Ana içeriğe geç
Sözlük

akış ile cümle

akış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Tortulanmalar daha çok su (akışsal süreç), rüzgâr (esinti süreci) ve buzullar ile taşınır.Bij droogte krimpt hij in, wordt harder en donkerder (tot zwart) van kleur.
Hayatta her şey su gibi akışkandır.De volledige reactie gaat door in water als oplosmiddel.
Önce Kağıthane Deresinin akış yolu değiştirildi.Hiervoor moest eerst het bestemmingsplan van van het perceel worden gewijzigd.
Ares I’in gelişimi, program akışının ertelenmesine neden oluyordu.De ontwikkeling van de Ares V sneuvelde om diezelfde reden in de ontwerpfase.
Sesindeki pürüzsüz akış en tiz perdelerde bile kaybolmazdı.Zijn vluchtschot verdween onhoudbaar in de verste hoek.
Hava açık olan yanma odası boyunca akış yapar (Girer ve çıkar).Hij valt op door het in het midden ingesnoerde halsschild (pronotum).
1826 yılında Benoit Fourneyron yüksek verimli (80%) dış akışlı su türbinini geliştirdi.W roku 1826 Benoît Fourneyron skonstruował turbinę wodną wysokiej wydajności (80%) z zewnętrznym przepływem.
1960'taki ikili akışkan tasarımı, dört yıllık bir grafit değiştirme devresi geçirmişti.Projekt dwucieczowego reaktora z roku 1960 zakładał wymianę grafitu co około cztery lata.
Kısa aşağı yönlü vuruş, fakat itme (akışkanlar mekaniğini).Muszla kulisto-stożkowata o niskiej (ok. ¼ wysokości muszli), zaostrzonej skrętce.
Yani tüm ifade "zamanın akışı" anlamına gelmektedir.Moje życie rzeczywiście polegało na „zabijaniu czasu”.
Benjamin Franklin'in “Tek taraflı elektrik akısı teoremi” ni geliştirdi.Niezależnie od Benjamina Franklina propagował teorię jednego fluidu elektrycznego.
Yönetiminin genel akışı oldukça barışçıl geçti.Jego rządy upływały jak się zdaje we względnym spokoju.
Zihin bilinç akışı olarak tanımlanabilir.Możliwe jest zdefiniowanie życia pod względem świadomości.
İnsan kanının ince tüpler içindeki akışı ile ilgileniyordu.Interesował go przepływ krwi ludzkiej w wąskich naczyniach.
Madde akışı, kırmızı süperdevden mavi arkadaşına doğru gerçekleşir.Materia przemieszcza się z większego czerwonego olbrzyma ku jego towarzyszowi.
Akış oranı çözünürlükten başka anlama da gelebilir.Reszty znaczenia inskrypcji możemy się tylko domyślać.
Damla biçiminde olanlar, çok akışkan lavlardan oluşmuştur.Niektóre odmiany są uprawiane jako rośliny ozdobne.
Bernoulli Kanunu'na göre hızı artan akışkanın basıncı azalır.Większej prędkości musi odpowiadać mniejsze ciśnienie – zgodnie z prawem Bernoulliego.
Isı, bir akışkandan diğerine transfer olur.Interwał oznaczał przejście od jednego ruchu do drugiego.
Akışkan kavramalı 2b .Dyspepsja czynnościowa H2b.
Bu, üretim iş akışını düzleştirir ve yükü azaltır.Zmniejszają ciężar platformy i zwiększają bezpieczeństwo.
Akışkanların direkt olarak temas ettiği tipler de vardır.Spotykamy również postacie, z którymi prowadzimy rozmowy.
Ayrica akiskanlar icin geri beslemeli kontrolü de tanimlamislardir.Zdarzenia z kontroli przeglądarki mogą także być przechwycone.
İkinci hikâye akışı ise oyunun ana hikâyesinden üç hafta öncesinde geçer.Poznajemy głównego bohatera na kilka tygodni przed przełomowym momentem jego życia.
Kontrol akışı – Çalışma sırasının tanımı.Aktywizacja – etap ćwiczeń.
Su ve gazların çoğu Newton yasasına uyarlar ve Newtonyen akışkanlar olarak adlandırılırlar.Många vätskor, till exempel vatten, och de flesta gaser följer Newtons kriteria och kallas newtonska vätskor.
Akishima, 1 Mayıs 1954 tarihinde Shōwa kasabası ile Haiji köyünün birleşmesiyle kurulmuştur.Akishima bildades 1 maj 1954 genom en sammanslagning av staden Shōwa med byn Haijima.
Suların akışına hükmederler; sular onların müdahalesiyle hızlı veya yavaş akar.Dessa lever ett tag fritt i vattnet (pelagiskt) men senare sjunker de mot botten.
Isı, bir akışkandan diğerine transfer olur.Den byter bara från en baktun till en annan.
Kan akışıyla gelen sıvılar, vücut boşluklarındaki küçük kan damarlarına sızar.Vätska från blodet läcker genom väggarna i små blodkärl i kroppshålorna.
Navier-Stokes denklemleri çözmesi çok zor olan akışkan akımını kapsayan denklemlerdir.Under vilka omständigheter har Navier-Stokes ekvationer lösningar?
Böylelikle iki Amy'yi aynı zaman akışına geçici olarak getirir.I handen ska de ha med sig en mikrofon samtidigt.
Jetlerin kaynak yıldızdan patlamaları sabit akış yerine vuruşlar halinde gerçekleşir.Utbrotten av jetströmmar från moderstjärnorna sker i pulser snarare än en jämn ström.
Akış Etiketi: 20 bitlik değer alır.Gissningsspel: Hänga gubbe, Tjugo frågor.
Devrenin elektrik alanı üstünde enerji akışı 3 tane doğru açıya sahiptir.Med power Up fungerar det i tre riktningar.
Bazı yerlerde gaz akışkanı için de kullanılır.Kan även användas för drift av gasturbiner.
Ancak onun spirometresi hava akışını değil, sadece hacmi ölçüyordu.Dis är alltså det meteorologiska fenomenet, inte enbart en klassning av siktsträckan.
Twitch ya da Twitch.tv, elektronik spor ve video oyunu odaklı canlı görüntü akışı platformu.Twitch eller Twitch.tv är en webbplats för direktsänd videoströmning.
Bir katıda, gerinme, zorlanmanın fonksiyonu iken, bir akışkanda, gerinme zorlanma oranının fonksiyonudur.Jag har ej annat val: igenom fröjd och kval min gång närmar sig min bår.
Boşver, akışına bırak her şeyi.Ej att förväxla med Resan till världens ända.
Ayrıca dönen akışkandan geçen cisim problemi üzerinde de çalıştı.Han behandlade också sjukdomar hos arbetare som hade återvänt.
Sıkıştırılamaz akışlar ise, bir durgunluk noktada durgunluk basınç akış alanı boyunca toplam basınca eşittir.För att det inte ska bli obehagligt måste trycket i hålrummet bli lika stort som det omgivande trycket.
Akışkanların dengesini inceleyen bilim dalıdır.Därför är den intressant för forskare som studerar evolutionen.
Akış şifrelemeyi sabit uzunlukta çıktı üreten özet fonksiyonları ile gerçeklemek mümkündür.Den kan framkallas av långvarigt arbete stående på knä.
05:30 saat lav akışı uzun sürdü.Vid 05.30 morgonen därpå var det åter lugnt.
Atlantik Okyanusu Okyanus su akışıHavsströmmar i atlanten
Bernoulli Kanunu'na göre hızı artan akışkanın basıncı azalır.Enligt Boyles lag expanderar gaser när trycket minskar.
Doktor, yanlış zaman akışına tutunduğunu anlar.Strax förstod han att han körde åt fel håll.
Buzulların genişlediği alanlarda akışa paralel olarak şekillenirler.Det är vanligt att belysningselement i större lokaler är parallellkopplade.
Helmholtz teoremleri viskoz akışlar için geçerlidir.Earnshaws teorem gäller inte för diamagneter.
Leibniz’in diferansiyel hesabını Newton’un akışkanlar yöntemine entegre etti.Pålsson har upprepade gånger ifrågasatt Moderaternas arbetslinje.
İş akışı sunucusu.Arbetsglädjens problem.
Kendi veri akışının iletimi RTSP protokolünün görevi değildir.Передача самих потокових даних не є завданням протоколу RTSP.
Mısır, Sicilya, Tunus ve Kuzey Afrika'nın alınması devamlı bir hububat akışı sağlamıştı.Анексія Єгипту, Сицилії та Тунісу у Північній Африці забезпечила постійне постачання зерна.
Bernoulli Kanunu'na göre hızı artan akışkanın basıncı azalır.Згідно із законом Бернуллі, із збільшенням швидкості тиск зменшується.
Çoğu HDTV sistemler standart çüzünürlük ve akış veya alan oranını desdekler.Більшість HDTV систем підтримують деяку стандартну роздільну здатність та частоту кадрів або полів.
Kısa aşağı yönlü vuruş, fakat itme (akışkanlar mekaniğini).Листки супротивні (чергуються в суцвітті), короткочерешкові.
Android TV ayrıca Chromecast cihazının tüm özelliklerini ve akış yeteneklerini içerir.Android TV також включає в себе всі функції і можливості потокової передачі пристрою Chromecast.
(Konvansiyonel akım yönü elektron akışının tersinedir.)(Карданна передача до заднього моста має проміжну опору).
Big Bend kasabası, nehrin beklenmedik şekilde kıvrıldığı nehir akış yerinin yakınında yer alır.Місто Біг-Бенд розташоване поблизу місця, де річка круто звертає.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod