Üstelik yoksulluk sınırının altındaki çalışan ailelerin sayısı yüzde 4 arttı.שירדו מתחת לקו העוני עלה בארבעה אחוזים.
Üstelik yoksulluk sınırının altındaki çalışan ailelerin sayısı yüzde 4 arttı.التي تتناقص لأقل من خط الفقر أرتفعت بأربعة في المائة.
Üstelik yoksulluk sınırının altındaki çalışan ailelerin sayısı yüzde 4 arttı.医療保険未加入の勤労者世帯は4%増加です
Ve ailelerin günahları, zavallı çocuklara musallat oluyor.A tak hriechy rodičov prechádzajú na úbohé deti.
Ve ailelerin günahları, zavallı çocuklara musallat oluyor.E assim os pecados dos pais, recaem sobre as pobres crianças.
Ve ailelerin günahları, zavallı çocuklara musallat oluyor.És így a szülők bűnei viszontlátják a szegény gyerekeket.
Ve ailelerin günahları, zavallı çocuklara musallat oluyor.Et donc les péchés des parents seront payés par les pauvres enfants.
Ve ailelerin günahları, zavallı çocuklara musallat oluyor.I tak grzechy ojców spadną na dzieci.
Ve ailelerin günahları, zavallı çocuklara musallat oluyor.Jadi dosa dari para orang tua disebabkan oleh anak-anaknya yang malang.
Ve ailelerin günahları, zavallı çocuklara musallat oluyor.Ja niin vanhempien synnit vierailevat lapsiraukoissa.
Ve ailelerin günahları, zavallı çocuklara musallat oluyor.부모가 잘 못했던 일을 불쌍한 아이들은 되밟습니다.
Ve ailelerin günahları, zavallı çocuklara musallat oluyor.Quindi i peccati dei genitori si ripercuotono sul poveri figli.
Ve ailelerin günahları, zavallı çocuklara musallat oluyor.Så forældrenes synder hjemsøger de arme børn.
Ve ailelerin günahları, zavallı çocuklara musallat oluyor.Şi astfel, păcatele părinţilor se răsfrâng asupra bieţilor copii.
Ve ailelerin günahları, zavallı çocuklara musallat oluyor.Takhle jsou hříchy rodičů přenášeny na jejich ubohé děti.
Ve ailelerin günahları, zavallı çocuklara musallat oluyor.Thế nên tội lỗi của bậc bố mẹ lại đổ lên những đứa trẻ đáng thương.
Ve ailelerin günahları, zavallı çocuklara musallat oluyor.Und so werden die Sünden der Eltern an die armen Kinder weitergegeben.
Ve ailelerin günahları, zavallı çocuklara musallat oluyor.Y así los pecados de los padres recaen sobre los pobres niños.
Ve ailelerin günahları, zavallı çocuklara musallat oluyor.Zo worden de zonden van de ouders overgedragen op de arme kinderen.
Ve ailelerin günahları, zavallı çocuklara musallat oluyor.Και έτσι τις αμαρτίες των γονέων τις πληρώνουν τα φτωχά παιδιά.
Ve ailelerin günahları, zavallı çocuklara musallat oluyor.И така, горките деца страдат заради родителските грехове.
Ve ailelerin günahları, zavallı çocuklara musallat oluyor.И так грехи родителей переходят на бедных детей.
Ve ailelerin günahları, zavallı çocuklara musallat oluyor.Таким чином, провину батьків спокутують нещасні діти.
Ve ailelerin günahları, zavallı çocuklara musallat oluyor.וכך, על חטאי ההורים משלמים הילדים המסכנים.
Ve ailelerin günahları, zavallı çocuklara musallat oluyor.وهكذا تنعكس أخطاء الآباء على الأبناء المساكين
Ve ailelerin günahları, zavallı çocuklara musallat oluyor.子に降りかかるのです なぜ人間関係に逃げ込んで
Ve ben Chicago'nun güney tarafında, ölmek üzere olan insanlara ve onların ailelerine bakıyordum.Assistevo i pazienti in punto di morte, e le loro famiglie, nel South Side di Chicago.
Ve ben Chicago'nun güney tarafında, ölmek üzere olan insanlara ve onların ailelerine bakıyordum.Dan saya sedang merawat orang-orang yang sedang sekarat dan keluarganya. di bagian selatan di Chicago.
Ve ben Chicago'nun güney tarafında, ölmek üzere olan insanlara ve onların ailelerine bakıyordum.És olyan embereket és rokonaikat gondoztam, akik haldokoltak, Chicago déli részén.
Ve ben Chicago'nun güney tarafında, ölmek üzere olan insanlara ve onların ailelerine bakıyordum.Eu estava a cuidar de pessoas que estavam a morrer e das suas famílias, na zona Sul de Chicago.
Ve ben Chicago'nun güney tarafında, ölmek üzere olan insanlara ve onların ailelerine bakıyordum.Ik zorgde voor stervende mensen en hun families in het zuiden van Chicago.
Ve ben Chicago'nun güney tarafında, ölmek üzere olan insanlara ve onların ailelerine bakıyordum.I opiekowałem się ludźmi którzy umierali, oraz ich rodzinami w południowej części Chicago.
Ve ben Chicago'nun güney tarafında, ölmek üzere olan insanlara ve onların ailelerine bakıyordum.Je m'occupais des gens qui mouraient, et de leurs familles, dans la banlieue sud de Chicago.
Ve ben Chicago'nun güney tarafında, ölmek üzere olan insanlara ve onların ailelerine bakıyordum.죽어가고 있는 환자들 그리고 그들의 가족을 돌보는 일이었죠. 시카고 남부 지역에서 말이죠.
Ve ben Chicago'nun güney tarafında, ölmek üzere olan insanlara ve onların ailelerine bakıyordum.Og jeg tog mig af døende og deres familier i Chicagos South Side kvarter .
Ve ben Chicago'nun güney tarafında, ölmek üzere olan insanlara ve onların ailelerine bakıyordum.Și mă ocupam de oameni pe moarte și familiile lor în partea de sud a Chicago-ului.
Ve ben Chicago'nun güney tarafında, ölmek üzere olan insanlara ve onların ailelerine bakıyordum.Tôi chăm sóc những người đang hấp hối và gia đình của họ ở Nam Chicago.
Ve ben Chicago'nun güney tarafında, ölmek üzere olan insanlara ve onların ailelerine bakıyordum.Und ich kümmerte mich um sterbende Menschen und ihre Familien im südlichen Teil von Chicago.
Ve ben Chicago'nun güney tarafında, ölmek üzere olan insanlara ve onların ailelerine bakıyordum.Y cuidaba a gente moribunda y a sus familias en la parte sur de Chicago.
Ve ben Chicago'nun güney tarafında, ölmek üzere olan insanlara ve onların ailelerine bakıyordum.Περιέθαλπτα ετοιμοθάνατους ασθενείς, και τις οικογένειές τους, στην νότια πλευρά() του Σικάγο(υ).
Ve ben Chicago'nun güney tarafında, ölmek üzere olan insanlara ve onların ailelerine bakıyordum.Грижех се за умиращи хора и техните семейства в Саут Сайд в Чикаго.
Ve ben Chicago'nun güney tarafında, ölmek üzere olan insanlara ve onların ailelerine bakıyordum.Я оказывал помощь умирающим и их семьям в районе Саут Сайд города Чикаго.
Ve ben Chicago'nun güney tarafında, ölmek üzere olan insanlara ve onların ailelerine bakıyordum.כשהייתי רופא הוספיס באוניברסיטת שיקאגו.
Ve ben Chicago'nun güney tarafında, ölmek üzere olan insanlara ve onların ailelerine bakıyordum.وكنت أعتني بالناس الذين على وشك الموت، وأسرهم، في الجانب الجنوبي لشيكاغو.
Ve ben Chicago'nun güney tarafında, ölmek üzere olan insanlara ve onların ailelerine bakıyordum.その家族のケアをしていました そして 末期患者と家族に起こることを
Ve benim ailem gibi ailelerin varlığına izin verilmemesini talep eden insanlar var.Eu nu accept modele substractive pentru dragoste, ci doar aditive.
Ve benim ailem gibi ailelerin varlığına izin verilmemesini talep eden insanlar var.Hay gente que piensa que familias como la mía no deberían existir.
Ve benim ailem gibi ailelerin varlığına izin verilmemesini talep eden insanlar var.Il y a des gens qui pensent que des familles comme la mienne ne devraient pas être autorisées à exister.
Ve benim ailem gibi ailelerin varlığına izin verilmemesini talep eden insanlar var.어떤 사람들은 제 가정의 존재가 자신들의 가족 체계를 훼손하고 약화시킨다고 생각합니다.
Ve benim ailem gibi ailelerin varlığına izin verilmemesini talep eden insanlar var.Nem fogadom el a szeretet kivonó modelljeit, csak az összeadóakat.
Ve benim ailem gibi ailelerin varlığına izin verilmemesini talep eden insanlar var.Niektórzy uważają, że istnienie mojej rodziny w jakiś sposób podkopuje i osłabia ich własną rodzinę.
Ve benim ailem gibi ailelerin varlığına izin verilmemesini talep eden insanlar var.ויש אנשים שחושבים שעצם קיומה של משפחתי איכשהו מערער את משפחתם, מחליש אותה או מזיק לה.
Ve benim ailem gibi ailelerin varlığına izin verilmemesini talep eden insanlar var.وهناك بعض الأشخاص الذين يعتقدون أن وجود عائلتي بطريقة ما يُضعف أو يخرّب عائلاتهم.
Ve benim ailem gibi ailelerin varlığına izin verilmemesini talep eden insanlar var.弱体化させられたり 害を与えられると 考える人々がいます 私の家族のようなものの存在は 許されるべきでないと
"Ve o çocukları ailelerinden çalıyor."Dan apa yang dilakukannya adalah ia mengambil anak dari orang tua mereka
"Ve o çocukları ailelerinden çalıyor."En wat hij doet is dat hij neemt kinderen van hun ouders
"Ve o çocukları ailelerinden çalıyor."E o que ele faz é tirar as crianças de seus pais
"Ve o çocukları ailelerinden çalıyor.""Et ce qu'il fait, c'est qu'il enlève des enfants" "à leurs parents"
"Ve o çocukları ailelerinden çalıyor."그리고 이 사람은 아이들을 부모에게서 빼앗아가서
"Ve o çocukları ailelerinden çalıyor."Och vad han gör är han tar barn från sina föräldrar