Ana içeriğe geç
Sözlük

aileye ile cümle

aileye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Gençlik dönemimde, eşcinsel olduğum için bir aileye sahip olamayacağımı düşünürdüm.And when I was an adolescent, I thought that I'm gay, and so I probably can't have a family.
Üç aileye yetecek kadar gelirleri oluyor.They have enough income for three families.
"Bu aileye senin kadar, belki de senden çok katkıda bulunuyorum.""I am as much contributing to this family, or more, than you are."
Belli bir aileye, ulusa ve sınıfa bağlı olarak doğuyoruz.We're born into a certain family, nation, class.
Aileye GörünürVisible to Family
Her aileye 500 avro kadar yardım yapılabilecek.Each family can receive up to about 500 euros in assistance.
Bjelakoviç, "Noel'de çocuklarımız aileye küçük hediyeler alır."At Christmas the children buy some small gifts for the family.
Örneğin Olimpiyat Köyü, sporcular evlerine döndükten sonra 2.292 aileye tahsis edilecek.The Olympic Village, for instance, will be given to 2,292 families after the athletes go home.
“Okula dönemem, çünkü aileye bakacak başka kimse yok."I can't go back to school, because there's no one to provide for the family.
Ardından da annem, ekmek ve şarap gibi, yakılacak olan diğer şeyleri aileye dağıtır."Then mother passes [around to the family] other things that are also burnt, like bread and wine."
Acıklı fotoğraf: tek bir aileye kesilen faturaSad snapshot: the toll taken on one family
Bir aileye ve her iki ebeveynine sahip olmak, çocuğun hakkıdır.A child's right is to have a family and both parents.
Katliamın kurbanlarının ikisi dışında hepsi aynı aileye mensuplar.All but two of the victims of the massacre belonged to the same family.
Polis, aileye ait mülklerde çok sayıda arama yaptı.Police have conducted several searches of their properties.
Kitaptan elde edilen gelirin aileye gidip gitmediği de medyada merak konusu oldu.[10]Media reports also questioned whether proceeds from the book were in fact coming to the family.[10]
Alkol, Venezuela'lı aileye öğrenilmesi gereken zor dersleri vermeye devam etmektedir.Hard lessons are learned about the problems alcoholism has always created for the Valenzuela family.
Cerbe'de doğan Ahmed, berberi bir aileye mensuptu.Peter was born a Muslim in Djerba to a Berber family of the Sadwikish tribe.
Bilim insanları koruma alanı içinde 92 aileye ait 348 vasküler bitki türü kaydetmiştir. [1]Scientists on the reserve have recorded 348 species of vascular plants in 92 families.[7]
Konfüçyüsçü aileye saygı anlayışı, yaşa değer vererek çocukların değerini azalttı.By placing value on age over youth, Confucian filial piety lessened the value of children.
Tek istediğim bir aileye sahip olmak ve çocuklara [kızı Nicki] sarılmaktı.All I wanted was to have a family and cling to the children [daughter Nicki].
Ova 1968'de tamamen kurudu ve 11.000 aileye toprak sağladı.[1]The plain was entirely drained in 1968 and provided 11,000 families with lands.[1]
Aile iki alt aileye bölünmüştür.The family is split into two subfamilies.
Grup, Chasmosaurinae ve Centrosaurinae olmak üzere iki alt aileye ayrılmıştır.The group is divided into two subfamilies—Chasmosaurinae and Centrosaurinae.
Şirket, aileye ait halka açık limited şirkettir.The company is a family owned public limited company.
Marnie torununu büyütmeye başladı. Marnie öldükten sonra torunu koruyucu aileye verildi.Marnie raised her granddaughter, who was placed in foster care after her death.
1955'te aileye ülkeyi terk etme izni verildi.In 1955 the family was granted permission to leave the country.
Zimbardo, 23 Mart 1933'te New York'ta Sicilya'dan göç etmiş İtalyan bir aileye doğdu.Zimbardo was born in New York City on March 23, 1933, to a family of Italian immigrants from Sicily.
Siyasi özgürlük kavramlarının böyle iki aileye sahip olduğunun inkar edilemez olduğunu düşünüyor.He sees it as undeniable that there are two such families of conceptions of political freedom.
İş arkadaşlarımız, kendimizi ait hissettiğimiz bir tür aileye dönüşür. " [1]Co-workers become a kind of family we feel we fit into."[1]
Çinli bir aileye mensuptu.Eine Familie beherrscht China.
Büyük ihtimalle varlıklı bir aileye mensuptu ve açıkça iyi eğitim gördüğü anlaşılmaktadır.Er stammte wahrscheinlich aus wohlhabender griechischer Familie und war offenbar sehr belesen.
Grup ilerlerken Metodist misyoner bir aileye rastlar ve himayelerine alır.Auf der Überfahrt lernt die Familie einen Missionar und dessen Familie kennen.
Göldi ikinci çocuğunu Strassburg'da dünyaya getirdi ve çocuk yabancı bir aileye teslim edildi.Das ausserehelich gezeugte Kind kam in Strassburg zur Welt und wurde in fremde Obhut gegeben.
Göçmen bir Yahudi aileye mensuptur fakat kendisi ateisttir.Er hat jüdische Vorfahren, ist jedoch ein Atheist.
Bu aileye mensup proteinler proto-onkogendir.Deshalb gilt diese Proteinfamilie auch als menschliches Proto-Onkogen.
Soylu bir aileye aitti, muhtemelen Münih ve Freising arasında bulunan Hollern'de doğmuştu.Er stammte aus einer begüterten Familie, die vielleicht in Hessen oder Franken ansässig war.
Geniş anlamda aile (velayet ailesi), dar anlamda aileye çocukların dahil olması ile meydana gelen ailedir.Beispiel: Familie – Familienmitglieder: die Tochter ist ein Familienmitglied, nicht aber eine Familie.
Bunun bir sonucu olarak, nüfus sadece birkaç aileye düşmüştür.Als Folge dieses Widerstandes erhielt die Stadt nur eine kleine Zahl von Kolonisten.
Romalı soylu bir aileye mensuptur.Er entstammte einer römischen Adelsfamilie.
Şirketin tamamı aileye aittir.Das Unternehmen ist vollständig in Familienbesitz.
Oğuz adlı kişinin de aileye sinsice girmesiyle beraber olaylar yavaş yavaş kötüye gider.Gerade weil sie ihr Kind liebt, ist die Situation zunehmend unerträglich für sie.
Aynı aileye mensup Hannibal İkinci Pön Savaşında öne çıkacaktır.Hauptaugenmerk legt der Film auf Hannibals Feldzug, während des Zweiten Punischen Krieges.
Örneğin birinin herhangi bir aileye mensup olarak doğması kişiye doğrudan bir hak getirmezdi.Vor allem aber hatte er als Waisenkind keine Familie vorzuweisen.
Tablo 1920'de Avusturyalı bir aileye satılana kadar bu müzede kaldı.Le tableau est resté dans le musée jusqu'en 1920 lorsqu'une famille autrichienne en fit l'acquisition.
Göçmen bir Yahudi aileye mensuptur fakat kendisi ateisttir.Sa famille est d'origine juive, mais elle est athée.
Sanatçı varlıklı bir aileye sahip değildi.Aucun membre de sa famille ne proviendrait d'un milieu artistique.
On üç yaşına geldiğinde, annesi akıl hastanesine yerleştirildi ve kendisi koruyucu aileye verildi.À l'âge de 18 ans, il place sa mère en hôpital psychiatrique afin de la protéger d'elle-même.
Tom'un her şeyden çok istediği şey normal bir aileye sahip olmaktır.Mais ce qu'il souhaite le plus, c'est fonder une famille.
Fransız asıllı Kanadalı bir aileye mensuptur.Son escorte se compose d'un destroyer canadien.
Aile yapıları geniş aileye uygundur.Les constructions dominantes sont de larges maisons de famille.
Ondan üç yıl sonra 12 Eylül 1998'de ikinci çocukları Jakob Danger Armstrong aileye katıldı.Leur deuxième enfant, Jakob Danger Armstrong, est né le 12 septembre 1998.
Kanadalı Fransız bir aileye mensup olan oyuncu Julie Le Breton 1975'te Quebec'te doğdu.Julie Le Breton Julie Le Breton, née en septembre 1975 à Arvida, est une actrice québécoise.
Romalı soylu bir aileye mensuptur.Il appartient à une famille noble romaine.
Effie aileye olan cevabında Ruskin'i baskıcı bir koca olarak tanımladı.Les respondió describiendo a Ruskin como un marido opresivo.
Göçmen bir Yahudi aileye mensuptur fakat kendisi ateisttir.Nació en el seno de una familia judía, aunque es ateo.
Ondan üç yıl sonra 12 Eylül 1998'de ikinci çocukları Jakob Danger Armstrong aileye katıldı.Tres años después, el 12 de septiembre de 1998, nació el segundo hijo de la pareja, Jakob Danger Armstrong.
Tablo 1920'de Avusturyalı bir aileye satılana kadar bu müzede kaldı.Así permaneció hasta 1920, cuando fue vendida a una colección de una noble familia austriaca.
Bulgar göçmenlerinden oluşan bir aileye mensuptu.Nació en una familia de emigrantes de Bulgaria.
Uzerindeki betimlemelerden aristokrat bir aileye ait oldugu anlaşılmaktadır.De todo lo que se haya apuntado, se hará una media aritmética.
Çok fazla gangster filmleri izler, bu yüzden aileye girmeye çalışır.Muchos zombies entran en la casa y comienzan a perseguir a la familia.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
aileye ile cümle - Sayfa 2 - aileye kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App