Ana içeriğe geç
Sözlük

aileni ile cümle

aileni kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Ma, Hong Kong'da sekiz çocuklu bir ailenin çocuğu olarak 10 Haziran 1962'de doğdu.Nasce a Hong Kong il 22 giugno 1962, unico maschio di quattro figli.
Babası Krakovlu bir tüccar, annesi de varlıklı bir ailenin kızıydı.Il padre di Masato era il presidente di una fabbrica di armi e la sua famiglia è abbastanza ricca.
Rusesabagina Ruanda’nın orta bölgesinde bulunan Murama-Gitarama’da çiftçi bir ailenin çocuğu olarak doğmuştur.Rusesabagina nacque a Gitarama, in una regione del centro-sud del Ruanda, in una famiglia contadina.
Ailenin Oklahoma'da kalan tek çocuğudur, yerel bir okulda öğretmenlik yapar.La loro figlia unica, Midori, fa la maestra in una città vicina.
Tanınmış bir Yahudi kökenli tüccar ailenin mensubu idi.Nacque da una famiglia di mercanti ebrei.
14. yüzyıldan itibaren pek çok mimar ve ressam yetiştirmiş bir ailenin çocuğu idi.Dal XVII secolo alcuni rappresentanti della famiglia divennero famosi architetti.
Bu resepsiyon sırasında ailenin ilişkileri bozulmaya başlar ve evlilik suya düşer.Quando il fidanzato della ragazza scopre quello che è successo manda all'aria il matrimonio.
Gayyum ailenin 10. çocuğudur.Fredrick era il decimo bambino.
Bugünkü sınirlarında iki ailenin varlığı söz konusudur.Ai due lati sono rappresentati gli stemmi dei rispettivi casati.
Daha sonra Northamptonshire'a taşınmış ve bir ailenin yanında çocukları için dadılık yapmaya başlamıştır.Iniziò a lavorare su Newstead, trasformandolo in una casa per la sua famiglia.
Ailenin ikinci çocuğudur, kardeşi Dean'den 4 yaş küçüktür.Il fratello di Kaoru, ha due anni meno di lei.
Yemen asıllı, Ortodoks Yahudi bir ailenin çocuğudur.Come orfano, viene adottato da una coppia ebrea finlandese.
Ailenin düsturu ise bana saldıran cezasız kalmaz anlamındaki Nemo me impune lacessit sözüdür.La legenda scelta fu Nemo me impune lacessit.
Annenin 1919'da felç geçirmesi ailenin parçalanmasıyla sonuçlandı.Un situazione che si aggravò, nel 1919, con la scomparsa del proprietario.
Senin görevin aileni desteklemektir.Твоя обязанность - это поддерживать свою семью.
Bir ailenin olması güzel şey.Хорошо иметь семью.
Şahabettin Süleyman, ailenin en büyük oğlu idi.Самуил был шестым ребёнком в семье (из семи).
Ailenin evinde cumartesi geceleri arkadaşlar ile buluşulup şarkılar söylenirdi.В их доме по субботам и воскресеньям собирались любители пения.
Afganistanlı asilzade bir ailenin soyundan gelen Şah Hindistanda doğdu, ağırlıklı olarak İngiltere’de büyüdü.Рождённый в Индии, потомок афганской знатной семьи, Шах вырос, главным образом, в Англии.
Şato, 1140'tan 13. yüzyıl ortalarına ve 1807'den günümüze kadar ailenin mülkiyetinde kaldı.Им замок принадлежал с 1140 года по XIII век и с 1807 года.
Marge, tüm ailenin bir caz kulübüne gideceğini açıklar.Мардж предлагает всей семьёй пойти в цирк.
Bu sürede saklanmak için başka bir ailenin evi uygun görülür.Сегодня на этом месте стоит жилой дом на несколько семей.
Ailenin tek erkek varisi olarak babasının yerine geçmiştir.Он оказался единственным наследником отца по мужской линии.
Kendinizi işinize ve ailenize verirsiniz.Подумайте о них и о вашей семье.
Ailenin güvenliğinden sorumludur.Это нужно для безопасности его семьи.
Ailenin babası olarak Springfield Nükleer Santrali'nde çalışmaktadır.Как кормилец семьи Гомер работает на Спрингфилдской атомной электростанции.
Jasikevičius Litvan bir ailenin çocuğuydu, ancak gençlik yıllarını ABD'de geçirdi.Ясикявичюс родом из Литвы, но провёл 10 лет в США.
Üç çocuklu ailenin tüm geçimi annesinin omuzlarına kalmıştır.Вся тяжесть воспитания детей легла на плечи матери.
Bu ailenin ferdi olmaktan gurur duyuyorum.Это было родовое поместье данного семейства.
Ailenin hayatta kalabilen tek çocuğuydu.Был единственным выжившим ребёнком в семье.
Paul Bonhomme, havacı bir ailenin oğlu olarak dünyaya geldi.Пол Боном родился в семье авиаторов.
6. Don: Bu rütbe ise ailenin liderini temsil eder.В этом случае ритуалом руководит глава семейства.
Elizabeth beş kız kardeşli ailenin ikinci çocuğudur.Элизабет — вторая из пяти сестёр.
Ailenin bir de Down Sendromlu çocuğu vardır.Из них один ребенок имеет синдромом Дауна.
Sert görüntüsüne rağmen ailenin en şakacı kişisidir.Несмотря на то, что она мать семейства, она выглядит как самый младший член семьи.
Oyuncu Zoya Bulgakova 24 Aralık 1914'te Novosibirsk'de kalabalık bir ailenin kızı olarak doğmuştur.Зоя Булгакова родилась в Ново-Николаевском 24 декабря 1914 года в многодетной семье.
Sahibine ve ailenin diğer üyelerine son derece sadıktır.К своему хозяину и членам его семьи дружелюбна и ласкова.
Silivrili bir ailenin kızıdır.Лиллиан была дочерью таксиста.
Chiconahui: Ailenin koruyucusu ve toprak tanrıçası.Chiconahui) — богиня домашнего очага, хранительница семей.
Hepimiz aynı ailenin çocuklarıyız.Все дети семейные.
Tablo, ailenin günlük yaşantısından bir sahne yansıtır.Для него характерны описания сцен из повседневной жизни.
Ailenin tüm bireyleri ona bir anlamda aşık olurlar.Все члены организации влюблены в неё.
Ailenin ikinci çocuğudur, kardeşi Dean'den 4 yaş küçüktür.На год младше своего брата Эдварда.
Artvin'li bir ailenin oğlu olarak dünyaya geldi.Рыцарь стал растить Артура, как сына.
Bisbal ailenin üçüncü çocuğudur; iki tane kendinden büyük kardeşi vardır.Сага является старшим ребёнком своих родителей: у неё также два младших брата.
1970 yılından beri Suriye'de siyasi otorite bu ailenin elindedir.В 1970-х гг. к власти в Сирии пришло алавитское меньшинство.
Bu sırada ailenin değerli eşyalarını bavullarına koymaya devam eder.После этого он начал собирать ценные вещи в сумку.
Ailenin 10 çocuğu olmuştu.В семье было 10 детей.
Denizci bir ailenin çocuğu olarak doğdu.Моряку жаль её как ребенка.
Dengbej bir ailenin oğlu.Славный сын своего народа.
Ancak yine de her iki ailenin çocukları da yeni otobüs alarak kasabaya doğru yola çıkarlar.Вскоре студенты на двух автобусах возвращаются в город.
Ailenin akrabalarından biri, böyle birisinin bilinmediğini ve böyle bir isimde birinin olmadığını açıkladı.Согласно полицейским отчётам такой человек существовал, но его имени не знал никто.
Ailenin maddi sorunları oluşmaya başladı.В семье возникли финансовые проблемы.
Yuen Biao sekiz çocuklu bir ailenin beşinci çocuğu idi.Бутрос был пятым ребёнком в семье из восьми.
1988 yılında Almanya'ya göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi.В 1988 г. он уезжает в Африку, где усыновляет сироту по имени Джон.
Ailenin tek sorumlu üyesi ve en kızgın olan karakteri odur.Единственный представитель своего рода и самый крупный представитель семейства.
Önemli askeri bağlantıları olan bir ailenin ferdiydi.Происходил из семьи с длительной военной традицией.
Orta sınıftan bir ailenin oğluydu.Был сыном рабочего среднего класса.
Bley Montreal, Quebec'de doğmuş yahudi bir ailenim çocuğudur.Пол Блум родился в еврейской семье в Монреале, провинции Квебек.
Ana madde: Bart Simpson Bartholomew "Bart" JoJo Simpson, ailenin 10 yaşındaki en büyük çocuğudur.Бартоломью Джо-Джо «Барт» Симпсон (Нэнси Картрайт) — 10-летний сын Гомера и Мардж, старший ребёнок в семье.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
aileni ile cümle - Sayfa 14 - aileni kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App