akışı ile cümle
akışı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Sonra kadın kendini suyun akışına bırakır, gider.Daarna rent ze het water in en zwemt ze weg.
(Konvansiyonel akım yönü elektron akışının tersinedir.)(Een elektron is immers negatief geladen.)
Bu durumda by pass ameliyatı yapılarak damarda kan akışı normale döndürülür.Tijdens de operatie kijkt de chirurg of na terugdraaien de bloeddoorstroming zich herstelt.
Irmağın batıya doğru akışı bir meteor krateri tarafından kaydırılıyor.Je wordt omhoog getild richting de krater van de vulkaan.
İş akışı sunucusu.Het ondernemerschapstraject.
Ares I’in gelişimi, program akışının ertelenmesine neden oluyordu.De ontwikkeling van de Ares V sneuvelde om diezelfde reden in de ontwerpfase.
Yani tüm ifade "zamanın akışı" anlamına gelmektedir.Moje życie rzeczywiście polegało na „zabijaniu czasu”.
Benjamin Franklin'in “Tek taraflı elektrik akısı teoremi” ni geliştirdi.Niezależnie od Benjamina Franklina propagował teorię jednego fluidu elektrycznego.
Yönetiminin genel akışı oldukça barışçıl geçti.Jego rządy upływały jak się zdaje we względnym spokoju.
Zihin bilinç akışı olarak tanımlanabilir.Możliwe jest zdefiniowanie życia pod względem świadomości.
İnsan kanının ince tüpler içindeki akışı ile ilgileniyordu.Interesował go przepływ krwi ludzkiej w wąskich naczyniach.
Madde akışı, kırmızı süperdevden mavi arkadaşına doğru gerçekleşir.Materia przemieszcza się z większego czerwonego olbrzyma ku jego towarzyszowi.
Bu, üretim iş akışını düzleştirir ve yükü azaltır.Zmniejszają ciężar platformy i zwiększają bezpieczeństwo.
İkinci hikâye akışı ise oyunun ana hikâyesinden üç hafta öncesinde geçer.Poznajemy głównego bohatera na kilka tygodni przed przełomowym momentem jego życia.
Kontrol akışı – Çalışma sırasının tanımı.Aktywizacja – etap ćwiczeń.
Suların akışına hükmederler; sular onların müdahalesiyle hızlı veya yavaş akar.Dessa lever ett tag fritt i vattnet (pelagiskt) men senare sjunker de mot botten.
Kan akışıyla gelen sıvılar, vücut boşluklarındaki küçük kan damarlarına sızar.Vätska från blodet läcker genom väggarna i små blodkärl i kroppshålorna.
Böylelikle iki Amy'yi aynı zaman akışına geçici olarak getirir.I handen ska de ha med sig en mikrofon samtidigt.
Devrenin elektrik alanı üstünde enerji akışı 3 tane doğru açıya sahiptir.Med power Up fungerar det i tre riktningar.
Ancak onun spirometresi hava akışını değil, sadece hacmi ölçüyordu.Dis är alltså det meteorologiska fenomenet, inte enbart en klassning av siktsträckan.
Twitch ya da Twitch.tv, elektronik spor ve video oyunu odaklı canlı görüntü akışı platformu.Twitch eller Twitch.tv är en webbplats för direktsänd videoströmning.
Boşver, akışına bırak her şeyi.Ej att förväxla med Resan till världens ända.
05:30 saat lav akışı uzun sürdü.Vid 05.30 morgonen därpå var det åter lugnt.
Atlantik Okyanusu Okyanus su akışıHavsströmmar i atlanten
Doktor, yanlış zaman akışına tutunduğunu anlar.Strax förstod han att han körde åt fel håll.
İş akışı sunucusu.Arbetsglädjens problem.
Kendi veri akışının iletimi RTSP protokolünün görevi değildir.Передача самих потокових даних не є завданням протоколу RTSP.
Mısır, Sicilya, Tunus ve Kuzey Afrika'nın alınması devamlı bir hububat akışı sağlamıştı.Анексія Єгипту, Сицилії та Тунісу у Північній Африці забезпечила постійне постачання зерна.
(Konvansiyonel akım yönü elektron akışının tersinedir.)(Карданна передача до заднього моста має проміжну опору).
MasterCard ve Visa da Wikileaks'e para akışının önünü kesti.Платіжні системи VISA та MasterCard кооперували з правоохоронними органами у розслідуванні злочинів Fin7.
Kepler-186f'nin aldığı yıldız akısı (İng. stellar flux) Gliese 581 d'ninkine benzemektedir.Потік випромінювання, одержуваний Kepler-186 f, аналогічний потоку Глізе 581 d.
Bilinç akışı (anlatım yöntemi)Спосіб (патентознавство) Спосіб (мовознавство) Спосіб життя
16 Aralık 2004: Trafik akışının başlaması.6 січня 2012 — початок судового процесу.
Bu, günde 24 saat yayın yapan ve aynı zamanda internet akışı üzerinden dünya çapında yayınlar.Vysílají 24 hodin denně a jsou k dispozici také přes satelit a internet.
Bunlar anahtar kelimeler, yorumlar, kontrol akışı ifadeleri, değişkenler ve diğer elemanları içermektedir.Ty obsahují klíčová slova, komentáře, řídící struktury, proměnné a další prvky.
Beyindeki enflamasyon da beyin-omurilik sıvısının normal akışını engelleyebilir (Hidrosefali).Zánět mozkové tkáně může také bránit normálnímu průtoku mozkomíšního moku v okolí mozku (hydrocefalus).
Bu gidişin hayatının akışını değiştireceğini ise tahmin bile edemiyordu.Nemohl však tušit, že mu od základu změní život.
Zamanın akışından sorumludur.Sám proti toku času.
Suların akışına hükmederler.Ale sledujte průběh toku vody.
x264, görüntü akışını H.264/MPEG-4 AVC formatında çözümlemek için yazılmış bir yazılım kütüphanesidir.x264 je svobodná knihovna pro kódování videa podle patentově zatíženého standardu H.264/MPEG-4 AVC.
Başka bir teori sinyal akışının engellenmesidir.Svítí pouze indikace volnost trati.
Kâşifler veya devletler arasında bilgi akışı çok sınırlı olmaktadır.Doprava a komunikace mezi jednotlivými státy byly velice omezené.
Buna rağmen dar yörüngesinden dolayı Dünya'ya kıyasla 400 kat röntgen akısı almaktadır.Nicméně, kvůli mnohem bližší dráze také příjme 400 krát více rentgenového záření než Země.
Dentin tübüllerini kapatır ve dentin sıvısının akışına engel olur.Trutnované s okupací nesouhlasí a snaží se vjezdu tanků zabránit barikádami.
Bu, enerji akısı olarak da bilinir.Charakteristická je i ztráta energie.
Palazzo Pitti'nin mimarı her kim ise o, çağdaş modanın akışına karşı hareket ediyordu.Oricine ar fi arhitectul Palatului Pitti, el se mișca împotriva fluxului contemporan de modă.
Mass Effect 2 oyun akışı, ilk ve orijinal Mass Effect içinde verilen kararlardan etkilenir.Jocul este influențat de deciziile luate în primul Mass Effect.
Canlı yayın akışı Yahoo!Alertă pentru utilizatorii Yahoo!
Aynı zamanda da bilgi akışının belirlenmesi ve bilinçsel algıyla ilişkilendirilmesi gerekmektedir.De asemenea, el l-a încurajat să memoreze date și fapte de inimă.
Yine cephane akışı da tam olarak sağlanmıştı.Risipa de muniție a fost de asemenea importantă.
Ayrıca Simlerin modları da oyun akışını değiştirebilir.Sims' moodlets schimbă , de asemenea,modul de joc.
Bağlantı kurulunca, veri (veya ses) akışı bir kanal üzerinden yapılır.De exemplu, dacă se schimbă cablul de legătură (de la nivelul Nivelului fizic) printr-un canal radio.
TDS'nin daha egzotik ve zararlı unsurları, yüzey akışından kaynaklanan pestisitlerdir.Elemente mai exotice și nocive de solide dizolvate sunt pesticidele provenite din scurgerile de suprafață.
1G olarak adlandırılan ilk nesil sistemlerde, analog veri akışı kullanılır.Prima generație de sisteme RCM, numită 1G, a folosit transmisia analogică a informațiilor.
Kan akışıyla gelen sıvılar, vücut boşluklarındaki küçük kan damarlarına sızar.Lichidul din fluxul sanguin se scurge în cavitățile organismului, prin pereții vaselor sanguine mici.
Büyük bir başarı yakalamış ve Avrupa tarihinin akışını değiştirmiştir.A fost o descoperire care avea să schimbe cursul istoriei.
1 Şubat 2016 tarihinde Facebook sayfasına yayın akışı eklenmiştir.1 februarie 2018 - Este adăugat postul tv Absolut TV în pachetul Familia.
Şimdi olayların akışı değişti.Acum s-a schimbat cursul evenimentelor.
Nakit akışı sorunumuz var.Avem o problemă cu fluxul de numerar.
16 Aralık 2004: Trafik akışının başlaması.2004. december 16.: a híd hivatalos átadása a forgalomnak.