Ben ailemle birlikte kampa gittim.I went camping with my family.
En çok ailemle evde olduğum zaman kendimi mutlu hissediyorum.I feel happiest when I am at home with my family.
Aileme mektubunu okurum.I read your letter to my family.
Ben ailem için yiyecek ve giyecekler sağlayabilirim.I am able to provide food and clothes for my family.
Ailem için tatilimden vazgeçmeye razı oldum.I concurred in giving up my vacation for my family.
Bütün ailem tarafından sevilirim.I am loved by all my family.
Ailemin bir fotoğrafını çektim.I took a picture of my family.
Ailemdeki ilk müzisyen benim.I am the first musician in my family.
Aileme ve arkadaşlarıma hediyeler vermeyi seviyorum.I like to give gifts to my family and friends.
Aileme bakmak için çok çalıştım.I worked hard in order to support my family.
Ekonomik olarak ailemden bağımsızım.I am economically independent of my parents.
Ailemi kariyerimin önünde tuttum.I put my family before my career.
Geçimini sağlayacak büyük bir ailem var.I have a large family to provide for.
Yurtdışında okumam hakkında ailemle konuştum.I talked with my parents about my studying abroad.
Ailem tek başıma gitmeme izin vermedi.My parents wouldn't allow me to go by myself.
Geçen pazar ailem pandaları görmek için hayvanat bahçesine gitti.My family went to the zoo to see pandas last Sunday.
Geçen gün onunla karşılaştığımda ailemin sağlığını sordu.She asked after my parents' health when I met her the other day.
Ailem, benim büyük büyükbabamın zamanında Tokyo'da yaşamak için geldi.My family came to live in Tokyo in my great-grandfather's time.
O günlerde ailemin hali vakti yerindeydi.My family was well off in those days.
Ailemde en erken o kalkar.She gets up the earliest in my family.
Ailem annem, babam ve kız kardeşimden oluşur.My family consists of my father, mother, and sister.
Ailemde en erken annem kalkar.Mother gets up earliest in my family.
Ailemde en çok meşgul olan annemdir.Mother is the busiest in my family.
Annem ailemde herkesten daha erken kalkar.Mother gets up earlier than anybody else in my family.
Ailem kariyerimden önce gelir.My family comes before my career.
Kız kardeşimden başka, ailem televizyon izlemez.Apart from my sister, my family doesn't watch TV.
Başarısız olursam ailem ne der?Should I fail, what would my parents say?
Akşamleyin evde ailemle yemek yedim.In the evening, I have dinner at home with my family.
Tüm arkadaşlarım ve ailem öldü.All my friends and family are dead.
Ailem derhal geri gelmem için bana telgraf çekti.My parents telegraphed me to come back at once.
Ailem beni onların düşünme biçimine dönüştürmeye çalıştı.My parents tried to convert me to their way of thinking.
Ailemiz bizimle ilgilendi ve şimdi onlarla ilgilenme sırası bizde.Our parents took care of us and now it's our turn to take care of them.
Ailem uzakta bir yolculuğa çıktı ve evde yalnızım.My parents are away on a trip and I'm alone in our house.
Ailem beni uğurlamak için havalanına geldi.My parents came to the airport to see me off.
Ailem benim üniversiteye girmemi umuyor.My parents expect me to enter the university.
Ailem bana yaşlılara saygı göstermemiz gerektiğini söyledi.My parents told me that we should respect the elderly.
Kendi başıma yaşıyorum ve para için aileme bağlı değilim.I live on my own and don't depend on my parents for money.
Bu fotoğrafa bakarken ailemi hatırlarım.When I look of this photo I remember my family.
Ailemi size tanıtmak için geliyoruz.I am going to introduce you to my family.
Bana tabak lazım çünkü ailem öğle yemeğini parkta yiyecek.I need light plates because today my family is going to eat lunch in the park.
Ailemle Avustralya'ya gitmek istiyorum.I want to go to Australia with my family.
Benim ailem; kız kardeşim, babam ve annemdir.My family is my sister, father and mother.
Seni ailemle tanıştırayım.Let me introduce you to my parents.
Benim ailem, babam, annem ve küçük kız kardeşimden oluşmaktadır.My family has my father, my mother, and my little sister.
Ailemiz için bir bütçeye ihtiyacımız var.We need a budget for our family.
Benim ailem Malezyalı.My family is from Malaysia.
Ailemde yalanın cezası ağırdı.In my family, the punishment for lying was severe.
Ne kadar çok çabalarsam çabalayayım ailemin gereksinimlerini elde etmeyi başaramıyorum.No matter how hard I strive, I fail to achieve my parents' requirements.
Bu fotoğrafı görünce ailemi düşünüyorum.When I see this photograph, I think of my family.
Ailemle oturmayı isterdim.I'd like to sit with my family.
Ailem iyi, teşekkürler.My family is fine, thanks.
Ailem beni sever.My parents love me.
Bütün ailem iyi.My whole family is doing well.
Ailemle konuşuyordum.I was talking to my family.
Ailemi ve ülkemi özlüyorum.I miss my family and my country.
Ailem beni evden kovdu.My parents have kicked me out of the house.
Ailem bir gazeteye abonedir.My family subscribes to a newspaper.
Evlendiğimizde ailem bana bir ev verdi.When we married my parents gave me a house.
Evlendiğimizde ailem bize bir ev verdi.When we married my parents gave me a house.
Sadece bana kızgın olduğunu düşündüm ve ailemin geriye kalanı ile değil.I thought you were only angry with me and not with the rest of my family.