Ana içeriğe geç
Sözlük

ailelerini ile cümle

ailelerini kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
6
HECE
9
ORT. KELİME
Belki de gördüğümüz en önemli şey çocukların ailelerini eğitmeleri.Πιθανώς, το πιο σημαντικό πράγμα που βλέπουμε είναι ότι τα παιδιά διδάσκουν τους γονείς.
Belki de gördüğümüz en önemli şey çocukların ailelerini eğitmeleri.Вероятно най-важното, което виждаме, е как деца обучават родителите си.
Belki de gördüğümüz en önemli şey çocukların ailelerini eğitmeleri.Можливо найважливіша річ, яку ми спостерігаємо, це те, що діти навчають батьків.
Belki de gördüğümüz en önemli şey çocukların ailelerini eğitmeleri.Наверное, самое важное из того, что мы видим, это то, что дети учат родителей.
Belki de gördüğümüz en önemli şey çocukların ailelerini eğitmeleri.והדבר החשוב ביותר שראינו הוא ילדים שמלמדים את הוריהם.
Belki de gördüğümüz en önemli şey çocukların ailelerini eğitmeleri.محتمل أن أهم شئ نراه هو تعليم الأطفال لآبائهم.
Belki de gördüğümüz en önemli şey çocukların ailelerini eğitmeleri.子供たちが両親に教える事です 自分たちのラップトップを持ち それを自宅に持って帰る
Bin Ladin, Suudi Arabistan'ın en zengin ailelerinin birisinden.Ben Laden vient d'une des familles les plus riches d'Arabie Saoudite.
Bin Ladin, Suudi Arabistan'ın en zengin ailelerinin birisinden.Bin Laden era de uma das famílias mais ricas da Arábia Saudita.
Bin Ladin, Suudi Arabistan'ın en zengin ailelerinin birisinden.Bin Laden itu berasal dari salah satu keluarga kaya di Saudi Arabia.
Bin Ladin, Suudi Arabistan'ın en zengin ailelerinin birisinden.빈 라덴(Bin Laden)은 사우디 아라비아에서 가장 부유한 가문 중 하나입니다
Bin Ladin, Suudi Arabistan'ın en zengin ailelerinin birisinden.Bin Laden komt uit één van de rijkste families van Saoedi-Arabië.
Bin Ladin, Suudi Arabistan'ın en zengin ailelerinin birisinden.Bin Laden var ju från en av de rikaste familjerna i Saudiarabien.
Bin Ladin, Suudi Arabistan'ın en zengin ailelerinin birisinden.Bin Laden viene da una delle famiglie più ricche di tutta l'Arabia Saudita.
Bin Ladin, Suudi Arabistan'ın en zengin ailelerinin birisinden.בן-לאדן הוא בן לאחת המשפחות הכי עשירות בסעודיה
Bin Ladin, Suudi Arabistan'ın en zengin ailelerinin birisinden.سنجد أن بن لادن ينحدر من أغنى العائلات في السعودية .
Bin Ladin, Suudi Arabistan'ın en zengin ailelerinin birisinden.彼の代理人アイマン・アル・ザワヒリは小児科医であり
Boylece çiftçiler intihar ederek ailelerini borçtan kurtarıyorlar.그래서 농부들은 빚을 물려주지 않으려고 자살하지 남은 가족들에게 말야
Boylece çiftçiler intihar ederek ailelerini borçtan kurtarıyorlar.Proto farmáři páchají sebevraždy, aby tak zabránili přenosům dluhů na jejich rodiny.
Bu çocuklarınızla ve ailelerinizle ortak noktalarınız.Așa sunt etnia, de obicei naționalitatea, limba, adesea religia.
Bu çocuklarınızla ve ailelerinizle ortak noktalarınız.Ce sont les choses que l'on a en commun avec ses parents et ses enfants.
Bu çocuklarınızla ve ailelerinizle ortak noktalarınız.Ik begon twee soorten identiteiten te onderscheiden.
Bu çocuklarınızla ve ailelerinizle ortak noktalarınız.Ilyesmi az etnicitás, gyakran a nemzetiség, a nyelv, sokszor a vallás.
Bu çocuklarınızla ve ailelerinizle ortak noktalarınız.수직 정체성입니다.
Bu çocuklarınızla ve ailelerinizle ortak noktalarınız.שמועברות מדור לדור ומהורה לילדיו.
Bu çocuklarınızla ve ailelerinizle ortak noktalarınız.والتي تنتقل مع الأجيال من الأب إلى الابن.
Bu çocuklarınızla ve ailelerinizle ortak noktalarınız.民族性や 多くの場合 国民性 言語や宗教などのことです
Bu insanların ve ailelerinin bunu deneyimlediklerinde neler hissettiğini anlamanız gerek.A musíte pochopiť, čo tí ľudia prežívajú, a čo prežívajú ich rodiny, keď sa to stane.
Bu insanların ve ailelerinin bunu deneyimlediklerinde neler hissettiğini anlamanız gerek.Denk je eens in hoe die mensen en ook hun familie zich voelen wanneer zoiets gebeurt.
Bu insanların ve ailelerinin bunu deneyimlediklerinde neler hissettiğini anlamanız gerek.Dovete capire come si sentono queste persone e cosa provano le loro famiglie quando questo accade.
Bu insanların ve ailelerinin bunu deneyimlediklerinde neler hissettiğini anlamanız gerek.E têm de compreender o que estas pessoas sentem e o que sentem as suas famílias quanto tal acontece.
Bu insanların ve ailelerinin bunu deneyimlediklerinde neler hissettiğini anlamanız gerek.여러분은 그런 고통이 발생할 때 그런 분들이 느끼는 것과 그들의 가족이 경험하는 것을
Bu insanların ve ailelerinin bunu deneyimlediklerinde neler hissettiğini anlamanız gerek.Meg kell érteniük, hogy mit éreznek ezek az emberek és mit él át a családjuk amikor ez megtörténik velük.
Bu insanların ve ailelerinin bunu deneyimlediklerinde neler hissettiğini anlamanız gerek.Musicie zrozumieć, co czują ci ludzie i czego doświadcza ich rodzina kiedy to się dzieje.
Bu insanların ve ailelerinin bunu deneyimlediklerinde neler hissettiğini anlamanız gerek.Musíte pochopit co ti lídé prožívají a co prožívají jejich rodiny když se to stane.
Bu insanların ve ailelerinin bunu deneyimlediklerinde neler hissettiğini anlamanız gerek.Treba je upoštevati, kako se ti ljudje počutijo in kaj občutijo njihove družine, ko poseg uspe.
Bu insanların ve ailelerinin bunu deneyimlediklerinde neler hissettiğini anlamanız gerek.Trebuie să înțelegeți ce simt acești oameni și prin ce trece familia lor când se întâmplă asta.
Bu insanların ve ailelerinin bunu deneyimlediklerinde neler hissettiğini anlamanız gerek.Und Sie müssen verstehen was diese Menschen fühlen und was die Familien erleben wenn es passiert.
Bu insanların ve ailelerinin bunu deneyimlediklerinde neler hissettiğini anlamanız gerek.Vous devez comprendre ce que ressentent ces gens et ce que leur famille vit quand ça arrive.
Bu insanların ve ailelerinin bunu deneyimlediklerinde neler hissettiğini anlamanız gerek.Y tienen que entender lo que sienten esas personas y lo que experimentan sus familiares cuando esto sucede.
Bu insanların ve ailelerinin bunu deneyimlediklerinde neler hissettiğini anlamanız gerek.Ви маєте розуміти, що відчувають ці люди, і що переживають їхні сім'ї, коли трапляється щось подібне.
Bu insanların ve ailelerinin bunu deneyimlediklerinde neler hissettiğini anlamanız gerek.Вы должны понимать, что чувствуют эти люди, и что испытывают их семьи, когда случается такое.
Bu insanların ve ailelerinin bunu deneyimlediklerinde neler hissettiğini anlamanız gerek.Трябва да разберете какво чувстват тези хора и какво преживяват роднините им когато това се случи.
Bu insanların ve ailelerinin bunu deneyimlediklerinde neler hissettiğini anlamanız gerek.ועליכם להבין מה אנשים הללו חשים ומה עוברת המשפחה שלהם
Bu insanların ve ailelerinin bunu deneyimlediklerinde neler hissettiğini anlamanız gerek.وعليكم أن تفهموا ما يشعر به هؤلاء الناس وما وَقْعُ ذلك على عائلاتهم
Bu insanların ve ailelerinin bunu deneyimlediklerinde neler hissettiğini anlamanız gerek.これらの人々の気持ちや 家族の体験を 考えなくてはなりません
Bu insanları ve ailelerini yakından tanıyorum.Ich kenne diese Leute und ich kenne ihre Familien.
Çalı-eti arıyorlar -- ailelerini doyurabilmek için öldürecekleri orman hayvanları.De är på jakt efter djur i skogen för att livnära sina familjer.
Çalı-eti arıyorlar -- ailelerini doyurabilmek için öldürecekleri orman hayvanları.De søger efter vildt kød; dyr fra skoven de kan dræbe for at brødføde deres familier.
Çalı-eti arıyorlar -- ailelerini doyurabilmek için öldürecekleri orman hayvanları.Erdei vadakat keresnek -- ezeket ölik le, hogy táplálékot szerezzennek a családjuknak.
Çalı-eti arıyorlar -- ailelerini doyurabilmek için öldürecekleri orman hayvanları.Están buscando animales salvajes animales del bosque con qué alimentar a sus familias.
Çalı-eti arıyorlar -- ailelerini doyurabilmek için öldürecekleri orman hayvanları.Estão à procura de caça, animais da floresta que consigam matar para alimentar as suas famílias.
Çalı-eti arıyorlar -- ailelerini doyurabilmek için öldürecekleri orman hayvanları.Họ đang tìm kiếm thịt thú rừng Những động vật rừng họ có thể giết để làm thức ăn cho gia đình của họ
Çalı-eti arıyorlar -- ailelerini doyurabilmek için öldürecekleri orman hayvanları.그들은 가족들을 먹여 살리기 위해 야생 동물을 노리고 있었습니다.
Çalı-eti arıyorlar -- ailelerini doyurabilmek için öldürecekleri orman hayvanları.Mereka mencari daging hewan liar -- hewan hutan yang bisa mereka bunuh untuk memberi makan keluarga.
Çalı-eti arıyorlar -- ailelerini doyurabilmek için öldürecekleri orman hayvanları.Sie suchen nach Buschfleisch -- Waldtiere welche sie toeten koennen um ihre Familien zu ernaehren.
Çalı-eti arıyorlar -- ailelerini doyurabilmek için öldürecekleri orman hayvanları.Stanno cercando bushmeat: carne di animali selvatici per nutrire le loro famiglie.
Çalı-eti arıyorlar -- ailelerini doyurabilmek için öldürecekleri orman hayvanları.Szukają mięsa buszu -- zwierząt leśnych, które mogliby zabić, żeby wyżywić swoje rodziny
Çalı-eti arıyorlar -- ailelerini doyurabilmek için öldürecekleri orman hayvanları.Ze zijn op zoek naar bosvlees -- dieren uit het bos die ze doden om hun gezin te voeden.
Çalı-eti arıyorlar -- ailelerini doyurabilmek için öldürecekleri orman hayvanları.Ψάχνουν για άγριο κρέας: ζώα του δάσους που τα σκοτώνουν για να ταΐσουν την οικογένεια τους.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod