Uzun bir süre benimle konuşmadı, çünkü ailemi küçük düşüreceğimi düşünüyordu.She didn't speak to me for a very long time, because she thought I'd let my family down.
Lütfen beni şikayet etmeyin...Benim bir ailem var... Ve çocuğum var.Please don't report me, I have a family... ...and I have a kid.
Yakın ailemiz iyi arkadaşlarımız, sakin bir mahallemiz vardı.We had close family, good friends, a quiet street.
Benim ve ailemin yaşadığı yere nasıl böyle girebiliyorsun ?You know my family has lived here... for ages.
Ailemin benden kesinlikle beklentiler var ve arkelog olmak kesinlikle onlardan biri değil.My parents have certain expectations of me and archeology certainly isn't one of them.
-Ben öldükten sonra ailemle hallet. - Ah, böyle davranmasana...After I die, settle it with my family... Oh! Don't be like that...
Dokuzuncu yaş günümde ailem bana yiyecek bir şey bile verememişti.On my ninth birthday, my parents couldn't give me any food to eat.
Rabbim! Beni ve ailemi bunların yapageldiği kötülükten kurtar" dedi.(Lot) said: "I am disgusted with your actions,"
İşte sermayemiz, bize geri verilmiş. Ailemize yeniden yiyecek alırız.Look, even our money has been returned.
"Rabbim, beni ve ailemi bunların yaptıklarından koru."(And prayed:) "O Lord, save me and my family from what they do."
Bir de bana ailemden bir vezir ver.And give me as assistant from my family
"Yâ Rabbi! Beni ve ailemi onların yapageldiklerin(in vebalin)den kurtar."(And prayed:) "O Lord, save me and my family from what they do."
Nuh Rabbine seslendi: "Rabbim, dedi, oğlum benim ailemdendir.And Nooh prayed to his Lord – submitted he, “My Lord!
İşte sermayemiz de bize geri verilmiş! Yine ailemize yiyecek getiririz.What more can we ask for?
Ailemize yeniden yiyecek alırız. Kardeşimizi koruruz.See, our merchandise here is restored to us.
Bize de ailemize de zorluk dokundu. Önemsiz bir sermaye ile geldik.We and our family are struck with distress and have brought only a paltry sum.
Artık salonlarda ailemizle birlikte film izlemiyoruz.Now we don't watch movies in Theaters with family.
Ama bunları bile ortamın kötülüğü yüzünden gidip ailemizle izleyemiyoruz.Still we cannot go with the family to watch them in this environment.
Eşim ailemle yaşıyordu, ancak istikrarlı veya güvenli hissetmedik.My wife was living with my family, but we didn’t feel stable or secure.
Ailemin, işimin olduğu yerdi.It was where my family is, where my job is.
Ailem yeterince önemli olmadığı için mi?Was it because my family isn’t important enough?
Ailem ve arkadaşlarım burada." dedi.Here are my family and friends," Gjokaj said.
Ailemle birlikte yaşamaya mecburum ama onların da maaşları düşürüldü." diyor.I'll have to keep living with my parents whose pay has been cut too," she said.
Ailemde Yahudi var ve Hollywood'daki bir Hıristiyan kilisesine katılıyorum.I have Jewish in my family and I attend a Christian church in Hollywood.
Netflix, filmin adını Rianda ve Rowe'un tercih ettiği Ailem Robotlara Karşı başlığıyla değiştirdi.The film received critical acclaim for its animation, themes, humor, and LGBT representation.
Bu bina benim aileme aittir.Dieses Gebäude gehört meiner Familie.
Resmî site TMC'nin sitesinde Canım Ailem sayfası.Hermstedt auf der offiziellen Webseite der Gemeinde Saaleplatte.
Ben matematikte iyi olmadığım için umarım benim ailem bana özel bir öğretmen tutacak.Comme je ne suis pas bon en maths, j'espère que mes parents vont me payer un professeur particulier.
Ailemdeki insanların bunu öğrenmesi kesinlikle gereksiz.Ce n'est absolument pas nécessaire que les gens de ma famille l'apprennent.
Lütfen aileme göz kulak ol.S'il te plaît occupe-toi de ma famille.
Ailem okula gidip gitmediğime ya da beyaz şarapla sarhoş olduğuma ilgi duymadı.I want to wait until I'm married, or at least really drunk.
Sevgili First Lady, yakın bir zamanda ailemle ilgili bir eleştirinizi okudum.Article détaillé : Liste des épisodes de Ma famille d'abord.
Bu fotoğrafı görünce ailemi düşünüyorum.Cuando veo esta fotografía, me acuerdo de mi familia.
Ailem her kış kayak yapmaya gider.Mi familia va a esquiar cada invierno.
Ailemde en erken annem kalkar.En mi familia, la que se levanta más temprano es mi madre.
Ailem yirmi yıldır burada yaşıyor.Mi familia lleva viviendo aquí veinte años.
Ailemi ziyaret etmek için birkaç gün izin alabilir miyim?¿Puedo tomarme un par de días libres para visitar a mi familia?
Bu benim ailem.Esta es mi familia.
Ailemizin tüm sorunlarından ayrı yaşıyordu.Él vivía separado de todos los problemas de nuestra familia.
Ailem Roma'da yaşıyor.Mi familia vive en Roma.
Ben New York'ta yaşıyorum ve ailem Boston'da yaşıyor.Vivo en Nueva York y mi familia vive en Boston.
Ailem bana üniversiteye gitmem gerektiğini söyledi.Mis padres me dijeron que tenía que ir a la universidad.
Tam aksine kendime ve aileme zorluk verdim.O si nos confundió a mi hermana y a mi.
Ben, ailemden ayrılmak istiyorum" dedi.«Mamma, voglio andare via con te.
Ailem şehirde yaşıyor.Моя семья живёт в городе.
Değiştirmek için ailemden izin aldım ve bunun kariyerime gerçekten büyük katkısı oldu."Я докажу народу моему свою преданность и сослужу ему службу».
Ailemin bana yanlışsın söylemlerinin kalbimi nasıl paramparça ettiğini anlatamam' diye ifade etmiştir.لم أتمكن من الاتصال بأي أحد لأخبرهم أن والدي توفي".
Ağırladığım ailem bana sık sık öğüt verir.My host family often advises me.
Ben ailemle birlikte kampa gittim.I went camping with my family.
En çok ailemle evde olduğum zaman kendimi mutlu hissediyorum.I feel happiest when I am at home with my family.
Aileme mektubunu okurum.I read your letter to my family.
Ben ailem için yiyecek ve giyecekler sağlayabilirim.I am able to provide food and clothes for my family.
Ailem için tatilimden vazgeçmeye razı oldum.I concurred in giving up my vacation for my family.
Bütün ailem tarafından sevilirim.I am loved by all my family.
Ailemin bir fotoğrafını çektim.I took a picture of my family.
Ailemdeki ilk müzisyen benim.I am the first musician in my family.
Aileme ve arkadaşlarıma hediyeler vermeyi seviyorum.I like to give gifts to my family and friends.
Aileme bakmak için çok çalıştım.I worked hard in order to support my family.
Ailemle Avustralya'ya gitmek istiyorum.I want to go to Australia with my family.
Ailem o kadar büyük değildir.My family is not all that large.