RECORD RECORD isteği depolama yapmak için sunucuya akış isteği göndermede kullanılır.هل يسمح لحارس المرمى ان يرمي رمية التماس؟ نعم يجوز ذلك.
Hızlı enformasyon akışı.وصلات البيانات عالية السرعة.
16 Aralık 2004: Trafik akışının başlaması.8 سبتمبر 2006: بداية أعمال الحفر.
Piroklastik akışlar, zirveden 20 kilometre (12 mi)'lik bir alana yayılmıştır.يتم التخلص من النفايات التي تم جمعها عن طريق التفريغ في مناطق تقع على بعد حوالي 20 كم (12 ميل) من المدينة.
Mekanik denge oluşmuş ise, bu serbest yüzey akışkana etki eden bileşke kuvvet'in yönüne dik olması zorundadır.في ظل التوازن الميكانيكي، يجب أن يكون السطح الحر عموديًا على القوى المؤثرة على السائل.
Şok dalgası, fizikte bir akışkandaki yerel ses hızından daha hızlı hareket bir dalga türüdür.الشرخ هو حركة أسرع من سرعة الصوت في مادة قصفة.
Gemilerin hızı akışkanlar ile ilgilidir.القوارب السريعة في المناورات.
Arterde kan akışını bozan olayların çoğu lümen tıkanmasının %50'den az olduğu yerlerde olur.معظم أسباب تعطيل تدفق شريان تحدث في أماكن ضاق فيها الشريان بنسبة أقل من 50 %.
Statik basınç basınca benzerdir ve bir akışkan alanındaki her nokta için tanımlanabilir.يُتبر مصطلح الضغط الساكن مماثلاً لمصطلخ الضغط، ويُمكن تحديده عند أي نقطة في تدفق المائع.
Ankara'nın bazı imtiyazlara yanaşmasına rağmen, Bolşevikler maddi ve askerî malzeme akışını yavaş tuttular.على الرغم من تقديم التنازلات من قبل الأتراك، كان وصول المساعدات المالية و الإمدادات العسكرية بطيئا.
Bunu süper akışkan kullanarak elde etmeyi başardı.Conseguiu isto usando um superfluido.
Son olarak, aerodinamik sorunlar da akış çevre tarafından sınıflandırılabilir.Finalmente, os problemas aerodinâmicos também podem ser classificados pelo ambiente de fluxo.
1947'de Tiffeneau ve Pinelli hava akışının prensiplerini açıkladı.Em 1947, Tiffeneau e Pinelli descreveram os princípios da medição do fluxo de ar.
PCI Express kredi tabanlı bir çeşit akış kontrolü kullanır.PCI Express utiliza credit-based para controlo de fluxo.
Non-Newtonian akışkanlar daha karmaşık, doğrusal olmayan gerilme-deformasyon davranışı.Os fluidos não newtonianos têm um comportamento mais complexo e não linear.
Ayrica akiskanlar icin geri beslemeli kontrolü de tanimlamislardir.O processo de autenticação para verificar se os fundos foram transferidos também são seguros.
Akış ses tanıma.Cuidado com rumores.
Akış kontrolü: Bilgisayarlardaki bellek miktarları sınırlıdır.Defeito: Ficam demais no computador.
3. Kameranız hayatınızın akışını engellememeli; onun bir parçası olmalı.A Lomografia não interfere na sua vida, é parte dela.
Gen akışı veya gen göçü, popülasyon genetiğinde, gen alellerin bir popülasyondan diğerine aktarılmasıdır.Fluxo gênico (ou migração), a transferência de genes de uma população para outra.
Ani ve ağır akışlara veya 80 ml'den büyük miktardaki akışlara menoraji denir.Fluxos consideráveis e súbitos de quantidades superiores a 80 ml designam-se por menorragia.
Bir buzul boyut olarak kritik noktaya ulaştığında akışı durur ve buz sabit hale geçer.Quando uma geleira diminui o seu tamanho até chegar a um ponto crítico, o fluxo detém-se e o gelo para.
Isı, bir akışkandan diğerine transfer olur.Esses movimentos são para transitar um movimento para outro.
Yoğunlaşma noktasında gözlemlenen manyetik sıralanma süper akışkanlık analoğudur.Um ordenamento magnético observado no ponto de condensação é o análogo da superfluidez.
Sıkıştırılamaz bir akış yoğunluğu zaman ve mekanda sabit olduğu bir akıştır.Pode ser mostrado que esse método é incondicionalmente estável e de segunda ordem no tempo e espaço.
Jetlerin kaynak yıldızdan patlamaları sabit akış yerine vuruşlar halinde gerçekleşir.A erupção de jatos das estrelas progenitoras ocorre em pulsos, ao invés de constituir uma corrente contínua.
Helmholtz teoremleri viskoz akışlar için geçerlidir.O Teorema de Helmholtz tem alguns corolários extremamente importantes.
VideoLAN: Açık kaynak kodlu medya oynatıcısı ve akışı sunucusu.VCEO: tensão entre coletor e emissor com a base aberta.
Parapatrik türleşmede bu anlamda gen akışını önleyen özel bir dış engel bulunmaz.Nessa especiação, não há nenhuma barreira extrínseca específica para o fluxo gênico.
Trafik akışı çoğunlukla temel kurallara göre düzenlenir.As sociedades humanas são, na maioria das vezes, organizadas de acordo com seu principal meio de subsistência.
Akışkanlar mekaniği hareket halindeki akışkanların (sıvı ya da gaz) doğada nasıl aktığıyla ilgilenir.Estas equações descrevem o movimento de um fluido (líquido ou gás) no espaço físico.
Köydeki avcılık kültürü yıllardır deden toruna bir akış halinde sağlanmıştır.Estas foram as palavras do Mãe do Tom para o município caça-feitiço há alguns anos.
Akış kontrolü.Dificuldade de controle.
Yüzeyin açık veya koyu görünmesi sadece birim yüzey üzerine düşen ışık akısına bağlı değildir.A reflexão difusa dos sólidos não se deve somente à rugosidade da superfície.
Helsinki Metropol Alanı içerisinde trafik akışının yoğun olduğu bir merkezdir.A região metropolitana de Helsínquia possui um Conselho de Transportes.
Öğrenimini, hayatının akışını şekillendiren o çok sevdiği müzik üzerine yapar.De fato, graças à música que ela se destacou.
Akışkanların direkt olarak temas ettiği tipler de vardır.Vocês agora sabem o tipo de porcos contra os quais nós estamos lutando.
2000 yılında Akışına Bırak isimli 4. stüdyo albümünü çıkardı.Em 2000, é lançado Mi Destino, seu 14ª álbum de estúdio.
1826 yılında Benoit Fourneyron yüksek verimli (80%) dış akışlı su türbinini geliştirdi.In 1826 ontwikkelde Benoit Fourneyron een uitwaartsstromende waterturbine met hoge efficiëntie (80%).
Aynı havuzdaki su akışı ise bir vektör alanıdır: Her noktaya bir hız vektörü verilir.De waterstroom in ditzelfde zwembad is een vectorveld: met elk punt associëren we een snelheidsvector.
Lastoursville'den Ndjole'ye kadar, Ogooue Nehri hızlı akışı nedeniyle gemi trafiğine uygun değildir.Van Lastoursville tot Ndjolé is de Ogooué onbevaarbaar door stroomversnellingen.
1820'lerde Jean-Victor Poncelet ayni prensiple çalışan bir iç akışlı türbin tasarladı.In 1820 ontwikkelde Jean-Victor Poncelet een inwaartsstromende waterturbine gebaseerd op dezelfde principes.
Programın akışı skeçlerin birbirini sırayla takip etmesi şeklinde sağlanır.Het is aangeraden dat de scans elkaar kort opvolgen.
Yine cephane akışı da tam olarak sağlanmıştı.Ook de munitie werd legaal verkrijgbaar.
Stokes Akışı Stokes Denklemleri ile modellenir.De formule is afgeleid door middel van de stelling van Stokes.
Böylelikle iki Amy'yi aynı zaman akışına geçici olarak getirir.Dit gaat zover dat beide dames hun eigen aria gelijktijdig zingen.
Akışkanlarla ilgili bilinen ilk çalışmalar Archimedes (MÖ 285-212) tarafından yapılmıştır.De eerste experimenteel natuurkundige was Archimedes (287–212 v.Chr.).
Sonra kadın kendini suyun akışına bırakır, gider.Daarna rent ze het water in en zwemt ze weg.
Akışkanlar mekaniğinde en önemli gelişmeyi Leonardo da Vinci (1452-1519) yapmıştır.Een van de eerste natuurvorsers was Leonardo da Vinci (1452-1519).
(Konvansiyonel akım yönü elektron akışının tersinedir.)(Een elektron is immers negatief geladen.)
Dahası, akışkan üzerindeki basınç izotropiktir.Zo houdt men de spanning op de spier.
Damla biçiminde olanlar, çok akışkan lavlardan oluşmuştur.Deze zijgevels zijn als topgevel uitgevoerd.
Bu durumda by pass ameliyatı yapılarak damarda kan akışı normale döndürülür.Tijdens de operatie kijkt de chirurg of na terugdraaien de bloeddoorstroming zich herstelt.
Uzun süre beklemede akışkan olduğu gözlenmektedir.Zo lijkt het net alsof ze een lange reis achter de rug hebben.
Bu durumda akım bir sıkıştırılamaz akış olarak modellenebilir.In dat geval kan de knoop zelfs onder spanning losgetrokken worden.
Viskozitesi sabit olmayan akışkanlar Newtoyen olmayan akışkanlar olarak adlandırılır.Fluïda waarvoor de bovenstaande definitie niet opgaat, worden niet-newtonse fluïda genoemd.
Buna ek olarak, kullanıcılar kendi müzik kütüphanelerinde dinlemek için ek akış akışlarına girebilirler.De gebruiker heeft ook de mogelijkheid om zelf geluiden toe te voegen in de zogenaamde geluidsbibliotheek.
Akışkan tipleri ise sıvı veya gaz esaslı olabilirler.Koelmiddelen kunnen vloeibaar of gasvormig zijn.
Irmağın batıya doğru akışı bir meteor krateri tarafından kaydırılıyor.Je wordt omhoog getild richting de krater van de vulkaan.
İş akışı sunucusu.Het ondernemerschapstraject.