Her zaman yapmak istediğim bir şey ailemle kamp yapmaya gitmek.One thing I've always wanted to do is go camping with my family.
Ailem o kadar büyük değildir.My family is not all that large.
Benim ailem o kadar büyük değildir.My family is not that large.
Ailem öyle büyük bir aile değildir.My family isn't such a big family.
Benim ailem öyle büyük bir aile değildir.My family isn't such a big family.
Tom ailemi sevmez.Tom doesn't like my family.
Aileme yemek pişirmek için gereğinden daha fazla zaman harcamayacağım.I didn't want to spend any more time than necessary cooking for my family.
Aileme ben bakıyorum.I look up to my family.
Ailemi çok seviyorum.I love my family so much.
Düğünüm için ailemden izin almayı başardım.I managed to get permission from my parents for my wedding.
Tom ailemizin bir üyesi gibi.Tom is like a member of our family.
Ailem yok.I don't have a family.
Ailemize muhteşem bir yardımcısın.You've been a great help to our family.
Onu ailemle tartışabilir miyim?Would it be OK if I discussed it with my family?
Ben ailem için minnettarım.I am thankful for my family.
Ailem benim için her zaman orada.My family is always there for me.
Ailem bir mahalle derneğine üye.My family belongs to the neighborhood association.
Ailem bana göre işimden daha önemli.My family is more important to me than my job.
Ailem işteyken evde yalnız kalırım.I stay home alone while my parents are at work.
Ailemdeki herkes erken kalkar.Everyone in my family gets up early.
Aileme bakmak zorundayım.We have to look after our parents.
Ailem yirmi yıldır burada yaşıyor.My family has lived here for twenty years.
Ben ailemin tavsiyesini önemsemeye başladığımda büyüdüğümü fark ettim.I realized that I had grown up when I started heeding my parents' advice.
Geçen Cumartesi, ailem pandaları görmek için hayvanat bahçesine gitti.Last Saturday, my family went to the zoo to see the pandas.
Geçen cumartesi pandaları görmek için ailemle birlikte hayvanat bahçesine gittim.Last Saturday, I went with my family to the zoo to see the pandas.
Ailem İngiliz ancak 2001 yılında Brezilya'ya geldi.My parents are English, but they came to Brazil in 2001.
Ailem sağlıklı.My parents are healthy.
Ailemdeki herkes mutlu.Everyone in my family is happy.
Aileme para gönderemiyorum. Bir işim yok.I cannot send money to my family. I don't have a job.
Ben her yıl ailemi başkente götürürüm.Every year I take my family to the capital.
Aileme yalan söyledim.I lied to my parents.
Aileme yazmayı neden unutacağım?Why will I forget to write to my family?
Sevgi dolu bir ailem var.I have a loving family.
Ailem kız arkadaşımı tanıyor.My parents know my girlfriend.
Ailemizi rezil ettin.You have brought shame upon our family.
Genellikle ailemle birlikte evde yemek yerim.I usually eat at home with my family.
Ailemle en son ne zaman yemek yediğimi hatırlayamıyorum.I can't remember the last time I ate with my family.
Ailemi yalnız bırak.Leave my family alone.
Ben ailemle konuştum.I spoke with my family.
Ailemin bu resmine bak.Look at this picture of my family.
Ailemden nefret ediyorum.I hate my parents.
Ailemi severim.I love my parents.
Seninle evlenmek istiyorum ama ailem bana izin vermeyecek.I'd love to marry you, but my family won't let me.
Ailemle birlikte zaman geçirmeyi iple çekiyorum.I'm looking forward to spending time with my family.
Ailemin şerefine leke sürdüm.I have dishonored my family.
Ailemin gururuyla oynadım.I have dishonored my family.
Ailemin itibarını iki paralık ettim.I have dishonored my family.
Ailemin saygınlığına gölge düşürdüm.I have dishonored my family.
Ailemin onurunu kırdım.I have dishonored my family.
Ailemin namusunu kirlettim.I have dishonored my family.
Ailemin izzetine halel getirdim.I have dishonored my family.
Ailemin haysiyetini ayaklar altına aldım.I have dishonored my family.
Tom'un ailemle tanışmak isteyeceğini düşündüm.I thought Tom would want to meet my family.
Ailemin benimle gurur duyacağını düşündüm.I thought my parents would be proud of me.
Ailemi terk edemem.I can't leave my family.
Ailemi anlatamam.I can't tell my family.
Ailemle tanışmak isteyeceğini düşündüm.I thought you'd want to meet my family.
Ailem hala çalışıyor, bu nedenle Teksas'a hemen gidemem.My family is still working, so I can't go to Texas right away.
Ailem hala çalışıyor bu nedenle onlar Teksas'a hemen gidemezler.My family is still working, so they can't go to Texas right away.
Ailemi özledim, bu nedenle geri döndüm.I missed my family, so I went back.