Ana içeriğe geç
Sözlük

aileye ile cümle

aileye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Mişin aileye yardım etmeye başladı.Wcześnie osierocony pomagał w utrzymaniu rodziny.
Aileye ait dilleri 200 milyon insan konuşur.W sumie językami należącej do tej rodziny posługują się niemal dwa miliony osób.
Şirketin tamamı aileye aittir.Företaget är alltjämt familjeägt.
Fransız asıllı Kanadalı bir aileye mensuptur.Десь тут має бути стрийко з Канади з родиною.
Vakıf ile olan ilişkisi hakkında: "Ben sahip olabileceğiniz en iyi aileye sahibim.Він говорить про це: «У мене були найкращі батьки, які тільки можуть бути.
Borbála, çocuğunu bakıcı bir aileye bırakarak, iş aramak üzere Budapeşte'ye gitti.Вже потім, у пошуках кращого життя з дочками вона вирушила до Белграду шукати роботу.
Aile yapıları geniş aileye uygundur.У більшості випадків вони приймали форму великого сімейного будинку.
Seri kahramanlarının tamamı da bu aileye mensuptur.Героями-борцями тут вважалися цілі родини.
Üye sayısı 1919'da 350 aileye ulaştı.Noví osídlenci sem přišli do roku 1946 v počtu 159 rodin.
François-André Danıcan Philidor Fransa'da çok iyi bilinen bir müzisyen aileye doğmuştur.François-André pocházel z rodiny Philidorů, která byla známá svou dlouholetou hudební tradicí.
Büyük ihtimalle varlıklı bir aileye mensuptu ve açıkça iyi eğitim gördüğü anlaşılmaktadır.Pravděpodobně pocházela z urozené rodiny a měla dobré vzdělání.
Burada özellikle Fransa Cumhurbaşkanı Raymond Poincaré aileye sahip çıkar.Dekret o založení této armády podepsal francouzský prezident Raymond Poincaré.
David gerçek bir çocukmuş gibi kendisini evlatlık olarak alan zengin bir aileye verilir.Vyrostl v poměrně bohaté rodině, jako druhorozený z pěti dětí.
İrini Atina'da yaşayan bir soylu aileye, Sarantapechos ailesine mensuptu.Irina s-a născut într-o familie de nobili din Atena, familia Sarantapechos.
Dışlarında işlemeler ve aileye ait bilgiler bulunmaktadır.Soluția: au nevoie de educație și de muncă în afara casei.
Şirketin tamamı aileye aittir.Publicul țintă este pentru întreaga familie.
O, olayı kardeşine kardeşi de bütün aileye anlattı.Acest episod a fost menționat de familia și soția sa.
Granville'de denizci asker bir aileye doğdu.S-a născut în Kronstadt în familia unui ofițer naval.
Diğer virüslerde aynı aileye aittir ve insanlarda hastalıklara sebep olur.Din această familie fac parte și alte virusuri care pot provoca boli în rândul oamenilor.
Ondan üç yıl sonra 12 Eylül 1998'de ikinci çocukları Jakob Danger Armstrong aileye katıldı.Három évvel később, 1998. szeptember 12-én született második fiuk, Jakob Danger Armstrong.
Diğer virüslerde aynı aileye aittir ve insanlarda hastalıklara sebep olur.Ebbe a családba más vírusok is tartoznak, amelyek szintén betegséget okozhatnak az embereknek.
Çinli bir aileye mensuptu.Kínai családból származik.
Granville'de denizci asker bir aileye doğdu.A Krímben, tengerész családban született.
1547 yılında aileye karşı Fieschi komplosu düzenlenir.Apját 1547-ben, a Fieschi összeesküvésben meggyilkolták.
Borbála, çocuğunu bakıcı bir aileye bırakarak, iş aramak üzere Budapeşte'ye gitti.Szülei azzal a feltétellel engedték a fővárosba, hogy Budapesten dolgozó nővére vigyáz rá.
Şirketin tamamı aileye aittir.A kicsit az egész család gondozza.
Aileye ait dilleri 200 milyon insan konuşur.Anyanyelvi beszélőinek száma 200 millió.
Fransız asıllı Kanadalı bir aileye mensuptur.A család a kanadai francia kisebbséghez tartozott.
Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.Nincs társadalmi megosztottság, osztályhelyzet vagy vallás alapján.
Spor geçmişi olan bir aileye sahiptir.Nagy múlttal rendelkező, neves sportcsaládból származik.
2006 nüfus sayımına göre köyde, 181 aileye mensup 673 kişi yaşamaktadır.A 2006-os népszámláláskor 671 lakosa volt 181 családban.
O, olayı kardeşine kardeşi de bütün aileye anlattı.Ezt megosztotta a bátyjával, aki viszont elmondta a családnak a történteket.
Bir aileye sahip olmak mükemmel.Szép, ha az embernek van családja.
Morisot daha sonraki yıllarda Manet'nin erkek kardeşi ile evlenerek aileye girdi.Morisot meni myöhemmin naimisiin Manetin veljen kanssa.
Sanatçı varlıklı bir aileye sahip değildi.Toimeentulosta ei ollut huolta, olihan hän varakkaasta perheestä.
Şirketin tamamı aileye aittir.Yritys on yhä perheen omistuksessa.
Aileye mameki denilmektedir.Häntä kutsutaan perheessä Mummiksi.
Tom'un her şeyden çok istediği şey normal bir aileye sahip olmaktır.Ensimmäistä kertaa voi tehdä kaikkia asioita joita haluaa - olla normaali nuori.
Amerikan olup New York'lu bir aileye üyedir.Olimme molemmat amerikanitalialaisia ja New Yorkin alueelta kotoisin".
Fransız asıllı Kanadalı bir aileye mensuptur.Sukunimi periytyy kanadalaiselta isältä.
Aynı çatı altında yaşayan geniş aileye birleşik aile denir.Moniavioiset perheet elivät yleensä yhteistaloudessa saman katon alla.
Diğer virüslerde aynı aileye aittir ve insanlarda hastalıklara sebep olur.Στην ίδια οικογένεια ανήκουν και άλλοι ιοί που μπορούν να προκαλέσουν ασθένειες σε ανθρώπους.
O, olayı kardeşine kardeşi de bütün aileye anlattı.Η Αγγέλου ανέφερε το γεγονός στον αδερφό της, ο οποίος το είπε στην υπόλοιπη οικογένεια.
III. Nikiforos, aileye koruma sağlayacağına dair bir açıklama için halka açık bir şekilde zorlandı.Έτσι, ο Νικηφόρος Γ΄ αναγκάστηκε με δημόσιο όρκο να υποσχεθεί ότι θα παρέχει προστασία για την οικογένεια.
Tom'un her şeyden çok istediği şey normal bir aileye sahip olmaktır.Ωστόσο, το μόνο που ήθελε, ήταν να κάνει οικογένεια.
Yaşamları boyunca çift kalırlar ve yavruları kış boyunca aileyle kalır, bazen eski yavrularda aileye katılır.Συνήθως, παραμένουν μαζί με τους γονείς τους ολόκληρο τον ερχόμενο χειμώνα.
Sanatçı varlıklı bir aileye sahip değildi.Ένας τεχνίτης δεν μπορούσε να έχει υπαλλήλους.
Spor geçmişi olan bir aileye sahiptir.Προερχόταν από οικογένεια με ιστορικό μακροζωΐας.
Şirketin tamamı aileye aittir.Η εταιρεία ανήκει εξ ολοκλήρου στην Tata.
Romalı soylu bir aileye mensuptur.Καταγόταν από αριστοκρατική ρωμαϊκή οικογένεια.
Mişin aileye yardım etmeye başladı.Det bidrog til familiens forsørgelse.
Geniş bir aileye sahip olan Evra'nın iki kardeşinin ölmüş olmasına rağmen, 25 kardeşi vardı.Evra har i alt 25 søskende, selvom to allerede er døde.
Şirketin tamamı aileye aittir.Virksomheden er familieejet.
Müzisyen bir aileye mensuptur.Nedstammer fra en slesvigsk musikerfamilie.
Burada Sadie ve Milton'da aileye katıldı.Yderligere to børn, Sadie og Milton, blev født der.
Vakıf ile olan ilişkisi hakkında: "Ben sahip olabileceğiniz en iyi aileye sahibim.Hemsworth fortalte om sin forbindelse med fonden, "Jeg har de bedste forældre, man kunne ønske sig.
Ondan üç yıl sonra 12 Eylül 1998'de ikinci çocukları Jakob Danger Armstrong aileye katıldı.Tre år senere, den 12. september 1998, ble en annen gutt, Jakob Danger Armstrong, født.
Effie aileye olan cevabında Ruskin'i baskıcı bir koca olarak tanımladı.Hun svarte ved å beskrive Ruskin som en undertrykkende ektemann.
O otlardan toplayıp aileye getirmiştir.Sehingga kemudian sisa-sisa minuman itu dikumpulkan dan diberikan untuk keluarga.
Diğer virüslerde aynı aileye aittir ve insanlarda hastalıklara sebep olur.Virus lainnya juga merupakan bagian dari famili yang sama dan menyebabkan penyakit pada manusia.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod