Ana içeriğe geç
Sözlük

aileye ile cümle

aileye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
O, olayı kardeşine kardeşi de bütün aileye anlattı.Peristiwa itu kemudian dilaporkan kepada ayah dan kakaknya.
Geniş bir aileye bakmak zorunda olan ressam borçlanmaya başladı.Tugas berat pertamanya adalah mengatasi hutang kota yang bertumpuk.
Okula gidebilirler ve bir aileye ait olma duygusuna sahiptirler.Chúng có thể đến trường và vẫn có cảm giác thuộc về một gia đình.
İrini Atina'da yaşayan bir soylu aileye, Sarantapechos ailesine mensuptu.Irene sinh ra trong một gia đình quý tộc Hy Lạp ở Athena là gia tộc Sarantapechos.
Kuşaklar boyu aynı bölgede yaşayan Sünni bir aileye mensuptur.Các thành viên của một nhóm gia đình sống trên cùng một lãnh thổ.
2006 nüfus sayımına göre köyde, 181 aileye mensup 673 kişi yaşamaktadır.Điều tra dân số năm 2006, dân số của làng là 673 người trong 181 hộ.
III. Nikiforos, aileye koruma sağlayacağına dair bir açıklama için halka açık bir şekilde zorlandı.Nikephoros III Botaneiates buộc phải công khai thề rằng ông bằng lòng che chở cho cả gia tộc.
Aileye saygı, Konfüçyüs rol ahlakının merkezinde yer almaktadır. ^ Ebrey, Patricia Buckley.Nó chắc chắn là thứ mà tôi đang có được trong cuộc đời mình. — Alicia Keys, Billboard.
Ispartalı bir aileye mensuptur.Tỉnh lị là Öndörkhaan.
Vakıf ile olan ilişkisi hakkında: "Ben sahip olabileceğiniz en iyi aileye sahibim.Hemsworth nói về mối quan hệ của anh với nền tảng "Tôi có bố mẹ tốt nhất mà bạn có thể có.
Burada Sadie ve Milton'da aileye katıldı.Thêm hai đứa trẻ, Sadie và Milton, đã ra đời ở đây.
Tablo 1920'de Avusturyalı bir aileye satılana kadar bu müzede kaldı.1920年にオーストリア人の一家に売却されるまでそのままであった。
Osmanoğulları'ndan aileye katılanlar: Hatice Sultan ve Fehime Sultan'dır.「イスラエルの子孫よ,わたしの主であり,あなたがたの主であられるアッラーに仕えなさい。
Eğer o çocuk Hristiyan ailelerden alındı ise o çocuk önce (tercihen Bektaşi) bir aileye verilirdi.渋沢家嫡男であったが廃嫡となり長男敬三が栄一嫡孫となる。
O, olayı kardeşine kardeşi de bütün aileye anlattı.彼女は兄にこのことを打ち明け、その兄が家族にこのことを話した。
Aralarında, mangalında balık pişiren tek bir aileye rastlayamazsınız.釣り人は一人とは限らず、大勢で釣りを行う場合もある。
O otlardan toplayıp aileye getirmiştir.孤児の里 孤児を引き取って育てている里。
Pirizadeler ismi ile bilinen eski bir aileye mensuptur.織部とは古くの知り合いでお嬢と呼んでいる。
Büyükbaş hayvancılık sadece aileye yönelik yapılmaktadır.Yarış atı yetiştiriciliğide yapılmaktadır.諏訪牧場:競走馬の生産から育成までを行う。
Okula gidebilirler ve bir aileye ait olma duygusuna sahiptirler.親が有力者で学校にも影響を持つ。
Yarı Rus yarı Yahudi aileye mensuptu.給料の半分をユダヤ人街へ送っている。
Kadınlar aileye bakmakla yükümlüdür, ayrıca el işiyle uğraşırlar.與一馬一樣因太忙而疏於照顧家庭。
Savaşta veya madalyanın kurulmasından önce ölen savunmacılar için ölümünden sonra aileye verildi.對於在戰役中陣亡或在獎章設立前去世的獲獎者,此獎章將追授予其家人。
Şehirde bulunan her hane halkına, aileye üç yıl yetecek kadar yiyecek stok etmesi için emir verildi.마을 사람들의 젖을 얻어먹고 자라던 허경영이 세 살이 되던 때 어머니가 고질적인 산후병으로 사망하였다.
Bunun bir sonucu olarak, nüfus sadece birkaç aileye düşmüştür.כתוצאה מכך הצטמקה אוכלוסיית היישוב לכדי משפחות בודדות.
On üç yaşına geldiğinde, annesi akıl hastanesine yerleştirildi ve kendisi koruyucu aileye verildi.כשהיה בן 13, אביו מת ואמו אושפזה בבית חולים פסיכיאטרי.
Kadınlar aileye bakmakla yükümlüdür, ayrıca el işiyle uğraşırlar.המשפחות גם אחראיות על כך שהקשר יישמר.
Liza'yı bir alkoliğin yetiştirmesini istemeyen Velçaninov, Liza'yı evlatlık olarak bir aileye verir.ולצ'אנינוב, אשר לא רוצה שביתו הביולוגית תגודל על ידי אלכוהוליסט, דואג להביא את ליזה למשפחה אומנת, שם היא מתה.
Annette von Droste-Hülshoff'un kökeni eski Vestfalyalı katolik, asil bir aileye dayanıyor.Анете фон Дросте-Хюлзхоф произлиза от старата католическа аристокрация на Вестфалия.
Diğer virüslerde aynı aileye aittir ve insanlarda hastalıklara sebep olur.Към това семейство спадат и други вируси, които причиняват заболявания при хората.
Şirketin tamamı aileye aittir.Това било задължение на всяко семейство.
Bulgar göçmenlerinden oluşan bir aileye mensuptu.Произхожда от семейство на българи-преселници.
2006 nüfus sayımına göre köyde, 181 aileye mensup 673 kişi yaşamaktadır.Prema popisu iz 2006. god., Majmand je brojao 673 stanovnika u 181 obitelji.
Şirketin tamamı aileye aittir.Ima sve odlike svoje porodice.
Okula gidebilirler ve bir aileye ait olma duygusuna sahiptirler.Žude za pažnjom i potreban im je osjećaj pripadnosti obitelji.
Kadınlar aileye bakmakla yükümlüdür, ayrıca el işiyle uğraşırlar.Nastavljate raditi vlastiti posao i zaokupljeni ste obitelji.
Annette von Droste-Hülshoff'un kökeni eski Vestfalyalı katolik, asil bir aileye dayanıyor.Annette von Droste-Hülshoff izhaja iz starega vestfalskega, katoliškega plemstva.
Geniş bir aileye bakmak zorunda olan ressam borçlanmaya başladı.Z Ljudmilo, rojeno Dolžan iz Zabreznice je ustvaril veliko družino.
İkinci Dünya Savaşı ellerini filmdeki aileye her iki cepheden birden uzatır.Druga svetovna vojna razdeli družini vsako na svojo stran.
İrini Atina'da yaşayan bir soylu aileye, Sarantapechos ailesine mensuptu.Irena je bila rojena v Atenah v grški plemiški družini Sarantapehos.
İmparator, aileye kendi haçıyla tam bir güvence vermek zorunda kaldı.Cesar se je z družino komaj izognil zajetju.
Büyük ihtimalle varlıklı bir aileye mensuptu ve açıkça iyi eğitim gördüğü anlaşılmaktadır.Izhajal je iz ugledne in bogate družine, kar mu je omogočilo dobro izobrazbo.
O, olayı kardeşine kardeşi de bütün aileye anlattı.Povedala mu je zgodbo o Obrekarju in njegovi družini.
Gregor'un dönüşümünden önce aileye gelir sağlamak için bir dükkânda tezgahtar olarak çalışmaktadır.Gregor je pred preobrazbo domov prinašal plačo, s katero se je družina preživljala.
Spor geçmişi olan bir aileye sahiptir.Zgodba ima družinsko tematiko.
Bunda büyük bir aileye sahip olmaları etkili olabilir.Visgi jam buvo sunku išlaikyti didelę šeimą.
On üç yaşına geldiğinde, annesi akıl hastanesine yerleştirildi ve kendisi koruyucu aileye verildi.Iki jam sueinant 13 metų, jo tėvas mirė, motina buvo paguldyta į psichiatrinę ligoninę.
Karl ve Theo Albrecht orta sınıf bir aileye mensuptular.Karl ir Theo Albrechtai užaugo neturtingoje šeimoje.
Stephanus Romalı asil bir aileye mensuptu.Pelagijus gimė kilmingoje romėnų šeimoje.
Büyük ihtimalle varlıklı bir aileye mensuptu ve açıkça iyi eğitim gördüğü anlaşılmaktadır.Jis buvo kilęs iš palyginti turtingos šeimos, taigi gerai išsilavinęs.
Aileye ait dilleri 200 milyon insan konuşur.Dravidų kalbomis kalba maždaug 200 mln. žmonių.
Şirketin tamamı aileye aittir.Filmas skirtas visai šeimai.
Sanatçı varlıklı bir aileye sahip değildi.Suguvõsas ei olnud tõenäoliselt ühtegi kunstnikku.
William Holman Hunt Londra'da bir eşya ambarı sahibi olan bir aileye doğdu.William Holman Hunt sündis Inglismaal Londonis.
Granville'de denizci asker bir aileye doğdu.Sündis Tallinnas meremehe perekonnas.
Daha sonra babası, geniş bir aileye sahip Asyalı bir kadınla evlendi.Hiljem abiellus ema USA sõjaväelasega, kellega tal olid konfliktid.
9/11'den sonra, her aileye Amerikan hükümeti tarafından... ...tazminatlar dağıtıldı.Dopo l'undici settembre, le famiglie vennero rimborsate dal governo americano.
9/11'den sonra, her aileye Amerikan hükümeti tarafından... ...tazminatlar dağıtıldı.Na 9/11, werd aan de getroffen families schadevergoeding betaald... door de Amerikaanse regering.
9/11'den sonra, her aileye Amerikan hükümeti tarafından... ...tazminatlar dağıtıldı.След 11 септември семействата на загиналите бяха обезщетени от американското правителство.
Ailenin çocuk doktoru da, aileye salgından bahsetmişti.E il loro pediatra.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod