Sadece kendi dinamiklerini değil, ev halkının, ailesinin ve köyünün dinamiklerini de değiştirdi.Nezměnila jen svou vlastní hnací sílu, změnila svou domácnost, rodinu, svou vesnici.
Sadece kendi dinamiklerini değil, ev halkının, ailesinin ve köyünün dinamiklerini de değiştirdi.Nie tylko odmieniła swój los, ale także los domu, rodziny, wioski.
Sadece kendi dinamiklerini değil, ev halkının, ailesinin ve köyünün dinamiklerini de değiştirdi.Ni spremenila samo svoje dinamike, spremenila je svoje gospodinjstvo, svojo družino, svojo vas.
Sadece kendi dinamiklerini değil, ev halkının, ailesinin ve köyünün dinamiklerini de değiştirdi.Non ha cambiato solo la sua dinamica, ha cambiato la sua casa, la sua famiglia, il suo villaggio.
Sadece kendi dinamiklerini değil, ev halkının, ailesinin ve köyünün dinamiklerini de değiştirdi.No sólo cambió su propia dinámica, cambió su casa, su familia, su aldea.
Sadece kendi dinamiklerini değil, ev halkının, ailesinin ve köyünün dinamiklerini de değiştirdi.Sie hat nicht nur ihre eigene Dynamik geändert, sie hat ihren Haushalt, ihre Familie, ihr Dorf verändert.
Sadece kendi dinamiklerini değil, ev halkının, ailesinin ve köyünün dinamiklerini de değiştirdi.Ze veranderde niet alleen haar eigen dynamiek, ze veranderde haar gezin, haar familie, haar dorp.
Sadece kendi dinamiklerini değil, ev halkının, ailesinin ve köyünün dinamiklerini de değiştirdi.Δεν άλλαξε μόνο τη δυναμική της, άλλαξε το σπιτικό της, την οικογένειά της, το χωριό της.
Sadece kendi dinamiklerini değil, ev halkının, ailesinin ve köyünün dinamiklerini de değiştirdi.Она не только изменила собственную динамику, она изменила свой дом, свою семью, свою деревню.
Sadece kendi dinamiklerini değil, ev halkının, ailesinin ve köyünün dinamiklerini de değiştirdi.לא רק שהיא שינתה את הדינמיקה שלה, היא שינתה את משק הבית שלה, היא שינתה את המשפחה שלה, הכפר שלה.
Sadece kendi dinamiklerini değil, ev halkının, ailesinin ve köyünün dinamiklerini de değiştirdi.هي لم تغير مصيرها وحسب، هي غيرت أوضاع منزلها، غيرت عائلتها، وقريتها نحو الأفضل.
Sadece kendi dinamiklerini değil, ev halkının, ailesinin ve köyünün dinamiklerini de değiştirdi.家庭の状況を 家族を 村を変えました 村は大いに注目されました
Saraya Kraliyet Ailesinin restorasyonunu durdurmaya girdin.Azért ment a palotába, hogy megállítsa az uralkodó család visszaállítását.
Seol'un üvey babasının yaptığı şeyi açıklamak için ailesinin iznini aldın mı?Révéler la vérité au sujet du père adoptif de Seol, votre famille l'avait prévu depuis le début ?
Seol'un üvey babasının yaptığı şeyi açıklamak için ailesinin iznini aldın mı?الاعلان ان المرتكب هو والد سول بالتبني, هل حصلت على موافقة العائلة
Sonra çocuklarıyla birlikte yanından ayrılıp ailesinin yanına, atalarının toprağına dönecek.A vyjde od teba on i jeho synovia s ním a navráti sa ku svojej čeľadi a k državiu svojich otcov sa navráti.
Sonra çocuklarıyla birlikte yanından ayrılıp ailesinin yanına, atalarının toprağına dönecek.Da skal han gives fri sammen med sine Børn og vende tilbage til sin Slægt og sine Fædres Ejendom,
Sonra çocuklarıyla birlikte yanından ayrılıp ailesinin yanına, atalarının toprağına dönecek.đoạn người và con cái người thôi ở nhà người, trở về nhà và nhận lấy sản nghiệp của tổ phụ mình.
Sonra çocuklarıyla birlikte yanından ayrılıp ailesinin yanına, atalarının toprağına dönecek.đoạn người và con_cái người thôi ở nhà người , trở_về nhà và nhận lấy sản_nghiệp của tổ_phụ mình .
Sonra çocuklarıyla birlikte yanından ayrılıp ailesinin yanına, atalarının toprağına dönecek.então sairá do teu serviço, e com ele seus filhos, e tornará � sua família, � possessao de seus pais.
Sonra çocuklarıyla birlikte yanından ayrılıp ailesinin yanına, atalarının toprağına dönecek.Entonces saldrá libre de tu casa, él y sus hijos con él, y volverá a su familia y a la propiedad de sus padres
Sonra çocuklarıyla birlikte yanından ayrılıp ailesinin yanına, atalarının toprağına dönecek.In dat jaar mag hij weggaan met zijn kinderen en teruggaan naar zijn familie en zijn bezittingen.
Sonra çocuklarıyla birlikte yanından ayrılıp ailesinin yanına, atalarının toprağına dönecek.그 때에는 그와 그 자녀가 함께 네게서 떠나 그 본족에게로 돌아가서 조상의 기업을 회복하리라
Sonra çocuklarıyla birlikte yanından ayrılıp ailesinin yanına, atalarının toprağına dönecek.Potom vyjde od tebe s dětmi svými, a navrátí se k čeledi své, a v dědictví otců svých navrátí se.
Sonra çocuklarıyla birlikte yanından ayrılıp ailesinin yanına, atalarının toprağına dönecek.ויצא מעמך הוא ובניו עמו ושב אל משפחתו ואל אחזת אבתיו ישוב׃
Sonra çocuklarıyla birlikte yanından ayrılıp ailesinin yanına, atalarının toprağına dönecek.ثم يخرج من عندك هو وبنوه معه ويعود الى عشيرته. والى ملك آبائه يرجع.
Sonra çocuklarıyla birlikte yanından ayrılıp ailesinin yanına, atalarının toprağına dönecek.到 了 禧 年 、 他 和 他 兒 女 要 離 開 你 、 一 同 出 去 歸 回 本 家 、 到 他 祖 宗 的 地 業 那 裡 去
Sonra çocuklarıyla birlikte yanından ayrılıp ailesinin yanına, atalarının toprağına dönecek.到了 禧年 、 他 和 他 兒女 要 離開 你 、 一同 出去 歸回 本家 、 到 他 祖宗 的 地業 那 裡去
Sonradan anladım ki, bana ikram ettiği şeyler bütün ailesinin iki günlük yiyeceğiydi.Jag insåg först senare att det han gav mig var mat för hela hans familj i två dagar.
Sonradan anladım ki, bana ikram ettiği şeyler bütün ailesinin iki günlük yiyeceğiydi.저는 나중에야 그가 저에게 먹여준 음식이 그의 가족 전체가 이틀동안 먹을 음식이었다는 것을 알았습니다.
Sonradan anladım ki, bana ikram ettiği şeyler bütün ailesinin iki günlük yiyeceğiydi.Mai târziu am înțeles că acea mâncarea a fost hrana pe două zile pentru întreaga familie.
Sonradan anladım ki, bana ikram ettiği şeyler bütün ailesinin iki günlük yiyeceğiydi.Pas later besefte ik dat dat het hele rantsoen voor twee dagen was voor zijn hele familie.
Sonradan anladım ki, bana ikram ettiği şeyler bütün ailesinin iki günlük yiyeceğiydi.Później zrozumiałem, że zjadłem dwudniowe zapasy żywności dla całej rodziny.
Sonradan anladım ki, bana ikram ettiği şeyler bütün ailesinin iki günlük yiyeceğiydi.Solo dopo mi sono reso conto che quello che mi aveva dato era cibo di due giorni per tutta la sua famiglia.
Sonradan anladım ki, bana ikram ettiği şeyler bütün ailesinin iki günlük yiyeceğiydi.Sólo más tarde me di cuenta de que esa era la comida para alimentar a su familia por dos días.
Sonradan anladım ki, bana ikram ettiği şeyler bütün ailesinin iki günlük yiyeceğiydi.Später erst bemerkte ich, dass, was ich gegessen hatte, zwei Tagesrationen seiner ganzen Familie entsprach.
Sonradan anladım ki, bana ikram ettiği şeyler bütün ailesinin iki günlük yiyeceğiydi.Αργότερα κατάλαβα ότι το φαγητό μου ήταν το φαγητό που θα έτρεφε όλη την οικογένειά του για δύο μέρες.
Sonradan anladım ki, bana ikram ettiği şeyler bütün ailesinin iki günlük yiyeceğiydi.По-късно разбрах, че това, с което ме нахрани беше храната за цялото семейство за два дена.
Sonradan anladım ki, bana ikram ettiği şeyler bütün ailesinin iki günlük yiyeceğiydi.Тільки пізніше я зрозумів, що їжа, якою він мене пригостив, була їжею для всієї його сім"ї на два дні.
Sonradan anladım ki, bana ikram ettiği şeyler bütün ailesinin iki günlük yiyeceğiydi.Уже позже я понял, что это угощение было двухдневным запасом еды для всей его семьи.
Sonradan anladım ki, bana ikram ettiği şeyler bütün ailesinin iki günlük yiyeceğiydi.רק מאוחר יותר הבנתי שמה שהוא נתן לי היה המזון ליומיים עבור כל משפחתו.
Sonradan anladım ki, bana ikram ettiği şeyler bütün ailesinin iki günlük yiyeceğiydi.أدركت ﻻحقاً أن ما أطعمني إياه هو طعام أسرته كاملة ليومين.
Sonradan anladım ki, bana ikram ettiği şeyler bütün ailesinin iki günlük yiyeceğiydi.彼の全家族の食事の2日分でした この寛容な深い恵みが
Starr ailesinin altı üyesi haftalarının ilginç olaylarını aile toplantılarında tartışıyorlar.6명의 "스타 가족(Starr family)"이 한 주 중 가장 중요한 일, 가족 회의를 위해 모였습니다.
Starr ailesinin altı üyesi haftalarının ilginç olaylarını aile toplantılarında tartışıyorlar.6人家族のスターさん一家の 週一回の 家族会議の様子です スター家は一般的な家族で アメリカの家族が持つ一般的な問題を抱えています
Starr ailesinin altı üyesi haftalarının ilginç olaylarını aile toplantılarında tartışıyorlar.Sześcioosobowa rodzina Starrów zasiada do omawiania minionego tygodnia na rodzinnym zebraniu.
Starr ailesinin altı üyesi haftalarının ilginç olaylarını aile toplantılarında tartışıyorlar.Шість членів родини Старр сидять за столом, чекаючи на головну подію тижня: сімейну зустріч.
Starr ailesinin altı üyesi haftalarının ilginç olaylarını aile toplantılarında tartışıyorlar.מתכנסים ששת חברי משפחת סטאר לאירוע המרכזי של השבוע שלהם: הישיבה המשפחתית.
Starr ailesinin altı üyesi haftalarının ilginç olaylarını aile toplantılarında tartışıyorlar.أين كان ستّة من أعضاء أسرة "ستارس" ، يجلسون.. لأهم حدث لديهم في الأسبوع: اجتماع الأسرة.
Stratton ailesinin çiftliğinde; bahçesi, bir zamanlar tüm eğimi kapalıDomačija družine Stratton, katerih sadovnjak enkrat pokrita vsa pobočju
Stratton ailesinin çiftliğinde; bahçesi, bir zamanlar tüm eğimi kapalıHeimstätte des Stratton Familie, deren Obstgarten bedeckte einst alle die Steigung der
Stratton ailesinin çiftliğinde; bahçesi, bir zamanlar tüm eğimi kapalıHomestead on Stratton perhe, jonka hedelmätarha aikoinaan kattoivat kaikki rinnettä
Stratton ailesinin çiftliğinde; bahçesi, bir zamanlar tüm eğimi kapalıthe 스트래튼 가족의 농가, 그의 과수원 한의 모든 경사를 적용
Stratton ailesinin çiftliğinde; bahçesi, bir zamanlar tüm eğimi kapalıZagroda z rodziny Stratton, których sad raz obejmował wszystkie stoku
Stratton ailesinin çiftliğinde; bahçesi, bir zamanlar tüm eğimi kapalıהנחלה של משפחת סטרטון, אשר כיסה בעבר את כל הפרדס שיפוע
Stratton ailesinin çiftliğinde; bahçesi, bir zamanlar tüm eğimi kapalıمنزل للعائلة ستراتون ، التي كانت تغطي كل بستان منحدر
Stratton ailesinin çiftliğinde; bahçesi, bir zamanlar tüm eğimi kapalıブリスターのヒルが、とうの昔に殺された
Suger bu eski kilisenin, kraliyet ailesinin kabristanı olarak yetersiz olduğunu düşünüyor.Podle Sugera nebyl pro královskou rodinu dostatečně vznešený.
Suger bu eski kilisenin, kraliyet ailesinin kabristanı olarak yetersiz olduğunu düşünüyor.И Сугерий решил, что она не годится для погребения королей.
Suger bu eski kilisenin, kraliyet ailesinin kabristanı olarak yetersiz olduğunu düşünüyor.І Сюжер вважав його непридатним для місця поховання королів.