Ancak bu mektup tarihin akışını değiştiremeyecektir.Questo non è un cavallo federale che potrebbe cambiare il corso della storia.
Sifon yumuşakçaların kabuğunun bir parçasıdır ve su akışı kabuk boşluğuna yönlendirilir.Il sifone è parte del manto del mollusco e l'acqua ci scorre attraverso.
Hakların ve yükümlülüklerin paylaştırılması yoluyla sözleşme imzalanması sırasında prim akışı olmaz.Non si possono dimenticare i propri diritti e doveri abbandonando la contio.
Böylelikle devrede akım akışı sağlanır.Serve a liberare le vie respiratorie.
Süpersonik akış subsonik akışa göre çok daha farklı davranır.Questo avviene perché il comportamento di un flusso supersonico è molto diverso da quello subsonico.
Dört radyo akışına sahiptir (her iki kara delik ikişer tane).Имеет четыре радиоджета (по два из каждой аккрецирующей чёрной дыры).
Dev hayvan, yeni giysilerini giydi ve zamanı, uzayı, ışığı ve enerjinin evrendeki akışını etüt etti.Зверь обрёл новое одеяние и изучил пути Времени, Пространства, Света и Потока энергии через Вселенную.
Kepler-186f'nin aldığı yıldız akısı (İng. stellar flux) Gliese 581 d'ninkine benzemektedir.Поток излучения, получаемый Kepler-186 f, аналогичен потоку для Глизе 581 d.
Boru içinde bulunan sıvı, akışkan tarafından, uygulanan basınca bağlı olarak seviye değiştirir.Разъём имплантируется за ухо, а сменные модули, при необходимости, подключаются (вставляясь) к нему.
Yönetiminin genel akışı oldukça barışçıl geçti.Остаток правления провёл мирно.
Kendi veri akışının iletimi RTSP protokolünün görevi değildir.Передача потоковых данных сама по себе не является частью протокола RTSP.
Bunun sonunda yüzeysel akış değişir.То есть поверхностное натяжение меняется.
Canlı yayın akışı Yahoo!Компания выпустила поисковый движок «Yahoo!
Takas Sözleşmeleri: Takas Sözleşmeleri nakit akışlarının değişimi üzerine yapılan anlaşmalardır.Они признавали, что Божественное повеление имамам может измениться на противоположное (бада).
Bilgi mimarları sayesinde kullanıcılarla bilgiler ve tecrübeler paylaşılıp bilgi akışı sağlanmaktadır.Убивая врагов, пользователи получают деньги и опыт.
Çocuk, içeceği eriterek sıcak su akışı altına sokmak istedi.Мальчик хотел растопить напиток, поставив его под струю горячей воды.
Bilgi kayıpları ya da bilgi akışındaki kesilmeler hizmet kalitesini önemli ölçüde azaltır.Задержки и потери данных в сегменте наземной сети могут привести к снижению качества сервиса в целом.
Akış ses tanıma.Внимательность с дыханием.
Deprem büyük toprak kaymalarına neden oldu ve Rinihue gölünün deniz akışı imkânını tıkadı.Землетрясение вызвало земляные оползни, которые преградили исток озера Риньиуэ.
Akış ve hata kontrollerinin sağlanması.Надёжный контроль ошибок передачи и приёма.
(Konvansiyonel akım yönü elektron akışının tersinedir.)(Поток электронов находится в направлении, противоположном потоку электрического тока ).
Bu, İldeniz'in hayatının akışını değiştirdi.Эта роль перевернула жизнь Ирины.
Kendisine karşı akarsu akışını çeker ve kıyıya karşı akıntı püskürtmez.Попав в отбойную волну, не следует сопротивляться ей и не нужно сразу же грести к берегу.
Işık akısıСветовой луч
Oyunu oynayan kişiler, oyunun akışını istediği gibi değiştirme haklarına sahipler.Игроки обязаны переключать часы той же рукой, которой делают ход.
Bunların Dünya’ya doğru yönelmiş bir “rölativistik akış”ı oldukları gözlemlenmiştir.Некоторые считают, что этот крест «растет» прямо из-под земли.
Viskozitesi sabit olmayan akışkanlar Newtoyen olmayan akışkanlar olarak adlandırılır.Таксоны, считающиеся гибридными по происхождению, не требуется обозначать как нототаксоны.
Çünkü Sözlü Tevrat’nın akışkan olması gerekiyordu.Завещания должны были быть устными.
O halde bu denklem herhangi bir sürekli sistem için, akışkan sistemlerde dahi geçerlidir.Это увеличивает вероятность обнаружения жизни даже в таких системах.
Damla biçiminde olanlar, çok akışkan lavlardan oluşmuştur.Стены сооружаются из жердей, которые обмазываются глиной.
Bu amaçla, akışkan yataklı kurutucularla kurutulması gerekmektedir.Для этого идентификатор нужно окружить одинарными кавычками.
Bu tür akışkanların örnekleri plazmalar, sıvı metalleri, ve tuzlu su içerir.Примерами изучаемых сред являются различного рода плазма, жидкие металлы, солёная вода.
MasterCard ve Visa da Wikileaks'e para akışının önünü kesti.26 декабря платёжные системы VISA и MasterCard прекратили обслуживание своих карт в Крыму.
Bunlar aynı ısı akışı için daha az elektrik gücü üretir.Получил уравнение электрической проводимости при низких температурах.
Nemrut Gölü'nün görünür bir dışa akışı yoktur.Внешний вид памятника никакого отношения к Лядской Браме не имеет.
Kanalda belli bir yayın akışı bulunmamaktadır.На канале нет ничего страшного.
Yıldız ışıitısı Astronomide bir gökcisminin yaydığı ışık akısıdır.Блеск — звёздная величина в астрономии.
1987: Nevada'da jeotermal akışkan altın madenciliğinde kullanıldı.ЮАР — использовались в шахтах по добыче меди в 1980 году.
Öykü geliştirilirken, çekilecek filmin akışı ve her görüntüsü bu evrede tasarlanır.Пока цветок живой, они нарастают и фотографируют всё что видят.
Akış kontrolü.Проверка на прочность.
Akışkanlar dinamiği çalışmalarında gerekli olan terminoloji bazı çalışma benzeri yerlerde bulunmaz.В некоторых случаях, нет информации о защитных свойствах какого-то типа респираторов на рабочих местах.
Böylelikle devrede akım akışı sağlanır.Что позволяет сохранить импульс вращения..
Bu zaman diliminde yayın yapan TV kanalları yayın akışlarını bir saat geriletmektedir.Теперь они засиживались у телеприёмников на час позже против местного отсчёта времени.
Olayların akışını ve insanların hayatını, zarar vererek değiştirebilirler.Они меняют события и судьбы людей.
1947'de Tiffeneau ve Pinelli hava akışının prensiplerini açıkladı.في عام 1947 وصف تيفينيو وبينيلي مبادئ قياس تدفق الهواء.
Gen akışının varlığı ya da yokluğu, evrimin gidişini temelden değiştirir.وجود أو غياب انسياب الجينات يغيّر من مسار التطور بشكل جذري.
Akut stres tepkisi kan akışını yükseltir ve hastayı tehlikeye sokar.والتوتر الحاد يزيد من تدفق الدم ويعرض المريض للخطر.
Gen akışı, yeni genetik varyantları diğer popülasyonlara da yayarak bu süreci yavaşlatabilir.الانسياب الجيني قد يبطيء من هذه العملية بنقله للاختلافات الجينية الجديدة إلى التجمعات الأخرى.
Öncelikle, süper akışkanlığın sıvının kısmi Bose-Einstein yoğunluğundan dolayı olduğuna inanıldı.سرعان ما تم الاعتقاد بأن زيادة الوزن كانت بسبب تكاثف بوز-آينشتاين الجزئي للسائل.
Ancak bu mektup tarihin akışını değiştiremeyecektir.ومع ذلك لم تغير هذه الرسالة مجرى التاريخ.
En az bir yazar,serbest akış statik basıncını açıklamadan kaçınmak için farklı bir yaklaşım alır.سلك مؤلف واحد على الأقل طريقاً مختلفاً لتجنب الحاجة إلى تعبير الضغط الساكن للتدفق الحر.
x264, görüntü akışını H.264/MPEG-4 AVC formatında çözümlemek için yazılmış bir yazılım kütüphanesidir.x264 هي مكتبة برمجية حرة تستخدم في ترميز الفيديو وفق الصيغة H.264/MPEG-4 AVC.
Akış hızı hesaplanır ve yaşları belirlenir.سرعة دوران النجم تحدد عمره.
Bu akış şemaları CDMA gibi daha eski teknolojilerle aynı etkiyi göstermektedir.وتعطي مخططات الوصول تلك نفس معدلات الكفاءة كما التقنيات القديمة مثل CDMA.
Bu durumda akım bir sıkıştırılamaz akış olarak modellenebilir.على سبيل المثال، الزر يمكن أن يُعد واجهة AtkAction .
Isı, bir akışkandan diğerine transfer olur.النقل هو عملية تسليم GO مِن طرفٍ إلي آخر.
Serisi Kuzey Amerika'da Sentai Filmworks tarafından lisanslandı ve Anime Network üzerinden akış yapıldı.رخص المسلسل في أمريكا الشمالية من قبل Sentai Filmworks و Anime News Network .
Tipik bir durum da, her bir ses ve video için bir stream akışı bulunmaktadır.بشكل عام يكون هناك stream للصوت وstream للفيديو.
Bilinç akışsal yazın modernist hareketle yakından ilişkilidir.ترتبط كتابات تيار الوعي ارتباطًا وثيقًا بالحركة العصرية.
Akışkan dinamik modeller bir dizi kısmi diferansiyel denklem tarafından yönetilir.فيحكم على نماذج ديناميكا الموائع من خلال مجموعة من معادلات تفاضلية جزئية.