Ana içeriğe geç
Sözlük

aileni ile cümle

aileni kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Ailenin ikinci kızıdır.Elle est la seconde fille de la famille.
Herkes ailenin tekrar birleşmesini kutlamak için manastıra gitmek üzere sahneden ayrılır.Ils sortent tous de l'abbaye pour célébrer la réunification de la famille.
Büyük Büyükanne: Ailenin bilinen en yaşlı üyesi.C'est le plus ancien genre connu de la famille.
Dizi, tipik bir Amerikan kasabasında yaşayan bir ailenin ve aile üyelerinin yaşamı üzerine kurulmuştur.La série se centre sur une famille et sa vie dans une ville américaine typique.
Owon, öksüz birisi olarak başka bir ailenin yanında yetişirken resim yapmayı öğrendi.Orphelin, Owon apprit la peinture en grandissant dans une famille d'accueil.
Julius Rosenberg, 12 Mayıs 1918'de New York'ta Yahudi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi.Julius Rosenberg est né dans une famille juive le 12 mai 1918 à New York.
29 Ekim - Çin, tek çocuk politikasına son vererek, her ailenin iki çocuk sahibi olabileceğini açıkladı.29 octobre : la Chine met fin officiellement à la politique de l'enfant unique.
Ethel Greenglass, 25 Eylül 1915'te New York'ta Yahudi bir ailenin çocuğu olarak doğdu.Ethel Greenglass est née le 28 septembre 1915 à New York, également d’une famille juive.
Orta sınıftan bir ailenin oğluydu.Il est le fils unique d'une famille de la classe moyenne.
Ailenin tek direği sen kaldın.Il est le seul survivant de sa famille.
Bu iki ailenin ne kadar farklı olduğu hâlâ tartışılmaktadır.On sait aujourd'hui que ces deux familles sont distinctes.
James Clayton Vaughn Mobile, Alabama'da fakir bir ailenin çocuğu olarak doğdu.Il est né James Clayton Vaughn, dans une famille pauvre.
Bu ailenin ferdi olmaktan gurur duyuyorum.Il est la fierté de sa famille.
Ailenin ilk çocuğu ise Shane McMahon idi.Le cinquième membre fut le fils même du patron, Shane McMahon.
Ona ailenin uzaktan akrabası olduğunu iddia ettiği İngiliz radikal politikacı John Wilkes'ın ismi verildi.Il devait son prénom au révolutionnaire britannique John Wilkes, dont la famille se disait cousine.
Genellikle ailenin diğer üyelerinden daha mantıklı düşünmektedir.Malgré ça, elle est souvent plus intelligente que le reste de la famille.
1981 yılında Mardin’de beş çocuklu bir ailenin ilk çocuğu olarak dünyaya geldi.L’année suivante, Mary donne naissance au premier de leurs cinq enfants, John.
Tarım ile uğraşan bir ailenin dört kızının en büyüğüdür.Il est le plus âgé des quatre enfants d’une famille de fermier.
Bu arada ailenin kimliğini değiştirmişlerdir.C'est alors qu'ils décident de changer l'identité du groupe.
Ailenin eski bir tanıdığı.La victime était une vieille connaissance.
Ançımaa, avcı-köylü bir ailenin 3. çocuğu olarak doğdu.Elle est le troisième enfant d'une famille de paysans-chasseurs.
Annesi, Rıvka Gina Daum, Sopron Macaristan'dan gelen zengin bir ticari ailenin evladıymış.Sa mère, Rivka Gina Daum, vient d'une famille de commerçants prospères de Sopron, Hongrie.
Devlet memuru ailenin iki çocuğundan biridir.Il est le cadet des deux enfants de la famille.
Sefarad Yahudisi bir ailenin çocuğu olan Bonomo, müziğe sekiz yaşında gitar çalarak başladı.Issu d'une famille juive séfarade, Can Bonomo commence à jouer de la guitare à l'âge de huit ans.
Mapplethorpe, Katolik bir ailenin bir İngiliz-İrlanda melezi oğlu olarak, New York'ta doğmuştur.Mapplethorpe naît dans une famille catholique d'origine anglo-irlandaise.
Yahudi Rus bir ailenin tek çocuğuydu.C'est le premier enfant d'une famille juive d'origine russe.
Kendisi ailenin dördüncü çocuğudur.Elle est la quatrième enfant de la famille.
Seslendirildi: Yui Ogura Ailenin 7.çocuğu ve 5.kız çocuğudur.Voix japonaise : Yui Ogura, La septième enfant et cinquième fille de la famille Sakurada.
Dört çocuklu bir ailenin ikinci çocuğu ve tek kızıdır.Elle est la cadette de quatre enfants et l'unique fille.
Annesi Ana Bantăş ise soylu bir ailenin çok iyi eğitim almış kızıydı.Ses parents lui donnèrent une solide éducation, en outre, elle fut une jeune fille d'une grande beauté.
Bu ailenin adamları mavi takım elbise giyerler.Beaucoup de ces assassins sont habillés de bleu.
Kaynaklara göre annesi de soylu bir ailenin kızıydı.Selon d'autres sources, elle serait sa nièce.
Soyadı : Bir ailenin tüm üyeleri tarafından kullanılan bir isim.Mais son nom est déjà utilisé par un membre de sa famille,.
İstanbul'un Eyüpsultan ilçesinde doğan Türkan Şoray memur bir ailenin ilk çocuğudur.Né à Shanghai, Feng est l'enfant unique d'un fonctionnaire.
6. Don: Bu rütbe ise ailenin liderini temsil eder.Don – Le Don est à la tête de la famille.
Yoksul ve geniş bir ailenin mensubuydu.Il a vécu dans une famille nombreuse et très pauvre.
Afganistanlı asilzade bir ailenin soyundan gelen Şah Hindistanda doğdu, ağırlıklı olarak İngiltere’de büyüdü.Né en Inde et descendant d’une noble famille afghane, Shah grandit principalement en Angleterre.
Kendisi Yoruba etnik kökeninden Nijeryalı bir ailenin üyesidir.Il est issu de l'ethnie minoritaire Yoruba.
Ailenin dört kızından biridir.L'une des quatre grandes familles.
Bu durum ailenin düşüşüyle ilgili tartışmalara neden olmuştur.Il y a eu des controverses sur les raisons de ce déclin.
Sekiz çocuklu bir ailenin üçüncü çocuğudur.Il est le troisième enfant d'une famille qui en comptera huit.
Yusuf, ailenin altı çocuğundan dördüncüsüdür.Il est le quatrième enfant parmi les six de ses parents.
Ailenin dört çocuğundan en genç olanıydı.Il était le plus jeune des quatre enfants de la famille.
Katolik bir İrlanda asıllı ailenin ikinci kızı olarak dünyaya gelmiştir.Il est issu d'une famille catholique irlandaise, et est le second enfant d'une fratrie de quatre.
Dört büyük ailenin yerleşmesiyle meydana gelmiş bir köydür.Le village est composé de 4 quartiers représentant des regroupements de grandes familles.
Eric Bana, Melbourne, Avustralya'da iki çocuklu bir ailenin en küçük çocuğu olarak dünyaya geldi.Né à Melbourne en Australie, Cester est le frère aîné d’une famille de quatre garçons.
Zengin ve nüfuz sahibi Britanya Yahudisi bir ailenin parçasıydı.Sa famille, riche et instruite, faisait partie de l'aristocratie juive.
Beste Bereket, Sinoplu balıkçı bir ailenin kızı Hilal'i oynadı.Heureusement, Gamera, la tortue géante amie des enfants, intervient.
Tanpınar, ailenin üç çocuğundan en küçüğüdür.Petite, elle est la plus timide des trois filles de la famille.
S parametreleri benzer amaçlı parametrelerden oluşan bir ailenin üyesidir.L'Objective C dispose d'un mécanisme proche de celui des paramètres nommés.
Ailenin diğer üç ferdi arabalarına binerek hızla oradan uzaklaşırlar.Les trois autres obstacles se dressant sur la route des Japonais vont être eux aussi éliminés rapidement.
Ailenin şu anki kedisidir.C'est le seul genre actuel de cette famille.
İki çocuklu ailenin ilk çocuğudur, Naci adında bir kardeşi vardır.Premier enfant de la famille, il a une sœur l'année suivante, Keiko.
Dizdar, 1917 yılında Boşnak ailenin oğlu olarak doğmuştur.1927 - Adopte le fils de son frère.
Bu enfeksiyonlar daha sonra eve taşınır ve ailenin diğer fertlerine bulaşır.Curieuse, elle entre et se mêle aux affaires de la famille.
Ailenin Edirne yakınlarında bir çiftliği vardı.Sa famille possédait une ferme à Campinas.
"Aile ve Ailenin Korunması".Défendre la sécurité individuelle et familiale.
On bir kişilik bir ailenin dokuzuncu çocuğudur.Il est le neuvième d'une famille de dix enfants.
Ailenin talihi Kangxi'nin ölümüne ve Yongzheng'in tahta çıkışına kadar sürdü.Meurt en tentant l'ascension du Kangchenjunga.
Fotoğrafçı bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiş ve annesini 8 yaşındayken kaybetmiştir.Fils d’un père chirurgien, il perd celui-ci à l’âge de huit ans.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod