Ana içeriğe geç
Sözlük

ailenin ile cümle

ailenin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bunun için, yerde ve gökte her ailenin adını kendisinden aldığı Babanın önünde diz çökerim.因此 。 我 在 父 面前 屈膝
Büyükbabam hasta da... - Siz ailenin ilk oğlanı olmalısınız. - Aslında ailenin tek oğlan çocuğuyum.Nah, kakek aku sakit. - kamu pasti putra pertama.
Büyükbabam hasta da... - Siz ailenin ilk oğlanı olmalısınız.Nah, kakek aku sakit. - kamu pasti putra pertama.
Büyükbabam hasta da... - Siz ailenin ilk oğlanı olmalısınız.Nah, kakek aku sakit. - kamu pasti putra pertama.
Çinli bir ailenin taşınmış olmasıydı한 중국인 가족이
Çinli bir ailenin taşınmış olmasıydıהוא שמשפחה סינית עברה
Çinli bir ailenin taşınmış olmasıydıأن كانت قد انتقلت عائلة الصينية
Çinli bir ailenin taşınmış olmasıydıアトランタから、ごめんなさい、フィラデルフィアからアトランタ
Çocuklar ne öğreniyor? Nerde ailenin birlikte geçirdiği zaman?아이들이 도대체 무엇을 배울까요? 가족간의 시간은 어디있습니까?
Çocuklar ne öğreniyor? Nerde ailenin birlikte geçirdiği zaman?מה ילדים לומדים מכך? היכן זמן המשפחה?
Çocuklar ne öğreniyor? Nerde ailenin birlikte geçirdiği zaman?ماذا يتعلم الأطفال ؟ أين هو الوقت العائلي ؟
Çocuklar ne öğreniyor? Nerde ailenin birlikte geçirdiği zaman?社会勉強は?人との話し合いは?
Doğduğun ailenin belirleyici olması sence haksızlık değil mi?Non trovi ingiusto fare affidamento sulla famiglia in cui sei nato?
Eğer dediklerine dikkat etmezsen, başın büyük derde girer Ailenin çamaşırhanesi olduğunu duydum...Αν δεν προσέχεις τι λές, θα έχεις φασαρίες. ΄Ακουσα πως η οικογένειά σου έχει ένα μαγαζί με πλυντήρια...
Erken eğitimde ailenin dini ya da benimsemiş olduğu hayata bakış açısı dikkate alınmaktadır.Aux services d’éducation précoce, on tient compte de la religion ou de la conception de vie de la famille.
Erken eğitimde ailenin dini ya da benimsemiş olduğu hayata bakış açısı dikkate alınmaktadır.En la educación infantil se tienen en cuenta las creencias y filosofía de vida de las familias.
Erken eğitimde ailenin dini ya da benimsemiş olduğu hayata bakış açısı dikkate alınmaktadır.I småbarnspedagogiken beaktas familjens religion eller livsåskådning.
Erken eğitimde ailenin dini ya da benimsemiş olduğu hayata bakış açısı dikkate alınmaktadır.Varhaiskasvatuksessa otetaan huomioon perheen uskonto tai elämänkatsomus.
Erken eğitimde ailenin dini ya da benimsemiş olduğu hayata bakış açısı dikkate alınmaktadır.В учреждении дошкольного воспитания принимаются во внимание религиозные и жизненные воззрения семьи ребёнка.
Erken eğitimde ailenin dini ya da benimsemiş olduğu hayata bakış açısı dikkate alınmaktadır.يُؤخذ بعين الاعتبار في التربية المبكرة ديانة عائلة الطفل أو عقيدة عائلته الحياتية.
Erken eğitimde ailenin dini ya da benimsemiş olduğu hayata bakış açısı dikkate alınmaktadır.幼儿教育机构会注重孩子家庭的宗教和信仰。
Evde bakım desteğinin bakım parası herkes için aynıdır ve ailenin geliri bunu etkilemez.Hemvårdsstödets vårdpenning är lika stor för alla; beloppet påverkas inte av familjens inkomster.
Evde bakım desteğinin bakım parası herkes için aynıdır ve ailenin geliri bunu etkilemez.Kotihoidontuen hoitoraha on kaikille sama, perheen tulot eivät vaikuta siihen.
Evde bakım desteğinin bakım parası herkes için aynıdır ve ailenin geliri bunu etkilemez.La ayuda para cuidados es igual para todos, ya que los ingresos familiares no influyen.
Evde bakım desteğinin bakım parası herkes için aynıdır ve ailenin geliri bunu etkilemez.Размер средств на уход за ребёнком для всех одинаков, доходы семьи на него не влияют.
Evde bakım desteğinin bakım parası herkes için aynıdır ve ailenin geliri bunu etkilemez.نقود الرعاية لدعم الرعاية المنزلية هي نفس المبلغ للجميع ولا يؤثر فيها دخل العائلة.
Fakat mimarlık fakültesine gittiğimde, ailenin 'yüzkarasi' (siyah koyun) gibi görünüyordum.Aber als ich auf die Architekturschule ging, scheinte es, als ob ich das schwarze Schaf in der Familie sei.
Fakat mimarlık fakültesine gittiğimde, ailenin 'yüzkarasi' (siyah koyun) gibi görünüyordum.Ale, keď som chodil na architektúru, nejako sa zo mňa stala čierna ovca rodiny.
Fakat mimarlık fakültesine gittiğimde, ailenin 'yüzkarasi' (siyah koyun) gibi görünüyordum.Însă când am ajuns la școala de arhitectură, păream oaia neagră din familie.
Fakat mimarlık fakültesine gittiğimde, ailenin 'yüzkarasi' (siyah koyun) gibi görünüyordum.Jednak kiedy zacząłem studiować architekturę, okazało się, że jestem czarną owcą.
Fakat mimarlık fakültesine gittiğimde, ailenin 'yüzkarasi' (siyah koyun) gibi görünüyordum.하지만 건축대학에 들어갔을 때 저는 마치 그 곳에 어울리지 않는 사람처럼 느껴졌습니다.
Fakat mimarlık fakültesine gittiğimde, ailenin 'yüzkarasi' (siyah koyun) gibi görünüyordum.Maar toen ik architectuur studeerde, leek het erop dat ik het zwarte schaap in de familie was.
Fakat mimarlık fakültesine gittiğimde, ailenin 'yüzkarasi' (siyah koyun) gibi görünüyordum.Mais quand je suis allé à l'école d'architecture, il m'a semblé que j'étais le mouton noir de la famille.
Fakat mimarlık fakültesine gittiğimde, ailenin 'yüzkarasi' (siyah koyun) gibi görünüyordum.Ma quando sono andato alla scuola di architettura, sembrava che fossi la pecora nera della famiglia.
Fakat mimarlık fakültesine gittiğimde, ailenin 'yüzkarasi' (siyah koyun) gibi görünüyordum.Mas quando fui para a faculdade de arquitetura, parecia que eu era a ovelha negra da família.
Fakat mimarlık fakültesine gittiğimde, ailenin 'yüzkarasi' (siyah koyun) gibi görünüyordum.Pero cuando estudiaba arquitectura, parecía que yo era la "oveja negra" de la familia.
Fakat mimarlık fakültesine gittiğimde, ailenin 'yüzkarasi' (siyah koyun) gibi görünüyordum.Tapi di sekolah arsitek, Sepertinya Saya di-anak-tiri-kan.
Fakat mimarlık fakültesine gittiğimde, ailenin 'yüzkarasi' (siyah koyun) gibi görünüyordum.Αλλά όταν πήγα στη σχολή αρχιτεκτονικής, ήταν προφανές ότι ήμουν το μαύρο προβατο της οικογενείας.
Fakat mimarlık fakültesine gittiğimde, ailenin 'yüzkarasi' (siyah koyun) gibi görünüyordum.Но когато постъпих в училището по архитектура изглеждаше, че съм черната овца на семейството.
Fakat mimarlık fakültesine gittiğimde, ailenin 'yüzkarasi' (siyah koyun) gibi görünüyordum.Но среди обучавшихся архитектуре я вскоре стал восприниматься как белая ворона.
Fakat mimarlık fakültesine gittiğimde, ailenin 'yüzkarasi' (siyah koyun) gibi görünüyordum.כאשר הלכתי לבית ספר לאדריכלות, נראה שהייתי הכבשה השחורה בבית הספר.
Fakat mimarlık fakültesine gittiğimde, ailenin 'yüzkarasi' (siyah koyun) gibi görünüyordum.ولكن عندما ذهبت إلى مدرسة الهندسة المعمارية بدا وكأنني كنت الخروف الأسود في القطيع.
Fakat mimarlık fakültesine gittiğimde, ailenin 'yüzkarasi' (siyah koyun) gibi görünüyordum.そんな考えが風変わりにも思えました 多くの建築家は 設計とは自分が欲しい
FARYON: Ailenin çocuk doktoru da, aileye salgından bahsetmişti.Dan dari dokter penyakit anak mereka.
FARYON: Ailenin çocuk doktoru da, aileye salgından bahsetmişti.FARYON: und auch vom Kinderarzt.
Gerçekten köle olan bir ailenin kızıydı. Anne babası 1840'larda Virginia'da köle olarak doğmuştu.Byla dcerou otroků narozených ve Virginii ve 40. letech 18. století.
Gerçekten köle olan bir ailenin kızıydı.Az ő szülei még rabszolgák voltak.
Gerçekten köle olan bir ailenin kızıydı.Ba mẹ bà thực ra là người con của nô lệ.
Gerçekten köle olan bir ailenin kızıydı.Była córką niewolników.
Gerçekten köle olan bir ailenin kızıydı.Era figlia di schiavi.
Gerçekten köle olan bir ailenin kızıydı.Era fiica unor oameni care au trăit în sclavie.
Gerçekten köle olan bir ailenin kızıydı.Era filha de pessoas que tinham sido escravos.
Gerçekten köle olan bir ailenin kızıydı.Era hija de personas que habían sido esclavos.
Gerçekten köle olan bir ailenin kızıydı.Hon var dotter till människor som faktiskt varit slavar.
Gerçekten köle olan bir ailenin kızıydı.제 할머니는 노예의 딸로 태어났는데 할머니의 부모님들은
Gerçekten köle olan bir ailenin kızıydı.Ses parents étaient effectivement des esclaves.
Gerçekten köle olan bir ailenin kızıydı.Sie war die Tochter von Sklaven.
Gerçekten köle olan bir ailenin kızıydı.Ze was de dochter van mensen die als slaaf gehouden werden.
Gerçekten köle olan bir ailenin kızıydı.Ήταν κόρη ανθρώπων που για την ακρίβεια ήταν σκλάβοι.
Gerçekten köle olan bir ailenin kızıydı.Она была дочерью рабов.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod