Eşimi, ailemi ve arkadaşlarımı selamlıyorum.Druženje z družino in prijatelji.
Tam aksine kendime ve aileme zorluk verdim.Štai ką jūs padarėte man ir mano šeimai!
Ailem benim için çok önemli.Aš labai jaudinuosi dėl savo šeimos.
Ailemden nefret ediyorum.Aš nekenčiu mano šeimą.
Bu fotoğrafa bakarken ailemi hatırlarım.Žiūrėdamas į šią nuotrauką prisimenu savo šeimą.
Ailem şehirde yaşıyor.Mana ģimene dzīvo pilsētā.
Ailem Türkiye'ye göç etti.Tema vanemad olid välja rännanud Türgist.
Kendi ailemleyken bile biraz yabancı hissedebiliyorum.Kodust eemal võidakse tunda koduigatsust.
10 yaşımdayken ailemin beni terk ettiği, çünkü beni istemedikleri söylendi bana.제가 10살이었을 때, 저는 부모님이 저를 원하지 않아서 떠나셨다는 말을 들었습니다.
10 yaşımdayken ailemin beni terk ettiği, çünkü beni istemedikleri söylendi bana.11歳のとき 僕は一人にしてほしかった
10 yaşımdayken ailemin beni terk ettiği, çünkü beni istemedikleri söylendi bana.A kiedy miałem 10 lat, moi rodzice odeszli, bo już mnie nie chcieli.
10 yaşımdayken ailemin beni terk ettiği, çünkü beni istemedikleri söylendi bana.À l'âge de dix ans, on m'a dit que mes parents étaient partis parce qu'ils ne voulaient pas de moi.
10 yaşımdayken ailemin beni terk ettiği, çünkü beni istemedikleri söylendi bana.Amikor 10 voltam, azt mondták, hogy a szüleim azért mentek el, mert nem akartak engem.
10 yaşımdayken ailemin beni terk ettiği, çünkü beni istemedikleri söylendi bana.Da jeg var 10, fik jeg at vide, at mine forældre forlod mig, fordi de ikke ville have mig.
10 yaşımdayken ailemin beni terk ettiği, çünkü beni istemedikleri söylendi bana.Dan waktu aku 10 tahun, aku diberi tahu bahwa orang tuaku pergi karena mereka tidak menginginkanku.
10 yaşımdayken ailemin beni terk ettiği, çünkü beni istemedikleri söylendi bana.E quando ne avevo dieci, mi fu detto che i miei genitori mi avevano abbandonato perché non mi volevano.
10 yaşımdayken ailemin beni terk ettiği, çünkü beni istemedikleri söylendi bana.E quando tinha 10, disseram-me que os meus pais partiram porque não me queriam.
10 yaşımdayken ailemin beni terk ettiği, çünkü beni istemedikleri söylendi bana.Ko sem bil star deset, so mi dejali, da so me starši zapustili, ker me niso želeli imeti.
10 yaşımdayken ailemin beni terk ettiği, çünkü beni istemedikleri söylendi bana.Kymmenen ikäisenä minulle kerrottiin, että vanhempani lähtivät, koska eivät halunneet minua.
10 yaşımdayken ailemin beni terk ettiği, çünkü beni istemedikleri söylendi bana.La 10 ani, mi s-a spus că părinții m-au părăsit pentru că nu m-au dorit.
10 yaşımdayken ailemin beni terk ettiği, çünkü beni istemedikleri söylendi bana.Mit 10 sagte man mir, dass meine Eltern mich verlassen haben, weil sie mich nicht wollten.
10 yaşımdayken ailemin beni terk ettiği, çünkü beni istemedikleri söylendi bana.Och när jag var tio, fick jag höra att mina föräldrar stack för att de inte ville ha mig.
10 yaşımdayken ailemin beni terk ettiği, çünkü beni istemedikleri söylendi bana.Toen ik 10 was, zeiden ze dat mijn ouders weg waren omdat ze me niet wilden.
10 yaşımdayken ailemin beni terk ettiği, çünkü beni istemedikleri söylendi bana.V 10 mi bylo řečeno, že mě rodiče opustili, protože mě nechtěli.
10 yaşımdayken ailemin beni terk ettiği, çünkü beni istemedikleri söylendi bana.Và khi tôi 10 tuổi, tôi được bảo rằng ba mẹ đã rời bỏ tôi vì họ không muốn tôi
10 yaşımdayken ailemin beni terk ettiği, çünkü beni istemedikleri söylendi bana.Y cuando tenía 10, me dijeron que mis padres me abandonaron porque no me querían.
10 yaşımdayken ailemin beni terk ettiği, çünkü beni istemedikleri söylendi bana.Και όταν ήμουν 10, μου είπαν ότι οι γονείς μου με άφησαν γιατί δε με ήθελαν.
10 yaşımdayken ailemin beni terk ettiği, çünkü beni istemedikleri söylendi bana.Когато бях на 10 години, ми казаха, че родителите ми са заминали, защото не са ме искали.
10 yaşımdayken ailemin beni terk ettiği, çünkü beni istemedikleri söylendi bana.Когда мне было 10, мне сказали, что родители бросили меня, потому что я был им не нужен.
10 yaşımdayken ailemin beni terk ettiği, çünkü beni istemedikleri söylendi bana.וכשהייתי בן 10, אמרו לי שהורי עזבו כי לא רצו אותי.
10 yaşımdayken ailemin beni terk ettiği, çünkü beni istemedikleri söylendi bana.وعندما كان عمري 10 سنوات، قيل لي أن والداي غادر لأنهما لا يريداني..
1971 yılında doğdum. Ve doğumumdan hemen sonra ailemÉs nem sokkal a születésem után a szüleim megtudták, hogy oculáris albinismus nevű betegségem van.
80'lerde,oyunun meşhur olduğu zamanlar. kendi başıma aileme karşı Trivial Pursuit oynardım.80년대 후반에는 부모님과 "트리비얼 퍼슈트 게임" (잡학 지식을 다루는 보드게임)을 할 수 있었고 그 게임이 한창 유행이었을 때 제 걸 가질 수 있었던 것을 기억해요.
80'lerde,oyunun meşhur olduğu zamanlar. kendi başıma aileme karşı Trivial Pursuit oynardım.Ik versloeg toen mijn ouders bij Trivial Pursuit. Ik versloeg toen mijn ouders bij Trivial Pursuit.
80'lerde,oyunun meşhur olduğu zamanlar. kendi başıma aileme karşı Trivial Pursuit oynardım.In den 80ern spielte ich Trivial Pursuit gegen meine Eltern, und besaß ein eigenes, als es noch in war.
80'lerde,oyunun meşhur olduğu zamanlar. kendi başıma aileme karşı Trivial Pursuit oynardım.W latach 80. umiałem grać z rodzicami w Trivial Pursuit dotrzymywałem im kroku, gdy było to jeszcze w modzie.
80'lerde,oyunun meşhur olduğu zamanlar. kendi başıma aileme karşı Trivial Pursuit oynardım.Спомням си, че можех да играя Тривиал пърсют с родителите ми през 1980-те години и си мислех, че това е мания.
80'lerde,oyunun meşhur olduğu zamanlar. kendi başıma aileme karşı Trivial Pursuit oynardım.אני זוכר שיכולתי לשחק "טריוויאל פרסוט" (מרדיף טריוויה") נגד הורי, בשנות ה-80 ולהחזיק בשלי, כאשר זה היה באופנה.
80'lerde,oyunun meşhur olduğu zamanlar. kendi başıma aileme karşı Trivial Pursuit oynardım.両親を相手にできるほどでした 両親の世代が知るべき問題で勝てるとー
Aa, ailemi görmek için can atıyorum.Estou ansioso por voltar a ver a minha família.
Aa, ailemi görmek için can atıyorum.Haluan taas nähdä perheeni.
Aa, ailemi görmek için can atıyorum.Jag vill träffa min familj igen.
Aa, ailemi görmek için can atıyorum.Jeg vil se min familie igen.
Aa, ailemi görmek için can atıyorum.Nie mogę się doczekać, żeby znów zobaczyć rodzinę.
Aa, ailemi görmek için can atıyorum.Non vedo l'ora di riabbracciare la mia famiglia.
Aa, ailemi görmek için can atıyorum.Qué ganas tengo de volver a ver a mi familia.
Aa, ailemi görmek için can atıyorum.Ανυπομονώ να ξαναδώ την οικογένειά μου.
Aa, ailemi görmek için can atıyorum.Как мне хочется снова увидеть своих родных.
Ablam aileme işkence etmekle meşguldü,... ...ve ailem de ona işkence etmekle meşguldü.A nővérem folyton a szüleinket nyúzta, ők meg a nővéremet viszont.
Ablam aileme işkence etmekle meşguldü,... ...ve ailem de ona işkence etmekle meşguldü.Chị gái tôi còn bận hành hạ bố mẹ, và họ còn bận hành hạ chị ấy.
Ablam aileme işkence etmekle meşguldü,... ...ve ailem de ona işkence etmekle meşguldü.제 언니는 부모님을 괴롭히기에 바빴습니다. 그리고 부모님은 제 언니를 괴롭히기에 바빴죠.
Ablam aileme işkence etmekle meşguldü,... ...ve ailem de ona işkence etmekle meşguldü.Ma soeur ainée était occupée à torturer mes parents, et ils étaient occupés à la torturer.
Ablam aileme işkence etmekle meşguldü,... ...ve ailem de ona işkence etmekle meşguldü.Mia sorella maggiore era occupata a torturare i miei genitori, e loro erano impegnati a torturare lei.
Ablam aileme işkence etmekle meşguldü,... ...ve ailem de ona işkence etmekle meşguldü.Mi hermana mayor estaba ocupada torturando a mis padres, y ellos estaban ocupados torturándola a ella.
Ablam aileme işkence etmekle meşguldü,... ...ve ailem de ona işkence etmekle meşguldü.Mijn oudere zus had het druk met het pijnigen van mijn ouders, en zij met het pijnigen van haar.
Ablam aileme işkence etmekle meşguldü,... ...ve ailem de ona işkence etmekle meşguldü.Moja starsza siostra torturowała naszych rodziców, a oni byli zajęci torturowaniem jej.
Ablam aileme işkence etmekle meşguldü,... ...ve ailem de ona işkence etmekle meşguldü.Sora mea mai mare era ocupată torturându-i pe părinți, iar ei erau ocupați torturând-o pe ea.
Ablam aileme işkence etmekle meşguldü,... ...ve ailem de ona işkence etmekle meşguldü.Моя старшая сестра была занята тем, что мучила родителей; они были заняты тем, что мучили её.
Ablam aileme işkence etmekle meşguldü,... ...ve ailem de ona işkence etmekle meşguldü.По-голямата ми сестра тормозеше родителите ми и те тормозеха нея.
Ablam aileme işkence etmekle meşguldü,... ...ve ailem de ona işkence etmekle meşguldü.אחותי הגדולה היתה עסוקה בלענות את ההורים שלי והם היו עסוקים בלאמלל אותה.