very intelligent.
Sağ dizime biraz anti inflamatuar krem akıtıyorum.I'm pouring some anti-inflammatory cream on my right knee.
O, ona hangi kitapları okuyacağı konusunda akıl verdi.She advised him on what books to read.
O ona nerede yaşadığını sordu fakat o söylemeyecek kadar çok akıllıydı.She asked him where he lived, but he was too smart to tell her.
Ona böyle bir hikaye anlatmayacak kadar akıllı idi.She knew better than to tell him such a story.
O, onunla tartışmayacak kadar akıllıdır.She knows better than to argue with him.
O ondan daha akıllı.She's smarter than him.
Her şey akıp gidiyor, hiçbir şey ayakta kalmıyor henüz.Everything flows, nothing stands still.
Zamanınızı akıllıca harcayın ve her zaman yeterli zamana sahip olursunuz.Spend your time wisely and you'll always have enough of it.
Toplum, mahkumlar tarafından işletilen bir akıl hastanesidir.Society is an insane asylum run by the inmates.
Eşim Lidia güzel, akıllı bir bayandır.My wife Lidia is a beautiful, clever woman.
Akıllı insanlar hiçlikten nasıl para kazanılacağını bilirler.Clever people know how to make money out of nothing.
Bu kuralları akılda tutun.Keep these rules in mind.
Çok akıllı gibi görünüyorsun.It looks like you're pretty clever.
Gözyaşı akıtmamak için çabaladı.She tried not to shed a tear.
Hayatta bir şey elde etmek istiyorsanız, akıntıya karşı yüzmelisiniz.If you want to get something in life, you should go against the flow.
O akıllı bir erkek çocuğuna benzemiyor.He doesn't look like an intelligent boy.
Bugün üniforma giymenin akıllıca olduğunu düşünüyor musunuz?Do you think it's wise to wear your uniform today?
Bir yerli gibi konuşmama gerek yok, ben sadece akıcı olarak konuşabilmeyi istiyorum.I don't need to sound like a native speaker, I just want to be able to speak fluently.
Akıcı olarak konuşan çok arkadaşım var fakat hâlâ yerliler gibi ses çıkaramıyorlar.I have many friends who speak fluently, but still don't sound like native speakers.
Vanayı çevirerek su akışını kontrol etmeye çalış.Try to check the flow of water by turning the valve.
Tom akıllıca bir karar verdi.Tom made a wise decision.
Tom Fransızcayı akıcı olarak konuşan biri değildir.Tom isn't a fluent speaker of French.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod