Bir avcının ailesinin bozulmadan yiyebileceğinden fazla protein.Meer eiwit dan een jagersfamilie kan eten voordat het verrot.
Bir avcının ailesinin bozulmadan yiyebileceğinden fazla protein.Mehr Proteine, als die Familie eines Jägers essen konnte, bevor sie verrotteten.
Bir avcının ailesinin bozulmadan yiyebileceğinden fazla protein.Nhiều chất dinh dưỡng hơn một nhà thợ săn có thể ăn trước khi nó kiệt quệ.
Bir avcının ailesinin bozulmadan yiyebileceğinden fazla protein.Più proteine di quante ne potesse mangiare la famiglia di un cacciatore prima che marcisse.
Bir avcının ailesinin bozulmadan yiyebileceğinden fazla protein.Plus de protéines que ce que la famille d'un chasseur pouvait manger avant qu'elles ne pourrissent.
Bir avcının ailesinin bozulmadan yiyebileceğinden fazla protein.Więcej białka niż rodzina myśliwego mogła zjeść zanim zgniło
Bir avcının ailesinin bozulmadan yiyebileceğinden fazla protein.Περισσότερη πρωτεΐνη απ' όση μπορούσε να φάει μια οικογένεια πριν σαπίσει.
Bir avcının ailesinin bozulmadan yiyebileceğinden fazla protein.Большее количество белка, чем охотничья семья могла съесть прежде, чем он испортится.
Bir avcının ailesinin bozulmadan yiyebileceğinden fazla protein.Повече протеин, отколкото семейството на ловеца може да изяде, преди храната да се развали.
Bir avcının ailesinin bozulmadan yiyebileceğinden fazla protein.יותר חלבון ממה שמשפחה של צייד יכולה לאכול לפני שהוא הרקיב.
Bir avcının ailesinin bozulmadan yiyebileceğinden fazla protein.كمّية من البروتين تفوق ما يمكن أن تتناوله عائلة صياد قبل أن تفسد.
Bir avcının ailesinin bozulmadan yiyebileceğinden fazla protein.このことが新しい社会をつくる
‹‹ ‹Bir kimse ailesinin mülkü olmayan, sonradan satın aldığı bir tarlayı RABbe adarsa,A jeźliby kto rolą kupioną, która nie była z ról dziedzictwa jego poślubił Panu.
‹‹ ‹Bir kimse ailesinin mülkü olmayan, sonradan satın aldığı bir tarlayı RABbe adarsa,Ako pa posveti GOSPODU njivo, ki jo je kupil, ki ni od dednega polja njegovega,
‹‹ ‹Bir kimse ailesinin mülkü olmayan, sonradan satın aldığı bir tarlayı RABbe adarsa,Apabila seseorang mempersembahkan kepada TUHAN sebuah ladang yang telah dibelinya
‹‹ ‹Bir kimse ailesinin mülkü olmayan, sonradan satın aldığı bir tarlayı RABbe adarsa,Dacă cineva închină Domnului un ogor cumpărat de el, care nu face parte din moşia lui,
‹‹ ‹Bir kimse ailesinin mülkü olmayan, sonradan satın aldığı bir tarlayı RABbe adarsa,Ha pedig pénzen vett mezejét, a mi nem az õ birtokának mezejébõl való, valaki az Úrnak szenteli:
‹‹ ‹Bir kimse ailesinin mülkü olmayan, sonradan satın aldığı bir tarlayı RABbe adarsa,Hvis nogen helliger HERREN Jord, han har købt, og som ikke hører til hans Arvejord,
‹‹ ‹Bir kimse ailesinin mülkü olmayan, sonradan satın aldığı bir tarlayı RABbe adarsa,Jestliže pak pole koupené, kteréž by nebylo z pole dědictví jeho, posvětil Hospodinu,
‹‹ ‹Bir kimse ailesinin mülkü olmayan, sonradan satın aldığı bir tarlayı RABbe adarsa,Jos joku Herralle pyhittää ostamansa pellon, joka ei ole hänen perintömaatansa,
‹‹ ‹Bir kimse ailesinin mülkü olmayan, sonradan satın aldığı bir tarlayı RABbe adarsa,Keď zasvätí Hospodinovi pole, ktoré kúpil, ktoré nie je z poľa jeho državia,
‹‹ ‹Bir kimse ailesinin mülkü olmayan, sonradan satın aldığı bir tarlayı RABbe adarsa,사람에게 샀고 자기 기업이 아닌 밭을 여호와께 구별하여 드렸으면
‹‹ ‹Bir kimse ailesinin mülkü olmayan, sonradan satın aldığı bir tarlayı RABbe adarsa,Nếu ai biệt ra thánh cho Ðức Giê-hô-va một sở ruộng mình mua, chớ chẳng phải của tổ nghiệp,
‹‹ ‹Bir kimse ailesinin mülkü olmayan, sonradan satın aldığı bir tarlayı RABbe adarsa,Nếu ai biệt ra thánh cho Ðức_Giê - hô-va một sở ruộng mình mua , chớ chẳng phải của tổ_nghiệp ,
‹‹ ‹Bir kimse ailesinin mülkü olmayan, sonradan satın aldığı bir tarlayı RABbe adarsa,Om någon helgar åt HERREN en åker som han har köpt, en som icke hör till hans arvsbesittning,
‹‹ ‹Bir kimse ailesinin mülkü olmayan, sonradan satın aldığı bir tarlayı RABbe adarsa,Se alguém santificar ao Senhor um campo que tiver comprado, o qual não for parte do campo da sua possessão,
‹‹ ‹Bir kimse ailesinin mülkü olmayan, sonradan satın aldığı bir tarlayı RABbe adarsa,Se uno consacra al Signore un pezzo di terra comprato, che non fa parte della sua proprietà ereditaria
‹‹ ‹Bir kimse ailesinin mülkü olmayan, sonradan satın aldığı bir tarlayı RABbe adarsa,"Si alguien consagra a Jehovah un campo que ha comprado y que no era campo de su posesión
‹‹ ‹Bir kimse ailesinin mülkü olmayan, sonradan satın aldığı bir tarlayı RABbe adarsa,Si quelqu`un sanctifie à l`Éternel un champ qu`il a acquis et qui ne fait point partie de sa propriété,
‹‹ ‹Bir kimse ailesinin mülkü olmayan, sonradan satın aldığı bir tarlayı RABbe adarsa,Wenn aber jemand dem HERRN einen Acker heiligt, den er gekauft hat und der nicht sein Erbgut ist,
‹‹ ‹Bir kimse ailesinin mülkü olmayan, sonradan satın aldığı bir tarlayı RABbe adarsa,А если кто посвятит Господу поле купленное, которое не из полей его владения,
‹‹ ‹Bir kimse ailesinin mülkü olmayan, sonradan satın aldığı bir tarlayı RABbe adarsa,ואם את שדה מקנתו אשר לא משדה אחזתו יקדיש ליהוה׃
‹‹ ‹Bir kimse ailesinin mülkü olmayan, sonradan satın aldığı bir tarlayı RABbe adarsa,وان قدّس للرب حقلا من شرائه ليس من حقول ملكه
‹‹ ‹Bir kimse ailesinin mülkü olmayan, sonradan satın aldığı bir tarlayı RABbe adarsa,他 若 將 所 買 的 一 塊 地 、 不 是 承 受 為 業 的 、 分 別 為 聖 歸 給 耶 和 華
‹‹ ‹Bir kimse ailesinin mülkü olmayan, sonradan satın aldığı bir tarlayı RABbe adarsa,他 若將所買 的 一 塊地 、 不 是 承受 為業 的 、 分別為聖歸給 耶和華
Blog Sopitas aynı zamanda bir kamu çalışanının ailesinin olayla bağlantılı olabileceğini öne sürdü:@panaclo отметила, что она ничего не знала о данном муниципалитете, пока не появились плохие новости:
Böylece Kraliyet Ailesinin meşruluğu sorgulanmış oldu.Így az uralkodó család legitimitása megkérdőjeleződik.
Böylece Kraliyet Ailesinin meşruluğu sorgulanmış oldu.Έτσι ώστε η νομιμότητα της Βασιλικής Οικογένειας να αμφισβητηθεί.
Böylece Kraliyet Ailesinin meşruluğu sorgulanmış oldu.بطريقة تجعل الكل يتسأل عن هذه المصداقية
Bradley ailesinin programı ne?Bradleys planer?
Bradley ailesinin programı ne?Familjen Bradley?
Bradley ailesinin programı ne?Jakie są plany Bradleyów?
Bradley ailesinin programı ne?Mitä Bradleyt tekevät?
Bradley ailesinin programı ne?Quais são as actividades da família Bradley?
Bradley ailesinin programı ne?Quali sono i movimenti della famiglia Bradley?
Bradley ailesinin programı ne?¿Qué planes tiene la familia Bradley estos días?
Bradley ailesinin programı ne?Τι θα κάνουν οι Μπράντλεϊ;
Bradley ailesinin programı ne?Чем занимается семья Брэдли?
Bu kesenin... ...Kraliyet Ailesinin restorasyonunu engellemek için kullanılacağını... ...tahmin etmiştim.وهذه خطة واضحة لعرقلة اعادة الملكية
Bunun için fırsatımız varken herkese, özellikle iman ailesinin üyelerine iyilik yapalım.Als wir denn nun Zeit haben, so lasset uns Gutes tun an jedermann, allermeist aber an des Glaubens Genossen.
Bunun için fırsatımız varken herkese, özellikle iman ailesinin üyelerine iyilik yapalım.Annakokáért míg idõnk van, cselekedjünk jót mindenekkel, kiváltképen pedig a mi hitünknek cselédeivel.
Bunun için fırsatımız varken herkese, özellikle iman ailesinin üyelerine iyilik yapalım.A protož dokudž čas máme, čiňme dobře všechněm, a zvláště nejvíce pak domácím víry
Bunun için fırsatımız varken herkese, özellikle iman ailesinin üyelerine iyilik yapalım.Aşa dar, cît avem prilej, să facem bine la toţi, şi mai ales fraţilor în credinţă.
Bunun için fırsatımız varken herkese, özellikle iman ailesinin üyelerine iyilik yapalım.A tak tedy, kým máme čas, robme dobre všetkým a najviac domácim viery.
Bunun için fırsatımız varken herkese, özellikle iman ailesinin üyelerine iyilik yapalım.Dokler torej nam je časa, delajmo dobro vsem, a najbolj tem, ki smo si ž njimi domači po veri.
Bunun için fırsatımız varken herkese, özellikle iman ailesinin üyelerine iyilik yapalım.Então, enquanto temos oportunidade, façamos bem a todos, mas principamente aos domésticos da fé.
Bunun için fırsatımız varken herkese, özellikle iman ailesinin üyelerine iyilik yapalım.그러므로 우리는 기회 있는대로 모든 이에게 착한 일을 하되 더욱 믿음의 가정들에게 할 지니라
Bunun için fırsatımız varken herkese, özellikle iman ailesinin üyelerine iyilik yapalım.La oss derfor, mens vi har leilighet til det, gjøre det gode mot alle, men mest mot troens egne folk!
Bunun için fırsatımız varken herkese, özellikle iman ailesinin üyelerine iyilik yapalım.Poiché dunque ne abbiamo l'occasione, operiamo il bene verso tutti, soprattutto verso i fratelli nella fede
Bunun için fırsatımız varken herkese, özellikle iman ailesinin üyelerine iyilik yapalım.Przeto tedy, póki czas mamy, dobrze czyńmy wszystkim, a najwięcej domownikom wiary.