Kardeşinin ailesine ise büyük bir bağlılık duymaktaydı.Liksom sin bror innehade han stora gods och förläningar.
1671'de 50 tane Yahudi ailesine Berlin'e Avusturya'dan taşınma izini verildi.År 1671 blev Berlin nytt hem för 50 judiska familjer från Österrike.
Casey Jones: Kaplumbağa ailesine dost ve sırdaştır.Casey Jones är vän med sköldpaddorna.
Ailesine ve Rus halkına başsağlığı diliyorum.Hoppas allt är bra med dej och familjen!
Bunun ortaya çıkmasının ardından beyin ailesine geri verildi.Efter hans död återlämnades kroppen till familjen.
Bart, evine geri dönmüş ve ailesine hediyeler getirmiştir.Bart återförenas med sin familj, och ger dem presenter från Frankrike.
Ailesine çok bağlıdır.Den är mycket fäst vid sin familj.
Bazıları Tantada ailesine aittir.De är verkligen från mig till mina fans.
Mülkiyeti Tsitsishvili adlı soylu ailesine aitti.Staden var då i den adliga familjen Tsitsisjvilis ägo.
En sonunda ailesine karşı çıkıp Hawaii'ye gider.Han tar semester och åker till Hawaii.
Savaştan sonra Almanya'ya döndü ve ailesine ulaşmaya çalıştı.Efter kriget åkte han till Tyskland för att leta efter dem.
Şirket, Doğan ailesine ait olmak üzere Aydın Doğan'ın babasının ismini almaktadır.De gav sonen ett brasilianskt indianskt namn för att hedra sitt nya hemland.
Kraliçe ve kraliyet ailesine mensup kişilerin varlığında çalınır.Brevväxlingen mellan henne och kungafamiljens medlemmar finns bevarad.
Rinovirüs, Picornaviridae ailesine bağlı RNA içeren bir virüstür.Ett rhinovirus innehåller RNA och tillhör familjen Picornaviridae.
Ailesine çok bağlıdır, ancak yabancılara karşı mesafeli davranır.Den är mycket trogen mot sin familj men reserverad mot främlingar.
İşletme bir Avustralya ailesine aittir.Australimyza ingår i familjen Australimyzidae.
1671'de 50 tane Yahudi ailesine Berlin'e Avusturya'dan taşınma izini verildi.1671 року 50 єврейських родин переселили з Австрії до Берліна.
Tüm hayatı boyunca ailesine yakınlığı devam etti.Протягом усього життя вона завжди намагалася бути ближче до своєї сім'ї.
Rachel durumu ailesine anlatır.Кайл дозволяє розповісти все родині.
Tom'un ailesine yardımcı olmayı ummaktadır.Томе стала для них прийомною матір'ю.
1985 yılının sonunda, Toleman takımının Benetton ailesine satılmasıyla kuruldu.ТОВ Бенеттон була утворена в кінці 1985 року, тоді Тоулмен була продана сім'ї Бенеттон.
Ailesine baş sağlığı diliyorum.Висловлюємо співчуття його родині.
Babasının ailesine katılmayı reddetmiştir.Вони відмовляються спілкуватися з батьком.
Ailesine çok bağlıdır, ancak yabancılara karşı mesafeli davranır.Вони дуже віддані своїм господарям, а до чужаків ставляться байдуже.
İstiklal madalyası ailesine ulaştırılmıştır.Відзначити цих людей повинен її медальйон.
Ama 1320'lerde, Edward'ın yeni gözdesi Despenser ailesine karşı uzlaşmaz bir tutum takındı.Проте в 1303 році Едуард I почав шукати іншу наречену для сина.
Ancak ailesine çok sert davranıyordu.Бував жорстокий зі своєю дружиною.
Usagi de onu ailesine kuzeni olarak tanıtmıştır.Іван хоче представити дружину своїм родичам.
Ailesine sadık olan bu köpek ırkı yabancılara karşı agresif olabilir.До сторонніх ці собаки ставляться з недовірою, по відношенню до інших собак можуть проявляти агресію.
Ferrat, ailesine yardımcı olmak için okulu bıraktı.Кроу полишив навчання в школі, щоб мати можливість допомагати сім'ї матеріально.
Valinin ailesine hakları geri verilmiş olsa da kendisi hapiste öldü.По поверненню на батьківщину був засуджений до тюремного ув'язнення і помер у в'язниці.
Külleri yakıldıktan sonra ailesine verildi.Після кремуваня його прах був відданий сім'ї.
Casey Jones: Kaplumbağa ailesine dost ve sırdaştır.Кейсі Джонс — друг черепашок, який помішаний на законі.
O ailesine sadık.Вона слухається батьків.
O ailesine itaatkâr.Вона слухається батьків.
Ailesine çok bağlıdır.Je velmi závislý na své rodině.
Rachel durumu ailesine anlatır.Ryan se chce věnovat rodině.
Bunların yanı sıra Swift, ailesine Belle Meade, Tennessee'de dört yatak odalı bir ev satın almıştır.Pro své rodiče Swift koupila vilu v Belle Meade v Tennessee.
Biri ailesine bağlılığı sürdürür.Je loajální ke své rodině.
Annesi Rutilia, konsüler sınıftan gelen Rutilius ailesine mensuptur.Její matka Rutilie pocházela z rodiny Rutilia.
Tom'un ailesine yardımcı olmayı ummaktadır.Nicole požádá o pomoc svého otce.
Nilo-Saharan dil ailesine dahil olan Maa dilini konuşurlar.Mluví jazykem Maa, což je Nilo-Saharská jazyková skupina.
Marjane, İran’a dönerek ailesine yakın olmaya karar verir.Marjane tam přichází připomenout si svůj přílet z Íránu.
Ama ailesine kavuşmak için artık çok geçtir.Již velmi dlouho touží nalézt své rodiče.
Böylelikle kendisi de eğitimi için bir miktar para kazanarak ailesine yardımcı olabilecekti.Proto musela celá rodina jít vydělávat peníze.
Melissa, Bernadette'in sesini ailesine göre biçimlendirmiştir.Pravdu vytvořil Bernini pro svou rodinu, jako svůj odkaz.
İrini Atina'da yaşayan bir soylu aileye, Sarantapechos ailesine mensuptu.Irina s-a născut într-o familie de nobili din Atena, familia Sarantapechos.
Sawyer Ailesine düşmandır.Inamicul lui este Familia Sawyer.
Okul Müdürü ailesine şöyle yazmıştır: "Umarım iki okul arasında bilgisiz kalmaz.Directorul său a scris părinților: „sper să nu cadă între două luntre.
En fazla konuşulan diller, Çin-Tibet dil ailesine ait Sinitik dillerdir.Limbile cele mai vorbite în China fac parte din familia limbilor sino-tibetane.
Maya dili Uto-aztek dil ailesine sokulurken, Zapotek dili Mistek dili gibi Otomang dil ailesine sokulur.Dhivehi este descendentă pankritei eḷu și e asemănătoare cu limba singaleză.
İkilinin yazışmaları, Ottla'ya ve Ailesine Mektuplar olarak yayımlanmıştır.Corespondența lor a fost publicată în Scrisori către Ottla.
Ailesine baş sağlığı diliyorum.Condoleanțele mele familiei sale.
Çoğu genler, daha büyük bir gen ailesine ait olup ortak atalara sahiptirler.Cele mai multe gene aparțin unor mari familii de gene care pornesc de la un strămoș comun.
Peter'ın bu yeni kemiksiz hâli, ailesine yük olmaya başlar.Abilitatea arhetipală a lui Peter este tinerețea lui nemuritoare.
Avustronezya dil ailesine ait olup Endonezce ve Sunda dili ile akrabadır.Acestea vin din comunitatea lingvistică donoare împreună cu denumirea lor.
Babasoyluluktan farklı olarak, ailenin soyağacı (şecere) baba tarafına değil, annenin ailesine dayandırılır.Acest lucru se datorează faptului că în religia islamică copii moștenesc religia tatălui și nu a mamei.
Söz konusu elmasın parçalarının bir bölümü İngiliz Kraliyet ailesine ait mücevherlerde kullanılmıştır.A fost tăiat în mai multe pietre încorporate în coroana regală britanică.
Daha sonra ailesine, eşine ve en sonunda dostları gelirdi.Cu o seară in urmă,s-a intâlnit cu familia sa,iubita și prietenii.
Avrupa Birliği'nin resmî dillerinin çoğu Hint-Avrupa dil ailesine mensuptur.Majoritatea limbilor vorbite în Europa aparțin superfamiliei indo-europene.