Naaşı, diğer mahkûmlarla birlikte derhal gömüldüğü gerekçesiyle ailesine teslim edilmedi.Porém, não foi enterrada com seu segundo marido.
İrini Atina'da yaşayan bir soylu aileye, Sarantapechos ailesine mensuptu.Irene nasceu numa família grega nobre de Atenas chamada Sarantapeco.
Humboldtia laurifolia, Fabaceae ailesine ait bir baklagil türüdür.Humboldtia laurifolia é uma espécie vegetal da família Fabaceae.
Hemen ailesine telefon eder ama cevap veren olmaz.Pouco tempo depois ele tenta telefonar para seus pais, mas não há resposta.
Bunun nedeni ise ailesine zaman ayırmak istemesi.Diz ele que o motivo foi estar sem tempo para a família.
İngiltere'de eserlerini İngiliz kralı ve kraliyet ailesine gösterdi.Lá, ele fez várias obras representando o rei britânico e sua corte.
Peter Facinelli, Carlisle Cullen: Cullen ailesine liderlik yapan bir doktor.Peter Facinelli como Carlisle Cullen, um vampiro médico, figura paterna da família Cullen.
Ancak ailesine çok sert davranıyordu.Você tinha que ser muito enérgica com ele.
Bugün Baştımar ailesine aittir.Hoje é propriedade de seus descendentes.
Hiç evlenmeyen Mitchell, hayatı boyunca ailesine yakın yaşamıştır.Por seu lado, Alexandra manteve-se fiel ao longo de todo o casamento.
First Nations’ın 50 den fazla dili, 10 farklı dil ailesine aittir.É a primeira língua de cerca de 45 milhões de falantes e a segunda língua de mais 10 milhões de pessoas.
Polyphylla fullo Scarabaeidae ailesine ait, Melolonthinae alt familyasından bir böcektir.Polyphylla fullo é uma espécie de insetos coleópteros polífagos pertencente à família Melolonthidae.
En sonunda ailesine karşı çıkıp Hawaii'ye gider.Finalmente poude regressar com a família à Bahia.
Geri kalanın &33'ü Hint çelik tüccarı Lakshmi Mittal ve ailesine aittir.Mittal Steel foi um grupo siderúrgico de propriedade do bilionário indiano Lakshmi Mittal.
Kitabı bitirdikten sonra, kitabı ailesine tanıttı.Quando terminar as fotos, mostrou-lhes o rótulo.
İzci, yurduna, milletine, ailesine ve izci liderlerine sadıktır.Um Escoteiro é leal ao seu país, nação, família e líderes.
Julia'nın ailesine tüm finansal varlıklarıyla birlikte Suriye'ye dönme izni verildi.Julia's familie kreeg toestemming om naar Syria terug te keren met al hun eigendommen.
Temmuz 1951 yılında İspanyol hükümeti, ailesine sığınma hakkı tanıdı.In juli 1951 verleende de Spaanse regering hem asiel.
Tom'un ailesine yardımcı olmayı ummaktadır.Hij blijkt voor Peters moeder te werken.
Yoksul ailesine yardımcı olmak için genç yaşta memur olarak çalışmaya başladı.Hij begon te werken als kantoorbeambte om zijn armoedige familie te helpen.
Arif ve ailesine her türlü kötülüğü yapmaktan çekinmeyen bir karakterdir.Hij is bijgelovig en vreest dat zijn geluk niet blijvend is.
Tüm hayatı boyunca ailesine yakınlığı devam etti.Het is alsof je de hele tijd door familie omringd bent.
Kitabı bitirdikten sonra, kitabı ailesine tanıttı.Voorafgaand aan de publicatie verscheen het boek Inleiding tot den Bijbel.
İş gezilerinden dolayı eve çok uğramamış ve ailesine çok vakit ayıramamıştır.Naar eigen zeggen omdat hij te weinig tijd kon doorbrengen met zijn gezin.
Bunun üzerine ona müt'a verdi, giyindirdi ve ailesine geri gönderdi.”Zij stond hem met raad en daad bij en vergezelde hem ook op zijn veldtochten.
Böylece Kohen çocuğun kurtulduğunu açıklayıp çocuğu kutsar ve ailesine iade eder.Als het antwoord bakove (bakbanaan) is, dan maakt ze je tot haar kind.
Mülkiyeti Tsitsishvili adlı soylu ailesine aitti.Het was toen in handen van de adellijke familie Tsitsishvili.
1930'ların sonunda, Shucart ailesine ait olan Ulusal Şişeleme Şirketi'ne satıldı.In de jaren 30 werd het bedrijf verkocht aan de familie Hul.
Annesi Rutilia, konsüler sınıftan gelen Rutilius ailesine mensuptur.Haar moeder, Rutilia, was een telg van de gens Rutilia, die ook consuls onder haar rangen telde.
Annesi de Sülemi ailesine mensuptur.De moeder is hier ook hoofd van het gezin.
Kardeşinin ailesine ise büyük bir bağlılık duymaktaydı.Zijn broer erfde daarop het grootste deel van zijn domeinen.
Bu yüzden ailesine "Delibaşızâdeler" denirdi.Zij gaan op zoek naar hun "innerlijke idioot".
Sarayını Süleyman'ın ailesine bırakıp, mütevazi bir evde yaşamaya başladı.Hij verhuisde toen met het gezin naar Aalst, waar een handel werd begonnen.
Ailesine çok bağlıdır, ancak yabancılara karşı mesafeli davranır.De Nebelung is gericht op zijn eigen gezin en terughoudend tegenover vreemden.
Ailesine bağlı bir eş ve baba olmuştur.Zij werden naast hun vader en man bijgezet.
Kuvira'yla nişanlanır ve ailesine ihanet eder.Boreman krijgt een relatie met Traynor en huwt met hem.
Hiç evlenmeyen Mitchell, hayatı boyunca ailesine yakın yaşamıştır.Mitchell is nooit getrouwd, maar bleef nauw betrokken bij haar familieleden.
Kendisi de Ermeni Sarukxan Ailesine mensup birinin kızıyla evliydi.Hij huwde op een zeker punt in zijn leven met een Armeense prinses op Cyprus.
Bir öğretmen ailesine dünyaya geldi ve eğitim alanında çalışmalar yaptı.Hij werkte bij zijn vader in het bedrijf en studeerde voor onderwijzer.
En sonunda eşine ve ailesine bir mektup yazabildi.Hij schrijft een brief aan Jenny en haar familie.
Antisthenes yalnızca Aspasia’ya değil oğulları da dahil olmak üzere Perikles’in tüm ailesine saldırır.Antystenes zdaje się atakować nie tylko Aspazję, ale całą rodzinę Peryklesa, włączając w to synów.
Çam dili Avustronesya dil ailesine (Açe-Çam alt grup) aittir.Język klallam (nazwa własna: nəxʷsƛ̕ay̕əmúcən) – należy do rodziny języków salisz.
Arif ve ailesine her türlü kötülüğü yapmaktan çekinmeyen bir karakterdir.Potrafi obronić siebie (i swojego męża) przed niemal każdym zagrożeniem.
H. pylori 5 major dış membran proteini (OMP) ailesine sahiptir.Bakteria posiada pięć głównych rodzin białek błony zewnętrznej (OMP).
Tom'un ailesine yardımcı olmayı ummaktadır.Żona Toma prezentowała jej swoją rodzinę.
Fas asıllı olan Aşur ailesine mensuptur.Bardzo ostrożnie podchodzi do rodziny Podhoreckich.
Ailesine yardım etmek için genç yaşta çalışmaya başladı.Od młodych lat pracował, aby utrzymać rodzinę.
Bu durumda ailesine bilgi verilmesi gerekir.Oświadczyłem, że rodzina będzie powiadomiona.
Tüm hayatı boyunca ailesine yakınlığı devam etti.Przez całe życie związany był ze swym rodzinnym miastem.
Soylu bir İspanyol ailesine mensuptu.Urodził się w hiszpańskiej rodzinie szlacheckiej.
Resim sonradan Neilson Poe'nun eşi ve Virginia'nın üvey kardeşi olan Josephine'in ailesine miras kaldı.Portret przekazano rodzinie przyrodniej siostry Virginii, Josephine, żony Neilsona Poego.
Casey Jones: Kaplumbağa ailesine dost ve sırdaştır.Casey Jones – przyjaciel żółwi.
2007 Nisan'ında ise baterist Johan Langell ailesine zaman ayrımak için gruptan ayrıldı.Pod koniec tournée w 2007 roku zespół opuścił Johan Langell z powodów rodzinnych.
Babası genç yaşta öldüğünden Nehemiah, erken yaşta çalışarak ailesine destek vermek zorunda kaldı.Jego ojciec zmarł, gdy był jeszcze dzieckiem, i Nehemiasz musiał pracować na utrzymanie rodziny.
En sonunda ailesine karşı çıkıp Hawaii'ye gider.Za poradą przyjaciela wyrusza na Hawaje.
En bariz örnekleri Semitik dil ailesine üye olan toplumlar ve Çin gibi Uzak Doğu halklarıdır.Przodków rodziny upatruje się w prymitywniejszych ptakach z Dalekiego Wschodu, szczególnie Chin.
Ailesine büyük bir sevgi ve bağlılık duyardı.Cieszył się powszechnym szacunkiem i lojalnością swoich ludzi.
Milagros, Di Carlo ailesine hizmetçi olarak işe başlar.Dziewczyna zaczyna pracę w domu Diega jako służąca.
O, ailesine utanç getirdi.Przyniósł wstyd swojej rodzinie.
O, ailesine utanç getirdi.Przyniosła wstyd swojej rodzinie.