Ailenin geri kalanı olay yerine gelir.Eventualmente, toda a família é substituída.
Dengbej bir ailenin oğlu.Filho de uma família deveras humilde.
Zaoutzes akrabaları sürgün edildi ya da manastırlarla kapatıldı ve ailenin gücü kesildi.Os parentes de Zautzes foram exilados ou confinados em mosteiros, e o poderoso clã desintegrado.
Ancak bu ailenin durumunun kararlı ve dengeli olduğunu göstermez.No entanto, isso não significa necessariamente que a situação familiar é estável.
Ailenin maddi durumu bu dönemde gittikçe kötüleşmiştir.Enquanto isso, a condição financeira da familia piorava a cada dia.
Düzenekler, ailenin tarihsel beşiği olan La Côte-aux-Fées’de üretilmeye devam eder.Os movimentos continuam sendo fabricados em La Côte-aux-Fées, berço histórico da família.
Ailenin zenginliğinin kökeni İtalya'daki tekstil pazarına kadar uzanıyor.A origem da riqueza da família pode ser rastreada até o mercado têxtil na Itália.
Düzenekler, ailenin tarihsel beşiği olan La Côte-aux-Fées’de üretilmeye devam eder.De uurwerken worden nog altijd gefabriceerd in La Côte-aux-Fées, de historische bakermat van de familie.
Şato, 1140'tan 13. yüzyıl ortalarına ve 1807'den günümüze kadar ailenin mülkiyetinde kaldı.De familie had het kasteel in bezit van 1140 tot de 13e eeuw en wederom vanaf 1807.
Sublatti Gürcü ailenin çocuğu olarak 31 Ocak 1995 tarihinde Rusya'nın başkenti Moskova'da doğmuştur.Sublatti werd op 31 januari 1995 geboren in de Russische hoofdstad Moskou.
Annesi, Rıvka Gina Daum, Sopron Macaristan'dan gelen zengin bir ticari ailenin evladıymış.Zijn moeder Rivka Gina Daum stamde uit een gegoede handelsfamilie uit Sopron, Hongarije.
İnsanın, ailenin ve soyun koruyucu ruhudur (iyesidir).De regten van den mensch en burger en de pligten daaruit voortvloeijende.
Kazimir, ailenin on dört çocuğunun birincisiydi.Kazimir was oudste van veertien kinderen.
Mühendis bir ailenin ferdidir.De Lapparent kwam uit een familie van ingenieurs.
Ailenin ekonomik sorumlulukları yoktur.Er was geen familiale aansprakelijkheid.
Kahramanmaraş ta bulunan ailenin bir kısmı da Cumhuriyet'in ilanından sonra Bursa'ya yerleşmişlerdir.Hun erfgenamen komen daarna jaarlijks bijeen en een deel van het geheim wordt aan hen doorgegeven.
Ben bu ailenin reisiyim benim dediğim olacaktır.Vermoedelijk verwijst de familienaam hiernaar.
Bu enfeksiyonlar daha sonra eve taşınır ve ailenin diğer fertlerine bulaşır.De infecties worden dan meegenomen naar andere gezinsleden thuis.
Çerkes göçmeni bir ailenin çocuğu olarak doğdu.Scheer werd geboren als kind van immigranten.
Yapıt 1950'lerde Teksas'ta yaşayan bir ailenin dramatik öyküsünü işlemektedir.De film vertelt het verhaal van een eenvoudige werkende vrouw in Londen in 1950.
Bu ailenin ferdi olmaktan gurur duyuyorum.Met haar doofde deze familietak uit.
Ailenin her işine koşar, yardımseverdir.Het typegeslacht van de familie is Aidos.
Ailenin 10 çocuğu olmuştu.Het gezin telde 10 kinderen.
Göçmen bir Yahudi ailenin çocuğu idi.Hij was de zoon van Joodse immigranten.
Ailenin tek direği sen kaldın.Zij was de laatste telg van de familie.
Alman kökenli bir ailenin kızıdır.De dochter van een Duitse graaf.
Ailenin tek çocuğu olarak büyümüştür.Hij groeide op als enig kind.
Ailenin bir de Down Sendromlu çocuğu vardır.De familie bevat nog één geslacht Hydrocera.
Cemile Bouhired orta-sınıf bir ailenin çocuğu olarak yetişti.Jan des Bouvrie groeide op in een middenstandsgezin als enig kind.
1929 yılında yoksul bir ailenin iki kız çocuğu geyşa evlerine hizmetçi olarak satılır.In 1929 wordt het arme, negenjarige meisje Chiyo verkocht aan een geishahuis in Kioto.
Sahibine ve ailenin diğer üyelerine son derece sadıktır.Ze zijn zeer gehecht aan hun baas en diens gezin.
O, ailenin altıncı çocuğuydu.Hij was het negende kind van het gezin.
Yahudi bir ailenin çocuğu olarak doğdu.Hij werd geboren als kind van Joodse ouders.
Elazığ'da 3 çocuklu bir ailenin en büyük çocuğu olarak dünyaya gelmiştir.Ze kwam ter wereld als het jongste kind in een groot gezin.
Suriye asıllı bir ailenin çocuğu olarak Kerala, Hindistan'da dünyaya gelmiştir.Koria vluchtte als kind uit Syrië met zijn familie.
Rosalinda, Meksikalı fakir bir ailenin kızıdır.DeSoto is een dochter van Mexicaanse ouders.
Yoksul bir ailenin oğluydu.Hij was de zoon van een poortersfamilie.
Pacha, Kuzco'yu evine davet eden ailenin babasıdır.Pacha de boer bij wie Kuzco in huis woont.
Yuen Biao sekiz çocuklu bir ailenin beşinci çocuğu idi.Christoffel was het vijfde kind in een gezin van acht.
Spano İtalyan asıllı Amerikalı bir ailenin çocuğudur.Spano heeft Amerikaanse ouders van Italiaanse komaf.
Dizi, tipik bir Amerikan kasabasında yaşayan bir ailenin ve aile üyelerinin yaşamı üzerine kurulmuştur.De reeks stond erom bekend een typisch Amerikaanse familie weer te beelden in een typisch Amerikaanse dorp.
Aynı kökten olan ailenin her hanesinin bireylerine ayrı soyadı verilir.Wel moeten alle kinderen uit het gezin dezelfde achternaam dragen.
Onların bu gelişi ailenin rutinini bozacaktır.Door deze stelling komt het tot een breuk met haar familie.
İki ailenin yaşadığı bu kulübede iki ön kapı ve bir baca vardı.Daar had ieder huisje een voordeur die door twee bewoonsters werd gedeeld.
Selanik göçmeni işçi bir ailenin çocuğudur.Deniz Barış is een zoon van een gastarbeider.
Yalnız birkaç ailenin inatla ziraat yapmaya devam ettiği gözlemlenmektedir.Toch zijn er wel een paar voorbeelden waarin oom Ben in leven blijft.
Sefarad bir ailenin ikinci çocuğudur.De tweede is een voorvader van de familie hierna.
Yavrular bir sene ailenin koruması altında kalıp, sonra ayrılır.De eigenaren van het huis zijn een week na de aankomst van de ouders verdwenen, ondergedoken.
Ailenin ilk kızı Terane, Mahmudnizhad'ın doğumu esnasında yedi yaşındadır.De jongste van de Baratheon-kinderen, Tommen, is zeven jaar oud aan het begin van de serie.
Bir köylü ailenin çocuğu olarak doğdu ve 1939 yılında Kızıl Ordu'ya katıldı.Hij werd geboren als zoon van een veehouder en zelf ging hij in 1939 werken bij de gemeente Oosthuizen.
Ailenin köpeği sağ alt köşede yatıyordu.Ze lag toen op de rechteroever van de Maas.
Aslen Erzincanlı olan Güçlü, iki çocuklu bir ailenin küçüğüdür.Het betreft een kleine familie van twee genera.
Şahin, 1969 yılında Ardahan'da Kürt bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi.Şahin werd in 1969 in Ardahan geboren in een Koerdisch gezin.
Binof Leadership Yumenes: Damaya'nın yardımına dayanan güçlü bir ailenin kızı.Binof Leadership Yumenes – potomkini potężnej rodziny, której pomaga Damaya.
Ailenin itiraz etme hakkı vardır.Spotkała się ze sprzeciwem rodziny.
Annesi, Rıvka Gina Daum, Sopron Macaristan'dan gelen zengin bir ticari ailenin evladıymış.Jego matka, Rywka Gina Daum pochodziła z zamożnej rodziny przedsiębiorców z Sopron na Węgrzech.
İnsanın, ailenin ve soyun koruyucu ruhudur (iyesidir).Człowiek jest bytem składającym się z duszy i materii.
Ailenin babası olarak Springfield Nükleer Santrali'nde çalışmaktadır.Jako żywiciel rodziny Homer pracuje w Elektrowni Atomowej w Springfield.
Maria Mena sanatçı bir ailenin çocuğu olarak doğdu.Maria Mena urodziła się w artystycznej rodzinie.
Albüm bir savaş yüzünden parçalanan bir ailenin öyküsünü anlatan konsept bir albümdü.Jest to zarazem album koncepcyjny opowiadający historię rodziny rozdzielonej przez wojnę.