akışı ile cümle
akışı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Genellikle otoyollar veya demiryolu akışını düzene sokmak için inşa edilir.Gyakran tervezik őket autópályák vagy főutak közelébe.
Işık akısı GözFénynyom. arczk.
Yönetiminin genel akışı oldukça barışçıl geçti.Az új típus futása nagyon nyugodt volt.
Ayrıca Simlerin modları da oyun akışını değiştirebilir.Ritmus játék módban megváltoztathatjuk a skineket is.
Örneğin: birim bölgeye düşen ışık akısı.A megvilágítás az adott területre eső fényáram mértékegysége.
Ancak savaşın akışı içerisinde esas güç Josip Broz Tito'nun Komünist Partizanlar'ının eline geçti.De e lépés már túl későn jött, és a szövetségesek inkább Josip Broz Tito marsall partizánjait támogatták.
Ancak, olayların akışı artık durdurulamaz haldeydi.Az események folyását azonban már nem lehetett megállítani.
Üretim süresi boyunca iş akışını dengelemek.Hän valvoo tuotantoa koko tuotantoprosessin ajan.
Proxima Centauri b, ana yıldızından Dünya'ın Güneş'ten aldığı Güneş akısının %65'ini alır.Proxima b vastaanottaa emotähdestään noin 65 % siitä määrästä säteilyä, jonka Maa saa Auringosta.
Gen akışı, yeni genetik varyantları diğer popülasyonlara da yayarak bu süreci yavaşlatabilir.Geenivirta voi hidastaa tätä prosessia levittämällä uusia geneettisiä variaatioita muihin popuulaatioihin.
Yıldızların ürettikleri ışık akısı renklerine bağlıdır.Tähtien spektripoikkeavuudet riippuvat väristä.
Bu nedenle, gen akışı, bir popülasyon veya tür için yeni bir varyasyon kaynağı teşkil edebilir.Se voi siksi olla uusi lähde populaation tai lajin sisäiselle variaatiolle.
Yönetiminin genel akışı oldukça barışçıl geçti.Loput hänen hallituskaudestaan oli verrattaen rauhallista.
Herhangi bir yayın akışı bulunmamaktadır.Yksikään seuranta-asemista ei vastaanota lähetystä.
Yine cephane akışı da tam olarak sağlanmıştı.Myös aseen tähtäin suunniteltiin uudestaan.
Bu, İldeniz'in hayatının akışını değiştirdi.Näin hän vaihtoi oman henkensä Faridin henkeen.
Kanalda belli bir yayın akışı bulunmamaktadır.Kanavassa ei ole muita sulkuja.
Diğer dalga boylarında ise 1 W'lık kaynak daha düşük ışık akısı üretir.Aina 19 volttia korkeammalla jännitteellä syntyy yksi tällainen valaiseva kohta lisää.
Zihin bilinç akışı olarak tanımlanabilir.Ne voidaan visualisoida mentaalikarttoina.
Sarıyer Barajı'ndan sonra akışı batıya döner.Virmajärven jälkeen raja kääntyy etelälounaaseen.
Nemrut Gölü'nün görünür bir dışa akışı yoktur.Onkin todennäköistä, ettei järveen kohdistu ulkoisia ravinnekuormituksia.
Gen akışının varlığı ya da yokluğu, evrimin gidişini temelden değiştirir.Geenivirran läsnäololla tai puuttumisella on merkittävä vaikutus evoluution kulkuun.
Göl kapalı havzadır, dışarıya akışı yoktur.Järvi on autio eikä sinne tule tietä.
Bilinç akışı (anlatım yöntemi)Tractatus de intellectibus (Πραγματεία περί της διανοίας).
Fotoğraf akışı.Φωτογραφικό τρικ.
Bu, üretim iş akışını düzleştirir ve yükü azaltır.Αυτό μειώνει την δραστηριότητα που χρειάζονται για να τραφούν και ως αποτέλεσμα το βάρος τους αυξάνεται.
TDS'nin daha egzotik ve zararlı unsurları, yüzey akışından kaynaklanan pestisitlerdir.Πιο επιβλαβή για τα TDS είναι τα παρασιτοκτόνα που προκύπτουν από την επιφανειακή απορροή.
Işık akısı insan gözü tarafından algılanan bu güçtür.Η φωτεινή ροή μετρά μόνο την ισχύ που γίνεται αντιληπτή από το ανθρώπινο μάτι.
Bilinç akışı (psikoloji) - psikolojide.Κοινωνική Ψυχολογία (Social Psychology).
Özellikle, Xbox Video şimdi yerleşik video akışı destekleyir.Το iPhone X, πλέον, υποστηρίζει ασύρματη φόρτιση.
Palazzo Pitti'nin mimarı her kim ise o, çağdaş modanın akışına karşı hareket ediyordu.Hvem arkitekten bag Palazzo Pitti end var, så bevægede han sig imod den moderne modetendens.
16 Aralık 2004: Trafik akışının başlaması.12. november 2012 – Kommerciel drift påbegyndes.
Gen akışının önündeki engeller, her zaman fiziksel olmayabilir.Hindringer for genflow behøver ikke altid være fysiske.
Yönetiminin genel akışı oldukça barışçıl geçti.Hans regeringstid var forholdsvis fredelig.
Gen akışı, genlerin ya da alellerin bir türden diğerine transferidir.Genflow er overførsel af allel eller gener fra en population til en anden.
Farklı popülasyonlar arasındaki gen akışı oranını etkileyen bir dizi faktörler vardır.Der er en række faktorer, der påvirker hastigheden af genflow mellem forskellige populationer.
Zamanın akışından sorumludur.Tænk på den tids transportmuligheder!
Bernoulli ve Euler beraber çalışarak sıvıların akışı hakkında daha çok keşifte bulunmaya çalıştılar.Sammen med Bernoulli og Euler prøvde han å finne mer ut om strømmen av væsker.
Bunların yanında canlı haberler de yayın akışı içerisinde "breaking news" olarak yayınlanmaktadır.Det har vært tvil rundt ektheten av «Breaking News».
Bunun ardından yayın akışı geliştirildi ve 1991 yılında çağdaş bir yayın tesisi yapıldı.Det ble gjort utvidelser av sendeskjemaet og kanalen fikk en moderne struktur i 1991.
Poyting vektörü bir elektromanyetik alanın enerji akısını tanımlar.Poyntings vektor angir fluks av energi i et elektromagnetisk felt.
Bu mekanizmalar, doğal seçilim, genetik sürüklenme, mutasyon ve gen akışıdır.Dette på grunn av evolusjon, naturlig utvalg, mutasjoner eller genetisk drift.
İkinci hikâye akışı ise oyunun ana hikâyesinden üç hafta öncesinde geçer.Spillet tar finner sted tre år etter spillets originale historie.
Gölün dışarıya akışı yoktur, bu nedenle suları tuzludur.Innsjøen har ikke avløp, og vannet er litt salt.
Sonra kadın kendini suyun akışına bırakır, gider.Like etterpå ombestemmer hun seg og kaster seg ut i vannet og løper tilbake til han.
Bu, günde 24 saat yayın yapan ve aynı zamanda internet akışı üzerinden dünya çapında yayınlar.Det sendes 24 timer i døgnet, men ikke over alle satellittene.
Katı maddedeki elektrik akışı tipik olarak çok yavaştır.Bevegelsesforstyrrelsen til L.M er relativt selektiv.
Fakat güneş nötrino akışı teorik olarak beklenen değerin bir kısmıydı.Tapi fluks solar neutrino adalah sebagian kecil dari nilai teoretis yang diharapkan.
Kendi veri akışının iletimi RTSP protokolünün görevi değildir.Transmisi aliran data tersebut bukan merupakan tugas protokol RTSP.
Zamanın akışından sorumludur.Seiring dengan berjalannya waktu.
Hikâye akışı üç bölüm olarak yayımlanmıştır.Laporan komisi ini dipublikasikan dalam tiga bagian.
Farklı popülasyonlar arasındaki gen akışı oranını etkileyen bir dizi faktörler vardır.Terdapat sejumlah faktor-faktor yang memengaruhi aliran gen antara populasi-populasi yang berbeda.
Çocuk, içeceği eriterek sıcak su akışı altına sokmak istedi.Ia ingin bayinya selalu meminum susu yang masih hangat.
Hızlı enformasyon akışı.Mempercepat pencarian informasi.
Ancak savaşın akışı içerisinde esas güç Josip Broz Tito'nun Komünist Partizanlar'ının eline geçti.Namun, kekuatan politik yang sesungguhnya berada di tangan Josip Broz Tito dari Partisan.
Beyindeki enflamasyon da beyin-omurilik sıvısının normal akışını engelleyebilir (Hidrosefali).Terjadinya ini pada jaringan otak juga dapat menyumbat aliran normal LCS di otak (hidrosefalus).
Realnetworks'daki RTSP sunucusu ,örnek olarak , ayrıca RDT veri akışını taşıma özelliğinide bulunmaktadır.Misalnya, server RTSP dari RealNetworks menyediakan protokol miliknya yaitu Real Data Transport.
Aerodinamik, türbülans akışında kaotik, stokastik özellik değişiklikleri ile karakterizedir.Dalam aerodinamika, turbulensi ditandai dengan kacau, perubahan properti stokastik dalam aliran.
Dallanma bir bilgisayar programında denetim akışının değiştiği noktadır.Proses perubahan kontrol dalam Rencana Pengelolaan Informasi.
Proteinlerin bu bölümler boyunca yarı-durağan akışı vardır.Terdapat aliran protein semi-konstan melalui kompartemen-kompartemen tersebut.