Ana içeriğe geç
Sözlük

ailesi ile cümle

ailesi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Nick başarılı bir gençtir ve Kathy'nin ailesi onunla evlenmesini istemektedir.Wenn Nick groß ist, möchte er sie heiraten.
Şu an firma yönetimi Saacke ailesinin 4. kuşak üyelerinin gözetiminde profesyonel bir kuruldan oluşmaktadır.Das Unternehmen wird in der vierten Generation von einem Mitglied der Familie Busck geleitet.
Ailesi büyük bir çiftliğe sahipti.Die Familie hatte einen kleinen Bauernhof.
1861 yılında ailesiyle birlikte Londra'ya taşındılar.1861 zog er mit der Familie zurück nach London.
Bu törende damada ve ailesine yemek verilir.Er bereitet gern das Abendbrot für seine Familie zu.
Ailesi ile birlikte önce Karlovac, sonra Jastrebarsko, ve sonunda da Zagreb'e taşındı.Fünf Jahre später zog seine Familie zuerst nach Jastrebarsko, dann nach Zagreb.
Bir doktorun yanında çalışarak ailesini geçindirmeye uğraştı.Er sollte auf Wunsch seines Vaters Helfer bei einem Arzt werden.
Albüm sırasında ise sanatçı, ailesinden herhangi birisinin albüme katkıda bulunmasını istemedi.Für ihr Album wollte sie keine Beteiligung ihrer Familienangehörigen.
Savaştan sonra ise ailesini bırakarak Moskova'ya gitti.Nach dem Krieg konnte sie mit ihren Kindern zurück nach Moskau fahren.
Çünkü ailesinin işleri yüzünden birçok kere taşınmak zorunda kalmışlardır.Ihre Familie musste aus Sicherheitsgründen mehrmals umziehen.
Ailesi ona İspanyolcada “Çinli” anlamına gelen “Chino” lakabını taktı.Ihr verdankt Moreno auch seinen Spitznamen Chino, dessen Bedeutung auf Spanisch Chinese lautet.
1930 yılında Rus Yahudisi ailesiyle birlikte İsrail'de bir Kibbutz'e göçtü.Jeden Sommer fuhr sie mit Freunden aus ihrer Gruppe als Freiwillige in einen israelischen Kibbutz.
Aileside Londra'lıdır.Verlagssitz ist London.
Güçsüzlere yardım eder, ailesinin intikamını almak için uğraşır.Er sinnt auf Rache und versucht sich an ihrer Familie zu rächen.
Ailesi aslen Milas'ın köklü ailelerindendi.Durch seine Mutter war er mit den Earls Grey verwandt.
Daha sonra Mexico City'ye gitti ve ailesiyle buluştu.Später ging er nach Mexiko und ließ sich in Mexiko-Stadt nieder.
Ailesi daha sonra Georgia eyaletine taşındı.Seine Familie zog dann nach Georgia.
Varlıklı bir ailenin çocuğu olarak doğan Lauda, ailesinin onaylamamasına rağmen bir yarış sürücüsü olmuştur.In dem Zug wird Belu von einer reichen Familie aufgenommen, kann aber ihren Bruder nicht vergessen.
Marie'ye büyük serveti, ailesinin bu tarafından miras kaldı.Miriam, die letzte lebende Nachkomme, erbt das Vermögen der Familie.
Ailesi Berlin Kreuzberg semtinde yaşamaktadır.Mit ihrer Familie lebt sie in Berlin-Kreuzberg.
On yaşındayken ailesi Albuquerque, New Mexico ya taşındı.Im Kindesalter zog seine Familie mit ihm nach Albuquerque, New Mexico.
Ailesi ile birlikte Batı Sussex ve Carcassone’da yaşamaktadır.Mit seiner Frau lebt er in Sussex und Südfrankreich.
Kendisini West ailesinin tanrısı olarak tanıtır.Sie will die Wohnung des dreifaltigen Gottes sein.
Ailesi ve 3 kardeşiyle (bir tanesi kendinden büyük olmak üzere) yaşıyordu.Damit trat er in die Fußstapfen seines Vaters und drei seiner Brüder.
En sonunda eşine ve ailesine bir mektup yazabildi.Dennoch konnte er sie für sich und seine Familie behaupten.
Kısa bir süre sonra 1766’da kız kardeşi Luise’nin doğmasıyla ailesi Ludwigsburg’a taşındı.Kurz nachdem 1766 Friedrichs zweite Schwester Luise geboren worden war, zog die Familie nach Ludwigsburg.
1888'de ailesi Paris'e yerleşti.Im Jahre 1888 ließ sich die Familie in Paris nieder.
Aslında küçüklüğünde ailesi yüzünden piyano çalmaya başlamıştır.Schon als Kind begann er aus eigenem Antrieb heraus Klavier zu spielen.
Bugün Şihab ailesi Lübnan'da hâlâ çok önemli ailelerden biridir.Auch heute noch sind die Schihabs eine der prominentesten Familien im Libanon.
Vefatından sonra, Validebağ arazisi Altunizade ailesinin mülkiyetine geçer.Durch Erbschaft kam die Familie de Walden schließlich in den Besitz des Landes.
Dejan'ın kökenleri ve ailesi bilinmemektedir.Dietrichs Herkunft und Familie sind unbekannt.
Ailesi Roma'dan gelmişti.Seine Familie stammte aus Portugal.
Ailesi daha sonra göçtü.Sein Vater löste ihn später aus.
Anastasia doğduğunda ailesi kendisinin bir kız çocuğu olmasından dolayı hoşnutsuzdu.Andy hatte ihr Interesse geweckt, als sie ein junges Mädchen war.
Bu yüzden ailesine "Delibaşızâdeler" denirdi.Er berichtet den Eltern seine „Dummheit“.
Soylu bir İspanyol ailesine mensuptu.Er entstammt einer wohlhabenden spanischen Adelsfamilie.
Ailesiyle İrlanda'da Limerick'e yerleştiler.Im Kindesalter kam er mit seinen Eltern nach Limerick, Irland.
Spike: Pickles ailesinin köpeğidir.Spike ist der Hund der Pickles.
Columbus şu anda ailesi ile birlikte San Francisco'da yaşıyor.Mit seiner Familie lebt er momentan in San Francisco.
1900'de ailesiyle birlikte Reims'e taşındı.1900 zog die Familie nach Reims um.
Altı aylıkken ailesinin Belçika'ya yerleşmesiyle birlikte, bu ülkenin Anvers şehrinde büyümüştür.Sie ist mit sechs Jahren zusammen mit ihrer Familie nach Belgien gezogen und wuchs in Antwerpen auf.
Ayrıca, ailesinin at yetiştiriciliği geleneğini de sürdürmektedir.Zudem widmet sich die Familie auch der Pferdezucht.
Geniş anlamda aile (velayet ailesi), dar anlamda aileye çocukların dahil olması ile meydana gelen ailedir.Beispiel: Familie – Familienmitglieder: die Tochter ist ein Familienmitglied, nicht aber eine Familie.
Kullandığı "Super 8 mm film" kamerayı ailesi hediye etmişti.Mit der Super-8-Kamera seines Vaters filmte er seine Actionfiguren.
Babası, Kazakların önde gelen bir ailesine mensup Baytursun Şosakulı idi.Er führte ein vor der Familie geheimgehaltenes Doppelleben als Homosexueller.
Lee'nin doğumundan bir sene sonra, ailesiyle birlikte Kaliforniya'ya taşınmışlardır.Ein Jahr nach seiner Geburt zogen seine Eltern mit ihm nach Kalifornien.
Tupi-Guarani dilleri, Güney Amerika'daki Tupi dillerinin en önemli alt ailesidir.Die Tupí-Guaraní-Sprachen bilden die wichtigste Untergruppe der Tupí-Sprachen in Südamerika.
Babasının adı (Kayabeyoğlu Ali) dışında ailesi hakkında bilgi yoktur.Hanno ist von seinem Vater nicht als Firmenerbe bestimmt worden.
Ailesi Amerikalı'dır.Sein Vater ist US-Amerikaner.
Daha sonra ailesiyle İsrail'e taşındılar.Er ging anschließend mit seinem Vater nach Israel.
Ailesiyle bir çiftlikte büyümüştür.Er wuchs dort mit seiner Familie auf einer Farm auf.
Bir yaşındayken ailesiyle birlikte Ankara'ya yerleşti.Im Alter von drei Jahren zog er mit seiner Familie nach Ankara.
Ailesi sıkı bir Protestandı.Sein Vater war Protestant.
Ailesi kurtlardan oluşmaktadır.Die Nacht gehört den Wölfen.
Ailesi onun iyi bir eğitim almasını sağladı.Seine Eltern sorgten dafür, dass er sich eine gute Grundbildung erwarb.
Ailesi orta sınıfa mensuptu.Die Familie gehöre zur Mittelklasse.
Bunlardan 10’u Al-Dalu ailesinin üyesiydi.Zwölf von ihnen waren überführte Mitglieder der Al-Qaida.
Ailesiyle birlikte Viyana'da yaşıyor.Er lebt mit seiner Familie in Wien.
Çiçerin ailesi (Rusça: Чичерины), Rus soylu bir ailedir.Die Romanows: Eine gekrönte Familie (russisch Романовы.
Cezalandırma, suçlunun ailesini de kapsayabilirdi.Strafklage können die Angehörigen einreichen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod