Öldürülen kişilerin ve ailelerin hikâyelerini sergiler.Los periodistas relatan la historia de sus compañeros asesinados y/o desaparecidos.
Tartışma esnasında polis gelir ve grubu ailelerini beklemek üzere tutuklayarak hücreye koyar.La policía llega y son llevados a una celda para esperar a sus padres.
Kosova hükûmeti ve halkı adına, kurbanların ailelerine ve Türk halkına başsağlığı dileklerimi iletiyorum.Quiero expresar al pueblo francés y especialmente a las familias de las víctimas mi más sentido pésame.
En fakir ailelerin bile köleleri olabiliyordu.Sus abuelas habían sido descendientes de esclavos.
Âilelerin karşı çıkmalarına rağmen 23 nisan 1844 günü hayatlarını birleştirdiler.Creyendo que los disidentes estaban conspirando contra su vida, Smith los excomulgó el 18 de abril de 1844.
İsrail ayrıca ölenlerin ailelerine tazminat ödeneceği sözünü verdi .Israel anunció entonces que iba a pagar una indemnización a los refugiados por sus propiedades abandonadas.
Bölgenin büyük bir kısmı üst orta sınıf ailelerine aittir.Los pobladores en su mayoría corresponden a la clase media alta.
Claudius ailesi - Antik Roma'nın soylu ailelerinden biri.Gens Calpurnia: familia noble de la Antigua Roma.
Bu ailelerin bir kısmı Şadi bir kısmı ise Butkidir.Así crea sus propias aldeas y una de ellas fue Quintanar.
Bölgenin büyük bir kısmı üst orta sınıf ailelerine aittir.La maggioranza degli abitanti appartiene ai ceti medio alti.
Verona'nın önemli ailelerinden birinden birine mensuptur.Si fa viva solo una famiglia di Verona.
Bazı ailelerin %57'si yok olurken tüm cinslerin ise %83'ü ölmüştür.Si estinsero il 57% di tutte le famiglie e l'83% di tutti i generi.
Mahallede bazı ailelerin birer taneyi geçmeksizin büyükbaş hayvanı bulunur.In casa c'è una famiglia di orsi che si annoiano.
Çocuklar ailelerine destek olmakla yükümlüdürler.Aiutare i genitori ad aiutare i figli.
En fakir ailelerin bile köleleri olabiliyordu.Solamente le famiglie più povere non avevano uno schiavo.
Bu askerlere ailelerinin istihkakı için toprak verilerek ödeme yapılıyordu.Questi soldati erano pagati con un appezzamento di terra adatto alle esigenze delle loro famiglie.
Öldürülen kişilerin ve ailelerin hikâyelerini sergiler.Storie di vicini che ammazzano.
Bu aristokrat ailelerin en önemlilerinden biri ise Tempesta ailesiydi.Una delle più forti istituzioni Taos era la famiglia.
7 Wesen kraliyet ailelerinden birinin gayrı meşru prensidir.In complesso ci sono state sette principesse reali.
Ailelerin evlerinde bira tutması çok daha az rastlanan bir olaydı.È una grande birra della famiglia delle birre dell'abbazia.
Kırsal kalkınma çiftçileri, ailelerini ve daha geniş kırsal nüfusu hedeflemektedir.Il fine è quello di risolvere i conflitti tra proprietari, contadini e le altre forze pubbliche.
Piranalar ailelerine çok bağlıdır ama kan kokusuna dayanamaz.Egli nutre un profondo odio per i pirati e non sopporta il loro odore.
Ancak, bu ailelerin üyelerinin ne zaman farklılaştığı henüz bilinmemektedir.Tuttavia, il momento esatto in cui i membri delle varie famiglie si sono separate tra di loro è ancora ignoto.
Bu isimlendirmeler geçmişten günümüze yerleşmiş olan ailelerin soyadlarını da barındırır.Questi nomi sopravvivono nei nomi dei gruppi familiari odierni.
Eliaçık çok önemli Floransa'lı ailelerin sayesinde finansmanı sağlanmıştır.La Grande Depressione fu finanziariamente difficile per la famiglia Liberace.
Samimi taziyelerini kurbanların arkadaşlarına, ailelerine ve Fransız halkına sundu.Il ragazzo si scusò con la famiglia e Dio.
Müceddidi ailesi Afganistan'da dönemin en prestijli ailelerinden biridir.La sua famiglia era una tra le più in vista della comunità conversa di Lisbona.
Ailelerin çiftlikte çok yardıma ihtiyacı vardı.Семье требовалось большая помощь на ферме.
Pilz GmbH & Co.KG Pilz ve Kunschert ailelerinin %100’üne sahip olduğu bir aile şirketidir.Pilz GmbH & Co.KG является семейным предприятием, которое на 100% принадлежит семьям Пильц и Куншерт.
Şarkının genç hayranlarına ailelerinin değerini bilmeleri için ilham vermesini umduğunu belirtti.Позже она заявила, что надеется на то, что песня вдохновит её молодых поклонников ценить своих родителей.
Şirketin finansmanı kurucuların ailelerinden alınan 150.000 dolarlık borçlarla sağlanmıştır.Первоначальным финансированием стал кредит в размере $150 000, полученный от семей основателей.
Kurbanların ailelerine taziyeler dilerim.Награды передадут родственникам погибших.
Bu nedenle bazı hastaların ailelerinde de hastalık görülebilmektedir.Подобные пороки развития можно выявить и среди членов семьи пациента.
Ancak burada az sayıdada olsa bazı ailelerin yaşadığı anlaşılmaktadır.Мы не знаем, действительно ли жили такие маленькие люди в наших краях.
Hem anne ve hem de baba tarafından ünlü ve tanınmış ailelerindendi.Не были забыты и, явные или мнимые, грехи его деда и отца.
Kabile üyeleri hem anne hem de baba tarafının ailelerine dâhil olur.Один и тот же человек при этом не может одновременно входить в группу родственников матери и отца.
Eliaçık çok önemli Floransa'lı ailelerin sayesinde finansmanı sağlanmıştır.Финансирование строительства происходило на средства состоятельных семей Флоренции.
Ailelerin Mısır'da bırakmak zorunda kalmışlardı.Жене не разрешили приехать из Египта.
Kendilerini ve ailelerini gereği gibi koruyamazlar.Напарник и его приближённые были для них недосягаемы.
Bu isimlendirmeler geçmişten günümüze yerleşmiş olan ailelerin soyadlarını da barındırır.(Сегодня их имена увековечены на мемориальных досках домов, где они проживали).
Koleksiyonun ilk eseas dayanağı Medici ve Lorraine ailelerinin koleksinlarına dayanıyordu.В начале основу музейного фонда составляли семейные коллекции династий Медичи и Лорена.
Örneğin, bu kişiler arkadaşlarını, ailelerini ve iş arkadaşlarını tanımada zorluk yaşarlar.Иногда это затрудняет общение с друзьями, знакомыми и семьёй.
Bu dönemde Zürih'teki politik sistem şehrin güçlü ailelerinin yönetimi altında bir tür oligarşi idi.Вероятно, это свидетельствует о том, что в то время в городе существовала олигархическая форма правления.
İtalyan Rönesansı'nda Floransa'nın asil ailelerinin birinin çocuğu olarak doğmuştur.Она родилась в Неаполе в дворянской семье флорентийского происхождения.
Rus İç Savaşı, Rusya'daki pek çok bilim insanının bilimle ilgisi olan ailelerine zorluklar getirmişti.Ещё долго французский учёный поддерживал научные контакты с коллегами из России.
Büyüyüp ailelerinden ayrılınca kendilerine nehrin hemen yanına ev yapıp birlikte yaşamaya başlarlar.После они убегали от него, и, когда начинается дождь, он улетает.
Ana tenkitlerden biri, erkeklerin bilhassa da'va turlarına çıkarak ailelerini ihmal ve göz ardı ettiğidir.Не глядя разрушает чужие семьи, безразличен и к собственной.
En fakir ailelerin bile köleleri olabiliyordu.Некоторые семьи имели рабов.
Okul öncesi eğitim tesisleri yerel yetkililer tarafından ailelerin isteği üzerine sağlanır.Остальное начальное образование получил дома под руководством братьев сестры.
Şubat 2007’de New York Times, İsrail’de fakirleşen ailelerin %53’ünün Arap aileleri olduğunu açıkladı .ذكرت صحيفة نيويورك تايمز في فبراير 2007 أنّ 53% من الأسر الفقيرة في إسرائيل من العرب.
Örneğin, bu kişiler arkadaşlarını, ailelerini ve iş arkadaşlarını tanımada zorluk yaşarlar.على سبيل المثال هؤلاء الأفراد لديهم صعوبة في التعرف على الأصدقاء و العائلة و زملاء العمل.
Buna ek olarak, tüm ailelerin kırımdan kurtulmak için İslam'a dönüşmesi vakaları da vardı.بالإضافة إلى ذلك، كانت هناك حالات أسر بأكملها تتحول إلى الإسلام للنجاة من الإبادة الجماعية.
Ailesi Suriye'nin önde gelen ailelerindendi.فعائلتها كانت من العائلات السورية الرائدة أنداك.
Samimi taziyelerini kurbanların arkadaşlarına, ailelerine ve Fransız halkına sundu.وأعربت عن تعازيها الصادقة للضحايا وأسرهم، وللحكومة والشعب المصري.
En fakir ailelerin bile köleleri olabiliyordu.بعض آبائهم أو أجدادهم كان من العبيد.
Dahmer'ın kurbanlarının ailelerinin tepkileri karışık oldu.وبقيت نساء عائلة داشوود في حالة سيئة.
Mahallede yaşayan bütün ailelerin Bu bölgede akrabaları vardır.فقدت كل عائلة في القرية أحد أقاربها.
Bourbon Hanedanı, Avrupa'nın önemli kraliyet ailelerinden biri ve Capetain'lerin bir uzantısıdır.آل بوربون، عائلة ملكية أوروبية مهمة، وهي فرع من سلالة الكابيتيون.
Kurbanların ailelerine taziyeler dilerim.وتهديم منازل أقاربه.
Irak Hükûmeti dost Türkiye halkına ve kurbanların ailelerine başsağlığı diler." ifadelerine yer verdi."رئيس العراق يعزي بضحايا البحر الميت ويطالب بمحاسبة المسؤولين".