ajan ile cümle
ajan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Tam o sırada Sam'in ajanı gelir.C'est lors de cette saison que le personnage de Sam fait son apparition.
Bryan, karısı ile ayrılmış olan emekli bir Amerikan ajanıdır.Erwin, un homme juif qui vit avec sa femme.
Aynı yıl Arter isimli reklam ajansını kurdu.Il fonde la même année une société gérant les commandes publicitaires.
Malatya: Doğan Haber Ajansı.Népal : étude historique d'un royaume hindou.
Bu çatışma döneminde, İsrail Yahudi Ajansı, ülkeden kaçmak isteyen Yahudilere yardımcı oldu.Ce groupe connu dans toute l'Allemagne aide pendant plus d'un an les Juifs persécutés à s'enfuir.
Annesinin yardımıyla modelliğe Neşe Erberk'in ajansına girerek başladı.Avec l'aide de sa mère il entre dans une agence de mannequins.
5 yıl Ogilvy & Mather ajansında metin yazarlığı yaptı.Il travaille un temps comme publicitaire chez Ogilvy & Mather.
İspanya'yı sık sık ziyaret ediyor ve orada İngiliz ajanları ile buluşuyordu.Il se rend encore souvent en Espagne pour rencontrer les dirigeants du PCE.
Ajan ona sahte bir Amerikan pasaportu ayarlayacağını söyler.Le consulat français lui indique qu'il peut faire la demande d'un passeport français.
Babası süper asker projesinde yer almış, Ajan Carter ve Steve Rogers (Captain America) ile çalışmıştır.La Veuve Noire est sortie un temps avec Steve Rogers (Captain America).
CIA'de özel ajan olarak kariyerine devam etmektedir.Il a simultanément mené une carrière d'agent de la CIA.
Ajanlar pişman olup af dilerler.Les religieuses reviennent et se repentent.
Olaylara iki FBI ajanı da karışır.Les deux membres du FBI sont d'ailleurs très impressionnés par son travail.
Ajan 47 (orijinal adıyla Agent 47), Hitman isimli video oyunu serisindeki hayal ürünü olan bir başkahramandır.Agent 47 peut désigner : L'agent 47 est le personnage principal de la série de jeux vidéo Hitman.
İki ajanın onu izlediğini farketmiştir.Ses deux poursuivants le remarquent.
Enfeksiyöz ajanlar genelde en az bir bulaş yollunda uzmanlaşmışlardır.Les agents infectieux sont généralement spécialisés pour un mode particulier de transmission.
Curiosity'deki bu ekipman Kanada Uzay Ajansı tarafından geliştirildi.L'instrument a été financé par la Division des sciences spatiales de l'Agence spatiale canadienne.
TGRT Haber, İhlas Holding iştiraklerinden İhlas Haber Ajansı ile kuvvetli yayın ortaklığı yapmaktadır.Le SNR est obtenu par le rapport des puissances signal sur bruit.
Avrupa Uzay Ajansı tarafından geliştirilmiştir.Cet instrument est développé par l'Agence spatiale européenne.
Bob Ho, CIA gizli ajanı olarak çalışmaktadır.L’administration Bush a dévoilé son identité, en tant qu’agent secret de la CIA.
Bu bilgileri elde etmek için casuslar ve ajanlar bulmaya çalışır.Il a aussi employé des espions pour obtenir des informations.
Kendisi Ultra Ajanlardan Geliyor.C'est une équipe ultra-offensive.
Ajansta 2004 yılında, 2000 kişiyi istihdam edilmiştir.En 2004, 2000 places assises supplémentaires sont ajoutées.
Ajan 47, Hitman serisinde ana karakter.Diana - Contact personnelle de l'agent 47 au sein de l'Agence.
Anadolu Ajansı (AA).École-mosquée (en azéri : Məktəb məscid).
Boyundan dolayı ajan kod numarası 0070' dir.Son numéro de coque est le M 770.
Tom Çevre Koruma Ajansı için çalışıyor.Tom trabaja para la Agencia de Protección Ambiental.
Biz FBI ajanıyız.Somos agentes del FBI.
1990'ların başlarında Kafkasya Seyahat ajansında bir dağ rehberi olarak çalıştı.[A principios de la década de 1990 trabajó como guía de montaña en la agencia de viajes del Cáucaso.
Klaus Steinmetz adlı gizli servis ajanı RAF'ın içine sızdı.Un agente del servicio secreto llamado Klaus Steinmetz logró infiltrarse en la RAF.
Richard Sorge – Sovyet ajanı.Richard Sorge, espía soviético.
Forsman & Bodenfors (F&B), 1986'da Göteborg'da kurulan İsveçli bir reklam ajansı.Forsman & Bodenfors (F&B o Happy F&B) es una agencia de publicidad sueca, creada en Gotemburgo en el año 1986.
Özel Ajan Al Gough (Lee Thompson Young) — Mark'ın ekibinin bir üyesi.Agente Al Gough (Lee Thompson Young): Agente del FBI miembro del equipo de Mark.
Magnum Photos, uluslararası bir fotoğraf ajansıdır.Agencia Magnum, una agencia internacional de fotografía.
Babası Montserrat'tan bir fotoğrafçıydı, annesi ise modellik ajansı yürütmekteydi.Su padre era un fotógrafo de Montserrat, mientras que su madre llevaba una agencia de modelos.
Sözde nedeni, Amerika Birleşik Devletleri'nin yabancı ajanlarından kendisini korumaktı.La razón esgrimida era protegerle de agentes extranjeros de los Estados Unidos.
Ajanların hayvan olmamasından nefret etmektedir.Los seres humanos no odian a los animales.
Japonya'da kariyerine genişletmek amacıyla, o da Japon ajansı Irving Entertainment ile anlaşma imzaladı.Con el objetivo de ampliar su carrera en Japón, Guk firmó con la agencia japonesa Irving Entertainment.
2013'te, The Following'in ilk sezonunda Ajan Troy Riley'i canlandırdı.En el año 2013, interpretó al detective Troy Riley en la primera temporada de The Following.
Xinhua Haber Ajansı.Agencia de Noticias Xinhua.
İktisatta ajan, bir modeldeki bir aktör ve karar vericidir.En economía, un agente es un actor y tomador de decisiones en un modelo.
Hemotoksik ajanların sebep olduğu yaralanma genellikle çok acı vericidir ve kalıcı hasara sebep olabilir.Las heridas de un agente hemotóxico son, a menudo, dolorosas y pueden causar un daño permanente.
En önemli karakteri deniz mühendisi, devlet ajanı ve maceracı Dirk Pitt'tir.Su más famosa creación es el ingeniero marino, agente del gobierno y aventurero Dirk Pitt.
United Press International (kısaca UPI), merkezi ABD'de bulunan bir haber ajansıdır.United Press International (UPI) es una agencia internacional de noticias con sede en Estados Unidos.
Richardson, orada ona onun ve adamlarının Ayarlama Bürosu'ndan gelen ajanlar olduğunu söyler.Richardson explica que él y sus hombres son de "Los Agentes del Destino".
Bu süre içerisinde bir model ajansında çalıştı.Durante este período trabajó en una agencia de modelos.
5 yıl Ogilvy & Mather ajansında metin yazarlığı yaptı.DeLillo trabajó cinco años en la agencia literaria Ogilvy & Mather.
Japonya Meteoroloji Ajansı.Agencia Meteorológica de Japón.
Ajanlar pişman olup af dilerler.Los israelitas se arrepintieron y pidieron perdón.
Elite Model ajansının sembolu olmuştur.Fue modelo de la agencia Elite.
Gizliliği kaldırılan arşivler onun bir Sovyet NKVD ajanı olduğunu göstermiştir.Los archivos soviéticos revelan que en realidad era una espía comunista.
Gizli Servisten Ajan Paul Kellerman Veronica'yı ziyaret eder.El Agente Paul Kellerman, del servicio secreto, visita más tarde a Veronica para hacerle unas preguntas.
1910) 1957 - Eliot Ness, Amerikalı federal ajan (d.1957: Eliot Ness, agente estadounidense (n.
Fars Haber Ajansı.Agencia de Noticias Fars.
Diziden ayrıldıktan sonra Jackie Lane Ad Voice adlı ajansı kurdu.La agencia que lleva se llama Jackie Lane Ad Voice.
Ajansın fotoğraf arşivi 10 milyondan fazla fotoğraf ve resim içermektedir.Su librería de imágenes consiste de más de 10 millones de fotografías.
Kate, ajandan kurtulmayı başararak Claire Littleton'ın (Emilie de Ravin) yolcu olduğu bir taksiyi kaçırır.Kate escapa y secuestra a un taxi en donde se encontraba Claire Littleton (Emilie de Ravin) como pasajera.
Bazılarınınistilacı bitki türlerine karşı biyokontrol ajanı olarak kullanılabilineceği düşünülmektedir.Por estas razones ya no se considera adecuado como agente de biocontrol.
Agent Henry Carver (Djimon Hounsou) Nick'in babasını öldüren ajandır.Kira ile aynı güce sahiptir.Henry Carver (Djimon Hounsou) tiene el mismo poder que Kira Hudson.
Bakınız yapı ve ajan.Fabricants i empresaris.