Ana içeriğe geç
Sözlük

ailelerin ile cümle

ailelerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
5
HECE
11
ORT. KELİME
Prens müzisyenlerin ailelerinin ve orkestradaki müzisyenlerin ailelerinin artık kalede kalamayacağını duyurdu.le famiglie degli orchestrali, non erano più le benvenute al castello.
Prens müzisyenlerin ailelerinin ve orkestradaki müzisyenlerin ailelerinin artık kalede kalamayacağını duyurdu.הנסיך פסק שמשפחות המוזיקאים, משפחות המוזיקאים בתזמורת, אינם רצויים יותר בטירה.
Prens müzisyenlerin ailelerinin ve orkestradaki müzisyenlerin ailelerinin artık kalede kalamayacağını duyurdu.أصدر الأمير مرسوما يقضي بأن أسر الموسيقين عائلات موسيقيي الأوركسترا لم يعد مرحب بهم في القصر
Prens müzisyenlerin ailelerinin ve orkestradaki müzisyenlerin ailelerinin artık kalede kalamayacağını duyurdu.今後城に受け入れないという 布告を出しました 城にいられなくなり ウィーンに帰らなければなりません
Sağlık sigortası olmadan çalışan ailelerin sayısı da yüzde dört arttı.의료보험을 가지고있지 못한 가정의 비율도 4% 상승했고요.
Sağlık sigortası olmadan çalışan ailelerin sayısı da yüzde dört arttı.Der Prozentsatz arbeitender Familien ohne Gesundheitsversorgung hoch um vier Prozent.
Sağlık sigortası olmadan çalışan ailelerin sayısı da yüzde dört arttı.El porcentaje de familias trabajadoras sin servicios médicos ha aumentado un cuatro por ciento.
Sağlık sigortası olmadan çalışan ailelerin sayısı da yüzde dört arttı.Het percentage van werkende families zonder gezondheidszorg met vier procent.
Sağlık sigortası olmadan çalışan ailelerin sayısı da yüzde dört arttı.La percentuale delle famiglie lavoratrici senza assistenza medica è aumentata del 4%.
Sağlık sigortası olmadan çalışan ailelerin sayısı da yüzde dört arttı.O čtyři procenta se rovněž zvýšil podíl pracujících rodin, které nemají přístup ke zdravotní péči.
Sağlık sigortası olmadan çalışan ailelerin sayısı da yüzde dört arttı.Odsetek pracujących rodzin bez ubezpieczenia zdrowotnego wzrósł o 4 procent.
Sağlık sigortası olmadan çalışan ailelerin sayısı da yüzde dört arttı.Persentase keluarga tanpa pelayanan kesehatan bertahan sebanyak 4 persen.
Sağlık sigortası olmadan çalışan ailelerin sayısı da yüzde dört arttı.Phần trăm gia đình lao động không được hưởng chăm sóc y tế tăng 4%.
Sağlık sigortası olmadan çalışan ailelerin sayısı da yüzde dört arttı.Procentul familiilor active fără asistenţă medicală a crescut cu patru procente.
Sağlık sigortası olmadan çalışan ailelerin sayısı da yüzde dört arttı.Το ποσοστό των εργαζόμενων οικογενειών χωρίς ιατρική περίθαλψη έχει αυξηθεί κατά τέσσερα τοις εκατό.
Sağlık sigortası olmadan çalışan ailelerin sayısı da yüzde dört arttı.Кількість працюючих сімей, які не отримують медичного догляду, зросла на чотири відсотки.
Sağlık sigortası olmadan çalışan ailelerin sayısı da yüzde dört arttı.Количество работающих семей без доступа к услугам здравоохранения выросло на 4 процента.
Sağlık sigortası olmadan çalışan ailelerin sayısı da yüzde dört arttı.Процентът на работещи семейства, без достъп до здравни услуги се увеличи с четири процента.
Sağlık sigortası olmadan çalışan ailelerin sayısı da yüzde dört arttı.אחוז המשפחות העובדות ללא ביטוח רפואי עלה בארבעה אחוזים.
Sağlık sigortası olmadan çalışan ailelerin sayısı da yüzde dört arttı.نسبة الأسر العاملة بدون رعاية صحية أرتفع بأربعة في المائة.
Sağlık sigortası olmadan çalışan ailelerin sayısı da yüzde dört arttı.相互依存状態のこの世界で 我々の大半は恵まれており
Şeytan tırnağı olan kişiler asla ailelerini dinlemez.Alguien que le paga a una mujer no es un buen hijo.
Şeytan tırnağı olan kişiler asla ailelerini dinlemez.Nie wydaje ci się, że zrobiłeś coś złego? To jedyna matka, jaką mamy.
Sonunda bir CD bile yaptılar ve ailelerine ve arkadaşlarına götürdüler.아이들은 결국 CD를 만들었고 그것을 집으로 가져가 가족과 친구들에게 주며
Sonunda bir CD bile yaptılar ve ailelerine ve arkadaşlarına götürdüler.Schließlich haben sie eine CD gemacht, die sie ihren Familien und Freunden mitgebracht haben.
Sonunda bir CD bile yaptılar ve ailelerine ve arkadaşlarına götürdüler.Terminaron por hacer un CD
Sonunda bir CD bile yaptılar ve ailelerine ve arkadaşlarına götürdüler.ובסופו של דבר הקליטו תקליטור שלקחו הביתה למשפחה ולחברים,
Sonunda bir CD bile yaptılar ve ailelerine ve arkadaşlarına götürdüler.وانتهى الأمر بشريط أغاني الذي أخذوه إلى المنزل لأسرهم وأصدقائهم،
Sonunda bir CD bile yaptılar ve ailelerine ve arkadaşlarına götürdüler.家に持ち帰った後は家族や友達と一緒に聞くのです 彼らに響く媒体で
Tanrı'yı onurlandırmak istiyorlar ya da ailelerini onurlandırmak, ama farklı yol haritaları var.Sie wollen Gott ehren oder die Familie ehren, aber sie haben unterschiedliche Landkarten.
Tanrı'yı onurlandırmak istiyorlar ya da ailelerini onurlandırmak, ama farklı yol haritaları var.Vogliono onorare Dio o la loro famiglia, ma hanno una mappa diversa.
Tanrı'yı onurlandırmak istiyorlar ya da ailelerini onurlandırmak, ama farklı yol haritaları var.Querem honrar Deus ou honrar a família, mas têm um mapa diferente.
Tanrı'yı onurlandırmak istiyorlar ya da ailelerini onurlandırmak, ama farklı yol haritaları var.Chcą pokazać Bogu, czy swojej rodzinie to samo, ale mają inne mapy.
Tanrı'yı onurlandırmak istiyorlar ya da ailelerini onurlandırmak, ama farklı yol haritaları var.Chcú si uctiť svojho Boha alebo svoju rodinu, ale majú inú mapu.
Tanrı'yı onurlandırmak istiyorlar ya da ailelerini onurlandırmak, ama farklı yol haritaları var.Chtějí uctít svého Boha nebo svou rodinu, ale mají jinou mapu.
Tanrı'yı onurlandırmak istiyorlar ya da ailelerini onurlandırmak, ama farklı yol haritaları var.Ei vor să-l onoreze pe Dumnezeu sau să-și onoreze familia, dar au hărţi diferite.
Tanrı'yı onurlandırmak istiyorlar ya da ailelerini onurlandırmak, ama farklı yol haritaları var.Ellos quieren honrar a Dios o a sus familias, pero tienen un mapa distinto.
Tanrı'yı onurlandırmak istiyorlar ya da ailelerini onurlandırmak, ama farklı yol haritaları var.Họ muốn tôn vinh Chúa hay tôn vinh gia đình họ, nhưng họ có một bản đồ khác nhau.
Tanrı'yı onurlandırmak istiyorlar ya da ailelerini onurlandırmak, ama farklı yol haritaları var.Ils veulent honorer Dieu ou leurs familles, mais ils ont une feuille de route différente.
Tanrı'yı onurlandırmak istiyorlar ya da ailelerini onurlandırmak, ama farklı yol haritaları var.Ki akarják fejezni tiszteletüket Isten felé, vagy a családjuk felé, de egy más fajta térképük van.
Tanrı'yı onurlandırmak istiyorlar ya da ailelerini onurlandırmak, ama farklı yol haritaları var.그들은 신을 공경하고 가족을 지키려고자 합니다. 하지만 그들은 다른 지도를 가지고 있습니다.
Tanrı'yı onurlandırmak istiyorlar ya da ailelerini onurlandırmak, ama farklı yol haritaları var.Вони хочуть вшанувати Бога чи вшанувати свою родину, але вони мають різні карти.
Tanrı'yı onurlandırmak istiyorlar ya da ailelerini onurlandırmak, ama farklı yol haritaları var.Искат да почетат Бог, или семейството си, но имат различна карта.
Tanrı'yı onurlandırmak istiyorlar ya da ailelerini onurlandırmak, ama farklı yol haritaları var.Они хотят прославить Бога, или проявить уважение к своей семье, но у них другая карта.
Tanrı'yı onurlandırmak istiyorlar ya da ailelerini onurlandırmak, ama farklı yol haritaları var.או לכבד את משפחתם, אבל יש להם מפה שונה.
Tanrı'yı onurlandırmak istiyorlar ya da ailelerini onurlandırmak, ama farklı yol haritaları var.أو فخر أسرتيهما, و لكن لديهم خرائط مختلفة لذلك.
Tanrı'yı onurlandırmak istiyorlar ya da ailelerini onurlandırmak, ama farklı yol haritaları var.異なる信条が7つあります
Topluma göre gelinler kocalarının ailelerine hizmet etmek zorunda.La sociedad espera que las novias sirvan a la familia de su esposo.
Topluma göre gelinler kocalarının ailelerine hizmet etmek zorunda.Η κοινωνία προσδοκά από τις νύφες να υπηρετούν τις οικογένειες των συζύγων τους.
Topluma göre gelinler kocalarının ailelerine hizmet etmek zorunda.Общество ожидает от невест служения семьям мужей.
Üstelik ruhsal sağlık sorunlarıyla uğraşan ailelerin ihtiyaçlarına yönelen sadece üç ülke bulunmaktadır.Além disso, só três países abordam as necessidades das famílias a braços com problemas de saúde mental.
Üstelik ruhsal sağlık sorunlarıyla uğraşan ailelerin ihtiyaçlarına yönelen sadece üç ülke bulunmaktadır.Az eredmények részletes bemutatásáért lásd: (http://www.emcdda.europa.eu/themes/best-practice).
Üstelik ruhsal sağlık sorunlarıyla uğraşan ailelerin ihtiyaçlarına yönelen sadece üç ülke bulunmaktadır.Endast tre länder har åtgärder för att hjälpa familjer där det finns problem med psykisk hälsa.
Üstelik ruhsal sağlık sorunlarıyla uğraşan ailelerin ihtiyaçlarına yönelen sadece üç ülke bulunmaktadır.Endvidere gør kun tre lande noget for at opfylde behovene for familier med psykiske problemer.
Üstelik ruhsal sağlık sorunlarıyla uğraşan ailelerin ihtiyaçlarına yönelen sadece üç ülke bulunmaktadır.Lisäksi ainoastaan kolmessa maassa otetaan huomioon mielenterveysongelmista kärsivien perheiden tarpeet.
Üstelik ruhsal sağlık sorunlarıyla uğraşan ailelerin ihtiyaçlarına yönelen sadece üç ülke bulunmaktadır.Nakoniec, len tri krajiny riešia potreby rodín, ktoré sa vyrovnávajú s problémami duševného zdravia.
Üstelik ruhsal sağlık sorunlarıyla uğraşan ailelerin ihtiyaçlarına yönelen sadece üç ülke bulunmaktadır.Poleg tega samo tri države obravnavajo potrebe družin, ki se spopadajo s problemi duševnega zdravja.
Üstelik ruhsal sağlık sorunlarıyla uğraşan ailelerin ihtiyaçlarına yönelen sadece üç ülke bulunmaktadır.Pouze tři země se zabývají potřebami rodin, které se potýkají s problémy v oblasti duševního zdraví.
Üstelik ruhsal sağlık sorunlarıyla uğraşan ailelerin ihtiyaçlarına yönelen sadece üç ülke bulunmaktadır.По-подробни данни са представени в подбрания материал за уязвимите млади хора за 2008г.
Üstelik yoksulluk sınırının altındaki çalışan ailelerin sayısı yüzde 4 arttı.가정들의 비율은 4%나 올랐습니다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod