Ana içeriğe geç
Sözlük

ailelerini ile cümle

ailelerini kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
6
HECE
11
ORT. KELİME
Çalı-eti arıyorlar -- ailelerini doyurabilmek için öldürecekleri orman hayvanları.Они ищут лесную дичь: диких животных, которых можно убить, чтобы накормить свои семьи.
Çalı-eti arıyorlar -- ailelerini doyurabilmek için öldürecekleri orman hayvanları.Те търсят месо из шубраците - горски животни, които могат да убият, за да изхранват семействата си.
Çalı-eti arıyorlar -- ailelerini doyurabilmek için öldürecekleri orman hayvanları.הם מחפשים בשר שיחים -- חיות יער שהם יוכלו לצוד כדי להאכיל את משפחותייהם.
Çalı-eti arıyorlar -- ailelerini doyurabilmek için öldürecekleri orman hayvanları.إنهم يبحثون عن لحوم الطرائد - حيوانات الغابات يمكن أن تقتل لإطعام عائلاتها.
Çalı-eti arıyorlar -- ailelerini doyurabilmek için öldürecekleri orman hayvanları.森林動物を探しています 家の近くの森に
Çocuklarını felç bırakıp, ailelerini daha da yoksulluğa sürükler.Het laat hun kinderen verlamd achter en het sleept hun gezinnen dieper in de armoede.
Çocuklarını felç bırakıp, ailelerini daha da yoksulluğa sürükler.Khiến các em sống trong những vùng này bị bại liệt Và khiến các gia đình Ngày càng nghèo khổ hơn
Çocuklarını felç bırakıp, ailelerini daha da yoksulluğa sürükler.그리고는 그 아이들에게 장애를 남깁니다. 그리고는 그들의 가족들을 더 깊은 빈곤의 수렁으로 끌고갑니다.
Çocuklarını felç bırakıp, ailelerini daha da yoksulluğa sürükler.Polio membuat anak-anaknya lumpuh dan menyeret keluarga mereka
Çocuklarını felç bırakıp, ailelerini daha da yoksulluğa sürükler.היא מותירה ילדים משותקים, והיא גוררת את משפחותיהם עמוק יותר לתוך העוני,
Çocuklarını felç bırakıp, ailelerini daha da yoksulluğa sürükler.و يصيب أطفالهم بالشلل، و يجر عوائلهم، أكثر نحو الفقر و الحرمان
Çocuklarını felç bırakıp, ailelerini daha da yoksulluğa sürükler.さらに貧困に あえぐこととなります。 それは、子供を治したい一心から、
Dördüncü kez, sağ kalanlara sarılıyoruz. Kurbanların ailelerini dördüncü kez teselli ediyoruz.Это четвертый раз, когда мы утешаем членов семей погибших.
Dördüncü kez, sağ kalanlara sarılıyoruz. Kurbanların ailelerini dördüncü kez teselli ediyoruz.المرّة الرابعة التي حضّنا فيها الناجين. المرّة الرابعة التي واسينا فيها عوائل الضحايا.
Dördüncü kez, sağ kalanlara sarılıyoruz. Kurbanların ailelerini dördüncü kez teselli ediyoruz.その間にも 国中で 銃による殺人が 絶え間なく続いています
Dördüncü kez, sağ kalanlara sarılıyoruz. Kurbanların ailelerini dördüncü kez teselli ediyoruz.這是第四次我們擁抱著生還者.這是第四次我們安慰著受害者家屬
Etnik köken, çoğu kez milliyet, dil, bazen din. Bu çocuklarınızla ve ailelerinizle ortak noktalarınız.Ci sono le identità verticali, che vengono passate da genitori a figli.
Etnik köken, çoğu kez milliyet, dil, bazen din. Bu çocuklarınızla ve ailelerinizle ortak noktalarınız.Es gibt vertikale Identitäten, die generationsbedingt von Eltern an ihre Kinder weitergegeben werden.
Etnik köken, çoğu kez milliyet, dil, bazen din. Bu çocuklarınızla ve ailelerinizle ortak noktalarınız.Estas são coisas como etnicidade, frequentemente nacionalidade, língua, muitas vezes religião.
Etnik köken, çoğu kez milliyet, dil, bazen din. Bu çocuklarınızla ve ailelerinizle ortak noktalarınız.Hay identidades verticales, que se transmiten por generaciones, de padres a hijos.
Etnik köken, çoğu kez milliyet, dil, bazen din. Bu çocuklarınızla ve ailelerinizle ortak noktalarınız.Identity, ktoré sú vertikálne, ktoré sú predávané z generácie na generáciu.
Etnik köken, çoğu kez milliyet, dil, bazen din. Bu çocuklarınızla ve ailelerinizle ortak noktalarınız.Mamy tożsamości pionowe, przechodzące z pokolenia na pokolenie, z rodziców na dzieci.
Etnik köken, çoğu kez milliyet, dil, bazen din. Bu çocuklarınızla ve ailelerinizle ortak noktalarınız.Υπάρχουν κάθετες ταυτότητες που έχουν περάσει από την μία γενιά στην άλλη
Etnik köken, çoğu kez milliyet, dil, bazen din. Bu çocuklarınızla ve ailelerinizle ortak noktalarınız.Є вертикальна індивідуальність, яка передається у спадок від батьків до дитини.
Evlat edinilen çocukların çoğu mektup yazarak yeni hayatlarını ve ailelerini anlatıyorlar.Este é o dia do cinema que ela organizou, em que todos os miúdos iam ao cinema.
Evlat edinilen çocukların çoğu mektup yazarak yeni hayatlarını ve ailelerini anlatıyorlar.이미 입양된 많은 아이들은 고아원의 다른 아이들에게 자신이 어떻게 살고 있고 또 새 가족은 어떤지 편지에 적어서 보내 주었습니다.
Evlat edinilen çocukların çoğu mektup yazarak yeni hayatlarını ve ailelerini anlatıyorlar.Nhiều đứa bé sau khi được nhận nuôi, đã viết thư cho những đứa trẻ khác, kể về cuộc sống với gia đình mới.
Evlat edinilen çocukların çoğu mektup yazarak yeni hayatlarını ve ailelerini anlatıyorlar.Wiele dzieci oddanych do adopcji pisywało do reszty, opowiadając o swoim życiu w nowej rodzinie.
Evlat edinilen çocukların çoğu mektup yazarak yeni hayatlarını ve ailelerini anlatıyorlar.Многие из усыновленных детей писали остальным, рассказывая о своей жизни с новыми семьями.
Evlat edinilen çocukların çoğu mektup yazarak yeni hayatlarını ve ailelerini anlatıyorlar.Много от децата, които бяха осиновени, пишеха на другите деца, разказвайки им за живота им с новите семейства.
Evlat edinilen çocukların çoğu mektup yazarak yeni hayatlarını ve ailelerini anlatıyorlar.הרבה מהילדים שאומצו כתבו לילדים האחרים, וסיפרו להם על החיים שלהם עם המשפחות החדשות שלהן.
Evlat edinilen çocukların çoğu mektup yazarak yeni hayatlarını ve ailelerini anlatıyorlar.他の子供達に手紙を送ってくれました。そこには新しい家族との生活が どんな感じか教えてくれるんです だからそんな手紙がくるときはとても大騒ぎでした
Fakat gidenlerin geride bıraktıkları ailelerinin de acıları apayrı.Sin embargo, los familiares que los migrantes dejan atrás probablemente son los que más sufren.
Fazla bir şey değil, ama sizi ailelerinize geri götürmeye yeter.Ini tidak banyak, tetapi cukup untuk membawa kalian kembali ke keluarga masing-masing.
Fazla bir şey değil, ama sizi ailelerinize geri götürmeye yeter.Není to mnoho, ale pomůže vám to dostat se zpátky ke svým rodinám.
Fazla bir şey değil, ama sizi ailelerinize geri götürmeye yeter.Nie jest tego zbyt wiele ale pozwoli wam wrócić do rodzin.
Fazla bir şey değil, ama sizi ailelerinize geri götürmeye yeter.Ni veliko, a vam bo pomagalo do vaših družin.
Fazla bir şey değil, ama sizi ailelerinize geri götürmeye yeter.Δεν είναι πολύ, αλλά θα να σας πάρει πίσω στις οικογένειές σας.
Fazla bir şey değil, ama sizi ailelerinize geri götürmeye yeter.Не е много, но ще можете да се върнете при семействата си.
Her dört İngiliz'den üçü kendi ailelerinin geleceği konusunda iyimser olduklarını söylediler.영국사람 4명중에 3명이 자신 가족의 미래에 대해서 낙관적으로 이야기 합니다.
Her dört İngiliz'den üçü kendi ailelerinin geleceği konusunda iyimser olduklarını söylediler.75% Brytyjczyków twierdzi, że optymistycznie widzi przyszłość swych rodzin.
Her dört İngiliz'den üçü kendi ailelerinin geleceği konusunda iyimser olduklarını söylediler.De cada cuatro británicos, tres dijeron que eran optimistas sobre el futuro de sus propias familias.
Her dört İngiliz'den üçü kendi ailelerinin geleceği konusunda iyimser olduklarını söylediler.Drie van de vier Britten zeiden optimistisch te zijn over de toekomst van hun eigen gezinnen.
Her dört İngiliz'den üçü kendi ailelerinin geleceği konusunda iyimser olduklarını söylediler.Em cada quatro britânicos, três afirmam ser otimistas sobre o futuro das suas famílias.
Her dört İngiliz'den üçü kendi ailelerinin geleceği konusunda iyimser olduklarını söylediler.Négy angolból három mondta azt, hogy optimista a saját családjának a jövőjét illetően.
Her dört İngiliz'den üçü kendi ailelerinin geleceği konusunda iyimser olduklarını söylediler.Sur 4 britanniques, 3 ont déclaré être optimistes quant à l'avenir de leurs propres familles.
Her dört İngiliz'den üçü kendi ailelerinin geleceği konusunda iyimser olduklarını söylediler.Traja zo štyroch Britov sú optimisti pokiaľ ide o budúcnosť ich rodín.
Her dört İngiliz'den üçü kendi ailelerinin geleceği konusunda iyimser olduklarını söylediler.Tre av fyra brittiska personer sa att de var optimistiska om sin familjs framtid.
Her dört İngiliz'den üçü kendi ailelerinin geleceği konusunda iyimser olduklarını söylediler.Trei din patru britanci spun că sunt optimişti în ce priveşte viitorul familiilor lor.
Her dört İngiliz'den üçü kendi ailelerinin geleceği konusunda iyimser olduklarını söylediler.Tři ze čtyř Britů říkají, že jsou optimističtí, co se týče budoucnosti svých rodin.
Her dört İngiliz'den üçü kendi ailelerinin geleceği konusunda iyimser olduklarını söylediler.Ud af fire britiske folk, sagde tre, at de var optimistiske omkring deres egen families fremtid.
Her dört İngiliz'den üçü kendi ailelerinin geleceği konusunda iyimser olduklarını söylediler.Von vier Briten sagten drei, dass sie optimistisch in die Zukunft ihrer Familien blickten.
Her dört İngiliz'den üçü kendi ailelerinin geleceği konusunda iyimser olduklarını söylediler.Στους τέσσερις Βρετανούς, οι τρεις είπαν ότι ήταν αισιόδοξοι για το μέλλον των οικογενειών τους.
Her dört İngiliz'den üçü kendi ailelerinin geleceği konusunda iyimser olduklarını söylediler.От четири британски семейства, три казват, че са оптимистични за бъдещето на семейството си.
Her dört İngiliz'den üçü kendi ailelerinin geleceği konusunda iyimser olduklarını söylediler.Трое из четырёх британцев сказали, что оптимистично настроены насчёт будущего своих семей.
Her dört İngiliz'den üçü kendi ailelerinin geleceği konusunda iyimser olduklarını söylediler.Троє з чотирьох британців сказали, що вони були оптимістично настроєні щодо майбутнього своїх сімей.
Her dört İngiliz'den üçü kendi ailelerinin geleceği konusunda iyimser olduklarını söylediler.מתוך ארבעה בריטים, שלושה יגידו שהם אופטימיים לגבי העתיד של משפחתם.
Her dört İngiliz'den üçü kendi ailelerinin geleceği konusunda iyimser olduklarını söylediler.من كل أربعة أشخاص بريطانيين، ثلاثة قالوا بأنهم متفائلون بمستقبل عائلاتهم.
Her dört İngiliz'den üçü kendi ailelerinin geleceği konusunda iyimser olduklarını söylediler.自分たちの家族の将来は明るいと答えています 75%ですよ
Her neyse Maezza onun küçük ailelerini boyuyor.Così lei sta dipingendo le sue famigliuole.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod