Tarihe Çandarlılar ailesi olarak geçmiş olan ailenin mensubudur.يعتبر معالج من الجيل الثالث في عائلته.
Yoksul bir ailenin oğluydu.كان فقيرا من عائلة فقيرة.
Ailenin tüm üyelerine Emiri Divan tarafından aylık verilir.يتم تسليم المال لأحد أعضاء المجموعة كل شهر.
Weichs, Anhalt'da Dessau'da, bir ordu Albayının oğlu olarak asil bir ailenin içinde doğdu.ولد فخس في عائلة نبيلة في ديساو في أنهالت، وهو ابن عقيد في الجيش.
Romanda Hollanda'ya çalışmaya giden bir ailenin öyküsü anlatılıyor.تدور القصة حول فتاة تدخل إلى عالم هوليود للتمثيل .
Ben bu ailenin reisiyim benim dediğim olacaktır.ويسمى أفراد مجموعة المصاهرة العائلية هذه ذوي قربي.
Diana yedi çocuklu ailenin en genç üyesidir.Say! 7 وهي للاعضاء الأصغر سنا.
İyi geceler, Jim ve Abby" (diğer ailenin son iki üyesi) demesi ile sona erir.Boa noite, Jim e Aby" (os últimos dois membros da família).
Film babalarının 60. yaş gününü kutlamak için toplanan bir ailenin hikâyesini anlatır.O filme conta a história de uma reunião de família para celebrar o 60º aniversário de seu pai.
1649 yılında ailenin reisi Filippo Bon, bu yerde geniş bir saray inşa ettirmeye karar verdi.Em 1649, o chefe da família, Filippo Bon, decidiu construir um grande palácio naquele sítio.
Bu enfeksiyonlar daha sonra eve taşınır ve ailenin diğer fertlerine bulaşır.Estas infecções são posteriormente trazidas para dentro de casa, afetando outros membros da família.
Bazen ailenin ve misafirlerin bir araya gelmek için tercih ettiği en rahat oda olabilir.Em alguns casos, pode ser o lugar mais confortável da casa, onde a família e visitantes tendem a congregar.
Londra'da on iki çocuklu bir ailenin evladı olarak dünyaya geldi.Nasceu em Londres, de uma família de 12 filhos.
Proust'un annesi Jeanne Clémence Weil, Alsace'li zengin ve yüksek kültürlü bir Yahudi ailenin kızıydı.A mãe de Proust, Jeanne Clémence Weil, era filha de uma rica e culta família judia da Alsácia.
Gustave Caillebotte 19 Ağustos 1848'de üst sınıf bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi.Gustave Caillebotte nasceu em 19 de Agosto de 1848, filho de uma família parisiense de classe alta.
Kraliçe II. Margrethe dışında ailenin tüm üyeleri Danimarka Prensi/Prensesi unvanına sahiptir.Todos os membros, exceto a Rainha Margarida II, possuem o título de príncipe ou princesa da Dinamarca.
Bu arada bölge, aristokrat bir ailenin üyesi olan Hac-Fadel Abboud tarafından yerel olarak yönetiliyordu.A região era então governada por Haj-Fadel Abboud, membro de uma família da aristocracia local.
Rosie: Ailenin robot hizmetçisidir.Rosie: é a empregada doméstica robô da família.
Mutfak eğer yeterince büyükse ailenin yemek yediği yer olabilir.A cozinha pode ser também o lugar onde a família come, tendo espaço para isso.
Julius Rosenberg, 12 Mayıs 1918'de New York'ta Yahudi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi.Julius Rosenberg nasceu em 12 de maio de 1918 em uma família de imigrantes judeus na cidade Nova Iorque.
Annesi, Rıvka Gina Daum, Sopron Macaristan'dan gelen zengin bir ticari ailenin evladıymış.Sua mãe, Rivka Gina Daum provinha de uma próspera família comerciante de Sopron, Hungria.
Ailenin babası olarak Springfield Nükleer Santrali'nde çalışmaktadır.Como o sustentador da família, ele trabalha na Usina Nuclear de Springfield.
Marge, tüm ailenin bir caz kulübüne gideceğini açıklar.Marge sugere que a família poderia ir a um circo.
Diana yedi çocuklu ailenin en genç üyesidir.Diana era a mais nova dos sete filhos da família.
Ailenin ikinci çocuğudur, kardeşi Dean'den 4 yaş küçüktür.Ele é o filho mais novo do casal, tendo um irmão quatro anos mais velho, Dean Winchester.
Stan Smith: Ailenin babasıdır.Roger Stanton: O pai da família.
Tablo, ailenin günlük yaşantısından bir sahne yansıtır.A série tira seu humor das situações quotidianas da família.
O, ailenin altıncı çocuğuydu.Alice era a sexta criança da família.
Ethel Greenglass, 25 Eylül 1915'te New York'ta Yahudi bir ailenin çocuğu olarak doğdu.Ethel Greenglass nasceu em 28 de setembro de 1915 também em uma família de judeus de Nova Iorque.
İnsanın, ailenin ve soyun koruyucu ruhudur (iyesidir).Fazem violência ao homem e à sua família; a ele e aos seus herdeiros.
İşçi bir ailenin oğlu olarak Essex'te büyüdü.Criou-se em Essex em uma família da classe trabalhadora.
Bu olaylar yaşanırken tüm ailenin hayatını değiştirecek bambaşka bir gelişme yaşanır.Até que um evento muda completamente a vida destas três pessoas.
Nikolas dört çocuklu bir ailenin en küçüğü idi.Nicolau era o mais jovem de quatro filhos.
4 Ekim 1936'da, İstanbul'da, bir Rum ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi.Um dia, no sexto dia da primavera, um menino nasceu naquela família.
"Aile ve Ailenin Korunması"."Famílias e Vida Doméstica".
Kaplan, Yahudi bir ailenin yedi çocuğundan birisidir.Kaplan nasceu em uma família judia, como uma de sete filhos.
Çalışmaların sonunda, üç aile ve bu üç ailenin yaşadıkları hakkında bir proje yapmaya karar verdiler.Mais tarde, eles decidiram que poderia ser uma história sobre três famílias e as suas experiências.
Ben bu ailenin reisiyim benim dediğim olacaktır.Na exposição foi chamado de Minha família.
Beş kişilik bir ailenin, üç kız çocuğunun en küçüğü olarak dünyaya geldi.Kim nasceu de pais coreanos, como a mais nova de três filhas.
Maria Mena sanatçı bir ailenin çocuğu olarak doğdu.Maria do Carmo registrou o filho como mãe solteira.
"Sixto" adi ailenin 6. çocuğu olduğu için verilmiştir.Ele foi chamado de 'Sixto "(pronuncia-se Seez-Too), porque ele era o sexto filho de sua família.
Stoica, Buzău ilinin Smeeni köyünde, çiftçi bir ailenin altıncı çocuğu olarak dünyaya geldi.Nascido em Smeeni, condado de Buzău, foi o sexto filho de um lavrador.
Genellikle ailenin diğer üyelerinden daha mantıklı düşünmektedir.A pessoa considera-se como geralmente superior a outras pessoas.
Deliorman'dan Gaziantep'e göçen bir ailenin çocuğuydu.Um dos meninos que viviam com Gaspard.
Kendisi Yoruba etnik kökeninden Nijeryalı bir ailenin üyesidir.As pessoas são do grupo étnico Yoruba.
Kadın bir ailenin taşıyıcı anneliğini yapmaktadır ve $1,000,000 dolar alacaktır bunun için.Digamos que você vai EXPORTAR uma mercadoria e seu comprador vai pagar 1mi de libras.
Herkes ailenin tekrar birleşmesini kutlamak için manastıra gitmek üzere sahneden ayrılır.Todos retornam à Terra para celebrar o Ano Novo.
İçeri girer ve orada bir ailenin yaşadığını görür, kızda onların çocuğudur.Está longe de imaginar que aquela é a sua casa e que aquela é a sua família.
Edna Buxton (Douglas) Philadelphia'da yaşayan bir ailenin şarkıcı olmak isteyen kızıdır.Mitchie Torres (Demi Lovato) é a garota que espera ser uma cantora algum dia.
Ailenin eski bir tanıdığı.Eles são velhos conhecidos.
Draco Malfoy, çok zengin bir ailenin çocuğudur.Nasceu assim como Draco Malfoy, em uma família muito rica.
Nepal, 1951 yılına kadar bu ailenin denetiminde kalmıştır.Palma permaneceu em seu posto até 1951.
Londra doğumlu olan Kaluuya, Ugandalı göçmen bir ailenin oğludur.Kaluuya nasceu em Londres, filho de imigrantes ugandeses.
Ailenin tek sorumlu üyesi ve en kızgın olan karakteri odur.O líder do bando e o mais furioso de todos.
Ailenin eline az da olsa ilk kez düzenli olarak para geçmeye başlar.Do modo de o obrigar as primeiras vezes a paſſar de mão.
İsviçreli göçmen bir ailenin oğluydu.Era filho de um imigrante suíço e uma americana.
Tom ailenin geçimini sağlamak için mecburen bir ayakkabı fabrikasında çalışmaktadır.Ela trabalha longas horas na fábrica para sustentar a família.
Engels, Friedrich: Ailenin, Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni(6) ENGELS, Friedrich - A origem da família, da propriedade privada e do Estado.
Insia çok hevesli ama çok muhafazakar bir ailenin kız çocuğudur.É filha única e é muito protegida pela família.
Bernhard Riemann altı çocuklu bir ailenin ikinci çocuğuydu.Heinrich Timmerevers nasceu como o segundo dos seis filhos da família de um fazendeiro.