Arnavut ailelerin geleneksel şarap ve rakı üretmek için kendi bahçelerinde üzüm yetiştirdiği bilinmektedir.Klings menar att de vinnlägger sig om att använda lokala och traditionella råvaror i sina glassar.
Esad Paşa 1863'te Tiran'ın ileri gelen toprak sahibi ailelerinden olan Toptani'ler ailesi üyesi olarak doğdu.Torsvi ägs sedan 1863 av familjemedlemmar i släkten Hermelin.
Ancak, bu ailelerin üyelerinin ne zaman farklılaştığı henüz bilinmemektedir.Tills vidare är det oklart om och hur de nämnda grupperna är släkt med varandra.
Mdivani ailesi Gürcistan'ın soylu ailelerinden biriydi.Styrande där var medlemmar av adelsfamiljen Geghamian.
Fakir ailelerin çocuklarına para yardımı, giyecek ve ders kitapları verildi.Серед цілей товариства була вказана допомога дітям одягом, їжею, навчанням.
En fakir ailelerin bile köleleri olabiliyordu.Його батьки були досить заможними людьми, мали рабів.
Umialikler ve eşleri kendi yerel ailelerinin şefleridir.Всі вони були вдови і голови сімейств.
Hayvancılık ise genelde köylerde sürdürülmekte olup; ailelerin ihtiyacını karşılamaktan öteye gidememiştir.Часто селяни тікали з села і їх ніхто не шукав.
Çocuklar ailelerine destek olmakla yükümlüdürler.Діти в усьому допомагають батькам.
Emekli askeri personel ve ailelerinin özlük haklarına ilişkin hizmetleri yürütmek.Забезпечити належний соціальний захист військовослужбовців і членів їх сімей.
Her iki ebeveyni de asil Yunan ailelerinden geliyordu ve çocuklarına Yunanca Georgios adını verdiler...Кожному своєму сину батьки дали по два імені — грецькому та нігерійському.
Gidip ailelerini de getirirler ve yerleşirler.Нехай вони залишаться тут живуть і дихають.
1910'da ailesiyle Yafa'ya yerleşti ve Tel Aviv'in ilk ailelerinden oldu.V roce 1910 se jeho rodina přestěhovala do Jaffy a stala se jednou ze zakládajících rodin Tel Avivu.
Karısı Fransa'nın ileri gelen ailelerinden biri idi.Noialles byla jednou z předních francouzských rodin.
Yakın bir zamanda en zengin ve en etkili asilzade ailelerinden biri olmuşlardır.Pocházela z jednoho z nejvlivnějších a nejbohatších šlechtických rodů oné doby.
Kolombiya'nın önde gelen ailelerinden birinin bir üyesidir.Pocházel z jednoho z předních afghánských rodů.
En fakir ailelerin bile köleleri olabiliyordu.Jeho předci byli otroky.
Vaas ailelerinden fidye koparıp onları köle olarak satmayı planlamaktadır.Vaas plánuje získat výkupné od rodin zajatců, poté chce vězně prodat do otroctví.
Ailesi şehrin burjuva ailelerinden biriydi.Jeho rodina pocházela z Burgundska.
Diğer ailelerin sadece birkaç türleri vardır.Většina rodů obsahuje jen malý počet druhů.
Köyde oturan yaşlı ailelerin büyük bir kısmı(%95) emeklidir.Naprosto převažující (95 %) skupinou jsou zastupitelé obcí a měst.
Diğer Coburglular Saxe-Coburg ailelerinin çoğu kolu adlarını değiştirdi.Alți Coburgi din familia Saxa-Coburg și-au schimbat, de asemenea, numele.
Venedik'in asil ailelerinden Dandolo Ailesi tarafından 14. yüzyılın sonunda inşa ettirildi.A fost construit la sfârșitul secolului al XIV-lea de către familia Dandolo.
Kenya'da Amboseli'de genç erkekler 14 ilâ 15 yaşlarına doğru zamanlarının %80'ini ailelerinden uzakta geçirir.La Amboseli, masculii tineri petrec mai mult de 80% din timpul lor departe de familiile lor pe la 14-15 ani.
Mahallede yaşayan ailelerin hepsi akrabadır.Toate comunitățile din jur îi aparțin.
Mahallelerini ve ailelerini korumak zorunda idiler.Breslele își protejau membrii și familiile lor.
Bu gibi birçok durumda, devlet tarafından ailelerinden ayırılıyorlardı.Practic, prin aceste cupoane, mai multe societăți de stat erau împărțite către populație.
İsyana katılan kadınlar, kendi ailelerinden kopmak zorundaydı.Cei care refuzau să-i ajute pe rebeli erau spânzurați de propriile grinzi ale casei.
Bazı ailelerin %57'si yok olurken tüm cinslerin ise %83'ü ölmüştür.În jur de 57% din toate familiile și 85% din toate genurile au dispărut.
Thomas Bayes'in ailesi İngiltere'nin önemli Presbiteryen ailelerinden biriydi.Familia Spencer este una din familiile aristocrate proeminente britanice.
Hood ve Williams ailelerinin 1973 yılında Connecticut'ta geçen hikâyelerini anlatır.Victor i-a povestit lui Holmnes ce se petrecuse în casa lor în ultimele șapte săptămâni.
Mahalleleri köye yerleşen ailelerin adlarını taşır.A településrészek az itt lakó családok neveit viselik.
Soylu ailelerin kız çocukları rahibe manastırlarında eğitim görürdü.A környék nemes családjai szívesen adták leányaikat a kolostorba nevelésre.
Ailelerin Mısır'da bırakmak zorunda kalmışlardı.A szent családnak menekülnie kellett Egyiptomba.
Aileler ise Orta Çağ'daki soylu ailelerini temsil eder.A középkorban nemesi családok birtoka.
Fakir ailelerin çocuklarına para yardımı, giyecek ve ders kitapları verildi.A szegény szorgalmas iskolás gyerekeket ellátják tankönyvekkel, íróeszközökkel és téli ruhával.
Bu ailelerin bazılarının nesilleri halen köyde yaşamaktadır.Leszármazottaiknak több generációja is él ma a faluban.
Verona'nın önemli ailelerinden birinden birine mensuptur.Olaszország egyik legrégibb, Verona egyik legjelesebb grófi családjába született.
Bazı ailelerin akrabalık bağları günümüzde de devam etmektedir.A család egyes leszármazottai ma is élnek.
İnsanları ve ailelerini korurlar.Embereit és családját elfogták.
Macaristan'ın en eski ailelerinden birindendi.A Perényi család Magyarország legrégibb főúri nemzetségei közé tartozik.
Rusya'nın en eski soylu ailelerinden birinin üyesi olan Buturlin yaşamanın çoğunu Rusya'da geçirmiştir.Buturlin kuului Venäjän vanhimpiin aatelissukuihin ja vietti pääosan elämästään Venäjällä.
Artvin asıllı ailelerin ise bir kısmı Kıpçak Türkü, bir kısmı da Gürcü asıllı ailelerden oluşmaktadır.Ruusujen sukuun kuuluvista lajeista osa on perennamaisia, osa pensaita ja osa köynnöksiä.
Diğer ailelerin sadece birkaç türleri vardır.Sukuun kuuluu useita muitakin lajeja.
Ailelerin buyuklugu nedeniyle yoksulluk icinde buyuduler.Perheiden kokemuksia köyhyydestä.
Bunlardan biri önceleri ailelerin büyük, kalabalık oluşudur.Ensimmäinen ja tärkein taso on perhe, johon voi kuulua useita sukupolvia.
Bu okulda diğer çok zengin ailelerin çocukları arasında kendini yalnız hissetti.Koulussa opiskeli useita muita vähäosaisimpien aatelisten lapsia.
Dünyanın en zengin ailelerinden birini kurmuştur.Hän on yksi maailman rikkaimmista ihmisistä.
En fakir ailelerin bile köleleri olabiliyordu.Hänen isovanhempansa olivat orjia.
Ailelerin Mısır'da bırakmak zorunda kalmışlardı.Οι γονείς του γνωρίστηκαν στην Αίγυπτο.
Yakın bir zamanda en zengin ve en etkili asilzade ailelerinden biri olmuşlardır.Σε σύντομο διάστημα έγινε ένα από τα πιο έμπιστα και επιφανή μέλη της.
Kurbanların ailelerine taziyeler dilerim.Σκέφτηκαν να φέρουν τις οικογένειες τους.
Sonra erkek kunduzlar kendi ailelerini kurmaya giderler.Μετά εγκαταστάθηκαν οι Βλογγαίοι με τις οικογένειες τους.
Ailelerinden habersiz Las Vegas'a kaçarak gizlice evlendiler.Αφού έβγαιναν για τέσσερις εβδομάδες, παντρεύτηκαν στο Λας Βέγκας.
Bu kişiler ifadeleri alındıktan sonra ailelerine teslim edildi.Το αποκάλυψαν οι ίδιοι μετά τη σύλληψή τους.
Bu ailelerin nereden geldikleri bilinmemektedir.Δεν γνωρίζουμε για τυχόν παιδιά που προέκυψαν από τις ενώσεις αυτές.
Güney Lübnan Ordusu'nun bin üyesi (ailelerini yanlarına alarak) İsraillilerle birlikte bölgeden ayrıldı.Flere tusinde medlemmer af den Sydlibanesiske hær forlod området samtidig med israelerne.
En fakir ailelerin bile köleleri olabiliyordu.Nogle af de rigeste familier havde slaver.
Bazı ailelerin %57'si yok olurken tüm cinslerin ise %83'ü ölmüştür.57 % af alle familier og 83 % af alle slægter blev dræbt.
Vaas ailelerinden fidye koparıp onları köle olarak satmayı planlamaktadır.Vaas har planer om at få en løsesum fra de unges forældre, og derefter sælge dem som slaver.